Rastık

Alm. 1. Getreidebrand (m), 2. Augenbraüenschminke (f), Fr. 1. Maladie (f), de céré, 2. Cosmétique (m), pour sourcils, İng. 1. Smut ball, 2. Evebrows cosmetic. Bâzı bitkilerin, özellikle buğday, çavdar, arpa gibi tahılların dokularında yaşayan bir kısım asalak mantarların sporlarınca meydana getirilen hastalık. Anadolu’da kadınların kaşlarını ve saçlarını güzel göstermek için boyadıkları maddeye “rastık”, bu işe de “rastık çekmek” denir. Küçük kutularda sert bir kıvamda bulunan rastık, aktarlarda satılır. Antimon tozundan yapılan bu boya, kına ile karıştırılırsa kahverengi olur. Bundan küçük bir parça kolonyada ezilerek sulandırılır ve pamuk sarılmış çubukla…

Read More

Rasputin, Grigori Yefimovich

Rus politikacısı ve dînî mâceracı bir şahsiyet. 1873 senesinde Sibirya’nın küçük bir kasabasında dünyâya geldi. Genç yaşlarda kendisinde bâzı haller olduğunu fark edince, entrika çevirmek üzere faaliyete geçti. Okuma yazma bilmemesine rağmen, zekâsı ve bu halleri sâyesinde dolaştığı yerlerde etrâfında insanları toplamaya başladı. Mensubu olduğu Hıristiyanlık dîninin Ortodoks mezhebini beğenmez; “Mühim olan kalptir. Kalp temiz olduktan sonra günahların kişiye zararı olmaz. Günah, kişinin kendisine âit olup, yaptığı icraata teşbih edilemez.” derdi. Medeniyetten nasîbini almamış olan saray çevresi; pis ve pejmürde kılıklı, parlak sözleri ve birtakım tedâvi yetenekleri olan Rasputin’den çok…

Read More

Rasmussen, Knud Johan Victor

Kuzey kutbuna ilk ulaşan Danimarkalı kâşif ve etnolog. 7 Haziran 1879 senesinde Grönland’ın Jakobshavn şehrinde doğmuş, 21 Aralık 1933 senesinde Danimarka’nın Gentofte şehrinde ölmüştür. Rasmussen küçüklüğünü Eskimolar arasında geçirdi, onların yaşayış şekillerini, lisanlarını, karlar üzerinde ulaşım metodlarını ve diğer birçok husûsiyetlerini öğrendi. 1902 senesinde Danimarka Grönland Araştırma Cemiyetinin bir üyesi ve kutup kâşifi olarak çalışmaya başladı. Thule Eskimolarının ihtiyaçlarını göz önüne alarak, ticârî bir şirket kurdu. Bu şirketin gelirleri daha sonra yaptığı keşif çalışmalarını finanse etti. İlk olarak 1912 senesinde Grönland’da Peter Freuchen ve iki Eskimo ile birlikte Peary Land…

Read More

Rasathâne

Alm. Sternwarte (f), Observatorium (n), Fr. Observatoire (m), İng. Observatory. Uzayda bulunan cisimleri incelemeye elverişli teleskop ve diğer yardımcı âletlerle donatılmış kubbesi açık özel binâ. Binânın üzerindeki kubbe döner tertibâtlı olup, ekseni etrâfında 360° döner. Kubbenin üst orta kısmında boydan boya yarık şeklinde açıklık vardır. Bu yarık bir perde ile kapalı olup, gerektiği kadar açılabilir özelliktedir. Teleskop bu açıklıktan gök yüzüne doğru yöneltilir. Modern rasathânelerin hemen yan tarafında, idârî binâ, kütüphâne, kompüter odası gibi yardımcı binâlar bulunur. Târihi: Rasathânelerin târihi Bâbil, Eski Yunan ve Mısır medeniyetlerine kadar uzanır. Bu devirlerde…

Read More

Rapistra (Brassica rapa var. Olelfera)

Alm. Raps (m), Fr. Colza (m), İng. Rape, Colza. Familyası: Turpgiller (Cruciferae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya’da kültürü yapılır. 60-100 cm boylarında, otsu, taban yaprakları parçalı ve tüylü sarı çiçekli otsu bitkiler. Meyveler 2-3 cm boyundadır. Tohumları yağ bakımından zengin olduğundan dolayı zirâati yapılır. Yağ şalgamı olarak da bilinir. Kullanıldığı yerler: Rapistra yağı memleketimizde yemeklik yağ olarak kullanılmaktadır. Küspesi de hayvanlara yem olarak verilir. Tedâvide yara iyi edici olarak haricen faydalanılır. Rapistra kökü boğmaca, öksürük ve nefes darlığında göğüs yumuşatıcı olarak kullanılır.

Read More

Ramses

Eski Mısır firavunlarından on birinin adı. Ramseslerin hepsi de mîlâttan önce yaşayıp, on dokuzuncu ve yirminci Mısır hânedanlarına mensupturlar. Meşhur olanlarından I. Ramses (takriben M.Ö. 1314-1312), II. Ramses (takriben 1301-1235), III. Ramses (takriben 1198-1166), IV. Ramses ile XI. Ramses’in arasındaki firavunların siyâsî târihi bütünüyle bilinmemekle berâber, bu hânedânın 1085 yılında sona erdiği tahmin edilmektedir. II. Ramses Suriye’yi almak için Anadolu’ya hâkim olan Hititlerle mücâdele edip, Kadeş Savaşını yaptı. Mîmârî eserler ve pekçok tapınak yaptırdı. III. Ramses, Mısır’da pekçok mîmârî eser, büyük tapınak ve kral mezarı inşâ ettirdi.

Read More

Rami (Boehmeria nivea)

Alm. Ramie (f), Fr. Ramie (f), İng. China-grass, ramie. Familyası: Isırganotugiller (Urticaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Tabiî olarak yetişmez. Vatanı Çin olan, fakat bütün tropikal bölgelerde kültürü yapılan, 2-4 m yüksekliğinde, çok yıllık otsu bir bitki. Gövdelerinin kabuk kısmından çıkarılan lifler “rami” adını taşır, yumuşak ve çok sağlamdır. Kullanıldığı yerler: Rami, ince ve kaba dokumacılıkta kullanılır. Yünle veya pamukla karıştırılan liflerle dokunan kumaşlar sert ve dayanıklı olduğundan bilhassa döşemecilikte çok rağbet görür.

Read More

Ramehürmüzî

Büyük hadis âlimlerinden. Adı Hasan bin Abdurrahmân’dır. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. İlk defâ 902 (H.290) yılında İran’da hadis dinledi. Babası Abdurrahmân bin Hallâd’dır. 970 (H.360) yıllarında Ramehürmüz şehrinde vefât etti; Ramehürmüzî adıyla şöhret buldu. Ramehürmüzî, ilk bilgileri babasından aldı. Sonra Muhammed bin Abdullah-el-Hadramî, kâdı Ebû Hüseyin-el-Vâdiî, Muhammed bin Hibbân-el-Mâzinî, Ubeyd en-Nehâî, Hasan ibni Müsennâ, Muhammed bin Osman bin Ebî Şeybe, Yûsuf bin Yâkûb, Mûsâ bin Hârûn ve zamânında bulunan birçok âlimden ilim öğrenip, hadîs-i şerîf rivâyet etti. Kendisinden ise; Ebü’l-Hüseyin Muhammed bin Ahmed Saydâvî, Hasan bin Leys-eş-Şîrâzî, Hâfız Ebû…

Read More

Ramazanoğlulları

Adana bölgesinde 1352 yılından 1608 yılına kadar hüküm süren bir Türk beyliği. Oğuzların Yüregir boyuna mensup olan Ramazan Beyin kurduğu beylik; 1383 yılına kadar Elbistan’ı, oranın Dulkadiroğullarına geçmesi ile de Adana’yı merkez yapmıştır. Ramazanoğulları Beyliği 1352’den 1608’e kadar 256 yıl devâm etmekle berâber, son 92 yılı tam bir Osmanlı tâbiyeti hâlinde geçmiş, hânedânın üyeleri Osmanlı sancakbeyi olarak vazîfe yapmışlardır. Ramazanoğullarının mensup oldukları Üç Oklu Türkmenleri, Moğol istilâsı sebebiyle, 13. yüzyılda Anadolu’ya kalabalık sayıda gelen Türkmen kütleleri arasında bulunuyorlardı. Bu Türkmenler dâimî bir şekilde Moğollarla mücâdele hâlinde idiler. Onlara itâat etmediklerinden…

Read More

Ramazanoğlu Mahmûd Sâmi

Son devrin din adamlarından. 1892 yılında Adana’da doğdu. Ramazanoğulları olarak bilinen âiledendir. Babası Müctebâ Bey, annesi Ümmügülsüm Hanımdır. İlk, orta, lise tahsilini Adana’da tamamladı. Yüksek tahsil için İstanbul’a geldi. Darülfünûn Hukuk Mektebine girerek bitirdi. Zâhirî ilimlerin yanında, tasavvufu öğrenmek istemesi onu hoca aramaya sevk etti. Bunun netîcesinde Erbilli Esad Efendiye talebe oldu. Kısa zamanda hocalarının yakın alâkası ile yetişti. Bir müddet sonra hocası tarafından memleketi olan Adana’ya gönderildi. 1951 yılında, İstanbul’a gelip, iki sene kadar kaldı. Hacca gidip dönüşte Şam’a yerleşti. Fakat burada fazla kalmayıp, dokuz ay sonra tekrar İstanbul’a…

Read More

Rakamlar

Alm. Ziffer (f), 2. Zahl (f), 3. Menge (f); Fr. 1. Chiffre (m), 2. Nombre (m), 3. Quantité (f); İng. 1. Numeral, 2. Number, 3. Quantity. Sayıları göstermek, ifâde etmek için kullanılan sembol ve harfler. 5: 2/3; -4; -6÷7 gibi. Târihçiler basit cisimlerin veya cisim gruplarının miktarlarını belirtmek, eklemek, çıkarmak için kullanılan ilk sembollerin parmak, çubuk, çakıl gibi şeyler olduğunu tahmin etmektedir. Beş bin seneden fazla bir müddet önce Sümerli ve Kaldeliler 60 tabanına göre kullanılan sayılarını ifâde etmek için “çivişekilli” rakamlar geliştirdiler. Bunlar aynı zamanda rakamları taş tabletlere yazarak…

Read More

Rahle

Alm. Kleiner Leseständer (m), Fr. Espece de pupitre (m) bas, İng. Low reading desk. Üzerinde kitap okumaya yarar, küçük, alçak masa. Rahleler ya açılıp kapanabilen X şeklinde veya üzeri düz küçük masa olabilir. Türk-İslâm sanatında tahta oymacılığı ve kakmacılığın en güzel nümûnelerini taşırlar. Özellikle Kur’ân-ı kerîme bir saygı nişânesi olan rahleler, motifleriyle ceddimizin ince sanat zevkini gösterir. Sanatın bütün kollarında olduğu gibi rahle îmâlâtında da zirveye çıkan Osmanlı sanatkârları, malzeme olarak sedef, fildişi ve kemiklerle süslemişlerdir. Hattâ ödağacından îmâl edilmiş rahlelerin olması Kur’ân-ı kerîme gösterilen saygının önemindendir. Rahlelerin genellikle açılıp…

Read More

Râgıb İsfehânî

Meşhur tefsir ve nahiv (dilbilgisi) âlimi. İsmi; Hüseyin bin Muhammed bin Mufaddal er-Râgıb el-İsfehânî’dir. Râgıb-ı İsfehânî diye meşhûr olmuştur. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. Aslen İsfehanlı olup, Bağdât’ta oturdu. 1108 (H.502) senesinde vefât etti. İmâm-ı Gazâlî ile aynı asırda yaşayan, hayâtı ve hocaları hakkında fazla bilgi bulunmayan Râgıb-ı İsfehânî’nin Mûtezile fırkasına mensup olduğunu iddiâ edenler varsa da Fahreddîn-i Râzî Esâs-üt-Takdîs adlı eserinde onun Ehl-i sünnet îtikâdında olduğunu bildirmiştir. Fıkıhta Hanefî mezhebine tâbi olup, onun Mûtezilî olduğu rivâyeti yanlıştır. Eserleri: 1) Tefsîr-ül-Kur’ân: Çok kıymetli bir tefsir kitabı olan bu eserini tamamlayamamıştır.…

Read More

Râgıb Gümüşpala

Türk asker ve siyâset adamı. Adâlet Partisi (AP) nin ilk genel başkanıdır. 1897’de Edirne’de doğdu. Kuleli Askerî İdâdîsinde talebeyken 1916’da Birinci Dünya Harbine katıldı. Galiçya ve Filistin cephelerinde çarpıştı. Bu çarpışmalar sırasında yaralandı. 1918’de İngilizlere esir düştü. İki sene kadar esir kaldıktan sonra 1920 senesinde yurda döndü. İstiklâl Savaşına katıldı. Kütahya, Eskişehir, Sakarya savaşlarında ve Büyük Taarruzda, Cumhûriyetin îlânından sonra Şeyh Said ve Tunceli ayaklanmalarının bastırılmasında vazife aldı. Savaş sebebiyle yarım kalan askerî öğrenimini Harp Akademisinde tamamladı. 1934’te Harp Akademisini bitirerek kurmay oldu. Ordunun çeşitli kademelerinde vazife yaptı. 1948’de tuğgeneral,…

Read More

Râfızîlik

Abdullah ibni Sebe adında Yemenli bir kişi tarafından kurulan, Şia fırkasının yirmi kolundan biri. Râfızî veya Râfızîa, lügatta “terk eden, ayrılan, bırakan kimse” demektir. Râfızîler, târihte her zaman, hazret-i Ali ve hazret-i Abbas’ın torunlarının birinin etrâfında toplanıp çeşitli fırkalara ayrıldılar. İmâm-ı Zeynel Âbidîn vefât edince, çoğu bunun oğlu Zeyd’in etrâfında toplandılar. Emevî Devletinin Irak vâlisi olan Yûsuf-ı Sekafî ile harp etmeye giderken bir kısmı Zeyd’den ayrıldı. Bunlar Zeyd’e; “Ebû Bekr ve Ömer’e düşman ol!” dedi. O da; “Büyük dedem olan Resûlullah’ın sevdiği kimselere düşmanlık edemem.” dedi. Bunun üzerine Zeyd’in yanından…

Read More

Raffaello, Santi

İtalyan ressamı. İtalya’nın Urbino şehrinde 1483 senesinde dünyâya gelmiş ve 6 Nisan 1520 senesinde Roma’da ölmüştür. Kısa ömrü Urbino, Florentina ve Roma olmak üzere üç safhaya ayrılabilir. Raffaello, Rönesans hareketlerini, erken gelişmiş becerikli bir genç olarak görmüş, işe on altı yaşında yaptığı “Havva’nın yaratılışı” ve “Trinite” tabloları ile başlamıştır. Raffaello’in babası olan Giovanni Santi de Urbinoda ressamlık yapıyordu. Babası 1494 senesinde ölünce Raffaello, kendi evinde dış etkilerden uzak bir şekilde çalışmalarını sürdürdü. Raffaello’in Urbino’daki çalışmalarında Melozzo de Forli, Piero della Francesca ve en çok Perugino’nun üslûbu görülür. 1503 senesinde tamamladığı…

Read More

Radyum Tedâvisi

Alm. Radiumtherapie (f), Fr. Radiumtherapie, İng. Radium therapy. Radyum elementinin radyoaktif özelliklerinden tıpta tedâvi gâyesiyle faydalanılması. Radyum, özellikle bâzı urların tedâvisinde ve nâdiren gelişim süresinde dokularda meydana gelen bozuklukların tedâvisinde kullanılır. Radyumun yaydığı alfa, beta, gamma ışınlarından sâdece gamma ışınlarının x ışınları gibi biyolojik etkisi vardır. Tedâvi sırasında alfa, beta ışınlarının faydasız veya zararlı etkisi platin filtrelerle önlenir. Bu sebepten radyum tedâvisi, içinde belli dozda radyum sülfat bulunan platin, altın veya gümüş tüpler aracılığıyla uygulanır. Gamma ışınları, organizmada çok çabuk çoğalan genç hücreleri yok edici etkisi sebebiyle, tedâvide kullanılmaktadır. Dolayısıyla…

Read More

Radyum

Alm. Radium, Fr. Radium, İng. Radium. Radyoaktif bir element. Ra sembolüyle gösterilir. Radyum, 1898 yılında Curieler tarafından pechblend (U3O8) adı verilen uranyum minerali üzerinde yapılan araştırmalar sırasında ortaya çıkarıldı. Bulunuşu: Radyum, uranyumun radyoaktif olarak parçalanması sonunda meydana gelen ürünlerdendir. Bu yüzden dâimâ uranyum mineralleriyle birlikte, genellikle granitli kayalarda bulunur. Radyum ile uranyum miktarları arasında hemen hemen hep sâbit bir oran vardır. Bu nispet, yaklaşık 3.400.000 kısım uranyum başına 1 kısım radyum şeklindedir. 300 ton filizde 1 gram kadar radyum bulunur. Uranyum ve radyum bakımından en zengin filizler pechblend ve uraninit…

Read More