Orta Asya Türkleri arasında İslamiyeti yayan büyük alim ve veli. İsmi Ahmed bin Muhammed bin İbrahim bin İlyas olup, “Pir-i Türkistan, Hazret-i Türkistan, Hazret-i Sultan, Hace Ahmed, Kul Ahmed Hace” lakablarıyla da bilinir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Türkistan’ın Yesi şehrinde doğduğu için Yesevi diye meşhur olmuştur. 1194 (H. 590) senesinde Yesi’de vefat etti. Vefat tarihi hakkında başka rivayetler de vardır. Küçük yaştan itibaren babasından feyz alan Ahmed Yesevi büyük alim Baba Arslan’ın talebesi oldu. Onun kalblere hayat ve huzur veren sohbetlerinde bulundu. Teveccühlerine kavuşarak kısa zamanda tasavvufdaki yüksek derecelere ulaştı. Küçük yaşta meşhur oldu.…
Read MoreAy: Ocak 2020
Dört Halife
Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” vefâtından sonra Eshâb-ı kirâm (Peygamberimizin arkadaşları, ilk Müslümanlar) arasından hilâfet makâmına sıra ile seçilerek geçen dört büyük zât. Dört halîfe hilâfet makâmına geçme ve en üstün olma sıralarına göre şöyledir: Hazret-i Ebû Bekr, hazret-i Ömer, hazret-i Osman, hazret-i Ali “radıyallahü anhüm”. Bunlar, Peygamber efendimizin “aleyhisseâ” vazîfelerini tam olarak yaptıklarından her birine “Halîfe-i Râşid” (dinde rüşd sâhibi halîfe) ve dördüne birden “Hulefâ-i Râşidîn” de denir. Ayrıca bu dört halîfe Eshâb-ı kirâm arasından Peygamber efendimize îmân, ilim, ahlâk bakımından benzerlikleri, O’na olan aşırı sevgi ve bağlılıkları ile…
Read MoreDömeke Savaşı
Osmanlılar ile Yunanlılar arasında vukû bulan savaş. Berlin Muâhedesine dayanarak Türk yağmasından Teselya ile Arta kazasını ele geçiren Yunanistan bu sefer de Yanya vilâyetiyle Girit’e göz dikmişti. Bu bölgede halkın üçte ikisini meydana getiren Rumlar, dâimî olarak Yunanlılar tarafından Osmanlılara karşı kışkırtılmaktaydılar. Çıkan ayaklanmaların Türkler tarafından bastırılması, Yunanlıların daha çok hoşuna gidiyor ve bu kez de Avrupa devletlerini, Rumlar eziliyor bahânesiyle tahrik ediyorlardı. Nitekim 3 Şubat 1897’de Girit’te Hıristiyanların soykırımına tâbi tutulduğu iddiâsıyla Avrupalı devletler Girit sularına zırhlılar göndermişlerdi. Bu zırhlılar aynı zamanda Türk-Yunan çatışmasına engel olacaklardı. Ne yazık ki…
Read MoreAlay
Alm. Festzug, Umzug, Regiment, Fr. Foule, Cortège, parade, bande, regiment, moguerie, İng. Procession, parade, crowd, regiment, mockery. Türkçede tören veya gösteri gayesiyle bir araya gelen topluluğa; başında bir albayın bulunduğu tabur ile tugay arasındaki askeri birliğe; Osmanlılarda askeri ve mülki merasimin tertip ve düzenine verilen ad. Bir kişiyi mizaha almak, küçümsemek manalarına da gelir. Başında bir albayın bulunduğu, taktik ve kontrol için taburlar, bölükler ve takımlara bölünerek teşilatlanan bir alay aynı sınıftan olan ve aynı silahları kullanan en büyük birliktir. Her alayın bir sancağı vardır. Sultan İkinci Mahmud Han tarafından…
Read MoreBabür Şah
Hindistan’da en büyük İslam Devleti olan Gürganiye Devletinin kurucusu. Asıl adı Zahireddin Muhammed Babür’dür. Timur Han soyundan gelip, babası Sultan Ebu Said’in oğlu, Fergana hükümdarı Ömer Şeyh Mirza’dır. 14 Şubat 1483’te Fergana’da doğdu. 1493’te babasının ölümü üzerine Fergana hükumetine varis oldu. 11 sene Özbek ve Tatar melikleri ile savaş edip, nihayet hakimiyeti sağlayamayacağını anlayarak güneye indi. 1504’te Kabil’i fethedip kendisine başşehir yaptı. Aynı zamanda Gazne’yi aldı ve kısa zamanda Afganistan’ın büyük bir kısmını içine alan bir devlet kurdu. 1511 Ekiminde Semerkant İmparatorluk tahtına oturdu. Bir ay sonra Taşkent’i, Buhara’yı aldı,…
Read MoreAlp
Yiğit, kahraman, cesur ve bahadır anlamlarında Türklerde kullanılan bir ünvan. Bu kelimeye Orhun Kitabelerinde, Uygur alfabesinde, Kutadgu Bilig’te ve Divanü Lügatü’t-Türk’te; Alp tigin, Alp-tuğrul, Alp-Kutluğ, Alp-Er Tunga ve Alp-Tulug Öge gibi pekçok şekillerde rastlanmaktadır. Alp kelimesini Gazneliler devrinden itibaren müslüman emirlerin ve hükümdarların da kullandıkları görülmektedir. Gazneliler Devletinin kurucusu Alp Tegin, Büyük Selçuklu hükümdarı Alp Arslan, Karahanlı emirlerinden Alp-er Han, Anadolu Selçukluları Devletinde Mahmut Alp ve Nuh Alp bunların en tanınmışlarıdır. Osmanlılarda ise Ertuğrul Gazinin oğlu Gündüz Alp dikkati çekmektedir. Türklerin İslamiyeti kabulü ile İslamın gaza inancı ve Türklerin Alplik…
Read MoreAlişar Höyük
520 metre, boyu ise bir kilometreye yakındır. Burası ilk defa 1927 yılında Şikago Üniversitesinden Vonder Osten başkanlığında bir heyet tarafından kazılmıştır. Çok düzenli olarak yapılan kazı işi 1932 yılına kadar aralıksız devam etmiştir. Sonunda eski, doğu-batı, güney – kuzey yollarının birleştiği merkeze yakın yerde Alişar Höyük meydana çıkarılmıştır. İç Anadolu’nun kronolojisini, eski kültürlerin birbirlerine geçişlerini ve devirlerini doğruya yakın olarak ancak bu kazılardan öğrenmek mümkün olmuştur. Höyüğün ilk kuruluşundaki hali (M.Ö. 3200 – 2600) dörtgen planlı, kerpiç duvarlı, düz damlı evleriyle basit bir köy görünümündedir. Bundan sonraki devirlerde şehrin iç…
Read MoreÂlim
Alm. Wissenschaftler (m), Fr. Savant, İng. Savant, Scholar. Geniş bir genel kültür sahibi olup, belli bir mevzuda da derinleşerek yetişmiş, mütehassıs (uzman) kimse. İnsanların bütün ilim dallarına vakıf olması normal olarak imkansızdır. Her geçen gün ilerleyen ve değişen fen bilgilerinin bile, ancak sadece bir veya bir kaç dalında geniş bilgi sahibi olunabilmektedir. Bazı kabiliyetli kimseler, temel din bilgilerinde ve fen bilgilerinde iyi yetişerek bir çok ilim dallarında araştırma yapacak veya yaptırabilecek seviyeye gelebilmektedir. Gerçekte alim; bilgisi arttıkça görüş açısı büyüyen ve bilgisi dışındaki konular hakkında hüküm vermekten kaçınan, bildiklerinin doğruluğunu…
Read MoreAliço
Kırkpınar başpehlivanlarından. 1844 yılında Bulgaristan’da, Plevne’den güneybatıdaki Orhaneli’ne giden yol üzerinde bulunan Ozikoviça köyünde doğdu. Pomak asıllıdır. Güreşe Deliorman’da başladı. 1864 yılında Kırkpınar’da güreşirken yakın köylüsü olup kendisinden önce Sultan Abdülaziz tarafından saraya alınmış olan Kavasoğlu İbrahim Pehlivanın aracılığı ile saraya girdi. Padişaha bağlılığı ve iyi hizmeti dolayısıyla sarayda şamdancıbaşılığa kadar yükseldi. Kavasoğlu’ndan sonra saray başpehlivanı oldu. Yirmi yedi yıl üst üste Karkpınar başpehlivanlığını kazanarak bu alanda kırılması güç bir rekorun sahibi oldu. Bilhassa elense ve tırpanlarıyla meşhurdur. Gayet kuvvetli bir pehlivan olup, sekiz saat güreş etse yorulmak nedir bilmezdi.…
Read MoreAli Şir Nevai
Türklüğün Çağatay sahasında bilgin ve devlet adamı. 1441’de Herat’ta doğdu. Timur Hanın meliklerinden Sultan Ebu Said’in vezirlerinden olan babası Kiçkine Bahşi, Ali Şir Nevai’nin terbiye ve eğitimine çok önem verdi. Sultan Hüseyin Baykara ile mektepte ders arkadaşıydı. İkisinden hangisi devlet idaresine geçerse, diğerini unutmamak üzere aralarında sözleşmişlerdi. Ali Şir, bir müddet Horasan’da, sonra da Semerkant’ta tahsil ile meşgul oldu. Bir hayli zaman sonra, Hüseyin Baykara Herat’ta tahta geçti. Verdiği sözü yerine getirmek için Ali Şir’i arattırdı. Semerkant’ta olduğunu öğrendi. Maveraünnehir meliki Ahmed Mirza’ya yazarak Ali Şir’in kendisine gönderilmesini istedi. Ali…
Read MoreAli Şevkati
Jön Türklerden. Türk siyasetinde masonluğun önde gelen simalarındandır. Babası İzmir gümrük memuru Reşid Efendidir. Şura-yı Devlet Tanzimat Dairesi yardımcılarından iken, İkinci Abdülhamid Hanı tahttan indirip yerine Beşinci Murad’ı geçirmek için çalışan Skalyeri Aziz Bey Komitesine girdi. Komitenin gizli çalışmalarına katıldı. Ali Suavi’nin Çırağan Vakasından sonra bu gizli derneğin de meydana çıkması üzerine Avrupa’ya kaçtı. Napoli ve Cenevre’de İstikbal adlı gazeteyi çıkardı (1879-1881). İslamiyet ve hanedan düşmanı çevreler tarafından büyük ilgi gördü ve desteklendi. Bir müddet eski Mısır Hidivi İsmail Paşanın sekreterliğini yaptı. 1895’te İstikbal’i Londra’da çıkarmaya başladı. Aynı zamanda Osmanlı…
Read MoreAli Süavi
Osmanlı Devletinin son zamanlarında yetişen yazar ve ihtilalci. 1839 senesinde İstanbul’un Cerrahpaşa semtinde doğdu. Babası Çankırı’nın Çay köyünden olup, İstanbul’da yerleşmiş kağıt mühreciliği (parlatmacılığı) yapan Hüseyin Ağadır. Davutpaşa İskele Rüşdiyesinde bir kaç sene okuyan Süavi, medrese tahsili görmemiş olup, cami dersleriyle kalmıştı. Bu sebeple daha sonraları cami vaizliği yaptığı dönemlerde halkın diliyle ve çok kere de mantıkiyle konuşurdu. Süavi, Sami Paşanın maarif nazırlığı sırasında girdiği imtihanda başarı göstererek, Bursa Rüşdiyesine muallim-i evvel tayin edildi. Ancak ahlaki düşüklüğü dolayısıyla hakkında yapılan şikayetler artınca, bir sene sonra Bursa’dan ayrılmak mecburiyetinde kaldı. Bir…
Read MoreAli Seydi Bey
Osmanlı Devletinin son devirlerinde yetişen devlet adamı ve yazarlarından. 1870 Martında Erzincan’da doğdu. Babası süvari kumandanı Üzeyir Paşadır. Tahsiline Erzincan’da başlıyan Ali Seydi, Askeri Rüşdiyeyi ve Mülkiye İdadisini bitirdi. Tahsili sırasında şiirler yazdığından okulun önde gelen şairleri arasında yer alıyordu. Mülkiyenin yüksek kısmından 1891’de mezun oldu. Aynı sene Şura-ı Devlet Kaleminde memur olarak vazifeye başladı. Bir yandan da Numune-i Terakki Mektebi ve İdadilerde hendese, hesap, tarih, kitabet ve imla hocalığı yaptı. Bir süre sonra Hazine-i Hassa Nezareti Tahrirat Kalemi mümeyyizliğine tayin edildi. Daha sonra Arazi-i Seniyye başkatipliği üyesi olarak Bağdat’a…
Read MoreAli Semerkandi
Osmanlı Devletinin kuruluş devrinde Anadolu’da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden. Babasının ismi Yahya olup, soyu hazret-i Ömer’e dayanır. 1320 (H. 720) senesinde İsfehan’da doğdu. 1457 (H. 862) senesinde Ankara’nın Çamlıdere kazasında vefat etti. Küçük yaşından itibaren ilim tahsiline başlayıp, Kur’an-ı kerimi ezberledi. Zamanının alimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil etti. Genç yaşında tefsir, hadis, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde yüksek derecelere kavuştu. Tahsilini tamamladıktan sonra, Mekke-i mükerremeye gitti. Kabe-i muazzamada yıllarca imamlık yaptı. Manevi bir işaretle Medine-i münevvereye geldi. Resulullah efendimizin kabr-i şerifinde yedi sene türbedarlık hizmetinde bulundu. Peygamber efendimizin manevi işaretiyle…
Read MoreAli Rıza Paşa
Osmanlı sadrazamlarından. 1860’ta İstanbul’da doğdu. Babası nizamiyeden emekli Jandarma Binbaşısı Tahir Beydir. 1885’te kurmay yüzbaşı olarak Harp Akademisini bitirdi. Askerlik bilgi ve becerisini artırmak üzere hükümetçe Almanya’ya gönderildi (1887). Üç yıl orada kaldıktan sonra binbaşı rütbesiyle yurda döndü. Erkan-ı Harbiye Mektebinde harp tarihi okuttu. 1895’te miralay olan Ali Rıza Paşa, Harran’da çıkan isyanı bastırmakla görevlendirildi. 1897’de bir süre Manastır vali ve komutanlığı görevinde bulunduktan sonra Yemen ayaklanmasını bastırmaya memur edildi (1905). Bu görevi sırasında müşirliğe yükseldi. İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra (1908) ayan meclisi üyeliğine getirildi. Meşrutiyet kabinelerinde iki defa Harbiye…
Read MoreAli Rıza
On iki imamın sekizincisi, Peygamber efendimizin soyundan olup, ilim, takva, ahlak, şecaat ve asalet bakımından zamanındaki insanların en üstünlerindendir. Künyesi Ebü’l – Hasen Essani, lakabı Rıza, Sabir, Razi’dir. İmam-ı Musa Kazım’ın oğludur. 770 (H. 153) senesinde Medine-i münevverede doğdu. 818 (H. 203) senesinde Tus yani Meşhed’de vefat etti. Abbasi halifesi Me’mun onu çok sever-sayardı. Kızkardeşi Ümmü Habibe’yi ona, kızı Ümm-ül-Fazl’ı da Ali Rıza’nın oğlu Muhammed Cevad’a vererek ona akraba oldu. Kendisi Merv şehrindeyken, İmam-ı Ali Rıza’yı halef seçerek herkese biat ettirdi ve paralara ismini yazdırdı. Bağdat’taki Abbasioğullarına; “Ben, İmam-ı Ali…
Read MoreAli Ramiteni
İslam alimlerinin ve evliyanın büyüklerinden. Silsile-i aliyye diye bilinen büyük alimlerin ve velilerin on ikincisidir. “Azizan” ve “Pir-i Nessac” isimleri ile meşhurdur. Buhara’ya on beş kilometre olan Ramiten adında büyük bir kasabada doğdu. 1328 (H. 728)de Harezm’de vefat etti. 1315 (H. 715) ve 1321 (H. 721) tarihlerinde vefat ettiği de bildirilmiştir. Ramiten’de ilim tahsiline başladı. Çok kısa zamanda ilim yolunda mertebeler katetti. O devrin en büyük alimi olan Hace Mahmud İncirfagnevi’nin derslerine büyük bir aşkla devam etti. Hocasının iltifatlarına kavuştu. Manevi ve maddi ilimlerde kemale erdi. Böylece zamanının en büyük…
Read MoreAli Paşa (Seydi)
Osmanlı kaptan-ı deryalarından. Doğum yeri ve tarihi bilinmemektedir. Cezayir’de kaptan oldu. Daha sonra İstanbul’a gelerek Kapı Kethüdası oldu. Akdeniz Filosu Komutanlığı yaptı. 1806-1812 Osmanlı-İngiliz Savaşı sırasında İngiliz donanmasının Marmara Denizine girmesi üzerine vezirlikle kaptan-ı deryalığa getirildi (1807). İstanbul kıyılarını ve Çanakkale Boğazını toplarla tahkim ettirdi. Çanakkale Boğazına giren İngiliz donanmasını topa tutarak büyük kayıplar verdirdi. Daha sonra Silistre valiliğine tayin edildi. Ancak Alemdar Mustafa Paşa ile arasının açık olması dolayısıyla bu görevi kabul etmedi. Bu sebeple Mısır’a sürüldü. İskenderiye’ye indiği gün vefat etti (1809).
Read MoreAli Paşa (Moldovancı)
On sekizinci yüzyıl Osmanlı sadrazamlarından. Kastamonu’nun Daday kazası Sorkun köyündendir. Doğum tarihi belli değildir. İstanbul’a geldikten sonra Bostancı Ocağına girdi. Bostancıbaşılığa kadar yükseldi. 1762’de vezirlikle Rumeli beylerbeyliğine atandı. Daha sonra Bosna, Diyarbakır, Anadolu, Konya, Adana, Maraş beylerbeyliklerinde bulundu. 1768 Rus Seferi sırasında Bender seraskerliğinde bulundu. 1769’da Yaş muhafızlığına ve aynı yıl içinde Hotin seraskerliğine tayin edildi. Ali Paşanın burada bulunduğu sırada Hotin üzerine gelen Rus kuvvetlerini mağlub etmesi şöhretini artırdı. 12 Ağustos 1769’da Yağlıkçızade’nin yerine vaziriazam ve serdar-ı ekrem oldu. Ancak Ali Paşa, Rusların tekrar taarruzları ve Hotin önündeki muvaffakiyetsizliği…
Read MoreAli Paşa (Mehmet Emin)
Islahat Fermanı’nı hazırlayan ve yürürlüğe koyan Osmanlı sadrazamı. 1815 senesinde İstanbul’da doğdu. Babası Mısır çarşısında attarlık ve kapıcılık yapardı. Geçimini sağlamak için çalışmak zorunda kaldığından iyi ve devamlı bir tahsil göremedi. Daha sonra vüzeradan birinin yardımıyla divan-ı hümayun kalemine girdi. Burada kendisine Ali, lakabı verildi. Ali yedi sene kadar divan-ı hümayun mühimme tercüme kalemlerinde çalıştı ve Fransızcasını ilerletti. 1835 senesinde sefaret ikinci katibi olarak Viyana’ya gitti ve bir buçuk sene burada kalarak diplomatlık mesleğini öğrendi. Ali’nin bundan sonra icraatlarında buradayken kapıldığı Avrupai fikirlerin etkisi daimi olarak görüldü. 1837’de divan-ı hümayun…
Read MoreAli Nihad Tarlan
Edebiyat tarihçisi, şair, metinler şerhi profesörü. 1898 yılında İstanbul’un Vezneciler semtinde doğdu. Babası üçüncü ordu muhasipliğinden emekli Mehmed Nazif Beydir. Aslen Dağıstanlı bir aileden olan Ali Nihad Tarlan’ın dedesi Hacı Ali Efendi, Erzurum’a göç etmiştir. Babası Nazif Efendi dürüst, çalışkan, okumaya meraklı ve şair bir zat olup, 1927 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. İlk olarak elifba cüzünü babasından, daha sonra Farsça Gülistan ve Bostan’ı okumuştur. Babasının vazifesi icabı Ali Nihad Tarlan Manastır’a gelmiş ve Rehber-i Mearif adlı özel okulda okumuştur. Babasının Selanik’e tayini üzerine oradaki Fransız okulunda okumuş, İstanbul’a dönünce Vefa…
Read MoreAli Naki
On iki imamın onuncusu. Peygamber efendimizin soyundan olup, ilim, takva, ahlak, şecaat ve asalet bakımından zamanındaki insanların en üstünlerindendir. Hazret-i Ali ve hazret-i Fatıma’nın evladından İmam-ı Muhammed Cevad Takiy’in oğludur. Künyesi, Ebü’l-Hasen-i Askeri’dir. Hadi lakabı ile meşhur oldu. 829 (H. 214) senesinde Medine-i münevverede doğdu. 868 (H. 254)’de Bağdat’ın Samarra nahiyesinde vefat etti. Seyyid Ali Naki’nin imamlığı otuz üç yıl altı ay yirmi yedi gündür. Hasen-i Askeri, Hüseyn ve Cafer adında üç oğlu ve bir kızı vardı. İmam-ı Ali Naki’nin üstün halleri ve menkibeleri menakıb kitablarında yazılıdır.
Read MoreAli Kuşçu
İslam aleminin büyük astronomu ve kelam alimi. İsmi, Alaüddin Ali bin Muhammed el-Kuşçu’dur. Babası Muhammed, ünlü Türk sultanı ve astronomi alimi Uluğ Beyin kuşçusu idi. Bu yüzden ailesi Kuşçu lakabıyla meşhur oldu. Ali Kuşçu’nun doğum yeri ve tarihi kesin olarak bilinmemekte olup, 15. yüzyılın başlarında Semerkant’ta doğduğu kabul edilmektedir. Uluğ Beyin hükümdarlığı sırasında Semerkant’ta ilk ve dini öğrenimini tamamladı. Küçük yaşta matematik ve astronomiye karşı aşırı bir ilgi duydu. Devrinin en büyük alimleri olan Uluğ Bey, Bursalı Kadızade Rumi, Gıyaseddin Cemşid ve Muinüddin Kaşi’den astronomi ve matematik dersleri aldı. Bu…
Read More