Su Miğferi

Alm. Wasserhelm (m), Fr. Utriculaire (f), İng. Bladdewort. Familyası: Lentibulariaceae. Türkiye’de yetiştiği yerler: İç Anadolu’da tatlı sularda. Tatlı sularda yaşayan, köksüz, yaprakları iplik şeklinde parçalanmış olan ve böcek kapan küçük torbalar taşıyan, otsu bir su bitkisi. Sarı renkli, maske şeklindeki çiçekler, mayıs-ağustos ayları arasında, su yüzeyinde yükselen 10-25 cm yükseklikteki saplar ucundadır. Yapraklar ince ve ipliksidir. Yaprak parçalarından bâzısı da su böceklerini kapma vazifesi gören torbacıklar hâline gelmiştir. Kullanıldığı yerler: Daha çok havuz ve akvaryumları süslemekte kullanılır. İdrar arttırıcı özelliktedir.

Read More

Su Çiçeği

Alm. Windpocken, Varizellen (pl.), Fr. Varicelle (f), İng. Chickenpox, Varicella. Karamuk, varicella da denilen, oldukça bulaşıcı, selim seyirli, daha ziyâde çocuklarda görülen, deri ve mukozalarda sathî, içi saydam sıvıyla dolu baloncukların husûlüyle karakterize bir hastalık. Hastalığın sebebi, varicella zoster denen bir DNA’lı virüstür. Bu virüsün bir tipi vardır, doku kültürlerinde ürer. Virüs organizmaya solunum yolundan girer. Burada ve organlarda çoğalır, kan dolaşımına karışır. Deriye ve bâzan akciğere yerleşir. Hastalığın kuluçka dönemi 12-16 gündür. 37,5-39° ateşle başlar. 24 saat içinde pembe renkli döküntüler meydana gelir. Bu döküntüler en fazla gövdede bulunur.…

Read More

Su Camı

Alm. Wasserglas (n), Fr. Verre (m), soluble, İng. Waterglass. Yüzde 20 ilâ 50 arasında sodyum silikat ihtivâ eden çözelti. Sodyum silikat, silis, sodyum sülfat ve kömürden ibâret bir karışımın bir alev fırınında ısıtılmasıyla elde edilir. Bu ürünün su ile muâmelesinden 40-50 bomelik bir şurup elde edilir ki, buna su camı, sıvı cam veya çözünen cam denir. Ticârette su camı beyaz toz hâlinde veya şurup hâlinde satılır. Su camının yoğunluğu vizkozitesi çözeltide bulunan sodyum oksit ve silisyum dioksit oranına bağlı olarak değişir. Potasyum silikat da ihtivâ eden su camı vardır. Su…

Read More

Su Aygırı

Alm. Flusspferd, Nilpferd (n), Fr. Hippopotame (m), İng. Hippo. Familyası: Suaygırıgiller (Hippopotamidae). Yaşadığı yerler: Afrika’nın birçok sularında. Özellikleri: İri gövdeli, koyu gri ve kahverengi derili bir memeli. 4 ton ağırlığa varanları vardır. Hem karada hem suda yaşar. Suya dalarken burun deliklerini kapatır. Bitkiyle beslenir. Ömrü: 40 yıl kadar. Çeşitleri: İki türü kalmıştır. Su aygırı (Hippopotamus amphibius), cüce su aygırı (Choeropsis liberiensis). Afrika’nın göl ve nehirlerinde yaşayan, çiftparmaklılar takımından, geviş getirmeyen iri gövdeli otçul bir memeli. Fıçıya benzer hantal vücûdunda bacaklar kısa, kafası kocamandır. Ayakları dört parmaklıdır. Kulakları, gözleri gâyet küçük,…

Read More

Su

Alm. Wasser (n), Fr. Eau (f), İng. Water. Bir oksijen atomu ile iki hidrojen atomunun birleşmesinden meydana gelmiş, âdi sıcaklıkta berrak, saydam ve kokusuz bir sıvı. Dünyânın % 71’ini, tabiatta bulunan canlıların yapısının büyük bir kısmını su meydana getirir. Yediğimiz gıdâların başlıca bileşenleri de sudur. Meselâ, domatesin % 95’i, sütün % 87 ‘si ve etin ise % 60-70’i sudan ibârettir. Suyu meydana getiren elementlerin H/O hacim oranları 2/1, ağırlık oranları ise 1/8’dir. Kimyâsal formülü H2O’dur. 1781’de Carendish, hidrojeni yakarak su elde etmiştir. Bunun üzerine suyun bir element olmadığı anlaşılmıştır. Suyun…

Read More

Stronsiyum

Alm. Strontium (n), Fr. Strontium (m), İng. Strontium. Toprak alkali metaller sınıfından kimyâsal bir element. Sr sembolüyle gösterilen, gümüş parlaklığında bir metaldir. Özellikleri: Periyodik cetvelde 2A grubunda bulunur. Atom numarası 38, atom ağırlığı 87,62 ve yoğunluğu 2.6 g/cm3 tür. Stronsiyum 769°C’de erir, 1384°C’de kaynar. Kararlı izotoplarının kütle numaraları 84, 86, 87, 88 ve 90’dır. Oksidasyon sayısı 2+’dır. Havada bırakılan stronsiyum bir süre sonra oksijenle yanma reaksiyonu verir. Bu yüzden gazyağı içinde saklanır. Bulunuşu: Tabiatta bol bulunmayan stronsiyumun en önemli mineralleri sölestın (SrSO4) ve stronsiyanit (SrCO3)tir. Elde edilişi: İlk defâ 1808…

Read More

Striktin

Alm. Strychnin (n), Fr. Strychnine (f), İng. Strychnine. Organik hücreleri bozarak harâb eden zehirli bir alkoloid. Az miktarda kullanıldığında tıpta ilâç olarak istifâde edilir. Striknin Hindistan’da yetişen nux vomica ağacının tohumlarından, ignatius bergius tohumlarından ve striknos türü ağaçlar, çalılar ve sarmaşıklardan elde edilir. Striknin, teknik olarak gelişmemiş topluluklarda, okların ucuna sürülmek sûretiyle avlanma ve düşmana karşı müdâfaa maksadıyla kullanılır. Tıp ve veteriner hekimliğinde 1-2 mg dozlar hâlinde uyarıcı olarak kullanılmaktadır. 5-10 mg kadar kullanılması hâlinde omirilikte tahriş yapar. 30 mg doz kat’î ölüme yeter miktardır. Striknin ağızdan veya enfeksiyon yoluyla…

Read More

Stres

Alm. Stress (m), Fr. Stress (m), İng. Stress. Vücudun bâzı işleyiş ve sistemlerinde bir denge ve ahenk bozukluğu neticesinde, meydana gelen davranışlar ve biokimyevî değişikliklerle ilgili bir reaksiyon, bir tepki. Stresin sayılamayacak kadar çok sebebi vardır. Fizikî uyaranlardan (gürültü, nem, sıcak, soğuk, üzüntü, huzursuzluk, iş hayâtında başarısızlık, monoton hayat vs.) meydana gelebelir. Birbirinden farklı özelliklere hâiz olan bu uyarıcılar, organizmada genellikle aynı biokimyevî değişikliğe yol açmaktadır. Fakat, aynı uyaran karşısında herkesin tepkisi aynı olmamaktadır. Zîra, her insanın kişiliği, bünyesi, karekteri ve görüşleri farklıdır. Aynı hâdiseye mâruz kalan iki kişide meydana…

Read More

Streptomisin

Alm. Streptomyzin (n), Fr. Stremtomycine (f), İng. Streptomycin. Streptomyces griseus adlı mantardan elde edilen, aminoglikozitler grubundan olan, birçok mikroorganizmaya tesirli olan bir antibiyotik. Streptomycin bakterilerin protein yapımını bozarak, tesirli olmaktadır. Bu işlemi yaparken, (+) katyonik gruplar, bakteri hücresinin zarındaki (–) anyonik gruplarla birleşerek bakteri zarını hasara uğratır. Streptomisin, bakterinin enerji teşekkülünü de bozar. Streptomisinin bulunmasıyla, verem tedâvisinde büyük bir çığır açılmış ve verem yenilmez bir hastalık olma sıfatını kaybetmiştir. Streptomisinin bâzı zararlı yan tesirlerinin tespit edilmesine rağmen, bugün dahi verem tedâvisindeki önemini muhâfaza etmektedir. Streptomisin, zatürre, zatülcenp, kardit gibi enfeksiyon…

Read More

Strateji

Alm. Strategie, Fr. Stratégie, İng. Strategy. Bir milletin veya milletlerin savunmasında askerî, siyâsî, ekonomik ve manevî güçleri bir arada kullanma ve düzenleme sanatı. Strateji, kelimesi strategos kökünden gelmekte olup, eski Yunancada “Generalin Sanatı” anlamına gelir. Stratejinin çeşitli zamanlarda muhtelif târifleri yapılmıştır: 1831’de Clawewitc, “Harbi kazanmak için muhârebeleri kullanma sanatıdır.” Moltke, “Bir çâre bulma, en zor şartlar altında icraatta bulunma sanatıdır.” Baufre, “Anlaşmazlıkların halli için kuvvete başvuran iki hasmın diyalektiğidir.” diye târif etmişlerdir. Târiflerin yapıldığı devrelerde, milletlerarası mücâdele vâsıtalarının kullanılırlık derecesine tâbi olarak stratejinin değiştiği görülür. Harp, 1950’lere kadar sâdece bir…

Read More

Stetoskop

Alm. Hörrohr, Stethoskop (n), Fr. Stéthoscope (m), İng. Stethoscope. Solunum, dolaşım ve sindirim sistemlerinin durumlarını akustik yolla incelemeye yarayan tıbbî âlet. Stetoskop ilk olarak 1816 senesinde RTH Laennec tarafından içi boş tahta silindir biçiminde yapılmıştır. Bugünkü şeklini 1850 senesinde almıştır. Vücut iç organlarından gelen sesler, sistemin normal çalışıp çalışmadığına işâret eder. Meselâ kalpten gelen sesler 60 ile 500 Hz arasında değişir. Kalbin genişlediği anda üst tarafından gelen 60 Hz. altındaki karışık sesler, kalp kapakçıklarında arıza olduğunu gösterir. 1400 Hz civârında hışırtılı duyulan ses ise ciğerlerde bir rahatsızlık olduğuna işâret eder.…

Read More

Sterilizasyon

Alm. Entkeimung (f), Fr. Stérilisation (f), İng. Sterilization. Mikroorganizmalara uygulanan, bakteri ve mantar sporları da dâhil olmak üzere her türlü canlı mikroorganizmaları tahrip eden ve virüsleri tesirsiz hâle getiren fizikî veya kimyevî her türlü işlemler. Sterilizasyon fizikî ve kimyevî usûllerle yapılır. Kullanılan kimyevî maddelerden ancak birkaçı gerçek sterilizasyon yapıcıdır. Fizikî usûller olarak: Isı, iyonize eden ışınlar ve filtrasyon kullanılır. Filtrasyon; bakterilerin mantarlar ve bunların sporlarının bulunmadığı steril (mikropsuz) çözeltiler elde etmek için sık sık kullanılan bir sterilizasyon usûlüdür. Yıllar boyunca yapılan deneyler, bulunan sterilizasyon usûlleri arasında en etkilisinin ısı, özellikle…

Read More

Stephenson, George

Demiryolunu bulan ve kuran kâşif. 9 Haziran 1781 günü İngiltere’nin Wylam kasabasında dünyâya geldi. Gençliği fakirlik içinde geçti. Saat tamiratıyla uğraşıyor ve çok az bir gelirle geçiniyordu. 1812 senesinde başka yere göç ederek makine îmâl eden bir atölyede düşük bir ücretle çalışmaya başladı. Burada mâdenci emniyet lâmbasını yaptı. Bu lâmbayı sonradan yaparak patent kredisi alan Humphry Davy’nin bu tutumu münâkaşalara sebep oldu. Stephenson’daki bulucu kâbiliyeti sezen firmalar para yatırımı yaparak yürüyen makinalar yapması için teşvik ettiler. 1822 senesinde Stackton ve Darlignton arasında demiryolu yapılmasında ve hayvanla çekilen araba yerine buharlı…

Read More

Stenografi

Alm. Stenographie, Kurzschrift (f), Fr. Sténographie (f), İng. Stenograph. Alfabenin harfleri, noktalama işâretleri, kelimeleri yerine semboller ve kısaltmalar kullanan çabuk yazma sistemi. Yazılar yakın, küçük ve dar yazıldığı için bu adı almıştır. Stenografi, meclis oturumlarında, mahkeme duruşmalarında, iş görüşmelerinde oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Stenografinin ilk kullanılmasının Romalılar zamânında olduğu sanılmaktadır. Cicero’nun senetodaki konuşmalarının Marcus Tullius Tiro tarafından bulunan nota ve kısa yazma usûlüyle kaydedildiği söylenmektedir. Modern stenografinin doğuş yeri İngiltere’dir. İsaac Pitman 1837 senesinde fonetik sistemi geliştirdi. Fonetik işâretin bir yazılış şekli vardır. 1888 senesinde John Robert Gregg tarafından…

Read More

Steinbeck, John Ernst

Nobel Edebiyat Mükâfâtı sâhibi Amerikalı yazar. 27 Şubat 1902’de California’da doğdu. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen âilelere mensuptur. Stanford Üniversitesinde okudu. Birçok işte çalıştı. Gazeteciliği denedi. Daha sonra yazarlığa başladı ve yazarlıkla geçimini sağladı. Steinbeck’in romanlarında gerçek ve düş ekseri çakışır. Olaylar, insanların geçimini topraktan sağladığı bölgelerde, kıtlık, iç piyasa şartları ve insan aç gözlülüğünün hayâtî bağı yıktığı istisnâî zamanlarda, köy ve çiftlik gibi yerlerde geçer. Bu durumların doğurduğu meseleleri ele alırken bâzan lirik, bâzan sosyolojik davranır, bâzan da hissidir. Sembolizmin etkisinde kalmıştır. Şiire yakın bir üslûbu vardır. İlk…

Read More

Stearik Asit

Alm. Talgsäure (f), Fr. Acide (m), Stéarique, İng. Stearic acid. CH3 (CH2)16 COOH formülüyle gösterilen doymuş bir yağ asidi. Çoğu hayvan ve bitkiden elde edilen katı-sıvı yağlarda, ekseriya gliserid stearin şeklinde bulunur. Stearik asit ve bileşikleri, özellikle tuzları(stearatları) ticârî önemi hâizdirler. Uzun zincirli alkol esterleri, mum olarak bilinmektedir. Diğer monohidrik ve polihidrik alkollerin esterleri, vernik îmâlinde ve iyonik olmayan yüzey aktif maddelerin üretiminde kullanılmaktadır. Alkali metal tuzları suda çözünebilir. Bunlar oleatlar ve palmitatlar gibi, tuvalet ve çamaşır sabunlarının esas maddeleridir. Metalik stearatlar petrol gres yağlarının terkibinde bulunmaktadır. Çinko setearatlar kozmetikte,…

Read More

Statik

Alm. Statik (f), Fr. Statique (f), İng. Statics. Cisimlerin dengesini ve kuvvetlerin cisimler üzerindeki tesirlerini inceleyen mekanik dalı. Duran bir cismin dengede olduğu kabul edilir. Bir cismin hareketini, üzerine tesir eden kuvvetler belirler. Mekanik; kuvvet, cisim ve hareketle ilgilenir. Statik ise çeşitli cisim sistemlerinde ortaya çıkan kuvvet ve kuvvet sistemleriyle dengedeki bir cisme tesir eden kuvvetleri inceler. Mîmarlık, mühendislik ve fizik sahasında karşılaşılan önemli bir problem; binâ, baraj, köprü, vinç gibi duran sistemlere tesir eden kuvvetlerin tanınması ve incelenmesidir. Bu gibi sistemler kuvvet tesiri altında bile ebatlarını muhâfaza ederler, değişmezler…

Read More

Stanley, Henry Morton

Afrika’nın bilinmeyen yerlerini araştırmak üzere, birçok inceleme gezisi yapan ve Kongo’nun kuruluşunda rolü olan İngiliz kâşif. 28 Ocak 1841 günü İngiltere’nin Denbigh kasabasında evlilik dışı dünyâya geldi. Babası John Rowland’dır. Stanley, annesinden uzak ve horlanarak büyüdü. Daha küçük yaşta çalışmaya verildi. Burada St. Asaph isimli din adamı tarafından yetiştirilmeye başlandı. Annesinin ahlâk dışı durumu yüzünden devamlı ayıplanan Stanley, baskıya dayanamayınca 1858 senesinde 16 yaşındayken gemiyle New Orleans’a kaçtı. Stanley’e, Amerika’da Rowlandlar sâhip çıktı. Amerikan sivil savaşında asker olarak orduya katıldı. Ticâret gemilerinde çalışmaya başlayınca, muhâbirlik de yaptı. Birçok memleketi görme…

Read More

Stalin, Joseph Vissarinovich

Sovyetler Birliğinin Komünist Parti Başkanlığı ve Başbakanlığını yapan Sovyet devlet adamı. Bir çeyrek asır, Sovyetler Birliğini diktatörce yönetmiş ve onu dünyânın başlıca güçlerinden biri hâline getirmiştir. Dünyâ târihinin son derece kavgacı, karmaşık ve kuvvetli simâlarından biridir. Ölünceye kadar, Rus milletini ve özellikle Rusya’daki Müslümanları işkence altında inletti. Yirmi sekiz sene içinde 50 milyonun üzerinde insanın canına kıydı. Çok azı, Lenin; gerisi, Stalin zamânında olmak üzere Türkistan’da 14.000 câmi ve mescit, Kafkasya ve Kırım’da 8000, Tataristan’da ve Baş Kürdistan’da 4000 câmi-mescit yıkıldı ve tahrip edildi. Müslüman din âlimleri olarak katledilenlerin miktarı…

Read More

Stagflasyon

İng. Stagflation, Fr. Stagflation, Alm. Stagflation. Enflâsyon ile işsizliğin bir arada görüldüğü ekonomik bunalım. Durgunluk içinde enflasyon veya enflasyon + işsizlik diye Türkçeye çevrilmeye çalışılan stagflasyon, İngilizcedeki durgunluk “stagnation” kelimesinin baş tarafı ile yine aynı dildeki inflation kelimesinin son tarafının stagflation olarak birleştirilmesiyle türetilmiş bir kavramdır. Çağımızın iktisâdî bunalımı olarak nitelenebilen stagflasyon; işsizliğin, yetersiz bir ekonomik büyümenin, kullanılamayan üretim kapasitelerinin, yaygın ve sürekli fiyat artışları ile bir arada görüldüğü bir ekonomik rahatsızlık olarak tanımlanabilir. Enflasyon olarak bilinen iktisâdî bunalım gibi, stagflasyonu açıklamaya çalışan birçok teoriler ve yaklaşımlar vardır. Bunlar stagflasyon…

Read More

Sri Lanka (Seylan)

DEVLETİN ADI Sri Lanka Demokratik Sosyalist Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ Kolombo NÜFÛSU 17.540.000 YÜZÖLÇÜMÜ  65.610 km2 RESMÎ DİLİ Sinhala, (Tamil, İngilizce) DİNİ Budizm, Hinduizm, İslâm, Hıristiyanlık PARA BİRİMİ  Rupee Hint Okyanusunda, Hindistan’ın güneydoğu ucundan yaklaşık 35 km uzakta, 5° 55’-9°50’ kuzey enlemleri ve 79° 42’-81°53’ doğu boylamları arasında yer alan, armudî bir şekle sahip, dünyânın en güzel tabiat manzaralarının bulunduğu yemyeşil bir çay adası olan ülke. Târihi Sri Lanka, Doğu Afrika ve Güney Asya arasında, okyanus yolunun üzerinde bulunduğu için tüccarların tabiî bir uğrak yeri olmuştur. Ülkenin târihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar…

Read More

Spor

Alm. Sport (m), Fr. Sport (m), İng. Sport. İnsanların ferdî veya toplu olarak fizikî, rûhî ve düşünme kâbiliyetini kendine ve bir rakibine karşı, önceden belirlenmiş bir düzen içinde başarı kazanmaya yönelik ve mücâdele heyecanını yaşamak için yaptığı beden hareketlerinin bütününe verilen genel isim. Futbol, hentbol, voleybol, binicilik, kayak, avcılık, denizcilik, güreş, atletizm, basketbol gibi branşlar sporun çeşitli kollarıdır. Sporu zevk için yapanlara amatör sporcu, meslek hâline getirip, bundan para kazananlara ise profesyonel sporcu denir. Spor yönetmeliklerine göre amatör ve profesyonel sporcuların gösterileri ve faaliyetleri birbirinden ayrılmıştır. Spor aynı zamanda geniş…

Read More

Sperma

Alm. Same (-n) (m), Samenflüssiakeitf, Speran, Fr. Sperma (m), İng. (tıp) Semen, (Biol) sperm. Spermatozoid denilen üreme hücrelerini ve genital bezlerin salgılarını ihtivâ eden, erkek cinsiyet organınca üretilen madde. Normalde insan spermi kirli beyaz renkte, yapışkan, ejekülasyonun hemen akabinde jel kıvamında olan, dış ortamda kaldığında 9-11 dakika içinde sulu hâl alan bir maddedir. Normalde hacmi 4-10 cc kadardır. pH’sı alkalidir. Spermayı; erbezi, prostat, cowper, mery, littre bezlerinin salgıları ve sperm kesecikleri sıvısı ortaklaşa meydana getirir. Yapımına hipofiz ve diğer hormonlar, beslenme bozuklukları, radyoaktivite, ateşli hastalıklar, alkol alımı tesir eder. Üreme…

Read More