BİNBİRYAPRAK OTU (Achillea Millefolilum)

Alm. Schafgarbe, Fr. Milliefeuille, herbeaux charpentiers, İng. Yarrow. Familyası: Bileşikgiller (Compasitae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey ve Doğu Anadolu. Haziran-eylül aylarında, beyaz veya pembemsi renkli çiçekler açan, yol kenarlarında, tarlalarda ve kurak topraklarda yetişen 20-100 cm yüksekliğinde, kokulu, çok senelik ve otsu bir bitki. Civan perçemi veya kandilçiçeği olarak da anılmaktadır. Gövdeleri dik, dalsız ve yumuşak tüylüdür. Yaprakları sapsız ve koyu yeşil renklidir. Çiçekleri, küçük tepecik (kapitulum) halinde bir araya toplanmış olup, yalancı bir şemsiye durumunu meydana getirirler. Bu kapitilumun dış tarafında 5-6 tane dil şeklinde beyaz renkli dişi çiçekleri, orta…

Read More

BİNBİRDELİK OTU (Hypericum Perforatum)

Alm. Tupfel-Hartheu, Fr. Millepertuis, İng. Aaron’s Beard, Tutsan. Familyası: Binbirdelikotugiller (Hypericaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu, bilhassa Kuzey Anadolu’da yaygındır. Uçucu yağ ve reçine taşıyan odunlu, çok az olarak da otsu bitkiler. Sarı kantron adı ile de anılmaktadır. Türkiye’de yaygın bir türdür. Çiçekleri sarı renktedir. Yaprakları basit ve karşılıklıdır. Kullanıldığı yerler: Bitki uçucu yağ, hyperisin glikoziti, polyfenolik flavanoid türevleri ihtiva eder. Halk arasında çiçekli dalları, 100 gr zeytinyağına bir kaşık konmak suretiyle bir hafta bekletilir. Bu bekleme güneşte olursa daha iyi olur. Merhem kıvamına geldikten sonra yaraların üstüne sürülür. Bakterilere karşı…

Read More

BİLMECE

Alm. Raetsel, Fr. Devinette, İng. Riddle, puzzle, enigma. Maddi olsun manevi olsun, varlıkların belirli özellikleri söylenerek soru haline getirilmiş, çoklukla manzum olan, eğlence yönü ağır basan anonim edebi mahsuller. Bilmeceler daha çok şifahi (sözlü) edebiyatı ilgilendirir. Bu münasebetle kışın uzun gecelerinde bir nevi zihin ve hafıza yoklama, zekanın işlemesi, eğlenceye yönelik olması bakımından ruhi tatmin ve boş zamanın değerlendirilmesini hedef alır. Kış gecelerinde toplanan aile fertleri, iki taraf halinde eğlence ve oyun kabilinden olmak üzere birbirlerine varlıklar ve mefhumlar hakkında sorular sorarlar. Muhatabın, yani soru sorulan tarafın, sayıları özelliklerine göre,…

Read More

BİLLURLAŞMA

Kimyada, bir elementin veya bileşiğin sıvı halden veya çözeltiden kendine has geometrik şekilde katılaşması olayı. Kimyada çok önemli bir işlemdir. Bu işlem (billurlaştırma) ile bir madde saflaştırılır veya bir karışım meydana getiren maddeler birbirinden ayrılır. Umumiyetle, bir maddenin bir çözücüdeki çözünürlüğü yüksek sıcaklıkta daha çoktur ve böylece aşırı doymuş kaynayan çözelti soğutulursa, aşırı çözünmüş olan madde çözücüden ayrılır. Yavaş soğutmada büyük ve güzel billur şekli meydana gelir. Eğer, bazan olduğu gibi, böyle bir çözelti billurlaşmayı reddederse, bu çözeltiyi aynı veya benzer bir maddenin çok küçük bir kristalı ile aşılama işlemi…

Read More

BİLLUR

Alm. Kristall, Fr. Cristal, İng. Crystal. Kimyadaki katı haldeki bir elementin veya bileşiğin, molekül, atom veya iyon yığınlarının (paketinin) kesin geometrik bir yapı göstermesi. Araştırmalar göstermiştir ki, hemen hemen bütün katı maddelerde atomlar tekrarlı bir sıra halinde dizilmiştir ve bundan dolayı billurlar teşkil ederler. Cam ve plastik başlıca istisnalardır. Bu maddelerde billurlaşma görülmez. Fakat bu maddelerde bile küçük bölgelerde parça parça bir tekrarlı sıra bulunur. Billur maddeler; metaller, mücevherler taşları ve tuzlardan toz taneciklerine kadar geniş bir dağılım gösterirler. Bununla beraber her birinin atomları sıralı bir tarzda dizilmiştir. Billur sıranın…

Read More

BİLİRÜBİN

Alm. Bilirubin, Fr. Bilirubine, İng. Bilirubin. Alyuvarlardaki hemoglobinin katabolizması sonucu teşekkül eden kahverengimsi sarı renkteki safra pigmenti. Dışkıya kendine has rengi veren bilirübin karaciğerden salgılanır. Alyuvarların parçalanma derecesine bağlı olarak günde 0,5-2 g arasında bir miktarda teşekkül eder. Vücutta bilinen bir fonksiyonu yoktur. Kandaki serbest bilirübin karaciğere ulaştığında, glikozdan türeyen gliküronik asitle eşleşir. Buna eşlenik bilirübin denir. Eşlenik bilirübinin yoğunluğu kan plazmasındakinin yaklaşık bin katıdır. Bilirübinin büyük kısmı karaciğerden safra kesesine geçer. Orada safra taşlarının teşekkülüne yol açabildiği gibi tekrar serbest bilirübine de ayrışabilir. Serbest duruma geçen bilirübindeki kalsiyum pigment…

Read More

BİLİRKİŞİ

Alm. Experte, Fr. Expert, İng. Expert. İhtisas sahibi olduğu konuda bilgisine başvurulan kimse. Daha çok adli konularda, kesin kanaat sahibi olabilmek için bilirkişilerin görüşleri alınır. Çok ince, hassas konularda bilirkişiye başvurulabileceği gibi, sahibi bilinmeyen bir tarla, arsanın tesbiti için en yaşlı köylü bir vatandaşa da bilirkişi olarak başvurulur.

Read More

BİLGİSAYAR

Alm. Computer (m). Fr. Ordinateur (m). İng. Computer. Hesap ve bilgi işlem makinaları. Bilgisayarlar, söylenenleri yapan itaatkar hizmetçi gibidir. Halledilmesi gereken konu ile ilgili bilgi ve onun nasıl işlem göreceği bilgisayara iletildiğinde, bir çok insanın senelerce çalışması ile bitiremeyecekleri işi bir kaç saniyede yapar. Bilgisayarı, insanın üzerinde bir zekaya sahipmiş  gibi düşünmemek gerekir. Bilakis, bilgisayar bizzat  insan zekasının bir ürünüdür. Geliştirilmesi olduğu kadar, yerinde ve gerektiği şekilde kullanılması için de insana muhtaç bir alettir. Tabiri caizse, insana olan üstünlüğü; aynı işlemleri bıkmadan, dikkati dağılmadan, hassas olarak defalarca ve hızlıca yapabilmesindedir.…

Read More

BİLGE KAĞAN

Göktürkleri elli yıllık Çin esaretinden kurtararak ikinci defa Gök-Türk Hakanlığını kuran İlteriş (İl’i, devleti toplayıp tanzim eden) ünvanı ile anılan Kutluk Kağanın büyük oğlu. 684 yılında doğdu. Babası Kutluk Kağan öldüğü zaman kardeşi Kültigin’le birlikte, küçük yaşta olmaları sebebiyle, amcaları Kapağan Kağanın ve millet emekdarı, büyük müşavir Vezir Bilge Tonyukuk’un himayesinde büyüdü. O zaman Bilge Kağan 8, Kültigin Han 7 yaşında idiler. Amcası Kapağan Kağan tarafından 14 yaşında “şad” tayin edilerek devlet hizmetine girdi. Vezir Tonyukuk kumandasında Göktürk Hakanlığının İnal ile birlikte sevkettikleri batı orduları grubunda yer aldı. İnal Kağanla…

Read More

BİLEŞKE

Alm. Resultante, Mittelkraft (f), Fr. Resultat (m), İng. Resultant. Fizikte, bir cisme tesir eden iki veya daha ziyade kuvvetin yapacağı tesiri tek başına yapabilecek olan kuvvet. Tek bir kuvvetin bileşkesi sözkonusu olamaz. Cisme tesir eden bir kuvvette dört unsur bulunur. Bunlar: a) Tatbik noktası, b) Doğrultusu, c) Yönü, d) Şiddeti. Mevcut kuvvetlerin durumları dört farklı şekilde bulunur: Aynı doğrultuda, aynı yönde bulunan ve tatbik noktaları aynı olan kuvvetler. Aynı doğrultuda, zıt yönde ve tatbik noktaları aynı olan kuvvetler. Tatbik noktaları aynı olan, fakat farklı doğrultularda bulunan kuvvetler. Paralel kuvvetler, tabii…

Read More

BİLEŞİK KAPLAR

Alt kısımları birbirine bağlı, değişik yükseklik ve değişik hacimdeki kaplara verilen ad. Hacimleri, şekilleri değişik iki veya daha çok kaba herhangi bir sıvı, değişik miktarlarda doldurulup, sonra tabana yakın yerlerinden birbirlerine bağlanırsa bütün kapların sıvı seviyesi aynı olana kadar sıvı birinden diğerine geçer. Bunu denemek için kaplar önce üzerinde bir vana bulunan boruyla birleştirilip sıvı doldurulduktan sonra, bağlantı, vana açılmak suretiyle yapılabilir. Her ne kadar büyük kaptaki su miktarı çok olduğundan, seviyesi daha aşağıda olacak gibi zannedilirse de, burada önemli olan ağırlık olmayıp basınçtır. Aynı seviyedeki noktaların basıncı eşittir. Her…

Read More

BİLEŞİK

Alm. Verbindung (f), Fr. Composé, İng. Compound. İki veya daha fazla farklı elementin iyon veya atomlarından meydana gelen herhangi bir madde. Bileşiğin bileşimi belirlidir. Yani bileşikteki elementlerin bir birine oranı sabittir. Mesela su; her zaman iki atom hidrojen, bir atom oksijen bulundurur. Sabit kimyasal bileşime ilaveten, belirli şartlar altında bileşiğin fiziksel özellikleri tecrübe edilen her hangi bir  numune için aynıdır. Bu özellikler bir bileşiği element veya karışımdan ayırır. Bir element yalnızca tek tip atomdan meydana gelmiş iken, karışım iki veya daha çok bileşik veya element bulundurur. Mesela toprak gibi bir…

Read More

BİLECİK

Osmanlı Devletinin temellerinin atıldığı, Marmara, Ege, İç Anadolu ve Batı Karadeniz bölgelerinin kesiştiği bir kavşak noktasında bulunan bir ilimiz. 39°39′ ve 40°31′ kuzey enlemleriyle 29°43′ ve 30°40′ doğu boylamları arasında bulunan Bilecik; Sakarya, Bolu, Eskişehir, Kütahya ve Bursa arasında yer alır. Gerek Osmanlı, gerekse Cumhuriyet devrinin kuruluşunda çok önemli rol oynayan Bilecik’in, Türk tarihinde mümtaz bir yeri vardır. Trafik kod numarası 11’dir. İsminin Menşei Bilecik ilinin adını nereden aldığı kesin olarak tespit edilememiştir. Hititliler, Bilecik için “Şirin Köy” manasına gelen Belekoma demişlerdir. Zamanla bu isim Bilecik olarak söylenmiştir. Tarihi Bilecik’in…

Read More

BİLARDO

Alm. Billardspiel, Fr. Billiard, İng. Billiard. Üstüne çuha gerilmiş, arduvazla kaplı dikdörtgen bir masada, istaka denen uzun bir sopa ve değişen sayıda toplarla oynanan çeşitli oyunlara verilen ad. Masanın kenarlarına içten yerleştirilmiş kauçuk bantlar da aynı kumaşla kaplanır. “Karambol” da denen Fransız bilardosu deliksiz masada oynanır. İngiliz bilardosu snooker ve öteki delikli bilardo oyunları her köşesinde ve uzun kenarlarının ortasında birerden toplam altı deliği bulunan masada oynanır. Bilardo ilk defa 15. yüzyıl ortalarında Fransa’da oynanmaya başlandı. Sonraki yüzyıllarda çeşitli Avrupa ülkelerinde ve ABD’de yaygınlaştı. Bilardo çeşitleri temeldeki benzerliğe rağmen değişik…

Read More

BİLANÇO

Alm. Bilanz (f), Fr. Bilan. İng. Balance Sheet. Bir işletmenin belirli bir zaman noktasında sahip bulunduğu sermaye, varlık ve borç durumunu gösteren denge. Varlıklar aktifte, sermaye ve borçlar pasifte yer alır. Bilanço düzenlenmesindeki başlıca gaye, belirli bir zaman noktasındaki mali durumunun açıklanmasıdır. Bu bakımdan bilançolarda, işletmeye ayrılan sermaye tutarı, sabit ve döner varlıkların miktarı, yabancı kaynaklardan sağlanan krediler, işletmenin ödenecek borçlarının öncelik sırası, aktifte yer alan varlıkların paraya çevrilebilme yeteneği ve işletmenin kar ve zarar şeklinde beliren sonuçları ile finansal yapısı ve gücü konusunda bilgi verir nitelikte olmalıdır. Bilanço, vergi…

Read More

BİGBANG (Büyük Patlama)

Uzayın yaradılışıyla ilgili olarak Astronom 6. Lemaitre tarafından ortaya atılan bir teori. Zamanla teoriyi benimseyen bilim adamlarının sayısı arttı. Bu nazariyeye göre uzay 15-20 milyar yıl önce tek bir dev atomun infilak etmesiyle meydana geldi. Patlayan bu dev atom, içindeki maddeleri boşluğa savurdu. Galaksiler nebulözler ve yıldızlararası plazma bu şekilde meydana geldi. Bu ilk infilaktan bu yana çok daha küçük patlamalar halen devam etmekte (süpernovalar) ve uzay, genişleyip büyümeye devam etmektedir. Gerçekten de dünyamızdaki gözlem evlerinden izlenen uzak galaksilerin ışığındaki kırmızıya kayış, bunun ispatı olarak kabul edilmektedir. Büyük patlama (Bigbang)dan…

Read More

BİD’AT

Alm. Neuereng (f.), Fr. İnnovation (f.), İng. Innovation, Heresy. İslam dininde, Peygamber efendimiz ve O’nun dört halifesi zamanında bulunmayıp da, dinde sonradan meydana çıkarılan Sünnete, yani Muhammed aleyhisselamın bildirdiği din bilgilerine uymayan, itikat (inanış), amel (iş) ve sözler, hurafeler. Dinde yapılmak istenilen her değişiklik ve reform bid’attir. Sözlükte, önceleri olmayıp, sonradan ortaya çıkan şey manasına gelen bid’at, adette ve dinde olmak üzere ikiye ayrılır. Adette bid’at: Adet olarak, her kavmin, her memleketin yaptıkları şeylerdir. Bunlardan dinen yasak olmayıp, insanlara faydalı olanları yapmak ve kulanmakta hiçbir mahzur yoktur. Pantolon, çeşitli ayakkabı,…

Read More

BİÇERDÖVER

Alm.Mähdrescher (m), Fr.Moissoneuse-batteuse (f), İng.Combine- harvester. Hasadın bütün geleneksel işlemlerini yerine getirmek için tasarlanmış makina.Tarladaki ekini hem biçer hem de harman yapar. Tarım alanlarında rastlanan tarım makinalarının en büyüğü ve en önemlisi biçerdöverdir. On dokuzuncu yüzyıldaki sanayi inkılabıyla beraber tarım sanayiinde de atılım yapılmış ve bunun en önemli sonuçlarından biri; geleneksel usullerle orak ve insan-hayvan kuvvetiyle yapılan hasadın, biçerdöverlerin geliştirilmesiyle makinalaştırılması olmuştur. Bu yüzyılın başlarında biçme için orak makinası, tanelerin samandan ayrılması için harman makinası gerçekleştirilmiş, nihayet 1835’te A. Y. Moore Michigan’da biçme, dövme, harmanlama ve temizleme işlemlerini tek bir…

Read More

BİBLİYOGRAFYA

Alm. Bibliographie, Fr. Bibliographie (f), İng. Bibliography. Bir konu hakkındaki yayınların tamamı. Eski Yunancada tavsif anlamına gelen biblios (kitap)ile grapho (yazma) kelimelerinden türemiştir. “Kitaplar hakkında yazı” anlamında kullanılmıştır. Kelimenin iki manası vardır: Belli bir konuda veya muhtelif konulardaki yayınların (kitap, broşür, makale vb.) listesi. Umumiyetle bu listede yazar (müellif) ile eserin; tercüme ise mütercimin adı, cilt ve baskı kaydı, basıldığı yer, yıl ve naşiri ile sayfa adedi hakkında malumat verilir. Matbu veya yazma eserlerin listelerinin nasıl yapılacağından, nasıl tavsif ve tasnif edileceğinden ayrıca bu işi yaparken uyulması gereken kaidelerden bahseden…

Read More

BİBERİYE (Rosmarinus Officinalis)

Alm. Rosmarin, Fr. Romarin, İng. Rosemary. Familyası: Ballıbabagiller (Labiatae), Türkiye’de yetiştiği yerler: İstanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Bütün ilkbahar ve yaz boyunca soluk-mavi renkli çiçekler açan, 1-2 m yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. Gövdeleri dik ve çok dallıdır. Yaprakları mızrak gibi, etli ve yeşil renklidir. Çiçekleri dalların uçlarında, yaprakların tabanlarında bulunur. Meyveleri esmer renkli ve fındıksıdır. Kuşdili olarak da bilinir. Kullandığı yerler: Yaprakları ile bundan elde edilen yağı kullanılır. Yaprakları ve çiçekli dallar yaz mevsiminde toplanır ve açık havada kurutulur. Yapraklar ve çiçeklerinden uçucu…

Read More

BİBER (Capsicum Annuum)

Alm. Pfeffer, Fr. Capsicum Cihillie, İng. Paprika Redpepper. Familyası: Patlıcangiller (Solanaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Erzurum-Kars gibi soğuk ve yüksek yaylalar haricinde, hemen hemen her tarafta yetiştirilmektedir. Bir metreye kadar boylanan, muhtelif şekil ve renkte meyveleri bulunan, tohumu sarı renkte, basık ve kısmen böbrek şeklinde, mutedil iklimlerde ve tropik memleketlerde birkaç senelik ağaçcık halinde, patlıcangiller familyasına bağlı bir sebze çeşidi. Kahramanmaraş, Gaziantep gibi güneydoğu illerimizde, tarla ziraati şeklinde, bol miktarda üretilmektedir. Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesi ovaları, ziraat yapılmaya elverişli olup, ihtiyacı karşılayacak kadar yetiştirilir. Türkiye’de, uzun-ince, uzun-sarı, yeşil dolmalık, sarı…

Read More

BİAT-I RIDVAN

Hudeybiye denilen yerde Semüre ismindeki bir ağaç altında 627 (H.6) senesi Zilkade ayında Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ile Eshab-ı kiram arasında yapılan sözleşme. Hicretin 6. yılında Peygamber efendimiz, Eshabı ile birlikte hac etmek için Medine’den yola çıktılar. Hemen hemen bütün sahabenin kılıçtan başka silahları yoktu. Yanlarında kurban için aldıkları yetmiş deve vardı. Resulullah’ın yola çıktığı haberi Mekke’ye ulaşınca, iman etmeyen Mekkeli müşrikler, Peygamber efendimizi ve Eshabını Mekke’ye sokmamak için birleştiler. Etraftaki kabilelere de haberci gönderip yardım istediler. Hepsi yardım etmeyi kabul edip toplandılar. Peygamber efendimiz, Hudeybiye yakınlarında konakladılar.…

Read More

BİAT

Bir kimseye bir hususta bağlılığını bildirme, söz verme. Arapça aslı “bey’at” olup, sonradan dilimize “biat” diye geçmiştir. Lügatte satmak ve satın almak demektir. Alış verişte bayi (satıcı) ile müşterinin (alıcının) el ele tutuşarak bir şeyde pazarlık etmelerine(alış veriş sözleşmesi yapmalarına) denir. Bu mana genelleştirilerek bir hususta el ele vererek yapılan akde, sözleşmeye, söz vermeye de biat denilmiştir. Biatler, mahiyetleri itibariyle aynı olmakla beraber, konuları bakımından birbirinden ayrılırlar. İslam tarihinde ilk biat, hicretten iki sene önce, Akabe denilen yerde Medineli Müslümanların, Peygamber efendimize yaptığı biatlardır. Bu biat ile onlar, Allahü tealaya…

Read More