Süksinik Asit

Alm. Sucussäure, Fr. Acide succinique, İng. Succinic acid. Kehribarda % 3-8 nispetinde bulunan organik bir bileşik. Diğer reçinelerde, fosilleşmiş ağaçlarda ve ekseri bitkilerde de bulunur. Düşük konsantrasyonlarda biçok hayvanın dokularında yer alıp, ara metabolizma görevini îfâ eder. Süksinik asit (CO2HCH2-CH2CO2H) doymuş, dibazik bir asit olup, renksiz kristaller verir. Erime noktası 186°C, kaynama noktası 235°C’dir. Buharları kolaylıkla su kaybedip, süksinik anhidride dönüşür. Süksinik asit ve süksinik asidin alkali veya toprak alkali tuzları suda çözünür. Baryum süksinat sulu çözeltiden alkolle çöktürülür. Demir süksinat suda çözünmez ve bâzan demiri diğer metallerden analitik olarak…

Read More

Sühreverdiyye

Tasavvufta, Ebû Hafs Ömer bin Muhammed Şihâbüddîn Sühreverdî ve talebelerinin tâkip ettikleri yol, tarîkat. 1145 (H.539) senesinde İran’ın Sühreverdî bölgesinde doğan Şihâbüddîn Sühreverdî, Ebü’n-Necîb Sühreverdî’nin ilim meclislerinde yetişti. Avârifü’l-Meârif adlı eserinde tasavvufun hakikatlerini açıkladı. 1234 (H.632) senesinde Bağdat’ta vefât etti. Hazret-i Ali vâsıtasıyla Peygamber efendimize ulaşan Sühreverdiyye yolunun Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinden sonraki silsilesi şöyledir: Cüneyd-i Bağdâdî, Ebû Ali Rodbârî, Ebû Ali Kâtib Hüseyin, Ebû Osman Mağribî, Ebü’l-Kâsım Gürgânî, Ebû Bekr Nessâc, Ahmed Gazâlî, Ziyâüddîn Ebü’n-Necîb, Abdülkâhir Sühreverdî, Şihâbüddîn Sühreverdî. Sühreverdiyye yolunda zikr-i cehrî (Allahü teâlânın adını sesli anmak) vardır. Zikr-i…

Read More

Sübvansiyon

Alm. Subvention, Fr. Subvention, İng. Subsidy, subvention. Özel gâyeli mâli yardım. Sübvansiyonlar devlet bütçesinden belli iktisâdî ve sosyal hedeflere ulaşmak gâyesiyle verilir. Yardımı alan genellikle özel kesim işletmeleridir. Başlıca belli malların fiyatlarını düşük tutmak için; malın mâliyetiyle, arz edilmesi uygun görülen fiyat arasındaki fark, devletçe karşılanır. Destekleme alımı yapan kamu iktisâdî teşebbüslerinin zararlarını karşılamak üzere bütçeden ayrılan ödenekler, belli fâizlerin ve kredi mâliyetlerinin düşük tutulması için devletçe verilen teşvikler sübvansiyon örnekleri arasında sayılabilir.

Read More

Süblimleşme

Alm. Sublimierung (f), Fr. Sublimation (f), İng. Sublimation. Kimyâda, bir katı maddenin sıvı hâle geçmeden direkt gaz veya buhar hâline (bâzan buhar hâlinden tekrar katı hâle) geçmesi olayı. Meselâ, laboratuvarda, içinden soğuk su geçirilebilen dibi yuvarlak bir şişe ile üstü kapatılmış porselen bir kaba, bir miktar iyod konup, porselen kap ısıtılırsa iyod buharları teşekkül eder ve sonra bu buharlar cam şişenin dibinde katılaşır. En bilinen süblime maddeler olarak kar ve kırağı söylenebilir. Bunlar havadaki su buharının direkt katı hâle geçmesiyle teşekkül ederler. Damıtma ve kristallendirme gibi saflaştırma metodlarına nazâran, sublimasyon…

Read More

Suudi Arabistan

DEVLETİN ADI Suudi Arabistan Krallığı BAŞŞEHRİ Riyad NÜFÛSU 14.691.000 YÜZÖLÇÜMÜ 2.240.000 km2 RESMÎ DİLİ Arapça DÎNİ İslâm PARA BİRİMİ Riyâl Arabistan Yarımadasında 16° 11’ – 32° 09’ kuzey enlemleri ve 34° 34’ – 55° 41’ doğu boylamları arasında yer alan bir ülke. Kuzeyden Kuveyt, Irak ve Ürdün, güneyden Yemen, Güney Yemen ve Umman, doğudan Birleşik Arab Emirliği ve Basra Körfezi ve batıdan Kızıldeniz ile çevrilidir. Târihi Arabistan târihi, ilk yaratılmış insan ve ilk peygamber hazret-i Âdem ile başlar (Bkz. Âdem Aleyhisselâm). Arabistan toprakları üzerinde hazret-i Âdem’den sonra birçok peygamber geldi.…

Read More

Susam

Alm. Sesam (m), Fr. Sésame (m), İng. Sesame. Familyası: Susamgiller (Pedaliaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Batı ve Güneybatı Anadolu’da yetiştirilir. Bir metre boyunda, yağ veren bir yıllık otsu bir bitki. Başlıca Hindistan, Çin ve Sudan’da yetişir. Bitkinin alt yaprakları karşılıklı ve loblu, üst yapraklar tam ve mızrak şeklindedir. Çiçekler beyaz veya pembe olup, yaprakların koltuğunda salkım durumunda toplanmışlardır. Meyveleri 2-3 cm boyunda, uzun, prizmatik ve çok tohumlu bir kapsüldür. Susam, sıcağı çok sever. Isı miktarı fazla olan yerlerde tohum verimi ve yağ oranı artar. Orta derecede ağır ve humuslu topraklarda iyi…

Read More

Suriye Selçukluları

Suriye ve havâlisinde Sultan Melikşâh’ın kardeşi Tutuş tarafından kurulan bir Selçuklu hânedânı. Suriye Fâtihi Emir Atsız’ın Kâhire yakınlarında Fâtımîler karşısında mağlûbiyeti sırasında öldüğü zannedilince, Sultan Melikşâh Suriye’yi kardeşi Tutuş’a verdi (1077). Fakat Atsız’ın, Sultan Melikşâh’a hayatta olduğunu bildirmesi üzerine, Tutuş’a Haleb bölgesine gitmesi emredildi. Bir süre sonra Fâtımîler Şam’ı kuşatınca, Atsız, Melik Tutuş’u yardıma çağırdı. Atsız’ın ölmesi üzerine Tutuş, daha önce hâkim olduğu Suriye şehirlerini ele geçirdi (1079). Sonra Kudüs’ü aldı. Büyük Selçuklu Devletine bağlı olarak, başşehri Şam olmak üzere, Suriye Selçuklu Devletini kurdu. Bu sırada Antakya’yı fetheden Anadolu fâtihi…

Read More

Suriye

DEVLETİN ADI Suriye Arap Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ Şam NÜFÛSU 12.524.000 YÜZÖLÇÜMÜ  185.180 km2 RESMÎ DİLİ Arapça DÎNİ İslâm PARA BİRİMİ Suriye paundu (= 100 piasters) Ortadoğu ülkelerinden. Güneybatı Asya’da, Ortadoğu’nun kalbi durumunda bir mevkiye sâhiptir. 32° 19’ – 37° 20’ kuzey enlemleriyle 35° 37’ – 42° 22’ doğu boylamları arasındadır. Kuzey ve kuzeybatıdan Türkiye, doğudan Irak, güneyden Ürdün, batıdan İsrail, Lübnan ve Akdeniz ile çevrilidir. Târihi Suriye, toprakları üzerinden çeşitli medeniyet ve kültürlerin geçtiği ve pekçok istilâların, hâdiselerin meydana geldiği, eski ve kritik bir mevkiye sâhiptir. Ülkeye ilk yerleşenler hazret-i Nuh’un…

Read More

Surinam

DEVLETİN ADI Surinam BAŞŞEHRİ Paramaribo NÜFÛSU 417.000 YÜZÖLÇÜMÜ   163.820 km2 RESMÎ DİLİ Felemenk dili DÎNİ İslâm, Hindu, Hıristiyan PARA BİRİMİ Surinam guldeni Batıda Guyana, güneyde Brezilya, doğuda Fransız Guyanası ile sınırları olan, Güney Amerika’nın kuzey kıyısında bir devlet. Eski bir Hollanda sömürgesi olan Surinam, 2° 02’ ve 6° 01’ kuzey enlemleriyle 54° ve 58° 03’ batı boylamları arasında yer alır. Târihi Surinam kıyısı 1499’da İspanyol Alonso de Ojeda tarafından keşfedildi. Fakat İspanya’nın buraya yerleşme teşebbüsleri kısa süreli oldu. 1650’de İngiltere kıyıyı sömürgeleştirmek için yerleşme merkezleri kurdu. 1667’de İngiltere ve Hollanda…

Read More

Supap

Alm. Ventil (n), Verschlussdeckel (m), Fr. Soupape (m), İng. Valve. Sıvıların ve gazların, borulardan ve deliklerden geçişini ayarlayan bir makina parçası. Supaplara uygun şekilde kumanda ederek, sıvı veya gaz akışkanın geçişi ayarlanabilir. Mekanik supap, genellikle boru veya silindirlerin üzerine uygun şekilde yerleştirilir. Bu supap hareketli bir kapak vâsıtasıyla akışkanın boru veya silindir içindeki akışını veya basıncını kontrol eder. Supaplar kullanıldıkları yerlere göre ve akışkanın cinsine göre çeşitli alaşımlardan yapılırlar. Motorların emme ve egzozlarında kullanılan supaplar aşınmaya ve ısıya dayanıklı çeliklerden yapılırlar. Birçok durumlarda mekanik supap insan eliyle çalıştırılmayıp, bir elektromıknatıs…

Read More

Sun Yat Sen

Çin Cumhûriyetinin kurucusu sayılan ve Çin’in bağımsızlığı için mücâdele eden siyâset adamı. Fakir bir çiftçi âilesinin oğlu olarak Çin’in güneyinde Xiang-Shan’da 12 Kasım 1866’da doğdu. Çalışmak için Hawai’ye göçen ağabeyinin yanına gitti. Bir İngiliz misyoner okulunda üç yıl, bir Amerikan Okulunda bir yıl öğrenim gördü. Batı kültürüyle yetişip Hıristiyanlığa karşı ilgi duydu. 1883’te doğduğu köye döndü. Çeşitli okullarda orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1892’de Hong-Kong’da Çinliler için açılan tıp okulunu bitirerek doktor oldu. Kanton’da çalışırken, mesleğini bırakıp siyâsete atıldı. İktidarda bulunan Mançu Hânedânının devrilmesi için çalışan ihtilalci teşkilâtlara girdi. 1894’te üyeleri,…

Read More

Sumak

Alm. Gerbersumach (m), Fr. Sumac, İng. Sumac. Familyası: Antepfıstığıgiller (anacardiaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Ege, Akdeniz bölgesi, Doğu Anadolu. 2-3 m boylarında, kışın yapraklarını döken, çalı tipinde ağaççıklar. Yapraklar 5-10 yaprakçıklara ayrılmıştır. Bunlar oval şekilli ve sapsız, tüylü ve kenarları hafif dişlidir. Çiçekler yeşilimsi renklerde, 20-25 cm konik çiçek durumlarında toplanmışlardır. Meyveleri olgunlukta esmer-kırmızı renkli, küre şekilli, tüylü ve ekşi lezzetlidir. Kullanıldığı yerler: Yaprakları tanen, şekerler ve sarı renkli boya maddeleri taşırlar. Kabız edici, kan kesici, antiseptik etkili olup, ayrıca yünlü kumaşların boyanmasında kullanılır. Boğaz ve diş etleri hastalıklarında da gargara…

Read More

Sultansazlığı

İç Anadolu bölgesinde, Erciyes Dağının güneybatısındaki Develi Ovasının en alçak bölümünde yer alan su birikintisi. Geniş mânâda Yay, Camız, Söbe ve Çöl göllerine ve çevrelerindeki bataklıkların hepsine, dar mânâda ise Develi’yi Niğde-Kayseri karayoluna bağlayan yolun güneyinde kalan, Yay Gölü dışındaki kısmına Sultansazlığı ismi verilir. Mevsimlere göre sazlığın alanı sekiz ilâ on üç bin hektar arasında değişir. Büyük kısmı sazlarla kaplıdır. Yer yer kamış, kafaotu ve kındına bulunur. Açık alanlarda ise nilüfer ve süsen görülür. Bölgede çok sayıda yüzen, kuvvetli rüzgarla yer değiştiren saz adacıkları vardır. Kapalı bir havza olan Sultansazlığı’ndaki…

Read More

Suleyhîler

Mısır’daki Şiî-Fâtımî Devletine bağlı bir Arap hânedânı. 1038-1168 yılları arasında Hadramut’tan Mekke’ye kadar Yemen ve Asir bölgesine, tamâmen hâkim oldular. Yemen, Abbâsî hilâfet merkezi olan Bağdat’a uzaklığı sebebiyle kontrolden mahrumdu. Kısa zamanda Şiîlerin, bilhassa Zeydî fırkasının merkezi hâline geldi. Bâzı bölgelerde sünnî Müslümanlar da vardı. Hânedânın kurucusu ve Suleyhîlerin lideri olan Ali bin Muhammed de, Ehl-i sünnet bir insan olan Harâz Kâdısı Muhammed bin Ali Suleyhî’nin oğlu olup çok zekî ve okumaya meraklıydı. Kendisine dost gibi yaklaşan Râfizî dâîsi Âmir bin Zehavî’ye küçük yaşta kanıp onun verdiği bozuk kitaplardan İmâmiyye…

Read More

Sugûr ve Avâsım

Bizans İmparatorluğuyla İslâm devletleri arasındaki müstahkem sınır bölgelerine verilen ad. Bu bölgeler Tarsus’tan Toros Dağları boyunca Malatya’ya oradan da Fırat’a kadar uzanırdı. Hazret-i Ömer’in halîfeliği sırasında İslâm devletinin sınırları kuzeyde ve batıda genişledi. Sûriye ve el-Cezire fethedilince İslâm orduları Toros Dağlarına kadar dayandı. Doğu Anadolu, Erivan ve Âzerbaycan’ın fethiyle birlikte Bizansla olan sınırlar daha da genişledi. Sûriye’yi kaybeden Bizans İmparatoru huduttaki ahâlisini iç bölgelere çekti ve Müslümanların ilerlemesini engellemek için geniş bir bölgeyi boş bıraktı. Bu bölgeye askerî garnizonlar yerleştirerek, İslâm memleketlerine saldırı, yağma ve katliâmlar düzenledi. Bizans akınlarını önlemek…

Read More

Sudan

DEVLETİN ADI Sudan Demokratik Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ Hartum NÜFÛSU 29.971.000 YÜZÖLÇÜMÜ 2.504.000 km2 RESMÎ DİLİ Arapça DÎNİ İslâm PARA BİRİMİ Sudan Poundu Kuzey Doğu Afrika’da, 3° 28’ – 22° kuzey enlemleri ve 21° 49’ – 38° 35’ doğu boylamları arasında yer alan bir Afrika devleti. Kuzeyden Mısır, doğudan Etyopya ve Kızıldeniz, güneyden Uganda ve Zaire, batıdan Orta Afrika Cumhûriyeti, Çad ve Libya devletleriyle çevrilidir. Dikdörtgen bir şekle sâhip ve Afrika kıtasının yüzölçümü bakımından en büyük ülkesidir. Târihi Önceleri Nubia diye bilinen Kuzey Sudan bölgesinde, ilk yaşayanlar zenci kabilelerdir. Bundan sonra 18.…

Read More

Suç

Alm. Schuld (f), Vergehen, Delikt (n), Sunde (f), Fr. Faute (f), Delit (m), Péché (m), İng. Fault, Crime, Sin. Hukuk nizâmı içinde, cezâlandırılmış fiil, hareket; ahlâka ve dîne aykırı davranış. Hukûkun bir târifi de, “adâlete hâdim bir beşerî hayat nizâmı” şeklindedir. Cemiyetle hukuk birbirinin ayrılmaz parçası olduğundan, hukuksuz beşerî hayat tasavvur edilemez. Suç; adâlete, dolayısıyle cemiyete yönelmiş bir sosyal tehlikedir. Hukuk düzeni; bu tehlikenin önüne geçmek için suç, tehlike olarak nitelendirilen fiillere müeyyide uygular, cezâlandırır. Sâdece hukuk değil, hukûkun kaynaklarından olan örf ve ahlâka aykırı olan fiiller de suçtur. Ancak…

Read More

Sucuk

Alm. Wurst (f), Fr. Saucisse (f), İng. Sausage. Kıyılıp içine baharat katılarak yoğrulan etin, kurutulmuş sığır ince barsağına doldurulmasıyla yapılan bir çeşit yiyecek. Dünyâ standartlarında sucuk; “Kuru ve yarı kuru fermente bir sosistir.” şeklinde târif edilir. Gerçekten de sucuk lâktik asit (süt asidi) bakterilerince olgunlaştırılan bir et mâmülüdür. Sucuk yapımında manda ve sığır eti kullanılır. Bunların içine bâzan koyun eti de katılır. Lezzet ve görünümün düzeltilmesi için kuyruk yağı da ilâve edilir. İstanbul tipi 20 kg sucuk için gerekli malzeme: 20 kg sığır eti, 2 kg koyun kuyruk yağı, 140…

Read More

Suad Hayri Ürgüplü

Türk devlet ve siyâset adamı. 1903’te Şam’da doğdu. Galatasaray Lisesini ve İstanbul Hukuk Mektebini (İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini) bitirdi (1926). İstiklâl Savaşından sonra kurulan Türk-Yunan Ahâli Mübâdelesi Hakem Mahkemesinde tercümanlık yaptı. 1929 yılında İstanbul Ticâret Mahkemesinde hâkim olarak vazifelendirildi. Bu vazifeye devam ederken 1939 senesinde Kayseri milletvekilliğine seçildi. 1943 seçimlerinde tekrar Kayseri milletvekili olarak TBMM’ye giren Suad Hayri Ürgüplü, Mart 1943’te kurulan İkinci Rüşdü Saraçoğlu hükûmetinde gümrük ve tekel bakanı olarak vazife aldı. Şubat 1946’da bu vazifesinden istifâ etti. Bir kahve yolsuzluğu sebebiyle Yüce Divanda yargılandıysa da aklandı. 1950 seçimlerinde…

Read More

Su Terâzisi

Alm. Wasserwaage (f), Fr. Niveau (m) d’eau, İng. Water-level. Yataylığı temin etmekte kullanılan bir kontrol âleti. En çok sudan istifâde edilerek yapıldığı için bu adı almıştır. İlk olarak Mısırlıların kullandığı ve Müslümanların geliştirdiği A biçimindeki su terâzisinde tepe noktasından sarkıtılan şakül ipinin A’nın bacaklarını bitiştiren yatay hattın tam ortasındaki markayla çalışması, A’nın oturduğu düzlemin tam yatay olduğunu gösteriyordu. 1630 senesinde İtalyan astronomu G. Riccioli, iki cam tüpten dirseği bir hortumla birleştirerek ilk su terâzisini yapmıştır. Cam tüplerdeki su seviyesinin aynı olması, su terâzisinin yatay durduğunu gösteriyordu. Bunu, bir cam tüp…

Read More

Su Sporları

Alm. Wassersportarten (m. pl.), Fr. Sports (m. pl.) nautiques, İng. Aquatic sports. Açık denizde, havuzda, nehir ve göllerde değişik gâyelerle yapılan sporlara verilen isim. Su sporları genelde su üzerinde ve su altında yapılanlar olmak üzere, iki ayrı grupta incelenirler. Su üzerinde, yüzme, su kayağı, su topu, yelken, kürek, yatçılık, sörf gibi sporlar yapılır. Su altında da birçok değişik şekilde spor yapma imkânı olmakla berâber, bu tür sporların en mühimleri dalıcılık ve denizaltı avcılığıdır. Yüzme: Su sporlarının en eskisi ve en önemlisidir. İnsanlığın yaratılışından beri mevcut olduğu söylenebilir. Açık deniz yüzücülüğü,…

Read More

Su Samuru

Alm. Fischotter (f), Fr. Loutre (f), İng. Otter. Familyası: Sansargiller (Mustelidae). Yaşadığı yerler: Avrasya ve Kuzey Afrika’da ağaçlı su kenarlarında. Amerikaya mahsus türler de vardır. Özellikleri: Boyu 80, kuyruğu 45 cm’dir. Postu koyu kahverengidir. Parmak araları perdelidir. İyi yüzer. Ömrü: 12 yıl kadar. Çeşitleri: Birçok türü vardır: Avrupa su samuru, Kanada su samuru, Brezilya su samuru, Hint su samuru, tırnaksı su samuru, küçük tırnaklı su samuru, deniz samuru meşhurlarıdır. Sansargiller familyasından, nehir ve göl kıyılarında yaşayan etçil bir memeli. Su kenarlarında kazdığı çukurlarda yaşar. Yuvası karada olmakla beraber girişi su…

Read More

Su Piresi

Alm. Daphnia (f), Wassergloh (m), Fr. Daphnie (f), İng. Daphnia. Familyası: Supiresigiller (Daphnidae). Yaşadığı yerler: Tatlı sularda. Özellikleri: Küt vücutlu, mikroskobik bir eklembacaklı. Dişileri 1,5 mm, erkekleri 1 mm boyundadır. Çeşitleri: Tatlı su, acı su ve denizlerde yaşayan birkaç türü vardır. Çoğunlukla tatlı su birikintilerinde rastlanan, Kabuklular (Crustaceae) sınıfından bir eklembacaklı. Acı su ve denizlerde yaşayan türleri de vardır. Vücûdu iki kabukla örtülüdür. Karapaks denen bu parçalar birleşerek vücut sonunda bir diken meydana getirirler. Mikroskobik canlılardır. Balıklar için önemli bir besin kaynağıdır. Kurutularak balık yemi olarak da satılır. Çatallaşmış ikinci…

Read More