Alm. Spektroskopie (f), Fr. Spectroscopie (f), İng. Spectroscopy. Bir bütünü meydana getiren maddeleri ayırma, ortaya çıkarma. Fizikte yaygın mânâsı, bir ışımada meydana gelen dalgaların boylarını aramadır. Herhangi bir madde tarafından yayılan ışımanın spektroskopisini yaparak, bu maddede hangi elementlerin bulunduğunu aramaya Tayf analizi=Spektral analiz denir. Beyaz ışık bir yarıktan geçirildikten sonra, bir cam prizmadan geçirilince, karşısındaki ekranda parlak renkler dizilir. Bu renkli şeride tayf (spektrum) denir. Beyaz ışığın sepktrumunda sırası ile şu renkler dizilir; mor, lacivert, mavi, yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı. Her rengin dalga boyu başka olup, bunların dalga boyları…
Read MoreKategori: 18. Cilt
Spekülasyon
Alm. Spekulation (f), Fr. Spéculation (f), İng. Speculation. Piyasada gerçekleşmesi muhtemel görülen fiyat değişikliklerinden faydalanmak gâyesiyle yapılan muâmele. Spekülatif işlemler başlıca fiyatların artacağı beklentisine dayanır. Bu gâyeyle fiyat yükselmesi neticesi, değerini koruyan menkul ve gayrimenkul malların fiyat yükseldiğinde satımı yoluna gidilir. Spekülasyonun neticesi meydana gelen kâr ve zararlar, fiyat değişmeleri konusundaki tahminin isâbet derecesine bağlıdır. Bu kâr ve zararların piyasa ekonomisinde teşvik edici bir unsur olduğu ve piyasanın dengeye gelmesine (kıtlık hâlinin giderilmesine) yardımcı olduğu ileri sürülmüştür.
Read MoreSökmen Bey – II
Ahlatşâhlar da denilen Sökmenliler Devleti hükümdârı. Babası İbrâhim Beydir. Amcası Ahmed’in devlet idâresinde yetersizliği sebebiyle tahttan indirilmesi üzerine 1128’de başa geçti. Ahlatşâhlar Beyliği, çocukluk dönemi hâriç, İkinci Sökmen Bey zamânında en iyi devresini yaşadı. İkinci Sökmen bir ara Sasunlulara esir düştü ise de Artuklu Beyi Timurtaş’ın yardımıyla esâretten kurtuldu. Musul Atabegi İmâdeddîn Zengi’nin ölümünden sonra, İkinci Sökmen, ona âit olan Hızan ve Mâden’i ele geçirdi. Bu sırada Artuklu Beyi Kara Arslan, Malazgirt ve Tûtab şehirlerini Ahlatşâhlardan aldı. Artuklulardan Necmeddîn Alp’in aracı olmasıyla, Kara Arslan ele geçirdiği yerleri geri verdi. 1161…
Read MoreSöğüt
Alm. Weide (f), Fr. Saule (m), İng. Willow. Familyası: Söğütgiller (Salicaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Batı, Kuzey, Güney Anadolu ve Karadeniz. Nisan-mayıs aylarında, yeşilimsi renkli çiçekler açan dört ile yirmi metre yüksekliğinde iki evcikli bir ağaç. Rutubetli yerleri sevdiğinden, dere ve su kenarlarında daha çok yetişir. Kökleri sathidir. Şah ve filizden iyi büyür, âzamî 100 sene yaşar. Söğüt gövdeleri silindirik grimsi renklerdedir. Uzunluğuna çatlaklı kabukları vardır. Yapraklar kısa saplı, uzunca, mızrak şeklinde, ince dişli, kenarlı ve sivri uçludur. Erkek ve dişi çiçekler, tırtıl adı verilen çiçek durumları meydana getirir. Meyveleri…
Read MoreSoykırım
Alm. Rassenmord völkarmord, Fr. Génocide, İng. Genocide. Aynı milletten, soydan, ırktan ve dinden olan insanlardan meydana gelen bir topluluğu plânlı bir şekilde yok etme, ortadan kaldırma. İlk insan ve ilk peygamber Âdem aleyhisselâmla hazret-i Havvâ’nın neslinden çoğalan insanlar yer yüzünün çeşitli bölgelerinde yerleştiler. Allahü teâlâ insanlara kendi emir ve yasaklarını bildirmek üzere peygamberler gönderdi. İnsanlar peygamberlerin bildirdiklerine uydukları müddetçe huzur ve seâdet içinde yaşadılar. Peygamberlerin gösterdiği doğru yoldan ayrıldıkları zaman da felâketlere sürüklendiler. Zaman içerisinde, siyâsî, sosyal ve ekonomik bakımdan güçlü olan topluluklar, milletler ve devletler güçsüz ve zayıf olanları…
Read MoreSoyadı
Alm. Familienname (f), Fr. Nom (m) de famille, İng. Family name. Bir kimsenin asıl adından sonra gelen ve ortak soyunu belirten kânunen mecbur âile ismi. İlk insan ve ilk peygamber hazret-i Âdem’den îtibâren, insan nüfûsu arttıkça aynı ismi taşıyan insanların sayısı da fazlalaşmıştır. Benzer veya aynı ismi taşıyan kişileri birbirinden ayırmak için, lakap ve ünvanlar kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca, bir âilenin soyunu sopunu belirtmek, diğer âilelerden ayrılabilmesi için “Soyunun ismini, şeceresini” tanımak, bilmek lâzımdır. Bu bakımdan Osmanlılar zamânında, Trakya ve Anadolu’da her âilenin bir lakabı vardı. Ona göre âileler anılır diğer…
Read MoreSoya Fasulyesi
Alm. Sojabohne (f), Fr. Soja (m), İng. Soybean, soya-bean. Familyası: Baklagiller (Leguminosae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara ve Doğu Karadeniz Bölgesinde ekimi yapılmaktadır. 1-1,5 m boyunda, kısmen sarılıcı, dallanmış, bir yıllık, Çin ve Japonya’da geniş ölçüde zirâati yapılan, besin değeri bakımından hayli önemi olan bir bitki. Bitkinin yaprakları üç yaprakçıklı, yaprakçıklar oval şekilli ve sivri uçludur. Çiçekler sarımsı veya menekşe renklidir. Meyveleri biraz kıvrık, tüylü ve 2-5 tohumludur. Tohumlar küre şeklinde, beyaz renkli olup, bir yanında siyah bir leke vardır. Soya fasulyesinin tarımı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve şeker fabrikalarının…
Read MoreSoy Gazlar
Alm. Edelgase, Fr. Gaz nables, İng. Noble gases. Periyodik tablonun VIII A grubunu meydana getiren altı kimyâsal element. Asal veya necib gazlar olarak da bilinirler. Bunlar helyum (He), neon (Ne), argon (Ar), kripton (Kr), ksenon (Xe) ve radon (Rn) dur. Soy gazların hepsi atmosferde bulunur ve atom numaraları arttıkça bollukları azalır. Helyum, hidrojenden sonra dünyâda en çok bulunan elementtir. Helyum ve radon dışındaki soy gazlar başlıca, sıvı havanın fraksiyonlu damıtılması yoluyla elde edilir. Soy gazlar normal şartlarda renksiz, kokusuz ve yanmayan gazlardır. Atomları çok kararlı bir elektron yapısına sahip olduğundan…
Read MoreSosyalizm
Alm. Sozialismus (m), Fr. Socialisme (m), İng. Socialism. Özel mülkiyeti reddeden, kollektif mülkiyeti tercih eden, liberalizmin kişiye önem veren yaklaşımını kabul etmeyen ve genel olarak iktisâdî tarafı ağır basan bir sistem. Esâsen sosyalizm, kapitalizme bir antitez olarak gelişmiştir. Sosyalizmi târihin ilk çağlarına kadar götürmek mümkündür. Ferdiyetçiliği reddeden Yunanlı filozof Eflâtun (Bkz. Eflâtun) bir tür aristokratik sosyalizmi savunmuştur. Bunun sosyalizmi toplumun belirli bir kesimini ilgilendirmektedir. Bu bakımdan toplumun tamâmına yayılma eğilimi göstermemiştir. On dokuzuncu yüzyıla gelindiğinde sosyalizmin; ütopik (hayalci), demokrasiyle bütünleşen ve ilmî bir karekter verilmek istenen tiplerinin ortaya çıktığı görülmektedir.…
Read MoreSosyal Güvenlik Kuruluşları
Alm. Sozialversicherungswesen (n), Fr. Assurances (f. pl.), sociales, İng. Social insurances. Her ülkenin çalışan vatandaşlarının sosyal güvenliklerini sağlayan, memleketin sosyal yapısına, mâlî, iktisâdî gücüne uygun olarak kurulan müesseseler. Bugün memleketimizde bu gâyelerle kurulmuş, üyelerinin çalışma şartları ve çalışma yerleri îtibâriyle görev alanları kânunla tespit edilmiş, üyelikleri mecburî T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar (Bağ-Kur) Kurumu bulunmaktadır. T.C. Emekli Sandığı: T.C. Emekli Sandığı 1.1.1950 târihinde yürürlüğe giren, 8.6.1949 târih, 5434 sayılı kânunla kurulmuştur. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kânunu yürürlüğe girdiği târihten…
Read MoreSosyal Demokrat Halkçı Parti
Cumhûriyet devri siyâsî partilerinden. 12 Eylül 1980 harekâtından sonra siyâsî faâliyetlere son verilip partiler kapatıldı. Üç senelik bir aradan sonra siyâsî faâliyetlere müsâade edilince, ortanın solunda yer alan Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) ve Halkçı Partinin (HP) birleşmesiyle 3 Kasım 1985’te kuruldu. Yapılan anlaşma uyarınca parti genel başkanlığına SODEP Başkanı Aydın Güven Gürkan; 1 Haziran 1986’da yapılan ilk genel kongrede de genel başkanlığa Erdal İnönü seçildi. Bu yıl içinde dört genel sekreter değiştirildi. Sırasıyla Cahit Angın, Mustafa Timisi, Barış Can ve Fikri Sağlar genel sekreter oldu. Genel Başkan Erdal İnönü, 1986’da…
Read MoreSosis
Alm. Würstchen (n), Fr. Saucisse (f), İng. Sausage. Etin kıyılarak baharat katılması, bilâhare koyun ince barsağı veya sentetik kılıflara doldurulmasıyla elde edilen bir çeşit yiyecek. Pişirme hâriç diğer işlemler salamda olduğu gibidir. Çiğ ve pişmiş olarak îmâl edilir. (Bkz. Salam)
Read MoreSorguç
Alm. Federbusch (m), Aigrette (f), Haube (f), Fr. Panache (m), aigrette (f), plumet (m), İng. Crest, aigrette; plume. Bâzı kuşların başlarında bulunan uzun tüylere verilen ad. Serpuşların ön tarafına takılan tüy ve mücevher süs. İnsanlar yüzyıllardan beri, belirli süsler kullanmışlar, diğerlerinden ayrılmada bunlardan istifâde etmişlerdir. Erkeklerin kullandıkları süsler ekseriya asâleti belirtici, kudreti arttırıcı, kadınlarda ise onun zarâfet ve yumuşaklığını belirtecek nitelikte olmuştur. Değişik bölgelerde çeşitli kültürler arasında yetişmiş insanlar, başlarına kudret ve yiğitliğin, kahramanlığın sembolü olarak hayvan tüyleri takmışlardır. Bunlar rastgele olmayıp belli usul ve kâidelerden sonra takılmıştır. Türk kültür…
Read MoreSoreks
Alm. Spitzmaus, Fr. Musaraigne, İng. Sherw. Familyası: Soreksgiller (Soricidae). Yaşadığı yerler: Orman ve su kenarlarında ağaç kovuklarında, inlerde ve eski duvar deliklerinde. Özellikleri: Sıçanımsı görünüşlü, yumuşak tüylü olup ağızları hortum gibi uzamıştır. Kuyruk diplerinde koku bezleri bulunur. Küçük hayvanlarla beslenir. Ömrü: 1,5 yıl kadardır. Çeşitleri: Yüzlerce türü mevcut olup 34 türü bilinmektedir. Orman soreksi (Sorex araneus), küçük soreks (S.minutus), ak-kuyruklu soreks (Pachura etrusca) meşhurlarıdır. Soreksgiller âilesinden olan böcekçil türlerin çoğuna verilen genel ad. Dünyânın en küçük memelileri, soreks âilesinin bireyleri arasından çıkar. Sıçanımsı görünüşleri olmakla berâber, fâreler gibi kemirici değildir.…
Read MoreSomali
DEVLETİN ADI Somali Demokratik Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ Mogadishu NÜFÛSU 7.872.000 YÜZÖLÇÜMÜ 640.000 km2 RESMÎ DİLİ Somalice, İngilizce, İtalyanca, Arapça DÎNİ İslâm PARA BİRİMİ Somali şilini Kuzeydoğu Afrika’da 11° 59’ kuzey 1° 39’ güney enlemleri ve 41°-51° 24’ doğu boylamları arasında yer alan, kuzeybatıdan Dijibouti, kuzeyden Aden Körfezi, doğudan Hint Okyanusu, güneybatıdan Kenya ve batıdan Etiyopya ile çevrili bağımsız bir devlet. Târihi Ülke, önceleri “Baharat Ülkesi” olarak biliniyordu. Bölgeye ilk olarak 750 yılında Galyalıların geldiği tahmin edilmektedir. Onuncu yüzyılda, Müslüman Arap orduları İslâmiyeti yaymak için bu ülkeye de gittiler. Ülkeye yerleşen Müslümanlar…
Read MoreSom Balığı
Alm. Salm, Fr. Saumon (m), İng. Salmon. Familyası: Alabalıkgiller (Salmonidae). Yaşadığı yerler: Tatlı su ve denizlerde. Özellikleri: Göçmendir. Yumurtlamak için ilkbaharda nehirlerin içlerine giderler. 3-5 metre yükseklikteki çağlayanları sıçrayarak aşarlar. Çeşitleri: Atlantik somu, kral somu, kırmızı som, pembe som, gümüş som, köpek som, demirkafa somu meşhurlarıdır. Alabalıkgillerden birçok türü olan bir balık. Hem denizde, hem de tatlı sularda yaşar. En çok Kuzey Yarımkürenin ılıman denizlerinde bulunur. Atlantik ve Büyük Okyanusta büyük sürüler meydana getirirler. Yırtıcı, çevik ve oburdurlar. Balık yiyerek beslenirler. Vücudu iğ şeklinde uzamış ve yandan hafif basıktır. Karakteristik…
Read MoreSolungaç
Alm. Kiemen, Fr. Branchie, İng. Gill. Su hayvanlarının solunum organı. Suda erimiş oksijenin kana alınmasını ve kandaki karbondioksitin atılmasını sağlıyacak yapıdadır. Solunum yüzeyinin kıvrılması ve dallanması ile meydana gelirler. Solungaç solunumu, sürekli suda yaşıyan omurgasız hayvanlarda, balıklar ve kurbağa larvalarında görülür. Amfiyoksüsta barsağın ön kısmı genişlemiş ve birçok yarıkla delinerek “solungaç sepeti” denilen kan damarlarıyla zengin özel bir organ hâlini almıştır. Balıklarda solungaçlar, önden ağız, yanlardan dışarıyla bağlantısı olan bir boşlukta (solungaç boşluğu) yer almıştır. Kemikli balıklarda solungaçlar dört çift olup, “operkül” denen solungaç kapaklarıyla örtülüdür. Solunum suyu ağızdan alınıp,…
Read MoreSolucanotu
Alm. Pelargonie (f), Fr. Pélargonium (m), İng. Pelargonium. Familyası: Turnagagasıgiller (Geraniaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Güney, Orta ve Doğu Anadolu. 14-40 cm boylarında, haziran-temmuz aylarında morumsu-pembe renkli çiçekler açan çok yıllık otsu bir bitki. Toprak altı kısmı etlidir. Taban yaprakları kalp şeklindedir. Çiçek durumu 5-10 çiçeklidir. Çanak yaprakları beş parçalı, kırmızımtrak renklidir. Meyveleri gaga şeklindedir. Kullanıldığı yerler: Bitki, uçucu yağ, tanen ve şekerler taşır. Çiçekleri veya bitkinin toprak üstü kısımları çay hâlinde içilerek halk arasında solucan düşürücü olarak kullanılır. Bilhassa barsak parazitlerine karşı etkili olup, tehlikesizce kullanılabilmektedir.
Read MoreSolucan
Alm. Ragenwurn (m), Fr. Lombrics, ver de terre (m), İng. Earthworm. Familyası: Topraksolucanıgiller (Lumbriculidae). Yaşadığı yerler: Az nemli topraklarda açtığı tünellerde. Özellikleri: Silindirik vücudu, birçok halkadan meydana gelir. Toprakta çürümüş maddelerle beslenir. Ömrü: 2-6 yıl kadar. Çeşitleri: İki bin kadar türü vardır. Tarla ve bahçe topraklarında yaşayan, Kıllıayaklılar (Chaetopoda) sınıfının Topraksolucanıgiller familyasından halkalı bir kurt. Boyu 25-30 cm kadardır. Çoğunlukla rengi kırmızımtraktır. Baş tarafı sivri, kuyruk tarafı daha küttür. 120 kadar dairevî halkadan meydana gelir. Alt kısımda, her halkada sürünmesine yardım eden dört çift kitinli kıl bulunur. Derisi ince bir…
Read MoreSolon
M.Ö. 640-559’da yaşadığı tahmin edilen, Atinalı devlet adamı ve şâir. Yaptığı reformlarla Atina demokrasisinin temelini attığı kabul edilir. Orta halli bir âileden gelenSolon, önceleri ticâretle uğraştı. Bu sırada pekçok ülkeyi gezdi. M.Ö. 612’de Attike’ye yerleşen Solon, Salamis’in zaptı ile netîcelenen savaşa iştirak etti. Attike’de büyük karışıklıklara yolaçan tarım krizi sebebiyle idârede görev aldı (594). Çiftçi borçlarının ve şahsî hürriyetin ipotek için kısıtlanmasını kaldırdı. Yaptığı diğer reformlarla ticâret ve sanâyinin gelişmesini kolaylaştırdı. Ağırlık ve diğer ölçüleri standartlaştırdı. Zeytinyağından başka zirâî ürünlerin ihrâç edilmesini önledi. Asillerin etkisini azaltmak için vatandaşlığı dört sınıf…
Read MoreSolomon Adaları
DEVLETİN ADI Solomon Adaları BAŞŞEHRİ Honiara NÜFÛSU 339.000 YÜZÖLÇÜMÜ 28.500 km2 RESMÎ DİLİ İngilizce, Pidgin İngilizcesi DÎNİ Hıristiyan PARA BİRİMİ Dolar Güneybatı Pasifik Okyanusu, Avustralya ve Yeni Gine’nin doğusundaki Malezya Takım Adalarının ortasında yer alan adalardan teşekkül etmiş bağımsız bir ülke. Târihi Solomon Adaları ilk olarak 1568 yılında, Perulular tarafından bulundu. 1890 yıllarında ise İngilizler, adaları ellerine geçirdi. İngiltere’nin himâyesi altına girene kadar, çeşitli Avrupa milletlerinin istilâsına uğradı. Birinci Dünyâ Harbinden sonra, Avustralya bu adaları mandası altına aldı. İkinci Dünyâ Harbi esnâsında adalar, şiddetli muhârebelere sahne oldu. 1942’de Japonlar tarafından…
Read MoreSolaklık
Alm. Linkischkeit (f), Fr. Gaucherie (f), İng. Left-handedness. Sağ el yerine, sol eli kullanma alışkanlığına verilen ad. İki elini aynı derecede ustalıkla kullanabilen şahısların miktarı oldukça azdır. İnsanların birçoğu, çoğu işlerinde sağ, bâzı işlerinde de sol ellerini kullanmayı tercih ederler. Genellikle sol elini kullananlarsa, her toplumda mevcut olup, sayıları azdır. İşte bu kişilere “solak” ismi verilir. Birçok işte devamlı olarak aynı elin kullanılması insanlara mahsus bir davranıştır. Solaklığın sebepleri husûsunda çeşitli görüşler ileri sürülmüş, fakat kesin sebebi bulunamamıştır. İrsiyetle geçtiğine inanılmaktadır. Beyindeki konuşma merkezi, sağ elini kullananlarda sol beyin yarımküresindedir.…
Read MoreSokrates
Atinalı meşhur felsefeci. M.Ö. 470 ile 399 seneleri arasında yaşamıştır. Babası heykeltraş, annesi ebelik yapardı. Sokrates herhangi bir yazılı eser bırakmadığı ve hiç seyahat etmediği için, şahsiyeti ve ortaya koyduğu doktriniyle ilgili bilgiler Platon’un ve Xenophon’un eserlerinden alınmıştır. Platon ve Xenophon, Sokrates’ten yaklaşık olarak 45 yaş genç olup, Sokrates’in talebeleridir (Bkz. Eflâtun). Sokrates, Cpygr Pisagoros’dan talebesi denilecek şekilde etkilenmiştir. Aristo, Platon’un talebesidir. Sokrates, vücut olarak kısa boylu, tıknaz bir yapıya sâhip olmasına rağmen, iyi bir savaşçıydı. Nefsine hâkimiyeti ve demokrasiyi savunduğu için hapsedildiğinde kendisini kurtarmaya gelenlere adâletin verdiği karara uyacağını…
Read More