BALIKÇILIK

Alm. Fischereigewerbe (n), Fr. Péche, İng. Fishing. Sularda yaşayan her türlü balığın avlanması, yetiştirilmesi, ticareti ve balık ürünlerinin değerlendirilmesi. Çok eski zamanlardan beri insanların gıda ihtiyaçlarını gidermek için yapılan balıkçılık, elle tutma usulünden günümüzdeki modern balıkçılık teknolojisine kadar gelişme göstermiştir. Amatör bir spor olarak da bugün pekçok insan bununla meşgul olmaktadır. Sulardaki nimetlerden daha çok istifade etmek için devamlı araştırmalar yapılmış ve balıkçılıkta yeni avlama usülleri geliştirilmiştir. Çok eski zamanlarda su kenarlarında elle yapılan balıkçılık daha sonraları zıpkın, olta, ağ gibi aletlerle yapılmaya başlanmıştır. Kayık ve gemilerle kıyı balıkçılığı yanısıra…

Read More

BALIKÇIL (Ardea)

Alm. Fischreiher(m), Fr. Héron, İng. Heron. Familyası: Balıkçılgiller (Ardeidae), Yaşadığı yer: Sulak çayır, bataklık ve su kıyıları. Özellikleri: Uzun ince bacaklı, uzun boyunlu ve sivri gagalı kuşlardır. Ömrü: 60 sene. Çeşitleri: Adi balıkçıl, ak balıkçıl, kral balıkçıl, külrengi balıkçıl, erguvani balıkçıl, gece balıkçıl, balaban balıkçıl, pabuç gagalı balıkçıl, kaşıkçı balıkçıl meşhurlarıdır. Su kıyılarında balık, kurbağa, yengeç, fare, böcek avlayan çoğu göçmen olan büyük bir kuş cinsi. Tek ayakları üstünde uyumaları ve uçarken boyunlarını S harfi şeklinde kıvırmaları tipik özelliklerindendir. İnce uzun parmaklarının arasında yüzme perdesi yoktur. Orta parmaklarının tırnağı ikiye…

Read More

BALIK YAĞI

Alm. Fisch-tran, Fr. Huile de foie de morue, İng. Cod live oil.  Morina balıklarından  ve çoğunlukla mezgit ailesinden olan diğer bazı balıkların ciğerlerinden elde edilen besleyici bir yağ. Hayvani yağ olan balık yağı, 19. asırda morina hastalığı ile mücadele için kullanılan bir halk ilacıydı. 1914-1922 yılları arasında tıbbi değeri klinik olarak tesbit edildi. Bu değer kendisinde A ve bilhassa D vitamininin varlığına bağlandı. Bu vitaminler yağın çok az bir kısmını teşkil ederler. Vitaminler burada ünite olarak ifade edilir. Bir yağ, gr başına ortalama 1400 İnternasyonal Ünite (İ.Ü.) A vitamini ve…

Read More

BALIK (Piscis)

Alm. Fisch (m), Fr. Poisson, İng. Fish. Solungaçları ile solunum yapan, vücud ısıları çevreye bağlı olarak değişen, soğuk kanlı, yürekleri çift gözlü, çoğunun vücudu pullu, genellikle yumurta ile üreyen, suda yaşayan omurgalı hayvanların genel adı. Bir kulakcık ve karıncıktan meydana gelen yüreklerinde daima kirli kan bulunur. Yürekten çıkan kirli kan solungaçlarda temizlendiğinden, vücutta temiz kan dolaşır. Ağızdan alınan su, solungaçlardan dışarı atılırken suda çözülmüş oksijen, osmozla kana verilir. Bu arada suda bulunan besinler ise yutulur. Köpek balıklarında su hem ağızdan hem de ilk solungaç yarığından alınır. Tuzlu su balıkları su…

Read More

BALEAR ADALARI

DEVLETİN ADI Balear Adaları BAŞŞEHRİ Palma NÜFUSU 675.400 YÜZÖLÇÜMÜ 5.014 km2 RESMİ DİLİ Islah Balearen DİNİ Birçok dinler bulunur PARA BİRİMİ Pezo Batı Akdeniz’de, İspanya’nın 80 ila 360 km doğusunda yer alan beş büyük ve çok küçük adalar topluluğu. Tarihi Tarihi kaynaklara göre 2600 senedir insanların buralarda yaşadığı bilinmektedir. Tarihte muhtelif zamanlarda Balear Adaları Romalıların, Kartacalıların, Cezayir ve İspanyolların idaresinde kalmıştır. M.Ö.122 senesinde adalar, Romalıların eline geçmiş, 466’da Vandallar hakim olmuştur. Vandallarla Doğu Roma İmparatorluğu arasında devam eden mücadeleden sonra, adalar Doğu Roma İmparatorluğuna dahil oldu. Sekizinci yüzyılda adalar, Arapların…

Read More

BALDIRAN (Conium macilatum)

Alm. Gefleckter Schierling, Fr. Grande Cigué İng. Poison-Hemlock (Poisonous Herb). Familyası: Maydonozgiller (Umbelliferae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Hemen hemen bütün Anadolu’da yetişir. Mayıs-ağustos ayları arasında küçük ve beyaz renkli çiçekler açan, duvar, yol ve tarla kenarlarında çok görülen, 1-2 m yüksekliğinde 2 yılık, fena kokulu ve çok zehirli bir bitki. Ağu otu da denilmektedir. Gövdelerinin üzerindeki kırmızı lekelerden kolayca tanınır. İlk sene bitki yalnız taban yaprakları taşır. İkinci sene dik, silindir biçiminde içi boş ve tüysüz bir gövde meydana getirir. Gövde parlak yeşil renkli, bilhassa alt tarafta kırmızımtrak-esmer lekeli ve üst…

Read More

BALABAN (Gıyaseddin Uluğ Han)

On üçüncü asır başlarında Kutbeddin Aybek tarafından kurulan Delhi Memluk İmparatorluğunun İltutmuş’tan sonraki en büyük hükümdarı. Doğum yeri ve tarihi kesin olarak bilinmemektedir. İltutmuş’un çocukları, zamanında çökmeye ve dağılmaya yüz tutan devleti yeniden kuvvetlendirmiş, Hindistan’ı Moğol istilasına karşı korumaya muvaffak olmuştur. Sonradan Alaaddin Kalaç’ın Hindistan’da İslam nüfuzunu genişletip kuvvetlendiren parlak fütuhatına bir zemin hazırlamıştır. Balaban, İltutmuş devrinde Delhi İmparatorluğu’nda görev aldı ve kısa zamanda emir-i şikar ve ardından mirahurluğa getirildi. 1246 yılında Sultan Nasıreddin Mahmud’un naibi oldu. 1249’da kızını Sultan ile evlendiren Balaban, çok geçmeden Han-ı azam yani Uluğ Hanlık…

Read More

BAL

Alm. Honig, Fr. Miel, İng. Honey.  Bal arısının (Apis mellifica) çiçek nektarlarından (balözü bezleri) topladığı özsu içindeki sakkarozun, arının midesinde değişme (invesiryonu) ile husule gelen madde. Bir kovanda bulunan üç cins arıdan işçi arılar petekleri  bal ile doldururlar ve gözlerinin üstünü balmumu ile örterler. Sonbaharda kovandan alınan peteklerdeki bal, ya ısıtılarak (eritilmiş bal) veya sıkılarak yahut da santrüfüj ile (süzme bal) elde edilir. Açık sarıdan kırmızımsı sarıya kadar değişen renkte, kendine has özel kokuda, tatlı lezzetli, koyu şurup kıvamında bir sıvıdır. Tazeyken şeffaf olduğu halde zamanla içinde glikoz kristalleri teşekkül…

Read More

BAKÜ HANLIĞI

Azerbaycan’da bugünkü Bakü’nün doğusunda kurulmuş olan Türk hanlığı (1749-1806). İran hükümdarı Nadir Şah’ın öldürülmesi üzerine, 1747 yılında Mirza Muhammed tarafından kuruldu. Mirza Muhammed, 1768 yılında ölünceye kadar devletin bağımsızlığını korudu. Ölümünde yerine küçük yaştaki oğlu Mehmed geçti. Bu yüzden hanlık, Mirza Muhammed’in hemşiresi ve Kuban hanı Feth Ali’nin hanımı Tuti Bike tarafından idare edildi. Feth Ali Hanın ölümünden bir müddet sonra Bakü, Ruslar tarafından işgal edildi (1796). Mehmed’in oğlu Hüseyin Kulu Han, tam yirmi iki yıl (1806-1828) Ruslarla mücadele etti ise de, Bakü’yü almaya muvaffak olamadı. Neticede hanlık tamamiyle Rus…

Read More

BAKÜ

Azerbaycan’ın başşehri. Nüfusu 1.700.000’in üzerindedir. Apşeron Yarımadasının güney kıyısında, Bakü Körfezinin meydana getirdiği geniş yayın üzerinde bulunur. Bakü Körfezi, Hazar Denizinin en muhafazalı limanıdır. Apşeron Yarımadası da kuzeyden esen güçlü Hazri rüzgarlarına karşı körfezi korur. Bakü’nün tarihi çok eski tarihlere dayanır. Şirvanşahlar zamanında (M.S. 11. yüzyıl) başkent olmuştu. Daha sonraları Moğol işgaline uğradı, İranlılarla Ruslar arasında el değiştirdi ve sonunda 1806’da Rus topraklarına tamamen katıldı. 1920’de de Azerbaycan’ın başşehri oldu. Bakü’nün önemi, eskiden Sovyetlerin en büyük şehirlerinden biri olarak, petrol sanayii ve yönetim merkezi oluşundan kaynaklanırdı. Bakü’de petrolün varlığı 8.…

Read More

BAKTERİ (Bakteria)

Alm. Bakterie (f), Fr. Bacterie, İng. Bacteria. Gözle görülemeyecek kadar küçük, tek bir hücreden meydana gelen mikroorganizma. Normal bir hücrenin yaptığı bütün işleri yapamadıklarından va bazı organelleri eksik olduğundan mütekamil hücre sayılmazlar. Bakteriler mikroorganizmaların temel ve en büyük sınıfıdır. Sayılamayacak kadar çok çeşidi bilinmesine rağmen, bunlardan sadece çok küçük bir miktarı insan vücudunda yaşayabilir ve yine bunların çok azı insanda hastalık yapma özelliğine sahiptir. Hastalandırıcı bakterilere örnek olarak tüberküloz basili, difteri, tetanos, tifo amili bakteriler sayılabilir. Sür’atli çoğalırlar; uygun bir ortamda bir bakteri hücresi 24 saat içinde 70 milyon bakteriye…

Read More

BAKRAÇ

Alm. Eimer aus Kupfer, Fr. Seau en cuivre, İng. Copper bucket. Bakırdan yapılmış kulplu ve geniş ağızlı süt ve yoğurt kapları. Buna halk arasında helke de denir. Süt, tereyağı, yoğurt koymada kullanılır. Ege’de eskiden evlerde dükkanlarda tarhana çorbası götürmek için, gemilerde kömür taşımak veya yanmış kömürün kül ve cürufunu denize dökmek için kullanılırdı. Sade işlenmemiş olanları bulunduğu gibi, yazı ve çiçeklerle süslenmiş tipleri de vardır.

Read More

BAKLAGİLLER (Leguminosae)

Alm. Leguminosen, Fr. Légumineuses, İng. Leguminousplants. İki çeneklilerin Rosales takımından yayılışı çok geniş olan bir familya. Bu familyada değişik şekillerde odunlu ve otsu bitkiler bulunmaktadır. Bunlardan birçoğu kültür bitkisi ve tıbbi bitkilerdir. Odunlu türler çoğunlukla tropik bölgelerde, otsu türler de mutedil bölgelerde tabii olarak yetişirler. Bu familya bitkileri azot toplayıcı olarak, fizyolojik bakımdan özel bir mevki işgal ederler. Havanın serbest azotunu toplayan bakteriler, bitkinin köklerindeki küçük yumrucuklar içinde yaşarlar. Besin maddesi tohumların kotilendonlarında (tohumun olgunlaşmamış taze halindeki durumu) depo edilmiştir. Tahılların aksine olarak, nişasta ve protein aynı hücreler içinde bir…

Read More

BAKLA (Vicia faba)

Alm. Pferdebohne, Saubohne, Fr. Féve, İng. Broad Bean. Familyası: Baklagiller (Legumino sae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Türkiye’nin hemen hemen her yerinde yetiştirilir. Toprak üstünde 70-150 cm boyundaki gövdesi dört köşeli ve içi boş, yaprakları karşılıklı, çiçekleri üç-beş adedi bir arada toplu halde, tohumları muhtelif renk ve büyüklükte yıllık bir bitki. Kökü, tahminen 170 cm kadar derine iner. Bu asıl kök üstünde bir çok yan kökler ve bu yan köklerin üstünde de içlerinde bakteriler bulunan “nodozite” adı verilen yumruları ihtiva eder. Çin’de ve Mısır’da çok eski zamanlardan beri yetiştirilmekte olduğu bilinmektedir. Yabani…

Read More

BAKKAM AĞACI (Haematoxylon campechianum)

Alm. Farbholz (n), Fr. Bois de Compeche, İng. Logwood. Familyası: Keçiboynuzugiller (Caesalpiniaceae). Yetiştiği yerler: Türkiye’de yetişmez. Orta Amerika, Meksika, Hindistan ve Jamaika’da yetiştirilen dikenli bir ağaç. Yaprak boyu ortalama 15 cm olup, 2’den 4’e kadar çift damarlardan meydana gelmiştir. Kullanıldığı yerler: Kırmızı kahverengi odunundan, sitoloji (hücre bilimi) çalışmalarında ve deri ve boya sanayiinde kullanılan kırmızı renkli hematoksilin boyası elde edilir. Tıpta, kabukların kabız edici etkisi vardır.

Read More

BAKİ

Divan şiirinin büyük üstadı. Asıl adı Mahmud Abdülbaki’dir. Hem şair, hem de alimdir. İstanbul’da 1526 yılında doğdu. Babası Fatih Camii müezzinlerindendi. Oğlunu küçük yaşta sanatkar yapmak düşüncesiyle saraç çıraklığına verdi. Fakat Baki yaratılışı icabı ilme düşkün olduğundan tahsile başladı. Uzun yıllar zamanın büyük medreselerinde, devrin en ileri gelen hocalarından ders gördü. Tahsilini tamamladıktan sonra ilk olarak 1563 yılında Silivri’deki Piri Paşa Medresesi müderrisliğine getirildi. Sonra sırayla, Murad Paşa, Eyyub, Sahn ve Süleymaniye medreselerinde müderrislik yaptı. Selim-i Kadim Medresesi müderrisliğinden sonra, Mekke kadılığı, Anadolu ve Rumeli kazaskerliği görevlerinde bulundu. Osmanlı İmparatorluğunun…

Read More

BAKIR

Alm. Kupfer, Fr. Cuivre, İng. Copper. Sembolü Cu olan bir metal. Kırmızı renklidir. Takriben M.Ö. 8000 yıllarında kullanıldığı bilinmektedir. Özellikleri: Periyodik cetvelde 1B grubundadır. Hakiki metal olup, eksi değerleri yoktur. Gümüş ve altın ile aynı gruptandır. Atom numarası 29, Atom ağırlığı 63,546’dır. Kararlı izotoplarının kütle numaraları 63 ve 65’tir. Radyoaktif izotoplarının kütle numaraları 58,59,60,61,62,64,66,67 ve 68’dir. 20°C’deki yoğunluğu 8,95 g/cm3tür Erime noktası 1083°C, kaynama noktası 2595 oC’dir. Spesifik (özgül) ısısı 0,0919 cal/g/ oC’dir. Sertliği (Mohs skalası) 3,0’dır. Elektron dizilişi ls2, 2s22p6, 3s2, 3p63d10, 4s1’dir. Değerliği +1 ve +2’dir. Erime ısısı…

Read More

BAKILLANİ

Kelam alimlerinin en meşhurlarından. İsmi, Muhammed bin Tayyib bin Muhammed bin Cafer; künyesi Ebu Bekr, lakabı Bakıllani el-Eş’ari’dir. Bakıllani veya Kadı diye şöhret bulmuştur. Doğum tarihi kesin bilinmemekle beraber 941 (H.330) senesinde Basra’da doğduğu kabul edilmektedir. 1013 (H. 403) senesinde Bağdat’ta vefat etti. İlk tahsiline Basra’da başlayan Bakıllani, zamanının meşhur alimlerinden ilim öğrendi. Kelam ilmini Ebü’l-Hasan Eş’ari’nin meşhur talebelerinden İbn-i Mücahid Tai’den tahsil etti. Ayrıca, Ebu İshak el-İsferaini, Ebu Bekr bin Furek ve Ebü’l-Hasan el-Bahili gibi alimlerden ders aldı. Bağdad’a giderek Ebu Bekr bin Malik Katii, Ebu Ahmed Hüseyin bin…

Read More

BAKER PLANI

Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankasının, 1985 Ekim ayında, G. Kore’nin başkenti Seoul’deki yıllık olağan genel kurul toplantısı sırasında zamanın ABD Maliye Bakanı James Baker tarafından gündeme getirilen plan. Bu plan bütün gelişme yolundaki ülkeleri değil, en borçlu 15 ülkeyi hedef almaktadır. Baker Planı’nı teşkil eden üç temel nokta şunlardır: Borçlu ülkeler tarafından, büyümenin hızlandırılması, enflasyonun frenlenmesi ve cari işlemler açıklarının kapatılmasına yönelik, kapsamlı ve piyasa mekanizmasına ağırlık veren istikrar politikalarının yürürlüğe koyulması, Çok taraflı kalkınma bankalarının, bu uyum politikalarını desteklemek gayesiyle, en borçlu 15 ülkeye açtıkları kredileri 1986-88 yılları…

Read More

BAKANLAR KURULU

Alm. Ministerrat (m.), Fr. Conseil des ministres, conseil de cabinet, İng. Council of Ministers. İdare ile yasama organı arasında bağlantıyı sağlayan, başbakan ve bakanlardan meydana gelen kurul. Bu heyete hükumet ve kabine de denir. Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından veya parlamento dışından milletvekili seçilme yeterliliğine sahib olanlardan başbakanca seçilir ve cumhurbaşkanınca atanır. Gerektiğinde başbakanın teklifi ile cumhurbaşkanınca görevine son verilir. Bakanlar Kurulu, çalışmalarını başbakanın veya gerekli gördüğü hallerde cumhurbaşkanının başkanlığında yürütür. Bakanlar Kurulunun cumhurbaşkanınca tasdik edilen listesi, tam olarak TBMM’ye sunulur. Meclis tatilde ise toplantıya çağrılır. Proğramı kuruluşundan…

Read More

BAKAN

Alm. Minister, Fr. Ministre, İng. Minister. Memleketin genel işlerinden birini idare etmek üzere ekseriya meclisteki milletvekilleri arasından seçilen ve cumhurbaşkanı tarafından tasdik edildikten sonra göreve başlayan hükumet üyesi. Osmanlılarda bu makamlardaki kimselere nazır denirdi. Cumhuriyet devrinde nazır yerine bir müddet “vekil” kelimesi kullanıldı. 1945 yılında anayasa dili sadeleştirilince, vekil yerine “bakan” kelimesi kondu ve günümüze kadar böyle geldi. Bakanlar, meclisteki milletvekilleri arasından veya meclis dışından başbakan tarafından seçilir. Tasdik için cumhurbaşkanına sunulur. Bakanlar Kurulu listesi tasdikten çıktıktan sonra, bakanlar resmen göreve başlamış olurlar. Kamu yönetimi başında bulunan bakan, o teşkilatın…

Read More

BAKALİT

Alm. Bakelit, Fr. Bakélite, İng. Bakelite. Sentetik (yapay) olarak elde edilen ilk reçine, İsmi, ilk keşfeden Belçika asıllı Amerikalı kimyacı Leo Hendrik Baekeland’ın soyadından alınmıştır. Fenol (C6H5-OH) ve formaldehitin (H2CO) birleşmesiyle elde edilen bakalit, ısı etkisiyle kimyasal maddelere ve mekanik etkenlere çok dayanıklı, sert, çözünmez bir madde halini alır. 300 oC’ye kadar ısıtıldığında kararlı halini alır. Çok saf hali renksiz veya altın sarısı gibidir. Bakalit çeşitli renklere boyanarak değişik maksatlarla silah sanayiinde, süs eşyası, elektrik geçirmediği için priz vs. yapımında, düğme, pipo ağızlıklarında, dolmakalem saplarında ve daha birçok eşyanın yapımında…

Read More

BAHTİYAR VAHABZADE

Azerbaycanlı şair ve yazar. 1925 yılında Azerbaycan’ın Şeki (Nuha) şehrinin bir köyünde dünyaya geldi. Altı yaşında okula başladı. İlkokulu bitirmeden ailesiyle birlikte Bakü’ye taşındılar. Burada tahsiline devam etti. Azerbaycan Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesine girdi. Daha okul yıllarındayken şiir yazmaya başladı. İlk şiiri 1944’te yayınlandı. 1945’te Azerbaycan Yazarlar Birliğine üye oldu. 1947’de Filoloji Fakültesinden mezun oldu. 1951 senesinde bu fakülteye öğretim üyesi olarak girdi. “Samet Vurgun’un Lirizmi” adlı tezini 1951’de hazırladı. “Samet Vurgun’un Sanatkarlık Yolu” adlı teziyle 1964’te doktor oldu. Aynı zamanda milletvekili olarak vazife yaptı. Çok sayıda ilmi kongrelere katıldı,…

Read More