Osmanlı Devleti zamanında yetişen alimlerin büyüklerinden. İsmi; Muhammed bin Ali, lakabı Zeynüddin’dir. Ödemiş’e bağlı Birgi kasabasında yerleştiği için Birgivi veya İmam-ı Birgivi diye meşhur olmuştur. 1521 (H. 928) senesinde Balıkesir’de doğdu. 1573 (H. 981) senesinde Birgi’de vefat etti. Babası alim bir zat olup, müderris olan Birgivi, önce babasından ilim öğrendi. Daha sonra yüksek ilimleri öğrenmek için İstanbul’a gitti. İstanbul’daki meşhur müderrislerden Ahizade Mehmed Efendiden ve kazasker Abdurrahman Efendiden ders aldı. İcazet (diploma) imtihanını büyük bir başarı ile vererek, müderrislik rütbesini kazandı. Bir müddet İstanbul medreselerinde ders okuttu. Bu sırada Bayramiyye…
Read MoreGün: 23 Ağustos 2023
BİRÇİM YAPRAKLI BİTKİLER (Monocotyledonae)
Çoğu otsu, pek azı odunlu bitkiler. Embriyolarında bir çim yaprağı vardır. Gövdeleri çoğunlukla yumru veya soğan halinde, çok az olarak dallanır. İletim doku demetleri gövde içinde dağılmıştır. Yapraklar sapsız, basit, tam kenarlı, paralel damarlı, sarmal dizilişlidir. Ana kökün gelişmesi kısa bir süre sonra durur, onun yerine yan kökler gelişerek kök sistemi saçak kök şeklini alır. Çiçek parçaları genellikle 3 parçalı, 5 halkalı, çiçek örtü yaprakları tek çeşittir. Çanak yaprak görülmez. Çiğdem (Colchicum), soğan (Allium), lale (Tulipa), sümbül (Hyacinthus), salep (Orchis), buğday (Triticum) vs. bu gruba örnek olarak verilebilir.
Read MoreBİRA
Alm. Bier (n,), Fr. Biere (f), İng. Beer. Arpa ve şerbetçiotunu mayalandırmak suretiyle yapılan alkollü içki. Bira, çok eski zamandan beri insanlar tarafından keyif verici olarak kullanılmaktadır. Bira tekniği Mısır’da geliştirilmiş, oradan Yunanistan ve Avrupa’ya yayılmıştır. Biranın içine 19. yüzyılda Avrupalılar tarafından şerbetçiotu ilk defa karıştırılmıştır. Bira yapmak için, arpalar ıslanıp bir hafta bırakılınca filizlenir. Bu sırada “amilaz” denilen maya da ürer. Filizlerin uzunluğu arpa boyuna yaklaşınca arpalardan koparılıp ayrılır. Arpalar kurutulup un yapılır. Bu una “malt” denir. Malt, sarı toz veya şerbet halinde “skorbut” denilen kanama ve zafiyyet hastalığında…
Read MoreBİNOM TEOREMİ
Alm. Binomisches Theorem, Fr. Binome Theorem, İng. Binomial Theorem. İki terimin toplamının pozitif bir kuvvetini veren ifade. Bu teoreme göre: n(n-1) n(n-1)(n-2) (a+b)n = an+nan-1 b + ¾¾¾¾ an-2 b2+ ¾¾¾¾¾¾ 1.2 1.2.3 an-3b3 + ……….. + nabn-1 + bn yazılır. Mesela (a+b)4 = a4+4a3b+6a2b2+4ab3+b4. Burada terim sayısı 5’tir. Genel durumda ise terim sayısı n+1 tanedir. Pozitif kuvvetler için verilen teorem, negatif ve kesirli n sayıları için de genelleştirildiğinde, sonsuz terimli bir seri elde edilir. Bu durumda elde edilen; n(n-1) n(n-1)…(n-i+1) (1+a)n=1+na+ ¾¾¾¾¾ a2 + … + ¾¾¾¾¾¾¾¾¾ ai +… …
Read MoreBİNİCİLİK
Alm. Reitsport (m), Fr. Equitation (f), İng. Riding, equitation. Ata biniş ve çalıştırma kurallarını içine alan bir eğitim sporu. İnsanla at arasındaki yakınlık binlerce yıl önce başlamıştır. Bu yakınlık, bir sanat halini almış, günümüzde teknikleşen zamanımız insanını heyecanla bu asil spora bağlamıştır. Binicilik en eski ata sporlarımızdan biridir. Türkler atı, yük taşımakta, araba çektirmekte, avda ve savaşta kullanmışlardır. Bilhassa harplerde kullanılan atlar özel bir eğitimle yetiştirilirlerdi. Orta Asya’daki Türklerden Osmanlılara gelinceye kadar bütün devletlerin vaz geçilmez harp vasıtalarından olmuştur. Türklerin terk etmedikleri üç hasletinden biri attır. Darbımesel olarak dillerde dolaşan,…
Read MoreBİNGÖL
Doğu Anadolu bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde, yeşillikler ve yaylalar diyarı harikulade güzellikleri bulunan bir ilimiz. 41°20′ ve 39°54′ kuzey enlemleri ile 38°27′ ve 40°27′ doğu boylamları arasında yer alır. İlin doğusunda Muş, kuzeyinde Erzurum ve Erzincan, batısında Tunceli ile Elazığ, güneyinde Diyarbakır ile çevrilmiştir. Trafik numarası 12’dir. İsminin Menşei Bingöl, ismini Bingöl Dağından alır. Bu dağ üzerinde buzullardan meydana gelmiş pekçok gölcük vardır. Efsaneye göre bu bölgede savaşan ordulardan biri su arar. Köylülerden biri Bingöl Dağını tarif ederek, burada bir göl var, der. Komutan askerleriyle bu bölgeye gidince, fışkıran kaynaklardan…
Read MoreBİNBİRYAPRAK OTU (Achillea Millefolilum)
Alm. Schafgarbe, Fr. Milliefeuille, herbeaux charpentiers, İng. Yarrow. Familyası: Bileşikgiller (Compasitae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey ve Doğu Anadolu. Haziran-eylül aylarında, beyaz veya pembemsi renkli çiçekler açan, yol kenarlarında, tarlalarda ve kurak topraklarda yetişen 20-100 cm yüksekliğinde, kokulu, çok senelik ve otsu bir bitki. Civan perçemi veya kandilçiçeği olarak da anılmaktadır. Gövdeleri dik, dalsız ve yumuşak tüylüdür. Yaprakları sapsız ve koyu yeşil renklidir. Çiçekleri, küçük tepecik (kapitulum) halinde bir araya toplanmış olup, yalancı bir şemsiye durumunu meydana getirirler. Bu kapitilumun dış tarafında 5-6 tane dil şeklinde beyaz renkli dişi çiçekleri, orta…
Read MoreBİNBİRDELİK OTU (Hypericum Perforatum)
Alm. Tupfel-Hartheu, Fr. Millepertuis, İng. Aaron’s Beard, Tutsan. Familyası: Binbirdelikotugiller (Hypericaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu, bilhassa Kuzey Anadolu’da yaygındır. Uçucu yağ ve reçine taşıyan odunlu, çok az olarak da otsu bitkiler. Sarı kantron adı ile de anılmaktadır. Türkiye’de yaygın bir türdür. Çiçekleri sarı renktedir. Yaprakları basit ve karşılıklıdır. Kullanıldığı yerler: Bitki uçucu yağ, hyperisin glikoziti, polyfenolik flavanoid türevleri ihtiva eder. Halk arasında çiçekli dalları, 100 gr zeytinyağına bir kaşık konmak suretiyle bir hafta bekletilir. Bu bekleme güneşte olursa daha iyi olur. Merhem kıvamına geldikten sonra yaraların üstüne sürülür. Bakterilere karşı…
Read MoreBİLMECE
Alm. Raetsel, Fr. Devinette, İng. Riddle, puzzle, enigma. Maddi olsun manevi olsun, varlıkların belirli özellikleri söylenerek soru haline getirilmiş, çoklukla manzum olan, eğlence yönü ağır basan anonim edebi mahsuller. Bilmeceler daha çok şifahi (sözlü) edebiyatı ilgilendirir. Bu münasebetle kışın uzun gecelerinde bir nevi zihin ve hafıza yoklama, zekanın işlemesi, eğlenceye yönelik olması bakımından ruhi tatmin ve boş zamanın değerlendirilmesini hedef alır. Kış gecelerinde toplanan aile fertleri, iki taraf halinde eğlence ve oyun kabilinden olmak üzere birbirlerine varlıklar ve mefhumlar hakkında sorular sorarlar. Muhatabın, yani soru sorulan tarafın, sayıları özelliklerine göre,…
Read MoreBİLLURLAŞMA
Kimyada, bir elementin veya bileşiğin sıvı halden veya çözeltiden kendine has geometrik şekilde katılaşması olayı. Kimyada çok önemli bir işlemdir. Bu işlem (billurlaştırma) ile bir madde saflaştırılır veya bir karışım meydana getiren maddeler birbirinden ayrılır. Umumiyetle, bir maddenin bir çözücüdeki çözünürlüğü yüksek sıcaklıkta daha çoktur ve böylece aşırı doymuş kaynayan çözelti soğutulursa, aşırı çözünmüş olan madde çözücüden ayrılır. Yavaş soğutmada büyük ve güzel billur şekli meydana gelir. Eğer, bazan olduğu gibi, böyle bir çözelti billurlaşmayı reddederse, bu çözeltiyi aynı veya benzer bir maddenin çok küçük bir kristalı ile aşılama işlemi…
Read MoreBİLLUR
Alm. Kristall, Fr. Cristal, İng. Crystal. Kimyadaki katı haldeki bir elementin veya bileşiğin, molekül, atom veya iyon yığınlarının (paketinin) kesin geometrik bir yapı göstermesi. Araştırmalar göstermiştir ki, hemen hemen bütün katı maddelerde atomlar tekrarlı bir sıra halinde dizilmiştir ve bundan dolayı billurlar teşkil ederler. Cam ve plastik başlıca istisnalardır. Bu maddelerde billurlaşma görülmez. Fakat bu maddelerde bile küçük bölgelerde parça parça bir tekrarlı sıra bulunur. Billur maddeler; metaller, mücevherler taşları ve tuzlardan toz taneciklerine kadar geniş bir dağılım gösterirler. Bununla beraber her birinin atomları sıralı bir tarzda dizilmiştir. Billur sıranın…
Read MoreBİLİRÜBİN
Alm. Bilirubin, Fr. Bilirubine, İng. Bilirubin. Alyuvarlardaki hemoglobinin katabolizması sonucu teşekkül eden kahverengimsi sarı renkteki safra pigmenti. Dışkıya kendine has rengi veren bilirübin karaciğerden salgılanır. Alyuvarların parçalanma derecesine bağlı olarak günde 0,5-2 g arasında bir miktarda teşekkül eder. Vücutta bilinen bir fonksiyonu yoktur. Kandaki serbest bilirübin karaciğere ulaştığında, glikozdan türeyen gliküronik asitle eşleşir. Buna eşlenik bilirübin denir. Eşlenik bilirübinin yoğunluğu kan plazmasındakinin yaklaşık bin katıdır. Bilirübinin büyük kısmı karaciğerden safra kesesine geçer. Orada safra taşlarının teşekkülüne yol açabildiği gibi tekrar serbest bilirübine de ayrışabilir. Serbest duruma geçen bilirübindeki kalsiyum pigment…
Read MoreBİLİRKİŞİ
Alm. Experte, Fr. Expert, İng. Expert. İhtisas sahibi olduğu konuda bilgisine başvurulan kimse. Daha çok adli konularda, kesin kanaat sahibi olabilmek için bilirkişilerin görüşleri alınır. Çok ince, hassas konularda bilirkişiye başvurulabileceği gibi, sahibi bilinmeyen bir tarla, arsanın tesbiti için en yaşlı köylü bir vatandaşa da bilirkişi olarak başvurulur.
Read MoreBİLGİSAYAR
Alm. Computer (m). Fr. Ordinateur (m). İng. Computer. Hesap ve bilgi işlem makinaları. Bilgisayarlar, söylenenleri yapan itaatkar hizmetçi gibidir. Halledilmesi gereken konu ile ilgili bilgi ve onun nasıl işlem göreceği bilgisayara iletildiğinde, bir çok insanın senelerce çalışması ile bitiremeyecekleri işi bir kaç saniyede yapar. Bilgisayarı, insanın üzerinde bir zekaya sahipmiş gibi düşünmemek gerekir. Bilakis, bilgisayar bizzat insan zekasının bir ürünüdür. Geliştirilmesi olduğu kadar, yerinde ve gerektiği şekilde kullanılması için de insana muhtaç bir alettir. Tabiri caizse, insana olan üstünlüğü; aynı işlemleri bıkmadan, dikkati dağılmadan, hassas olarak defalarca ve hızlıca yapabilmesindedir.…
Read MoreBİLGE KAĞAN
Göktürkleri elli yıllık Çin esaretinden kurtararak ikinci defa Gök-Türk Hakanlığını kuran İlteriş (İl’i, devleti toplayıp tanzim eden) ünvanı ile anılan Kutluk Kağanın büyük oğlu. 684 yılında doğdu. Babası Kutluk Kağan öldüğü zaman kardeşi Kültigin’le birlikte, küçük yaşta olmaları sebebiyle, amcaları Kapağan Kağanın ve millet emekdarı, büyük müşavir Vezir Bilge Tonyukuk’un himayesinde büyüdü. O zaman Bilge Kağan 8, Kültigin Han 7 yaşında idiler. Amcası Kapağan Kağan tarafından 14 yaşında “şad” tayin edilerek devlet hizmetine girdi. Vezir Tonyukuk kumandasında Göktürk Hakanlığının İnal ile birlikte sevkettikleri batı orduları grubunda yer aldı. İnal Kağanla…
Read MoreBİLEŞKE
Alm. Resultante, Mittelkraft (f), Fr. Resultat (m), İng. Resultant. Fizikte, bir cisme tesir eden iki veya daha ziyade kuvvetin yapacağı tesiri tek başına yapabilecek olan kuvvet. Tek bir kuvvetin bileşkesi sözkonusu olamaz. Cisme tesir eden bir kuvvette dört unsur bulunur. Bunlar: a) Tatbik noktası, b) Doğrultusu, c) Yönü, d) Şiddeti. Mevcut kuvvetlerin durumları dört farklı şekilde bulunur: Aynı doğrultuda, aynı yönde bulunan ve tatbik noktaları aynı olan kuvvetler. Aynı doğrultuda, zıt yönde ve tatbik noktaları aynı olan kuvvetler. Tatbik noktaları aynı olan, fakat farklı doğrultularda bulunan kuvvetler. Paralel kuvvetler, tabii…
Read MoreBİLEŞİK KAPLAR
Alt kısımları birbirine bağlı, değişik yükseklik ve değişik hacimdeki kaplara verilen ad. Hacimleri, şekilleri değişik iki veya daha çok kaba herhangi bir sıvı, değişik miktarlarda doldurulup, sonra tabana yakın yerlerinden birbirlerine bağlanırsa bütün kapların sıvı seviyesi aynı olana kadar sıvı birinden diğerine geçer. Bunu denemek için kaplar önce üzerinde bir vana bulunan boruyla birleştirilip sıvı doldurulduktan sonra, bağlantı, vana açılmak suretiyle yapılabilir. Her ne kadar büyük kaptaki su miktarı çok olduğundan, seviyesi daha aşağıda olacak gibi zannedilirse de, burada önemli olan ağırlık olmayıp basınçtır. Aynı seviyedeki noktaların basıncı eşittir. Her…
Read MoreBİLEŞİK
Alm. Verbindung (f), Fr. Composé, İng. Compound. İki veya daha fazla farklı elementin iyon veya atomlarından meydana gelen herhangi bir madde. Bileşiğin bileşimi belirlidir. Yani bileşikteki elementlerin bir birine oranı sabittir. Mesela su; her zaman iki atom hidrojen, bir atom oksijen bulundurur. Sabit kimyasal bileşime ilaveten, belirli şartlar altında bileşiğin fiziksel özellikleri tecrübe edilen her hangi bir numune için aynıdır. Bu özellikler bir bileşiği element veya karışımdan ayırır. Bir element yalnızca tek tip atomdan meydana gelmiş iken, karışım iki veya daha çok bileşik veya element bulundurur. Mesela toprak gibi bir…
Read MoreBİLECİK
Osmanlı Devletinin temellerinin atıldığı, Marmara, Ege, İç Anadolu ve Batı Karadeniz bölgelerinin kesiştiği bir kavşak noktasında bulunan bir ilimiz. 39°39′ ve 40°31′ kuzey enlemleriyle 29°43′ ve 30°40′ doğu boylamları arasında bulunan Bilecik; Sakarya, Bolu, Eskişehir, Kütahya ve Bursa arasında yer alır. Gerek Osmanlı, gerekse Cumhuriyet devrinin kuruluşunda çok önemli rol oynayan Bilecik’in, Türk tarihinde mümtaz bir yeri vardır. Trafik kod numarası 11’dir. İsminin Menşei Bilecik ilinin adını nereden aldığı kesin olarak tespit edilememiştir. Hititliler, Bilecik için “Şirin Köy” manasına gelen Belekoma demişlerdir. Zamanla bu isim Bilecik olarak söylenmiştir. Tarihi Bilecik’in…
Read MoreBİLARDO
Alm. Billardspiel, Fr. Billiard, İng. Billiard. Üstüne çuha gerilmiş, arduvazla kaplı dikdörtgen bir masada, istaka denen uzun bir sopa ve değişen sayıda toplarla oynanan çeşitli oyunlara verilen ad. Masanın kenarlarına içten yerleştirilmiş kauçuk bantlar da aynı kumaşla kaplanır. “Karambol” da denen Fransız bilardosu deliksiz masada oynanır. İngiliz bilardosu snooker ve öteki delikli bilardo oyunları her köşesinde ve uzun kenarlarının ortasında birerden toplam altı deliği bulunan masada oynanır. Bilardo ilk defa 15. yüzyıl ortalarında Fransa’da oynanmaya başlandı. Sonraki yüzyıllarda çeşitli Avrupa ülkelerinde ve ABD’de yaygınlaştı. Bilardo çeşitleri temeldeki benzerliğe rağmen değişik…
Read MoreBİLANÇO
Alm. Bilanz (f), Fr. Bilan. İng. Balance Sheet. Bir işletmenin belirli bir zaman noktasında sahip bulunduğu sermaye, varlık ve borç durumunu gösteren denge. Varlıklar aktifte, sermaye ve borçlar pasifte yer alır. Bilanço düzenlenmesindeki başlıca gaye, belirli bir zaman noktasındaki mali durumunun açıklanmasıdır. Bu bakımdan bilançolarda, işletmeye ayrılan sermaye tutarı, sabit ve döner varlıkların miktarı, yabancı kaynaklardan sağlanan krediler, işletmenin ödenecek borçlarının öncelik sırası, aktifte yer alan varlıkların paraya çevrilebilme yeteneği ve işletmenin kar ve zarar şeklinde beliren sonuçları ile finansal yapısı ve gücü konusunda bilgi verir nitelikte olmalıdır. Bilanço, vergi…
Read MoreBİGBANG (Büyük Patlama)
Uzayın yaradılışıyla ilgili olarak Astronom 6. Lemaitre tarafından ortaya atılan bir teori. Zamanla teoriyi benimseyen bilim adamlarının sayısı arttı. Bu nazariyeye göre uzay 15-20 milyar yıl önce tek bir dev atomun infilak etmesiyle meydana geldi. Patlayan bu dev atom, içindeki maddeleri boşluğa savurdu. Galaksiler nebulözler ve yıldızlararası plazma bu şekilde meydana geldi. Bu ilk infilaktan bu yana çok daha küçük patlamalar halen devam etmekte (süpernovalar) ve uzay, genişleyip büyümeye devam etmektedir. Gerçekten de dünyamızdaki gözlem evlerinden izlenen uzak galaksilerin ışığındaki kırmızıya kayış, bunun ispatı olarak kabul edilmektedir. Büyük patlama (Bigbang)dan…
Read MoreBİD’AT
Alm. Neuereng (f.), Fr. İnnovation (f.), İng. Innovation, Heresy. İslam dininde, Peygamber efendimiz ve O’nun dört halifesi zamanında bulunmayıp da, dinde sonradan meydana çıkarılan Sünnete, yani Muhammed aleyhisselamın bildirdiği din bilgilerine uymayan, itikat (inanış), amel (iş) ve sözler, hurafeler. Dinde yapılmak istenilen her değişiklik ve reform bid’attir. Sözlükte, önceleri olmayıp, sonradan ortaya çıkan şey manasına gelen bid’at, adette ve dinde olmak üzere ikiye ayrılır. Adette bid’at: Adet olarak, her kavmin, her memleketin yaptıkları şeylerdir. Bunlardan dinen yasak olmayıp, insanlara faydalı olanları yapmak ve kulanmakta hiçbir mahzur yoktur. Pantolon, çeşitli ayakkabı,…
Read More