Soğutma

Alm. (Ab) kühlung (f), Fr. Réfrigération (f), refroidissement (m), İng. Refrigeration, cooiling. Isı kaybı veya sıcaklığı azaltmak. Soğutma kapasitesi birimi “ton soğutma”dır. Bir ton buzun 24 saat içinde ergiyip, 0°C’de su hâline gelmesi için çevresinden emdiği ısıya 1 ton soğutma denir. 1 ton soğutma, 3333 cal/saat değerine eşittir. Soğutmacılık, cisimlerden ısı alma tekniğidir. Soğutma deyince buzdolabı akla gelir. Gıdâların bozulmadan, uzun süre muhâfaza edilebilmesi için soğutulması gerekir. Gıdâ endüstrisinde büyük depolar, yüksek kapasiteli soğutma makinalarıyla teçhiz edilir. Endüstriyel tesislerde soğutma büyük ehemmiyet arz eder. Bir dizel jeneratörde motor soğutma suyunun…

Read More

Soğuk Füzyon

Alm. Kalte Fusion, Fr. fusion froide, İng. Cold fusion. Elektrokimyâsal bir pil içinde düşük basınç ve düşük sıcaklıkta gerçekleştiği ileri sürülen çekirdek kaynaşması reaksiyonu. Soğuk füzyon adı verilen çekirdek kaynaşması reaksiyonunu, ilk defâ Mart 1989’da İngiltere Southampton Üniversitesinden Martin Fleischmann ile ABD Utah Üniversitesinden Stanley Pons birlikte gerçekleştirdiklerini iddia ettiler. Çekirdek kaynaşması reaksiyonunun milyonlarca derece sıcaklıkta gerçekleştiği, bunun da ancak güneş merkezinde olabileceği biliniyordu. Bu iki bilim adamı ise, oda sıcaklığında basit bir elektroliz kabına lityum, çözünmüş döteryum oksit elektrolit çözeltisi doldurdu. Katot olarak palladyum metali, anot olarak da katot…

Read More

Soğdaklar

Amuderya ile Sirderya arasındaki Soğd bölgesinde yaşayan İran asıllı bir topluluk. Doğudan gelen Hunluların baskısı üzerine ülkelerini terk ederek batıya, Karadeniz’in kuzey taraflarına göç eden Soğdlular, Burada Kanpçu (Kangar) Devletini kurdular. Oğuz neslinden gelen hükümdârlar tarafından idâre edildiler. Sonradan bölgeye gelen Peçenek boylarının kültürlerinin tesirinde kaldılar. Onların giyinişlerini ve dillerini benimsediler. Makedonya Kralı İskender’in AsyaSeferi sırasında (M.Ö. 331) ortaya çıkan kavimler göçü sonunda, Soğdakların bir kısmı Türklerle kaynaşarak, Türkleşirken, bir kısmı da, Fars kültürünü benimsedi.

Read More

Soğan

Alm. Zwiebel (f), Fr. Olignon (m), İng. Onion. Familyası: Zambakgiller (Liliaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu’nun çoğu yerinde birçok türü tabiî olarak yayılış göstermekle berâber, kültür çeşitleri de her tarafta yetiştirilmektedir. Haziran-ağustos ayları arasında yeşilimsi veya pembemsi renkli çiçekler açan, 30-100 cm boylarında, çok yıllık otsu ve soğanlı bir bitki. Yapraklar boru şeklinde, içi boş, mavimsi-yeşil renklidir. Çiçekler küre şeklindeki başlarda şemsiye durumunda toplanmışlardır. Tohumları siyah renkli, köşeli ve küçüktür. Soğan çok eskiden beri bilinen kültür bitkilerinden biridir. Sümerler döneminden beri yetiştirildiği ve kullanıldığı, târihî belgelerden anlaşılmaktadır. Soğan, değişik şekilli, üzeri…

Read More

Sofur

Alm. Bittersüss (n), Fr. Douce-amère (f), İng. Bitter-sweet. Familyası: Patlıcangiller (Solanaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Daha çok Kuzey Anadolu’da olmak üzere Anadolu’da yaygındır. Haziran-eylül ayları arasında mor renkli çiçekler açan, 1-2 m yüksekliğinde, sarılıcı, otsu bitkiler. Yapraklar saplı, alt yapraklarının tabanları kalp şeklinde, üst yapraklar ise üç parçalıdır. Çiçekler, dalların ucunda, uzun saplı ve sarkık bileşik salkım durumunda toplanmışlardır. Olgun çiçeklerin taç yaprakları geriye dönüktür. Erkek organları (stamenler) çiçeğin ortasında sarı renkli bir konik durum yaparlar. Meyveleri sarımsı kırmızı renklidir. Bitki rutubetli, nemli ve gölgelik yerlerde, dere kenarlarında ve çitlerde yetişir.…

Read More

Sodyum

Alm. Natrium (n), Fr. Sodium (m), İng. Sodium. Sembolü Na olan ve yer kabuğunda, çokluk bakımından altıncı sırada bulunan metalik bir element. Sodyum, denizlerde çözünmüş hâlde bulunan elementler içinde miktar olarak ikinci sırayı alır. Sembolü Lâtince “natrium” veya “soda metali” kelimesinden alınmıştır. Sodyum ilk olarak, eritilmiş sodyum hidroksitten 1807 senesinde Sir. H. Davy tarafından elektroliz yoluyla saf olarak elde edilmiştir. Aktif bir metal olması hasebiyle tabiatta serbest olarak bulunmaz. En çok sodyum klorür ve sodyum karbonat bileşiği hâlinde bulunur. Özellikleri: Sodyum, gümüş renginde hafif bir metaldir. Bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktır.…

Read More

Slovenya

DEVLETİN ADI Slovenya Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ Ljubljana NÜFÛSU 1.985.000 YÜZÖLÇÜMÜ   20.256 km2 RESMÎ DİLİ Slovence DÎNİ Hıristiyanlık (Katolik) PARA BİRİMİ Dinar Batısında İtalya, kuzeyinde Avusturya, kuzeydoğusunda Macaristan, güneydoğusunda Hırvatistan’ın yer aldığı bir Orta Avrupa devleti. Târihi Slovenler, bugün yaşadıkları topraklara altıncı asırda yerleştiler. Topraklarını genişleten Slovenler, bir devlet kuramadıkları için Avarların baskısından kurtulmak için önce Samo’nun daha sonra da 740’lı yıllarda Bavyera Krallığının hâkimiyetine girdi. Lombardia (774) ile Bavyera’yı (788) ele geçiren ve Avarlar Devletini yıkan Charlemange Krallığı, Sloven voyvodalarının vesâyetini Bavyera ve Friuliler arasında paylaştırdı. Bu arada Slovenler arasında Hıristiyanlık…

Read More

Slovakya

DEVLETİN ADI Slovak Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ Bratislava NÜFÛSU 5.310.000 YÜZÖLÇÜMÜ 49.036 km2 RESMİDİLİ Slovakça DÎNİ Hıristiyan (Katolik) PARA BİRİMİ  Slovak kronu Kuzeyinde Polonya, batısında Çek Cumhûriyeti ve Avusturya, güneyinde Macaristan, doğusunda Ukrayna tarafından çevrili olan bir Orta Avrupa ülkesi. Târihi Bir İslâm kabîlesi olan Slovaklar 4. asırdan îtibâren Küçük Karpatlara ve Pannonia Ovasına yerleştiler. Dokuzuncu asırda Slovaklar, BüyükMoravya hâkimiyetine girdiler. Bu sırada Hıristiyanlığı kabul ettiler. Büyük Moravya Krallığının yıkılmasının ardından Slovak toprakları Macar Krallığının hâkimiyetine girdi. 1526’da Macar tahtını ele geçiren Habsburglar, Slovak topraklarına 1918 senesine kadar hâkim oldular. Bu arada…

Read More

Skandiyum

Alm. Scandium (n), Fr. Scandium (m), İng. Scandium. Nâdir toprak metallerinden bir element. Sc sembolüyle gösterilir. Yer kabuğunda % 0,0006 nispetinde, dağılmış olarak ve demir, mağnezyum, kalay ve zirkonyum gibi metallerle bulunur. Önemli bir minerali skandiyum-ytriyum silikatlar karışımı olan tortvetittir. Skandiyum gümüş beyazlığındadır. Atom numarası 21, atom ağırlığı 44,96, erime noktası 1539°C, kaynama noktası 2730°C ve yoğunluğu 3,05 g/cm3tür. Elektron düzeni [Ar] 3d1 4S2 olup, bileşiklerinde 3+ değerliğini alır. Genellikle tuzları renksiz olup su ile hidroliz olurlar. Oksidi ve diğer bileşikleri katalizör olarak kullanılır. Metalik skandiyum, skandiyum florürün kalsiyumla indirgenmesinden…

Read More

Siyâsî Partiler

Alm. Politische Parteien (f. pl.), Fr. Partis (m. pl.) politiques, İng. Political parties. Meşrû ve açık bir şekilde, devlet yönetimini, iktidarı ele geçirmek gâyesiyle belli bir siyâsî, iktisâdî ve hukûkî doktrini veya daha başka bir devlet idâresi sistemini benimseyen şâhısların tespit edilen bir programdaki ilkeleri gerçekleştirmek üzere, bir araya gelerek meydana getirdikleri ve bir adı bulunan topluluk. Siyâsî partiler, dört temel esasa dayanır: Teşkilât: İdâre edecek olanların devlet teşkilâtına katılmalarını sağlayacak şekilde bir teşkilâtlanmaya ihtiyacı vardır. Devlet yönetiminde söz sâhibi olmak isteyenlerin, sözlerini dinletebilmeleri ve otorite kurabilmeleri ancak bu teşkilâtın…

Read More

Siyâsî Doktrinler

Alm. Politische ideologien (f. pl.), Fr. Doctrines (f. pl.) politiques, İng. Political doctrines. Devletin idâresinde, devletin temel kuruluşlarına istikâmet ve ruh veren düşünce akımlarına verilen ad. Siyâsî doktrin; devleti idâre eden şahıs, topluluk, parti ve devlet organları tarafından benimsenir ve uygulanır. Devletin bütün temel kuruluşları, ana kânunları, devleti idâre eden güçlerin benimsediği bu devlet felsefesine göre düzenlenir. Devletin yapısı ne olursa olsun hâkimiyet hakkını kullananların tâkip ettikleri siyâsî doktrin o ülkenin hayâtına hâkim olur. Uygulanan devlet siyâsetinde siyâsî, hukûkî veya iktisâdî doktrinler ağırlık kazanır. Devletler, bu doktrinlerden birini kullanmaları yanında,…

Read More

Siyanür Asidi

Alm. Zyansäure (f), Fr. Acide (m), Cyanique, Alm. Cyanuric acid. Çok zehirli, uçucu bir sıvı. Kaynama noktası 26°C’dir. Renksiz olup, acı bâdem kokusundadır. Su ile her oranda karışabilir. Siyanür asidi ve tuzları oldukça zehirlidir, bundan dolayı laboratuvar çalışmalarında dâimâ iyi çeken kapalı ocaklarda çalışmalıdır. Siyanürler birçok sanâyi dalında kullanılır: Akrilonitril sentetik lastik yapımında; siyanojenklorür kimyevî sentezlerde; siyanamit gübre yapımında; siyanür tuzları metalurjide kullanılmaktadır. Siyanür zehirlenmesi: Hidrojen siyanür gazının teneffüs yoluyla veya siyanür tuzlarının sindirim yoluyla alınmasıyla ortaya çıkan zehirlenmedir. Elma, kiraz, şeftali, kayısı ve erik gibi meyvelerin çekirdeklerinde siyanogenetik glikozid…

Read More

Sivas

İlin Kimliği Yüzölçümü   : 28.488 km2 Nüfûsu           : 767.481 İlçeleri           : Merkez, Akıncılar, Altınyayla, Divriği, Doğanşar, Gemerek, Gölova, Görün, Hafik, İmranlı, Kangal, Koyulhisar, Suşehri, Şarkışla, Ulaş, Yıldızeli, Zara. Türk İstiklâl Savaşının temellerinin atıldığı, Selçuklu devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya’dan sonra ikinci sırada yer alan bir ilimiz. Sivas ili topraklarının büyük kısmı İç Anadolu’nun yukarı Kızılırmak bölümünde diğer kısımları ise Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde olup, 35° 50’ ve 38° 14’ doğu boylamları ile 38° 32’ ve 40° 16’ kuzey enlemleri arasında yer alır. KuzeydenGiresun, Ordu ve Tokat; doğudan…

Read More

Sintigrafi

Alm. Syntigraphie, Fr. Scintigraphie, İng. Scintigraphy. Belli bir ortama verilen radyoaktif maddeyle görüntü elde etme tekniği. Sintigrafi tekniği; ileri teknolojinin tıbba kazandırdığı bu invazif olmayan (hastaya zarar vermeyen) metodla hastalıklar kısa bir süre içinde tespit edilebilmektedir. Radyoaktif maddelerle işâretlenmiş proteinlerin vücûda verilmesi ve belirli dokularda tutulması sonucu bu tutulma miktarlarının hassas cihazlarla ölçülmesi ve görüntülenmesi esâsına dayanır. Kullanılan radyoizotoplar ve taşıyıcı maddeler, kullanılan tekniğe ve muâyenesi yapılacak organa göre değişir. Dokulardan yayılan radyoaktiviteyi tespit eden uca prob denir. Radyoaktif madde sodyum iodid kristallerince tutulur ve taşıdığı enerjiyle orantılı olarak görünen…

Read More

Sinop

İlin Kimliği Yüzölçümü   : 5862 km2 Nüfûsu           : 265.153 İlçeleri           : Merkez, Ayancık, Boyabat, Dikmen, Durağan, Erfelek, Gerze, Saraydüzü, Türkeli. Karadeniz Bölgesinin batı ve orta bölümünde yer alan bir ilimiz. İl toprakları 41° 12’ ve 42° 06’ kuzey enlemleriyle 34° 14’ ve 35° 26’ doğu boylamları arasında kalır. Doğudan Samsun ve Çorum, batıdan Kastamonu illeriyle çevrilidir. Sinop’taki İnceburun, Türkiye’nin kuzeyindeki en uç noktasıdır. Trafik numarası 57’dir. İsminin Menşei Amazonlu kadınların cengâver kraliçeleri Sinova’nın isminin bu şehre verildiği rivâyet edilir. Romalılar bu şehre Sinepolis demişlerdir. Bâzı kaynaklar Hititçe Sanova’dan geldiğini, bâzıları…

Read More

Sinirli Ot

Alm. Wegerich (m), Fr. Plantain (m), İng. Plantain. Familyası: Karnıyarıkotugiller (Plantaginaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Hemen hemen bütün Anadolu. Mayıs-eylül aylarında çiçekler açan, 10-50 cm boylarında olan çok yıllık otsu bir bitki. Yapraklar rozet hâlinde gövdenin altında dik olarak bulunurlar. Çiçek durumu bu rozetin ortasından çıkan uzun ve dik bir sapın ucundadır. Bâzı türleri gövdesizdir. Daha çok çayır ve sulak yerlerde yetişir. Kullanıldığı yerler: Taze yaprakları yumuşatıcı ve öksürük dindirici olarak, hâricen yara iyi edici ve çıban açıcı olarak kullanılır.

Read More

Singapur

DEVLETİN ADI Singapur Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ Singapur NÜFÛSU 2.792.000 YÜZÖLÇÜMÜ  622 km2 RESMÎ DİLİ Malay, Çince, Tamil, İngilizce DÎNİ İslâm, Budizm, Hinduizm PARA BİRİMİ Singapur doları Hint Okyanusunda 1°15’ – 1°28’ kuzey enlemleri ve 103°40’ – 104° doğu boylamları arasında yer alan ve Güneydoğu Asya’nın en küçük ve en refah bir adalar ülkesi. Târihi Bölgenin bilinen ilk insanları Çinliler ve Malaylılardır. Bunlar bu adalar ülkesine “deniz şehri” anlamına gelen Temasek adını vermişlerdi. Singapur’un asıl modern târihiyse, 1819 yılından îtibâren başlatılır. Bu târihte zamânın sömürgeci milleti olan İngilizler, burayı istilâ ederek, 1959…

Read More

Sinema

Alm. Kino (n), Fr. Cinéma (m), İng. Cinema. Bir ekran üzerine hareketli görüntüler düşürmek sûretiyle sosyal, ekonomik, kültürel konularının perdeye aktarılması ve yönetilmesi işlemi. Sinema, tam olmamakla beraber tiyatronun sahneden perdeye aksetmiş şekli olarak da târif edilebilir. Sinema filmlerinin çoğaltılabilmesi ve her yerde kolaylıkla gösterilebilmesi, büyük halk kitlelerinin sinemadan etkilenmesine sebep olmuştur. Sinema kültür ve eğitim alanlarında olduğu kadar, eğlence ve her türlü propaganda alanında da geniş bir şekilde faaliyet göstermektedir. 1960’larda televizyonun dünyâ çapında yaygınlaşmaya başlamasıyla önemini kaybeder olmuşsa da, televizyonda da kendisine bir yer bularak tesirini sürdürmeye devam…

Read More

Sinameki (Cassia)

Alm. Sennakassie (f), Fr. Séné (m), İng. Senna. Familyası: Baklagiller (Leguminosae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Tabiî olarak yetişmez. Afrika, Hindistan ve Arabistan’ın yarı çöl ve dağlık bölgelerinde yetişen, 50-150 cm boylarında, sarı renkli çiçekler açan çalı tipinde ağaççıklar. Yapraklar yaprakçık şeklinde ikiye parçalanmıştır. Sinamekinin en çok C. acutifolia ve C. angustifolia türleri bilinmekte ve kullanılmaktadır. C.fistulosa türü ise ceviz ağacına benzeyen büyük ağaçlardır. Meyveleri fasulye meyvesi gibi esmer, yeşilimsi veya siyahımsı renklidir. İçlerinde 6-10 kadar tohum bulunur. Kullanıldığı yerler: Bitkinin yaprak ve meyveleri antresan türevleri taşır. Bundan dolayı da müshil etkilidirler.…

Read More

Sinagrit

Alm. Zahnbrassen (m), Fr. Sargue vulgaire (f), İng. Dente. Familyası: İzmaritgiller (Sparidae). Yaşadığı yerler: Marmara, Ege ve Akdeniz’de sürüler hâlinde. Özellikleri: Boyu 50-70 cm kadar olan pembe renkli bir deniz balığı. Yazın kıyılara yanaşır, kışın derinlere iner. Eti makbuldür. Çeşitleri: Yerli denizlerimizde tek türdür. Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının izmaritgiller familyasından, mercan balığına benzer bir tür. Marmara ve Akdeniz’de yaşar. Sırtı pembe olup mâvi ve mor halkalar taşır. Yanları kurşunî, karın kısmı beyazdır. İri parlak pulludur. Boyu 120 cm ve ağırlığı 15-20 kg’a ulaşanları vardır. Çoğu 70 cm’yi aşmaz. 3-5 tânesi bir…

Read More

Simyâ

Alm. Alchimie (f), Fr. Alchimie (f), İng. Alchemy. Topraktan gümüş ve altın yapmayı gâye edinen bir büyü çeşidi. İbrânice’de “sim ye” şeklinde ve Allah’ın ismi mânâsında olan bu kelime, Arapça’ya simyâ olarak geçmiş olup, sihir ve büyücülükle uğraşanların ilmine denir. Sihir yapanların, yâni büyücülerin kullandığı terkipleri, maddeleri, yağları ve sıvıları bildiren bir ilim dalıdır. Simyâ ilmiyle uğraşanların sihri, bugünkü hipnotizma gibidir. İbn-i Haldun, kitabında simyânın sihrin üçüncü sınıfı olduğunu söyler. Simyâcılar, harflerin gizli kuvvetlerinin olduğunu bildirirler. Bir varlığın özünü anlamak için bâzı harf ve sayıları bilmek gerektiğini savunurlar. Ortaçağlarda hurûfilik…

Read More

Simetri

Alm. Symmetrie (f), Ebenmass (n), Fr. Symétrie (f), İng. Symmetry. Birden çok eleman arasındaki ebat, şekil ve pozisyon bakımından benzerlik, ahenk. Simetri insanlığın tabiatında mevcuttur. İyi-kötü, güzel-çirkin, derin-sığ gibi özellikler simetrinin tabiî bir görüntüsüdür. Benzer şekilde insan vücudunun sağ ve sol organları vücudu ikiye ayıran düzleme göre simetriktir. Simetri, esas olarak şekil ve pozisyon benzerliğine dayanan geometrik simetriyi ifâde eder. Geometrik simetri ya bir noktaya, bir doğruya, bir düzleme veya radyal bir doğruya göre olur. Bir doğru üzerindeki, bir noktaya eşit uzaklıktaki iki nokta, bu noktaya göre simetriktirler. Bu iki…

Read More

Silo

Alm. Silo, Gärfutterbehälter (m), Fr. Silo (m), İng. Silo. Zirâî mahsullerin daha sonra kullanmak üzere saklandığı beton, çelik, ahşap veya kargir, toprak altında veya toprak üstünde inşâ edilmiş depolar. Tahılların toplandığı silolar, taşıma ve yükleme kolaylığı bakımından genellikle liman ile demiryolları yakınlarında ve ulaştırma şebekesi üzerinde bulunur. Yer altında veya yer üstünde uygun bir materyalden (saçtan veya betondan) yapılırlar. Tahıl siloları sıcaklığı ve rutubeti ayarlanabilen silolardır. Kök ve yumru siloları; dâimî ve geçici olmak üzere iki tiptir. Dâimî silolar taştan veya betondan yapılır. Havalandırma için yeterince hava deliği bırakılır. Geçici…

Read More