Silisyum

Alm. Silizium (n), Fr. Silicium (m), İng. Silicon. Si sembolüyle gösterilen, ametal karakterli kimyâsal bir element. Yıldız ve meteorlarda da çok bulunan silisyum, dünyâ kabuğunun yüzde 27,6 sı gibi büyük bir kısmını meydana getirir. Dünyâda bulunan elementler içinde oksijenden sonra ikinci sırayı alır. Hayvan iskeletlerinde, bitki dokularında, denizlerde yaşayan diatomların hücrelerinin duvar yapılarında da bulunur. Normal olarak tabiatta serbest halde bulunmaz. Fakat hemen hemen bütün kayaçlarda, kum, kil ve topraklarda ya silis (SiO2) hâlinde veya oksijen ve alüminyum, mağnezyum, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum gibi başka elementlerle oluşturduğu silikatlar hâlinde bulunur.…

Read More

Silis Jeli

Alm. Entfeuchter, Fr. Silicagel, İng. Silicagel. Silisin (SiO2) oldukça gözenekli, kristâl yapılı olmayan biçimi. Silika jeli de denir. Su camı çözeltisi asitle muâmele edilirse su ihtivâ eden bir jel meydana gelir. Jeldeki su dikkatlice buharlaştırıldığında gözenekli bir kütle olan silis jeli elde edilir. Gazların ve sıvıların neminin tutulmasında, sıvıların koyulaştırılmasında, boyaların ve ince sun’î katmanların yüzeyinin matlaştırılmasında ve daha birçok alanda kullanılır. Ayrıca, gözenekli özelliğiyle gaz maskelerinde, kimyâsal analizler için kromatografilerde vs. kullanılır.

Read More

Silis

Alm. Kieselerde (f), Fr. Silice (f), İng. Silica. Silisyum dioksit (SiO2) olarak da bilinen ve tabiatta bol miktarda, serbest kuvars hâlinde veya silikatlarla birleşmiş olarak bulunan bir bileşik. Silis renksiz, tatsız ve fizyolojik olarak inert bir maddedir. Suda, birçok asit veya alkalide çözünmez. Ancak hidrojen florürde ve çok yavaş olarak sıcak fosforik asitte çözünür. Silis kristalleri sert ve saydam olup yaklaşık 1600°C’de erir. Silis tabiatta çeşitli kristal yapıya sâhip olarak bulunur. Meselâ kuarts, hekzagonal; kristobalit, tetragonal ve tridimit, triklinik hâldedir. Silis bâzı metal oksitlerle birleşerek kıymetli taşları meydana getirir. Silis;…

Read More

Silindir

Alm. Zylinder (m); Rolle, Walze (f), Fr. Cylindre (m), İng. Cylinder; roller (for road-making). Geometrik bir cisim. Bir dikdörtgenin bir kenarı etrâfında döndürülmesiyle elde edilir. Bu silindire dik veya dönel silindir denir. Alt ve üst tabanı dâiredir. Soba borusu dik silindire bir örnektir. Matematikte silindirin genel tanımı şöyledir: Düzlemsel bir eğriyle bu eğrinin düzleminde bulunmayan bir doğru verildiğinde, dâimâ bu doğruya paralel kalmak şartıyla eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun taradığı yüzeye silindirik yüzey denir. Bu silindirik yüzeyle, bu yüzeyi kesen paralel iki düzlemin sınırladığı cisme silindir denir. Silindir yüzeyini…

Read More

Silikon

Alm. Silikon (n), Fr. Silicone (m), İng. Silicone. Silisyum, oksijen ve muhtelif hidrokarbonlar ihtivâ eden, çok sayıdaki sentetik (sun’î) polimerlerden biri. Silisyum, elektron yapısı dolayısı ile devri sistemdeki yeri îtibârıyla kimyâsal özellik bakımından karbona benzer. Bu yüzden çok çeşitli bileşikler verebilir. Bu bileşiklerine silisyumdan dolayı silikon adı verilir. Bu bileşiklerde silisyum, oksijen köprüleriyle birbirlerine bağlanmaktadır. Ayrıca silisyuma halojen, alkil veya aril grupları da bağlanarak, halkalı yâhut zincir yapıda bileşikler meydana gelebilmektedir. Meselâ, metilklorür (CH3Cl), bakırın katalitik etkisi altında 300°C’de silisyum ile reaksiyona girerse dimetil diklorsilan elde edilir:                       CH3       …

Read More

Siklotron

Alm. Zyklotron (n), Fr. Cyclotron (m), İng. Cyclotron. Helyum çekirdeği veya proton gibi ağırca yüklü tânecikleri, aşırı büyük gerilimler gerektirmeden yüksek hızlara çıkarmakta kullanılan, manyetik rezonanslı hızlandırıcı cihaz. 1931’de Lawrence ve Livingston tarafından geliştirilmiştir. Bu cihaz sâyesinde hızlandırılan yüksek enerjili tânecikler, atom çekirdeğini parçalayarak yapısını incelemek veya değiştirmek için kullanılır. Siklotronda D harfine benzedikleri için “de” denilen iki elektrod bulunur. Bunlar bir çapı boyunca ikiye bölünmüş yassı bir silindirik kutunun iki parçası şeklindedirler. Birkaç metre çapında olan bu elektrotlar havası boşaltılmış, bir dış kabın içinde birbirinden tamâmen yalıtılmış bir halde…

Read More

Siklamen

Alm. Alperveilchen, Fr. Cyclamen, İng. Cyclamen. Familyası: Çuhaçiçeğigiller (Primulaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Çoğunlukla Akdeniz bölgesi. Yumrulu çok yıllık otsu bitkiler. Bitki, ilkbahar veya sonbaharda pembemsi renklerde çiçekler açar. Yaprakları uzun saplı ve yürek şeklindedir. Çiçekleri tek tek, çiçek parçaları geriye doğru kıvrık duruşludur. Çoğunluğu Akdeniz’de yayılış gösteren 20 kadar türü vardır. Ülkemizde 10 türü bulunur ki bunlardan 4 türü sâdece Anadolu’da yayılış gösteren nâdir türlerdendir. Kıbrıs adasında da yabânî olarak bol miktarda yetişir. Taç yaprakları yukarı doğru dik ve hafif burulmuş olduğundan Kıbrıslılar tavşan kulağına benzetmişler ve bu adı takmışlardır.…

Read More

Sikke

Alm. Münze (f), Geldstück (n), Fr. Monnaie, pièce (f), İng. Coin. Değeri devletçe garanti altına alınmış, üzeri hakkedilmiş metal parçası, mâdenî para. Devletin damgasını taşıdığı ve belli ölçüsü olduğundan alışverişte kolaylık ve îtimat sağlar. Târihî araştırmalar sonucu elde edilen sikkelerin en eskisi M.Ö. 8. asırda Anadolu’da Lidyalıların kullandıklarıdır. Bundan önce basılan sikkelerden bugüne kadar ele geçen olmamıştır. Zîrâ ilk insan ve ilk peygamber hazret-i Âdem zamânında altın üzerine para basılmış ve mâden ocakları işletilmişti. Târihin muhtelif devirlerinde, devletler tarafından altın, gümüş ve bâzı mâdenlerden sikkeler, dövmek sûretiyle basılmış ve para…

Read More

Siirt

İlin Kimliği Yüzölçümü   : 5406 km2 Nüfûsu           : 243.435 İlçeleri           : Merkez, Aydınlar, Baykan, Eruh, Kurtalan, Pervari, Şirvan. Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan bir ilimiz. İl toprakları; 38°15’ ve 37°45’ kuzey enlemleriyle 42°54’ ve 41°32’ doğu boylamları arasında yer alır. Doğudan Van, kuzeyden Bitlis, batıdan Batman güneyden Şırnak illeriyle çevrilidir. Trafik numarası 56’dır. İsminin Menşei Siirt adının Sâmi dilinden geldiği öne sürülmektedir. Bâzı kaynaklarda bu adın Keldâni dilinde şehir anlamına gelen Keert (Kaa’rat) kelimesinden kaynaklandığı yazılıdır. Bu ad, isim kaynaklarında Esart, Sairt, Siirt, Siird gibi çeşitli şekillerde kullanılmıştır. Süryâniler şehre…

Read More

Sigorta (Elektrik)

Alm. Scherung (f), Fr. Coupe-Circuit (m), İng. Fuse. Alternatif ve doğru akım devrelerinde kullanılan cihazları ve bu cihazlara mahsus iletkenleri, aşırı akımlardan koruyarak devreleri ve cihazı hasardan kurtaran açma elamanları. Sigortalar evlerde, elektrik santrallarında, endüstri tesislerinde kumanda panolarında, elektrikle çalışan bütün âletlerde kullanılır. Yapısına göre genelde üç çeşit sigorta vardır: Buşonlu sigorta: Bu sigorta bir gövde ve kapaktan meydana gelir. Gövdeye geçecek akım seviyesine göre, iletken tel veya silisyumlu kum konur. Kumun görevi herhangi bir kısa devre anında, sigorta atması sonucu hasıl olan, elektrik arkını söndürmektir. Bunlar ev ve küçük…

Read More

Sigorta

Alm. Versicherung (f), Fr. Assurance (f), İng. Insurance. Meydana gelmesi düşünülen zararların tazmini maksadıyle yapılan çift taraflı bir akit. Bu akitle sigortacı denilen kimsenin, bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini, zarara uğratan bir sebebin ortaya çıkması hâlinde, tazmin etmeyi veyâhut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler sebebiyle, bir para ödemeyi veya sâir ödemelerde bulunmayı üzerine alması. Diğer bir ifâdeyle sigortacılık, sigorta faaliyetlerinin icrâ edildiği bir meslek dalıdır. Bu işle uğraşan kimselere sigortacı, yaptıkları işlemlere de sigorta…

Read More

Sigara

Alm. Zigarette (f), Fr. Cigarette (f), İng. Cigarette. Kâğıda yuvarlak şekilde sarılmak sûretiyle hazırlanmış, taşınması ve kullanılması kolay, ince kıyımlı ve yumuşak içimli tütün. Sigaranın ortaya çıkması tütünün çeşitli şekillerde içilmesinden sonra olmuştur. Önceleri tütünün sebze yapraklarına sarılmasıyla yapılan sigara, Fransa’da Seville dilencilerinin izmaritlerin tütününü kâğıtlara sararak içmesiyle yeni bir şekil almıştır. İnce özel kâğıtlar îmâl edildikten sonra, tütün elle bu kâğıtlara sarılmaya başlandı. Sigarayı elle sarmak zor olduğu için zamanla sigara makinası üzerinde çalışmalar olmuş, 1861 ve 1875 yıllarında sigara îmâl eden makinalar yapılmıştır. Daha sonra fabrikalar kurulmuştur. Sigaranın…

Read More

Sierra Leone

DEVLETİN ADI Sierra Leone BAŞŞEHRİ Freetown NÜFÛSU 4.373.000 YÜZÖLÇÜMÜ  71.740 km2 RESMÎ DİLİ İngilizce DÎNİ Putperestlik, İslâm, Hıristiyanlık PARA BİRİMİ Leone Kuzeyde ve güneyde Gine, güneyde Liberya ile komşu olan Batı Afrika kıyısında bir cumhûriyet. 1961’de bağımsızlığına kavuşan Sierra Leone, 6° 55’ ve 10° kuzey enlemleriyle 10° 14’ ve 13° 37’ batı boylamları arasında yer alır. Târihi Sierra Leone topraklarına ilk giren Avrupalılar, Portekizliler oldu. On beşinci yüzyılda ticâret için kıyıdaki dağları aşarak iç kesime kadar gittiler. Fakat yerleşme merkezi kurmadılar. On altıncı yüzyılda Avrupalılar ülkeden köle satın almaya başladılar.…

Read More

Sibirya

Rusya Federasyonunun, Ural Dağlarından Pasifik Okyanusuna kadar uzanan topraklarına verilen isim. Sibirya, Kazakistan Cumhûriyeti ve Orta Asya’yı meydana getiren diğer cumhûriyetleri de ihtivâ eder. Yaklaşık olarak 13 milyon km2 lik bir yüzölçüme sâhiptir. Sibirya bölgesinde 30 milyon insan yaşar. Kuzeyinde, Kuzey Buz Denizi, doğusunda Pasifik Okyanusu, güneyinde Kazakistan, Moğolistan ve Mançurya ve batısında Ural Dağları bulunur. Sibirya esas olarak üç bölgeye ayrılır; Batı Sibirya, Doğu Sibirya ve Rusya Uzak Doğusu. Batı Sibirya: Urallar ile Yenisey Nehri arasında yer alan Batı Sibirya bölgesi, ilk yerleşim alanıdır. Nüfûsun çoğunluğunun yaşadığı ve Sibirya…

Read More

Sırtlan

Alm. Hyäne (f), Fr. Hyène (f), İng. Hyena. Familyası: Sırtlangiller (Hyaenidae). Yaşadığı yerler: Eski Dünyâ’nın sıcak bölgelerinde. Özellikleri: Çoğunlukla leş yiyen, gececi memeliler. Kuvvetli dişleriyle en iri kemikleri bile öğütürler. Ömrü: 25 yıl kadar. Çeşitleri: Üç türü vardır: Çizgili sırtlan (H. hyaena), boz sırtlan (H.brunnea), benekli sırtlan (H.crocuta). Sırtlangiller familyasından, Avrupa, Asya ve Afrika’nın sıcak bölgelerinde yaşayan bel kemiği eğimli, çok güçlü çeneli etçil bir memeli. Gündüzleri toprak altı inlerinde veya mağaralarda barınır, gece ortaya çıkar. Çizgili sırtlan, boz sırtlan ve benekli sırtlan olmak üzere üç türü vardır. Sırtlanların başları…

Read More

Sırplar

Alm. Serbe (m), Serbin (f), Fr. Serbes (m.pl.), İng. The Serbian People. Balkan kavimlerinden. Bir Slav boyu olan Sırplar, Slav dillerinin güney grubuna giren Sırp-Hırvat dili konuşurlar. Sırpçaya mahsus sesleri belirtmek için kabartılmış Kiril alfabesi kullanılır. Hıristiyan olup, Ortodoks mezhebine mensupturlar. Sırplar, Avrupa’daki büyük kavimler göçünde Slavlarla birlikte, önce Rusya ovalarına daha sonra Lehistan’a, 7. yüzyıl içinde de Moravya’ya yerleştiler. Moravya’dan Slavenler ve Hırvatlarla berâber Balkan Yarımadasına geldiler. Bizanslıların kuzeybatı hudutlarına yerleşerek Avar taarruzlarına karşı Doğu Roma İmparatorluğunu müdâfaa ettiler. Bizansın tabiiyeti altında yaşıyan Sırplar, “zupan” askeri reisler tarafından idâre…

Read More

Sırçalı Medrese

Konya’da Anadolu Selçuklu Devleti zamânında yapılan bir medrese. Sultan Gıyâseddîn Keyhüsrev zamânında devlet adamı Bedreddîn Müslih tarafından 1243’te yaptırılmıştır. Medresenin mîmarı, ana eyvan kemerinin sağ tarafında bulunan bir kitâbeye göre Tuslu Mehmed Efendidir. Sırçalı Medrese, Konya’nın Gâzi Alemşah Mahallesinde Sâhip Ata Câmiine giden yolun sağındadır. Yapının içi çinilerle bezelidir. Halk arasında “çini” kelimesi yerine daha çok “sırça” denildiğinden bu adı almıştır. Konya ve Anadolu’nun önemli medreselerinden olan Sırçalı Medrese, açık medreseler grubu içinde iki eyvanlı ve iki katlı bir medresedir. Önemli yerleri kesme taş, diğer kısımlarında ise değişik malzeme ve…

Read More

Sırat Köprüsü

Cehennem üzerine kurulmuş bir köprü. Âhirette, mahşer yerindeki hesaptan sonra, bütün insanlar Sırat Köprüsüne gönderilecektir. Allahü teâlânın emir ve yasaklarından mükellef (sorumlu) olan bütün insanlar, sıratın üzerinden geçecektir. Sırat, lügatta “yol, geçilecek yer, köprü” mânâlarındadır. Sırat Köprüsü deyince, bildiğimiz köprüler gibi sanmamalıdır. Nitekim, sınıf geçmek için, imtihan köprüsünden geçilir denir. Her talebe imtihan köprüsünden geçer. Hepsi buradan geçtiği için, köprü denir. Halbuki imtihanın, köprüye benziyen hiçbir tarafı yoktur. İmtihan köprüsünden geçenler olduğu gibi, geçemeyip yuvarlananlar da olur. Fakat bu, köprüden denize yuvarlanmağa benzemez. İmtihan köprüsünün nasıl olduğunu, buradan geçenler bilir.…

Read More

Sıracaotu

Alm. Braunwurz (f), Fr. Scrofulaire (f), İng. Figwort. Familyası: Yüksükotugiller (Scrophulariaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu. 30-100 cm boylarında, mayıs-temmuz ayları arasında sarımsı-yeşil veya kahverengi çiçekler açan, otsu bitkiler. Yapraklar karşılıklıdır. Çiçekler küçük ve küre şeklinde olup, iki dudaklıdır. Kullanıldığı yerler: Bitki bâsur memelerine ve deri hastalıklarına karşı kullanılır. Yara iyi edici özelliğe sâhiptir.

Read More

Sıkı Yönetim

Alm. Belagerungszustand (m), Fr. Etat (m) de Siége, İng. Martial law. Savaş, savaşı gerektirecek durum, ayaklanma, vatanın ve milletin bölünmezliğini tehlikeye düşüren hareketlerin yaygınlaşması gibi anayasada belirtilen, Bakanlar Kurulunun yurdun bir veya birkaç yerinde uygulamaya karar verdiği, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasını geçici bir süre için sınırlayan veya tehir eden ve mülkî idâre ve zâbıtanın yerine askerî bir idâre ve zâbıtayı getiren idâre şekli; örfî idâre. Sıkıyönetim, demokrasinin verdiği hürriyetin demokrasi aleyhine kullanılmasına mâni olmak için çıkan bir idâre tarzıdır. Demokrasinin yeniden sıhhat bulması için, demokrasinin getirdiği serbestliklerin bir kısmı…

Read More

Sığırlar

Alm. Büffeln (m), Fr. Buffles (m.pl.), İng. Buffalos. Familyası: Boynuzlugiller (Bovidae). Yaşadığı yerler: Dünyânın hemen hemen her tarafında. Özellikleri: Geviş getiren, ot yiyen hayvanlar, üst çenelerinde kesici diş bulunmaz. Et, süt, deri, gübre ve gücünden faydalanılır. Ömrü: 20-25 yıl. Çeşitleri: Evcil boğa, Tibet sığırı, Misk sığırı, Hint mandası gibi türleri mevcuttur. Memeli hayvanların çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasına giren bir alt familyası. Çoğunlukla evcil olan, kaba ve hantal yapılı, kuyrukları püsküllü, boynuzlu büyükbaş hayvanlardır. Mîdeleri dört gözlü olup geviş getirirler. Üst çenelerinde kesici dişleri bulunmaz. Otları alt çenelerinin…

Read More

Sığırkuyruğu

Alm. Wollkraut (n), Fr. Moléne (f) bouillon blanc, İng. Mullein. Familyası: Yüksükotugiller (Scrophulariaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Bütün Anadolu. Haziran-ağustos aylarında parlak sarı renkli çiçekler açan 20 ilâ 150 cm boylarında iki yıllık otsu bir bitki. Daha çok ekilmemiş yerlerde ve yol kenarlarında bulunur. Gövdeleri dik bâzan dallanmış ve yünümsü tüylerle kaplıdır. Yapraklar gövdenin alt kısımlarında rozet hâlinde dizilmiş olup, yünümsü tüylüdür. Gövdedeki yapraklar ise sapsızdır. Çiçekler gövdenin ucunda sık veya seyrek, az veya çok uzun bir salkım durumda toplanmışlardır. Çiçeklerin çanak ve taç yaprakları beşer parçalıdır. Meyveler yuvarlakça olup, çok…

Read More

Sığırcık

Alm. Star (m), Fr. Etourneau (m), İng. Starling. Familyası: Sığırcıkgiller (Sturnidae). Yaşadığı yerler: Asya, Avrupa ve Afrika’nın yerlileridir. Şimdi hemen hemen dünyânın her bölgesinde bulunur. Özellikleri: Serçeden iri, uzun gagalı, kara tüylü kuşlar. Sürüler hâlinde gezer. Böcek, tahıl, meyve yer. Çeşitleri: 120 kadar türü vardır. Âdi sığırcık, pembe sığırcık, mino, kurtkıyan meşhurlarıdır. Sığırcıkgiller familyasından, serçeden iri, uzun gagalı, sürü ile gezen, ötücü bir kuş. Asya, Avrupa ve Afrika’dan bütün dünyâya yayılmışlardır. Boyları 18-43 cm arasında değişen yüzden fazla türü vardır. Yurdumuzda görülen âdi sığırcık (S. vulgaris) 21 cm’dir. Siyah tüyleri…

Read More