Emevîler

Dört halîfeden sonra Müslümanları idâre eden hânedân. Dört halîfe devrinden ve hazret-i Ali’nin “radıyallahü anh” oğlu hazret-i Hasan’ın altı aylık hilâfetinden sonra devlet idâresi Benî Ümeyye Hânedânına geçti. 662 yılında başlayan Emevî Devletinin saltanat devresi 750 yılında sona erdi. Devletin kurucusu Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden, Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” kayın birâderi, aynı zamanda vahiy kâtibi olan Muâviye bin Ebû Süfyân bin Harb bin Ümeyye’dir “radıyallahü anh”. Hicrî 19. yılda hazret-i Ömer “radıyallahü anh” tarafından Şam vâlisi yapılan hazret-i Muâviye “radıyallahü anh”, yirmi sene, altı ay bu vazîfeyi devam ettirdi. Hicrî 41 senesinde Kûfe’de halîfe olan hazret-i Muâviye”radıyallahü anh”, yirmi sene halîfelik yaptı. Emevî Devletinin kurucusu oldu. Hazret-i Muâviye’den “radıyallahü anh” başlamak üzere bu hânedândan on dört halîfe gelip geçti. Son halîfe Muhammed bin Mervân (İkinci Mervân)dır.

Hazret-i Muâviye “radıyallahü anh” zamânında iç huzursuzluklar giderilerek İslâm fetihleri devâm etti. Zamânında Sicistan, Abdurrahmân bin Semüre tarafından fethedilerek, İslâm orduları, Afganistan’ı ve Kuzeydoğu Semerkant’ı fethettiler. Öte yandan Anadolu üzerine yapılan seferlerde, İslâm orduları Erzurum’u ele geçirip, İstanbul’u da kuşatmışlardı. Akdeniz’e açılan Emevî donanması, Kıbrıs, Girit ve Sicilya adalarını da fethettiler. Ayrıca Kuzey Afrika da İslâm ordularınca ele geçirildi. İçte çıkan Hâricîler üzerine Ziyâd bin Ebih kumandasında asker gönderilerek, onların fitnesi ortadan kaldırıldı. Hazret-i Muâviye “radıyallahü anh” Nisan 680’de vefât ettiği vakit Emevî Devleti Güney Hindistan’dan Cezâyir’e kadar uzanan huzurlu bir devlet hâline gelmişti. Muâviye “radıyallahü anh, pekçok ülkelerin fethiyle, İslâmiyetin geniş bir alana yayılmasına sebeb oldu. Yerine oğlu Yezîd geçti. Bunun zamânında hazret-i Hüseyin’in Kerbelâ’da şehid edilmesi ve Abdullah bin Zübeyr’in Mekke’de halîfeliğini îlân etmesi iç meselelerin en önemlilerindendir. Öte yandan Emevî orduları Buhârâ’yı ve Harezm’i fethetti. Yezid saltanata uzun zaman devâm edemedi. Dört sene sonra vefât etti. Yerine İkinci Muâviye geçti ise de az sonra bu da vefât etti. Yerine Mervân bin Hakem, 683 senesinde halîfe oldu. Mervân, hazret-i Muâviye “radıyallahü anh” zamânında Medîne ve Hicaz vâliliği yapmıştı. Âlim, dînini seven, çok zekî ve akıllı bir insandı. Günahlardan çok sakınırdı. Kısa zamanda devlet içindeki iç huzursuzlukları düzeltti. Fakat halîfeliği bir sene bile sürmeden vefât etti. Yerine oğlu Abdülmelik geçti.

Abdülmelik, Emevî iktidârını bütün İslâm âlemine kabul ettirmede iki yakın yardımcı buldu. Bunlardan biri Mühelleb, diğeri ise Haccâc’dır. Haccâc, önce devlet içinde baş gösteren isyânları bastırdı. Türkistân ve Sind sınırlarına gönderdiği ordular, yeni fetihlerle, Hint topraklarına dayandı. Türkeş (Türgiş) devletine bağlı Rütbil Beyliği Emevîlere boyun eğdi. Bu, Türklerin İslâmlaşması husûsunda ilk hamle oldu. Haccâc buradaki Türklerden bir kısmını götürerek Basra ve Kûfe taraflarına yerleştirdi. Haccâc daha sonra Mekke-i mükerremede halîfeliğini îlân eden Abdullah bin Zübeyr ile harb ederek onu şehid etti. Netîcede Hicaz ve Irak vâlisi oldu. Hâricilerle yaptığı mücadelede onları ortadan kaldırdı. Böylece Ehl-i sünnete büyük hizmeti oldu. Keremi ve ihsânı da zulmü gibi boldu. İslâm âlimlerinden Ebü’l-Esved ed-Düeli’ye Kur’ân-ı kerîme ilk harekeyi koydurarak Müslümanların okurken hatâya düşmelerini önledi.

Abdülmelik  zamânında büyük bayındırlık işleri yapıldı. Yollar, köprüler, su kanalları yapılıp, adına para basıldı. 705 senesinde Abdülmelik ölünce yerine oğlu Velid geçti. Velid’in 715’te vefâtından sonra ise kardeşi Süleymân başa geçti. Bunların zamânında Kaşgar ve Pencap İslâm orduları tarafından fethedildi. İstanbul ikinci defâ kuşatıldı. Bu zamanda Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve selem” kabr-i şerîfi ve mescidi (Ravda-i Mutahhera) yeniden yapıldı. Şam’da Emevî câmisi inşâ edildi.

717 senesinde Melik Süleymân’ın vefâtından sonra İkinci Ömer diye anılan Ömer bin Abdülazîz “rahmetullahi aleyh” halîfe oldu. Bu zât çok âdildi. Halk tarafından çok sevilirdi. Bunun zamânında hadîs-i şerîfler tedvîn edilip tasnifine başlandı. Haraç ve cizye vergileri belli esaslara bağlandı. Malatya şehri yüz bin esir karşılığı satın alındı. İlmî hey’etler göndermek sûretiyle Berberîler arasında İslâmiyetin yayılması sağlandı. 720 senesinde 41 yaşındayken kölesi tarafından zehirlendi.

Yerine Yezid bin Abdülmelik geçti. Gerek Yezid bin Abdülmelik ve gerekse kendinden sonra 724’te halîfe olan Hişam bin Abdülmelik devirleri Emevîlerin en parlak zamanlarını teşkil eder. Bunların zamânında Kuzey Kafkasya, Âzerbaycan Müslümanların eline geçti. Bu devirde Türkler akın akın gelerek Müslümanlıkla şereflendiler.

Hişam’ın 724’te vefâtından sonra yerine geçen İkinci Velîd ve Üçüncü Yezîd daha önceki halîfelerin yolunu devâm ettiremediler. Dînî yaşayış ve devlet otoritesi zayıflayınca halk arasında çözülme başladı. Yer yer isyânlar baş gösterdi. Üçüncü Yezîd’in ölümü üzerine (744) yerine kardeşi İbrâhim geçti.

İbrâhim zamânında, Şiî ve Hâricî ayaklanmaları oldu. İbrâhim’in 749’da vefâtı üzerine İkinci Mervân (Mervan bin Muhammed) halîfe oldu. Mervân önce Sûriye’deki isyânları önledi. Sonra Mısır’ı Emevî Devletine bağladı. Ancak doğuda çıkan Şiî isyânı kendisini sarstı. Orduları yenilgiye uğramaya başladı. Bu arada Ebü’l-Abbas Irak’ı ele geçirerek, hilâfetini îlân etti. İkinci Mervân Ebü’l-Abbâs’a karşı giriştiği mücâdeleyi kaybederek Mısır’a kaçtı. Mısır’da yakalanarak 7 Temmuz 750’de öldürüldü. Böylece, Emevî Devleti yıkılarak, yerine Abbâsî Devleti kuruldu.

Ancak Afrika’ya ve oradan da Endülüs’e kaçan Abdurrahmân bin Muâviye bin Hişam, bu ülkede yeni bir Emevî Devleti kurmak sûretiyle (Endülüs Emevî Devleti) bu âilenin uzun bir süre daha târih sahnesinde kalmasını sağladı. (Bkz. Endülüs Emevî Devleti)

Kültür ve medeniyet:

Emevîler devrinde İslâm ülkeleri, batıda Atlas Okyanusuna ve Fransa’ya, doğuda ise Türkistan içlerine kadar genişledi. Türkistan’dan getirilen Türkler; Basra, Kûfe gibi yeni kurulan birçok şehirlere yerleştirildi. Diğer taraftan zirâat ve ticâret teşvik edildi. Hindistan tarafından sığırlar getirilerek çiftçilere verildi. Ayrıca ihtiyaçlarını karşılamaları için, fâizsiz krediler temin edildi. Askere maaş verilmeye devâm edildi. Maaş tertibinde yine Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” Ehl-i beytinden başlandı.

Hazret-i Ömer “radıyallahü anh” devrinde kurulan dîvânlar, daha da geliştirildi. Bilhassa Mervân ve Ömer bin Abdülazîz devrinde belli esaslara bağlandı. Böylece devletin mâlî ve idârî müesseseleri tesis edildi

Abdülmelik bin Mervân, hilâfeti esnâsında, insanların din bilgilerini öğrenmelerinde kolaylık olması için Arapça öğrenmeyi teşvik etti. Gayr-i müslimlerin devlet dâirelerinde çalışmalarına mânî oldu ve Arapçadan başka dil kullanılmasını yasakladı. Posta ve haberleşme teşkilâtlarını ıslah etti. Devrinde âlimlere önemli mevkiler verilerek, ilmî çalışmaların gelişip yayılmasında yardımcı olundu. Başta dîvânlar olmak üzere, Farsça pek çok eser Arapçaya tercüme edildi. Îmâr faaliyetlerine önem verildi. Kullanılan Bizans ve İran paraları yerine ilk defâ İslâm târihinde yeni paralar bastırıldı.

Ömer bin Abdülazîz, halîfeliği sırasında, dîne sokulan bid’atleri ortadan kaldırıp, unutulmuş sünnetleri meydana çıkardı. Hadîs-i şerîfleri tasnif ettirdi. Ehl-i beyte dil uzatanların çirkin hareketine mânî olarak, son verdi.

Arapçanın resmî dil olması; Mısır’daki Kıptîlerle Irak’taki Keldânîlerin ana dillerini unutarak Arapçayı kullanmalarına sebeb oldu. Irk olarak Araplıkla bir yakınlıkları yoksa da sonraki asırlarda bunlara Arapça konuşmalarından dolayı Arap denilmiştir.

Bu devirde Hasen-i Basrî, Câfer-i Sâdık, İmâm-ı A’zam, Abdullah bin Mübârek, Ka’b-ul-Ahbâr, İbni Şihâb-üz-Zührî, Hemmâm ibni Münebbih gibi dünyâya ilmi saçan meşhur âlimler yetişti. Halîfeler bütün bölgelere muallimler gönderirler, bunlar da Cuma günleri gittikleri bölgenin halkına dînî konularda ders verirlerdi.

Emevîler devrinde mîmârî alanındaki gelişmeler özellikle câmi ve mescitlerde görülmektedir. Fethedilen yerlerin bir çoğunda câmi ve mescitler inşâ ederken, bölgenin mîmârî kültüründen etkilendiler. Câmilere ilk minâre, Emevîler zamânında hazret-i Muâviye’nin “radıyallahü anh” emriyle Mısır’da yaptırıldı. Daha sonra Ömer bin Abdülazîz, Mescid-i Nebevî’yi yeniden yaptırarak, minâre ilâve etti. Halîfe Abdülmelik, 691 senesinde Kubbet-üs-sahrâ’yı inşâ ettirdi. Bu câmi günümüze kadar Ömer Câmii olarak biline gelmiştir. 705 senesinde Halîfe Velîd, Şam’da Emevî Câmiini yaptırdı. Bu câmide ilk defâ olarak yarım dâire şeklinde yapılmış bir mihrâb bulunuyordu. Ayrıca bu devirde, câmiler, etrâfında şadırvanlara ve küçük yapılara yer verilmeye başlandı.

ŞÂM’DAKİ EMEVÎ HALÎFELERİ

Sıra No İsmi ve Babası Tevellüd Cülûsu Vefâtı
1 Mu’âviye bin Ebî Süfyân bin Harb 19 41 [m. 662] 60
2 Yezîd bin Mu’âviye 26 60 [m. 680] 64
3 Mu’âviye bin Yezîd bin Mu’âviye 44 64 [m. 683] 65
4 Mervân bin Hakem bin Ebîl’âs 2 65 [m. 683] 65
5 Abdülmelik bin Mervân 26 65 [m. 684] 86
6 Velîd bin Abdülmelik 46 86 [m. 705] 96
7 Süleymân bin Abdülmelik 60 96 [m. 715] 99
8 Ömer bin Abdül’azîz bin Mervân 61 99 [m. 717] 101
9 Yezîd bin Abdülmelik 71 101 [m. 720] 105
10 Hişâm bin Abdülmelik 71 105 [m. 724] 124
11 Velîd bin Yezîd 90 124 [m. 741] 126
12 Yezîd bin Velîd 91 126 [m. 744] 126
13 İbrâhîm bin Velîd 126 [m. 744] 127
14 Mervân bin Muhammed bin Mervân bin Hakem 72 127 [m. 745] 132

ENDÜLÜSDEKİ EMEVÎ SULTÂNLARI

Sıra No İsmi ve Babası Tevellüd Cülûsu Vefâtı
1 Abdürrahmân bin Mu’âviye Hişâm bin Abdülmelik 110 138 [m. 756] 170
2 Hişâm bin Abdürrahmân 142 170 [m. 787] 180
3 Hakem bin Hişâm 154 180 [m. 796] 239
4 Abdürrahmân bin Hakem 176 206 [m. 821] 239
5 Muhammed bin Abdürrahmân 208 239 [m. 852] 273
6 Münzîr bin Muhammed 273 [m. 886] 295
7 Abdüllah bin Muhammed 258 295 [m. 908] 300
8 Abdürrahmân Nâsır bin Muhammed bin Abdüllah 277 300 [m. 912] 350
9 Hakem bin Abdurrahmân 350 [m. 961] 366
10 Hişâm bin Hakem 351 366 [m. 977] 403
11 Muhammed Mehdî bin Hişâm bin Abdülcebbâr bin Abdürrahmân Nasır 399 [m. 1009]
Hişâm bin Hakem tekrâr 399 [m. 1009] 403
12 Süleymân bin Hakem bin Süleymân bin Abdürrahmân Nâsır 403 [m. 1013] 407
13 Alî bin Hamûd bin imâm-ı Hasen 407 [m. 1017] 408
14 Kâsım bin Hamûd 408 [m. 1018] 412
15 Yahyâ bin Alî 412 [m. 1021] 413
16 Abdürrahmân bin Hişâm bin Abdülcebbâr 413 [m. 1022] 413
17 Muhammed bin Abdürrahmân bin Abdüllah bin Abdürrahmân Nâsır 413 [m. 1022] 414
18 Hişâm bin Abdülmelik bin Abdürrahmân Nâsır 418 [m. 1027] 422
image_pdfimage_print

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*