Mescid-i Nebi

Medîne şehrinde, hicretten sonra Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) Eshâb-ı kirâmla birlikte yaptığı mescid, câmi. “Mescid-i Nebevî”, “Mescid-i Resûl”, “Mescid-i Seâdet” ve “Mescid-i Şerîf” adları ile de anılır. Burası Resûlullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) Medîne’ye hicret ettiği zaman, devesinin ilk çöktüğü yerdir. Önce Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretlerinin evinde yedi ay misâfir kaldı. Hazret-i Ebû Bekr’den aldığı on altınla, Neccaroğullarından Sehl ve Süheyl’in vâsîlerinden arsa satın alıp, tesviye ettiler. Peygamber efendimiz temele ilk taşı kendi mübârek eliyle koydu. Bu taşın yanına hazret-i Ebû Bekr’in, sonra Ömer, Osman ve…

Read More

Eminönü Yeni Camii

İstanbul-Eminönü’ndeki Türk-İslâm mîmârisinin zarif muhteşem mâbedi. Câminin bulunduğu yerde daha önceleri Sirkeci’ye doğru uzanan bir Yahûdî Mahallesi vardı. Sultan Üçüncü Murâd’ın eşi Safiye Sultan burada câmi yaptırmak isteyince binâların değeri iki misli ödenerek istimlâk edildi. Mîmar Sinân’ın talebelerinden Başmîmar Dâvûd Ağa, 1597’de câminin yapımına başladı. İnşaatın arsasının denizin hemen yanında ve sonradan doldurulmuş olması sebebiyle temelde çıkan suyu boşalttıran Dâvûd Ağa, büyük kazıklar çaktırıp, başlarını kurşun kuşaklarla birleştirdi. Binânın temel taşlarını bu tabanlara oturtarak câminin zelzele ve dış tesirlere karşı korunmasını temin etti. Dâvûd Ağanın bir yıl kadar sonra vebâdan ölümü üzerine suyolu Nâzırı Dalgıç Ahmed…

Read More

Çinili Camii

Üsküdar Nuhkuyusu Caddesi Çinili Mescid Sokağındaki câmi. İki avlu kapısı olan câminin, kuzey kapısının üstünde şâir Fevzî’nin on iki mısralık târih manzumesi vardır. Câmi, mektep, çeşme, sebil, hamam ve dâr-ül-kurrâdan meydana gelen külliye, Sultan Birinci Ahmed Hanın zevcesi, Dördüncü Murad Hanın ve Sultan İbrâhim’in vâlidesi Kösem Mahpeyker Vâlide Sultan tarafından, 1640-41’de yaptırılmıştır. Mîmârı, diplomatlığı ile de meşhur olan Kâsım Ağadır. Câminin avlusunda sekiz sütunlu bir kubbenin altında mermer şebekeli şadırvan bulunmaktadır. Üç tarafını yirmi mermer sütunlu bir saçak örtmektedir. Muntazam kesme taşla yapılan câminin minâresinin şerefe altında akant yapraklarından süsler mevcuttur. Birkaç basamakla çıkılan son cemâat yeri…

Read More

Bayezid Camii

İstanbul’un yedi tepesinden biri üzerine kurulan ve semte adını veren muhteşem cami. Fatih sultan Mehmed Han’ın oğlu Sultan Bayezid tarafından yaptırılan caminin temeli, 1501 yılında atılıp, inşası 1506’da tamamlandı. Caminin yanına mektep, medrese, imaret, kervansaray ve hamam yaptırılmıştır. Bu medreseye, ancak şeyhülislam olanlar müderris tayin edilirdi. İlk müderrislik, Şeyhülislam Zembilli Ali Efendiye verilmiştir. Bayezid Camii, klasik Osmanlı üslubunun ilk örneğidir. Mimarının, bazı kaynaklarda Üstad Hayreddin olduğu yazılmakla beraber, son yapılan araştırmalarda Yakub Şah bin Sultan Şahın inşa ettiği meydana çıkmıştır. Beş seneye yakın zamanda biten caminin ilk ibadete açıldığı Cuma gününde namazı Sultan İkinci Bayezid Han kıldırmıştır. Bunu Evliya…

Read More

Ağa Camii

İstanbul’un Beyoğlu semtinde İstiklal Caddesi üzerinde, İstiklal Caddesi ile Sakızağacı Caddesi kavşağının köşesindeki cami. 1596 (H. 1005) senesinde Galatasaray Ağası Şeyhülharem Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Avlu içindeki bu küçük cami zamanla yıprandığından Sultan İkinci Mahmud Han tarafından tamir ettirilmiştir. Bu tamirden bir müddet sonra büyük bir yangına maruz kalan Ağa Camii, ikinci ve geniş çapta bir tamir daha gördü. Bu tamiri, Suzan hanım adında bir hayırsever hatun yaptırdı. İlk yapısı kubbeli olan bu caminin çatısı on mermer sütun üzerine oturtulmuştur. 1938 senesinde Evkaf idaresi tarafından yeniden tamir edilip, çinileri değiştirildi.…

Read More

Selimiye Câmii

Büyük Türk mîmârı Sinân’ın Edirne’deki şâheseri. Sultan İkinci Selim Han tarafından yaptırıldığı için “Selimiye” ismi verilmiştir. Fakat Selim Han, câmiinin tamamlanıp, açılışını göremeden vefât etmiştir. Yapılışı 1568’den 1575’e kadar sürmüştür. Mîmar Sinân, bu câminin yapımına nasıl başladığını şöyle anlatır: Sultan Selim Han, Edirne’yi çok severlerdi. Bu şehirde büyük bir câmi yaptırmak arzusuyla buyurdular ki: “Öyle bir câmi inşâ edesin ki, dünyâ durdukça ayakta kalacak, her göreni hayranlığa götürecek ve yeryüzünde bir dahi eşi olmayacaktır!” Ben de gidip çalışmaya başladım. Mîmar Sinân, Selimiye Câmiini yapmaya başladığı zaman 80 yaşına basmıştı. Çeşitli…

Read More

Süleymâniye Câmii

Osmanlı yükseliş devrinin muhteşem eseri. Bir külliye şeklinde inşâ edilen bu eser, Kânûnî Sultan Süleymân Hanın emriyle, Mîmar Sinân tarafından 1550-1557 yılları arasında inşâsına Şeyhülislâm Ebüssü’ûd Efendinin duâsı ve câminin temeline ilk taşı koymasıyla başlandı. Külliyede; câmiden başka, medrese, mektep, dârülhadîs, dârüşşifâ, imâret, tabhâne, bîmârhâne, kervansaray, tıp mektebi, hamam, oda ve dükkânlarla Kânûnî Sultan Süleymân Han ve Hürrem Sultan türbeleri de vardır. Mîmar Sinân’ın kalfalık eserim diye nitelendirdiği büyük bir külliyenin kısa sürede yapılması, zamânına göre, büyük bir başarıdır. Câmi 16 Ağustos 1557’de Kânûnî Sultan Süleymân Han ve bütün devlet…

Read More

Yivli Minâre Câmii

Antalya Kaleiçi semtinde Hamidoğullarından Mehmed Beyin yaptırdığı câmi. Kubbeyle örtülü çok ayaklı câmilerin Anadolu’daki en eski nümûnesidir. Kitâbesinden Balaban et-Tavaşî adlı bir mîmâr tarafından 1373 yılında inşâ edildiği anlaşılmaktadır. Câmi mihrabının eğik olması, câminin eski bir kilisenin temelleri üzerine yapıldığını gösterir. Yaklaşık 9×15 m boyutlarında, enine dikdörtgen plânlı bir yapı olan câmi, üzeri iki sıra hâlinde dizilmiş altı kubbe ve kuzey-batı ucunda binâyı bütün enince geçen bir beşik tonozla örtülüdür. Çatıyı kubbeler arasında dizili on iki sütun taşır. Kubbelerin üstü kiremitle kapatılmıştır. Câmiye adını veren Yivli Minâre, Türkiye Selçukluları Sultanı…

Read More

Yeşil Câmi (İznik)

Osmanlı devrinde yapılan ilk câmilerden. Adını minâresinde bulunan yeşil renkli çinilerden almaktadır. Çandarlı Kara Halil Hayreddîn Paşa tarafından 1378 yılında inşaası başlatıldı. Onun aynı yılda ölümü üzerine oğlu Ali Paşa 1392’de tamamladı. Mîmarlığını Hacı Mûsâ adlı bir Türk mîmârı yaptı. Eser, mekânı tek kubbe altında toplama esâsına dayanan Osmanlı câmi mîmârisinin ilk uygulamalarındandır. Oldukça derin ve yanlara doğru da ikişer kemerle açılan üç gözlü son cemâat yeri, yüksek sekizgen kasnak üzerine tutulmuş dilimli bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbenin iki yanında aynalı tonozlar vardır. Câminin son cemâat mahallinden büyük kubbeyle örtülü…

Read More

Yeşil Câmi (Bursa)

Osmanlı pâdişâhı Sultan Çelebi Mehmed’in Bursa’da inşâ ettirdiği, yeşil renkteki çinileriyle meşhur câmi. Sultan Çelebi Mehmed, Fetret Devrine son vererek devlette birliği temin etti. Sonra memleketin ve özellikle başşehir olan Bursa’nın imârına başladı. Bu maksatla Bursa’da 1415 senesinde bir câmi inşa ettirmeye karar verdi. Yapılacak câmiye Hacı İvaz ibni Ahi Bâyezîd mîmar olarak tâyin edildi. Ancak câminin inşâsı bitmeden Sultan Çelebi Mehmed (1413-1421) vefât etti. İnşaatı oğlu İkinci Murâd Han (1421-1451) tamamlattı. Kesme taştan inşâ edilen ve zâviyeli câmiler sınıfına giren bu câmi, alt ve üst katlarında birçok odaya sâhiptir.…

Read More

Alaeddin Camii

Konya’da Alaeddin tepesinde, 13. asırdan kalma Selçuklu Camii. Caminin inşasına Sultan Birinci Mes’ud zamanında başlanmış ve Sultan Alaeddin Keykubad devrinde 1220 (H. 617) senesinde son şeklini almıştır. Bu sebeple Alaeddin Camii olarak anılmaktadır. Caminin kuzey cephesindeki kitabeler, yapının tarihçesi hakkında pek çok bilgi vermektedir. Camide bulunan kitabelerden anlaşıldığına göre, caminin mimarı, Dımaşklı Mehmed bin Havlan olup, cami inşaatına nezaret etmekle ise, Emir Ayaz El-Atabeg görevlendirilmiştir. Bu cephedeki kitabelerden birinde Kerimeddin Erdişah ismine rastlanmaktadır. Bu ustanın kimliği hakkında bir bilgi olmamasına rağmen, çiniden yapılmış bu kitabede ismi zikredildiği için, camide kullanılan…

Read More

Sultanselim Câmii ve Külliyesi

İstanbul’da Yavuzselim semtinde, Haliç’e bakan tepe üzerinde câmi, türbeler, tabhâne, imâret, medrese, sıbyan mektebi ve hamamdan meydana gelen selâtin külliyesi. Yavuz Sultan Selim Han, çok sevdiği ve arasıra gezmeye geldiği bu mahalde bir câmi yapılmasını mîmâr Acem Ali’ye emretti. Ancak câminin temelleri atıldığı sırada Selim Han vefât etti. Yerine geçen oğlu Kânûnî Sultan Süleymân Han, câmi, türbe, tabhâne, imâret, medrese ve hamamdan meydana gelen külliyeyi Mîmar Sinân’a tamamlattırdı(1522). Câmi kare plânlı olup, bir ana kubbeyle iki yanında dokuzar kubbeden meydana gelmiştir. Kubbe dört duvar üstüne oturup, sütunları yoktur. Bahçe de…

Read More

Sultanahmed Câmii

Alm. Blaue Moschee (f), Fr. Mosquée (f), beleue, İng. Blue mosque. Türkiye’nin ve İstanbul’un altı minâreli tek câmii. Osmanlı Devletinin ihtişamını, kudretini o devrin sanattaki inceliğini, zarâfetini, tezyinâtını gösteren muhteşem bir âbidedir. İstanbul’un Haliç yüzü Osmanlı yapısı nâdide eserlerle bezenince, Boğaz’dan ve Marmara’dan gelen gemilerin karşısında görünüş ve azâmetiyle dikkatleri çekecek bir câminin yapımına karar verildi. Böylece Sultanahmed Câmii, Bizans Hipodromunun doğu kenarında, At Meydanında, Sultan Birinci Ahmed Hanın emirleriyle Başmimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından yapılmaya başlandı. 1609 (H.1018) yılında câminin temeline ilk kazmayı bizzat Sultan Ahmed Han vurdu. Bu…

Read More

Eyyûb Sultan Câmii

Hazret-i Muâviye “radıyallahü anh” zamânında İstanbul kuşatmasında şehid olan, sahâbeden Hâlid ibni Zeyd Ebâ Eyyûb el-Ensârî’nin “radıyallahü anh” kabrinin, Fâtih Sultan Mehmed’in hocası Akşemseddîn’in kerâmetiyle bulunmasından sonra Fâtih Sultan Mehmed Han burada bir türbe ile bir câmi yapılmasını emretmiştir. Fetihten hemen sonra 1458 yılında Osmanlılar tarafından İstanbul’da yapılan kubbeli ilk Selâtin Câmiidir. Fakat ilk yapıdan, günümüze orijinal hiçbir şey gelmemiştir. Sâdece minâreleri ilk yapıya âit olmamakla birlikte bugünkü yapıdan biraz eski târihlere âittir. 1724 târihinde bu minârelerin yerine yeniden iki şerefeli iki minâre yapılmıştır. Çok tâmirât geçiren câminin minârelerinden başka…

Read More

Arap Camii

İstanbul’da yapılan en eski cami. Emevi kumandanlarından Mesleme bin Abdülmelik tarafından 717 senelerinde İstanbul-Karaköy’de yaptırıldı. Mesleme bin Abdülmelik büyük bir ordu ile Çanakkale’den Gelibolu, Edirne sonra İstanbul’a geldi. Galata’yı ele geçirerek yedi sene kaldı. Çok sıkıntı ve hastalık çektiklerinden buraya “Kahr köyü” ismini verdiler. Şimdi “Karaköy” denilmektedir. Muhyiddin-i Arabi hazretleri, Müsamere kitabında Mesleme’nin İstanbul seferini uzun anlatmaktadır. Mesleme çekilince Rumlar verdikleri sözü bozup camiyi kilise yaptılar. Dördüncü Murad Han zamanına kadar kilise olarak kalıp 1637’de eski yeri keşfolunarak mescide çevrildiği Fezleke-i Tarih-i Osmani’nin yüz altmış altıncı sayfasında yazılıdır. Birinci Sultan…

Read More

Lâleli Câmii

Sultan Üçüncü Mustafa Han (1757-1774) zamanında yapılan, sanat değeri büyük bir câmi. Yapımına 1759 yılında başlanılan Lâleli Câmii 1763 yılında bitirildi. Kemerler üzerine kurulan bu ibâdethâneyi, Mehmed Tâhir Ağa yaptı. Merkezî kubbe sekiz sütuna dayalı kemerler üstünde olup, altı yarım kubbe ile çevrilidir. Câminin iç duvarı somaki mermerlerle kaplıdır. Yapım tarzı ve konuluş şekliyle ayrı bir özelliği olan 105 penceresi vardır. Hünkâr mahfili sol taraftadır. İç avlusunda kemerler, esas yapıda olduğu gibi kendini gösterir. Burada, 16 sütuna dayalı 18 kubbe bulunur. Ortada sekiz sütunlu şadırvan vardır. Tek şerefeli zarîf iki…

Read More