Babinger, Franz

Alman Türkiyatçı. 1891 senesinde Weiden’de doğdu. Würzburg ve Münih’de tarih ve sanat tarihi dersleri okudu. Hind dili ve semitik filolojisinde doktora yaptı (1914). Aynı sene gönüllü asker olarak Türkiye’ye geldi. Osmanlı ordusu içinde Çanakkale, Kafkasya, Irak ve Galiçya’da bulundu. Berlin Üniversitesinde doğu bilimleri doçenti ve profesörü oldu (1924). Bir süre Naziler tarafından görevden uzaklaştırıldı. Bükreş ve Yaş şehirlerinde çalıştı. 1947’de tekrar Almanya’ya dönerek, Münih Üniversitesinde kültür ve edebiyatı ile Türk tarihi üzerinde çalıştı. 1951 senesinde İstanbul’da toplanan Müsteşrikler (Doğu Bilimciler) Kongresine iştirak etti. İstanbul’un 500. fetih yılı münasebeti ile Fatih…

Read More

Babilik

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında İran’da El-Bab Ali Muhammed isminde bir Acem tarafından ortaya atılan bozuk inanç yolu. Bu inancı kabul edenlere “Babi”, yollarına da “Babilik” denmiştir. El-Bab Ali Muhammed, İran’da Kazım Reşti isimli bozuk inanışlı birisinden aldığı bozuk bilgilerle yetişti ve onun ölümünden sonra yerine geçerek almış olduğu bozuk fikirlerini gizlice ve sinsi şekilde yaymaya başladı. Etrafına topladığı cahil kimselere bozuk fikirlerini aşıladı. Kendisinin Mehdi olduğunu ilan etti. İddiasını kuvvetlendirmek için birçok sözler uydurdu. Bu iddiası İslam alimleri tarafından delilleriyle çürütülünce, yol değiştirerek bu defa kendisinin beklenen imama açılan…

Read More

Babil Krallıkları

Alm. Babylonische Qönigriche, Fr. Voyaumez de Babylone, İng. Babylonian kingdoms. Ön Asya bölgesi Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki verimli sahalarda kurulan ve merkezi Babil olan krallıklar. Babil Devleti: M. Ö. 1895-1595 tarihleri arasında Mezopotamya’da Batı Samiler (Amurrular) tarafından kurulan en büyük ve en teşkilatlı devlet. Kurucusu olarak Samu Abum bilinmektedir. Bundan sonra gelen üç-dört kral, silik şahsiyetlerdir. Bu sülale Mezopotamya’yı Elamlılardan tamamen temizlemiş ve Elam ülkesini nüfuzu altına almıştır. Elamlılara son darbeyi vuran kral, eski doğunun en büyük simalarından olan Hammurabi’dir. Hammurabi, İsin ve Larsa sitelerinin kralı olan Rimsin’i mağlub…

Read More

Babıali Yangınları

Alm. Brände   in der Hohen Pforte, Fr. Incendies de la sublime-Pote, İng. Fires on Sublime Porte. Osmanlı Devletinin idari merkezi olan Babıali’nin; 1740, 1755, 1808, 1826 ve 1839 senelerinde tamamen, 1878 ve 1911 senelerinde ise kısmen yanmasına sebeb olan yangınlar. 1740 yangını: Bu yangın sadrazam Mehmed Paşanın devrinde vuku bulmuştur. Harem ağalarının oturdukları kısımda başlıyan yangın kısa bir sürede binayı sarmış, havanın rüzgarlı olması yüzünden arz odası, hasır odası ve bitişik daireler tamamen yok olmuştur. Devrin padişahı Sultan Birinci Mahmud, söndürme çalışmalarına bizzat nezaret etmiştir. Ancak kısmen kurtarılan kısımlar da,…

Read More

Babıali Baskını

İttihat ve Terakki Cemiyetinin hükumeti ele geçirmek için 23 Ocak 1913’te yaptıkları kanlı baskın. İttihat ve Terakki komitesi İkinci Meşrutiyetin ilanından ve 31 Mart Vak’asından sonra orduya dayanarak hükumeti ele geçirmişlerdi. Yalnız kısa bir zaman sonra asker ocağını siyasetle uğraştırmanın cezasını  çekerek “Halaskar Zabitan Grubu”nun tazyikiyle yıkıldılar. Fakat tekrar orduyu elde etmek suretiyle yeniden iş başına gelmek için gizli bir faaliyete giriştiler. Nitekim Balkan Savaşının şiddetle cereyan ettiği ve düşman ordularının İstanbul kapılarına dayandığı sırada, İttihatçılar, Kamil Paşa Hükumetini devirmek ve çeşitli entrikalarla hükumeti elde etmek için çalışıyorlardı. Önce Balkan…

Read More

Babıali

Alm. Hohe Pforte, Fr. Sublime-Porte, İng. Sublime Porte. Osmanlı Devletinin son döneminde sadrazamlık makamına ve hükümete verilen ad. Babıali “yüce kapı” manasına gelmektedir. Osmanlılarda “kapı” kelimesinin yanısıra aynı anlama gelen Farsça “der” ve Arapça “bab” kelimeleri “padişah ve sadrazam sarayı, devlet ve hükümet dairesi” manasında kullanılmıştır. İslam ve Türk tarihinde birliğin ve kuvvetin temsilcisi olarak kabul edilen devletin ve hükümetin merkezleri yüksek ve yüce olarak bilinmiş, dolayısıyla buralara aynı manada olmak üzere Dergah, Bab-ı Saray, El-Bab-üs-Sultaniye, Bab-ı Hümayun, Bab-ı Ali, Bab-ı Asafi ve Paşa Kapısı gibi isimler verilmiştir. Osmanlılarda İstanbul…

Read More

Babek

Abbasi idaresine karşı isyan eden Azerbaycan taraflarındaki Hurremilerin reisi. Azerbaycan’da doğmuş olup, doğum tarihi bilinmemektedir. Mecusi bir ailenin çocuğudur. Mejdek tarafından ortaya konan komünist fikirlerini savunan Hurremiye fırkasının reisi oldu. 816 yılında Bizanslıların kışkırtması ile Abbasi Devleti’ne isyan etti. Bizanslılarla harp halinde olan Halife Me’mun, Babek ile meşgul olamadı. Bunu fırsat bilen Babek, Abbasi Halifesi Me’mun’a düşman olan Ermenileri de toplayarak Azerbaycan’a hakim oldu. Böylece Abbasi Devletinin en önemli meselesi haline gelen Babek isyanı Halife Me’mun’un vefatından (833) sonra yerine geçen Mu’tasım zamanında da olmak üzere 20 sene sürdü. Babek’in…

Read More

Babbage, Charles

Avrupa’da modern bilgisayarların başlangıç çalışmalarını yapan matematikçi, İngiliz bilim adamı. 1791’de Totnes Devon’da doğdu. Cambridge’de matematik profesörlüğü yaptı ve İngiliz Kraliyet Astronomi kuruluşunu gerçekleştirenler arasında bulundu. Fakat esas ilgisini hesap makinaları çekmiş olup, birbirini takib eden tam sayıların karelerini hesaplamak içini Fark Makinası ve daha ileri matematik işlemler için Analitik Makinayı yapmayı düşündü ise de o zamanın malzeme ve imalat tekniği yeterli olmadığı için, bu iki makina imal edilemedi. Avrupa kıtasındaki hesap metodlarının İngiltere’de yaygınlaşmasını sağlamak için kurulan Analitik Toplum’un iki kurucusundan biridir. Hayat sigortasının yaygın hale gelmesini sağlarken, pekçok…

Read More

Babailik

On üçüncü yüzyılda Anadolu’da Baba Resul ve onun adamlarından Baba İshak tarafından Selçuklu Devletine karşı başlatılan siyasi isyanlar. Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad 1237’de vefat edince, yerine İkinci Gıyaseddin Keyhüsrev geçti. Fakat, babası gibi dirayetli olamayınca, Moğol istilasından kaçarak Anadolu’ya gelen göçebe Türkmenler, bölgede büyük bir karışıklığın çıkmasına yol açtılar. Bu fırsattan istifade etmesini bilen Baba Resul adında birisi, Sultan’ın zalim olduğunu, Allah yolundan ayrıldığını, kendisinin bu zalim ve yolsuzluklara son vermek üzere Allah tarafından peygamber olarak vazifelendirildiğini söyleyerek halkı isyana teşvik etti. Adamlarından Kefersutlu bir Yahudi olan Baba İshak’ı…

Read More

Baba Yusuf Sivrihisari

Anadolu’da yetişen evliyadan. Doğum tarihi bilinmemekte olup, Sivrihisarlıdır. 1512 (H. 917) senesinde İstanbul’da vefat etti. Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin kurduğu Bayramiyye yolunda yetişmiş, edeb sahibi ve olgun bir zat olan Baba Yusuf Sivrihisari’yi Sultan İkinci Bayezid Han, Bayezid Camiini yaptırınca, caminin açılışına davat etti. Bayezid, Camiinde kılınan ilk Cuma namazından önce tesirli bir vaz veren Baba Yusuf Sivrihisari, Sultan İkinci Bayezid Hanın iltifat ve ihsanlarına kavuştu. Bir müddet İstanbul’da kaldıktan sonra memleketine döndü. Sonra hac ibadetini yerine getirmek üzere Mekke-i mükerremeye gitti. Bir sene Mekke’de kalıp, ertesi sene Medine-i münevvereye…

Read More

Baba Haydar Semerkandi

Evliyanın büyüklerinden. Hace Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin talebesidir. Baba Haydar Semerkandi diye tanınmıştır. Doğum tarihi kesin bilinmemektedir. Semerkant’ta doğdu. 1550 (H. 957) senesinde İstanbul’da vefat etti. Küçük yaştan itibaren doğum yeri olan Semerkant’ta Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin derslerine ve sohbetlerine devam eden Baba Haydar Semerkandi, tasavvuf yolunda ilerledi. İcazet (diploma) alıp, Mekke-i mükerremeye gitti. Bir müddet orada  kaldıktan sonra İstanbul’a geldi. İstanbul’da Eyyub Sultan Camiinde ibadet ve taatla meşgul oldu. Halleriyle ve nasihatleriyle insanlar arasında tanındı. Zamanın padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han, Baba Haydar Semerkandi’nin adını ve üstün hallerini işitip ona iltifat…

Read More

Baba Cafer Zindanı

İstanbul’un Haliç tarafında gemiler kapısının yanında bulunan kuledeki zindan. Burada her hangi bir suçtan dolayı idamına karar verilen yeniçeriler ile borçlarını ödemeyenler bulunurdu. Harun Reşid zamanında elçi olarak gönderilen İmam-ı Hüseyin soyundan Seyyid Cafer’in Bizans İmparatoru tarafından burada şehid edildiği rivayet edilmektedir. Bu sebeple bu kuleye Baba Cafer adı verilmiştir. 1826 yılına kadar böylece adlandırılan Baba Cafer, Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından sonra hükumet tarafından Bab-ı Cafer olarak değiştirilmiştir. Bizanslılar zamanında da hapishane olarak kullanıldığı bilinen bu yer, 1831 yılına kadar aynı hizmeti gördü. Sultan İkinci Mahmud Han hapishaneyi Sultanahmed’de kurulan karakola…

Read More

Baas Partisi

Ortadoğu Arap ülkelerinde faaliyet gösteren, bu bölgedeki Arap devletlerini bir tek Arap milleti halinde birleştirmeyi ve sosyalist fikirleri yaymayı gaye edinen siyasi parti. Tam adı; Hizb el-Ba’s el-Arabi el-İştiraki= Arap Sosyalist Baas Partisi veya Arap Sosyalist DirilişPartisi olan Baas Partisi 1953 senesinde Michel (Mişel) Eflak ve Ekrem Havrani tarafından kurulmuştur. Annesi Yahudi, babası Fransız olan Michel Eflak ve Salah el-Bitar 1943 senesinde Şam’da Arap Diriliş Partisini kurdular. Daha sonra da Ekrem Havrani tarafındanArap Sosyalist Partisi kuruldu. 1953 senesinde bu iki parti birleşerek Arap Sosyalist Baas Partisi teşekkül etti. Kısa bir…

Read More

Azerbaycan

DEVLETİN ADI Azerbaycan Cumhuriyeti BAŞŞEHRİ Bakü NÜFUSU 7.145.000 YÜZÖLÇÜMÜ 86.600 km2 RESMİ DİLİ Türkçe DİNİ İslamiyet PARA BİRİMİ Manat Sovyetler Birliği’nin dağılması üzerine Kafkas Dağlarının Hazar Denizine bakan güneydoğu eteklerinde kurulan bir Türk ülkesi. Batısında Ermenistan, kuzeybatısında Gürcistan, güneyinde İran, doğusunda Hazar Denizi yer alır Tarihi Azerbaycan, tarih sahnesinde M.Ö. 6. asırdan itibaren görülmeye başlar. Jeopolitik durumu itibariyle, devamlı istilalara uğramış ve çeşitli devletlerin hakimiyeti altında kalmıştır. Bu bölgede kurulan ilk devlet, Ahameni Komutanı Sahrap Atropates’in temellerini attığı krallıktır. Atropates Krallığının ismi zamanla değişikliklere uğramış, Sasanilerce Azurbeycan, Süryanilerce Azerbaigan olarak…

Read More

Azakeğeri (Acorus Calamus)

Alm. Kalmus, Fr. Acore vrai, İng. Sweet Flay. Familyası: Yılanyastığıgiller (Araceae), Türkiye’de yetiştiği yerler:  İzmit, Bolu ve Kuzey Anadolu. Vatanı, Hindistan olan Avrupa, Asya ve Amerika’ya yayılmış olan depo köklü (Rizom) bir bataklık bitkisi. Türkiye’de bazı göl ve nehir kenarlarında rastlanır. Nisan-mayıs aylarında çiçek açar. Çiçekler erdişi, yeşilimsi, 5-8 cm boyunda olan bir sap (sapandiks) üzerinde sık ve çepeçevre dizilmiştir.  Çiçekleri çevreleyen kın dik, yeşil ve yapraksızdır. Yapraklar parmaklar arasında oğuşturulursa, biber kokusuna benzer bir koku duyulur. Çiçekler tek başlarına çan şeklindedirler. Kullanıldığı yerler: Kullanılan kısmı kökleridir. Bileşiminde kuvvetli kokulu…

Read More

Azak Denizi

Karadeniz’in kuzeydoğusunda 37.700 kilometrekarelik bir iç deniz. Uzunluğu 240 km, en geniş yeri 231 kilometredir. Derinliği azdır; en derin yeri 14 metredir. 6-8 km genişliğinde Kerç Boğazı ile Karadeniz’e bağlıdır. Kırım Yarımadası, Karadeniz ve Azak Denizi arasında bir tabii engeldir. Tuzluluk derecesi yüzde birden azdır. Don, Kuban, Krinka ve Kalmius nehirleri Azak Denizine dökülür. Azak Denizine ılıman bir kara iklimi egemendir. Aralık-mart ayları arası donar. İlkbaharda yüksek tonajlı gemiler Karadeniz’den Azak Denizine geçerler. Azak Denizinde çok bol balık bulunur. Limanları; Rostov, Taganrug, İdanov Berdjanks’tır. Akdeniz’i olduğu gibi, Karadeniz’i de Osmanlı…

Read More

Azablar

Anadolu beyliklerinde donanma hizmetinde kullanılan asker. Osmanlı teşkilatında hafif yaya askeri. Azab, Arapçada evli olmayan, bekar erkek demektir. İlk azab teşkilatını Aydınoğlu Umur Bey İzmir’de kurdu. Umur Bey Latinlerle yaptığı çarpışmalarda azab denilen donanma askerlerinden çok faydalandı. Osmanlılarda ise, henüz yeniçeri ocağı kurulmadan önce, azab teşkilatı mevcuttu. Azablar Anadolu’dan toplanmış dinç ve kuvvetli Türk gençlerinden meydana geliyordu. Bunlar; yaya, kale ve donanma azabları olmak üzere üç sınıftı. Yaya azabları, harp vukuunda ihtiyaca göre 20 veya 30 haneden bir kişi alınmak suretiyle toplanırdı. Diğer haneler de seçilen bu azabların masraf ve…

Read More

Ayva Ağacı (Cydonia Oblonga)

Alm. Quittenbaum, Fr. Cognaissier (m), İng. Quince tree. Familyası: Gülgiller (Rosaceae). Türkiye‘de yetiştiği yerler: Batı Anadolu. Mayıs ve haziran ayları arasında beyaz veya pembe çiçekler açan 4-8 m yüksekliğinde bir ağaç. Genellikle yetiştirilir. Bazan yabani olanlarına da rastlanır. Ağacın gövdesi silindirik, odunlu ve çok dallıdır. Yaprakları derimsi, üst tarafları koyu yeşil renkli, alt yüzleri ise, çok tüylü ve grimsidir. Çiçekleri dalların üzerinde teker teker bulunur ve hemen hemen sapsızdır. Meyve, çiçek tablasının etlenmesi ve büyümesi ile meydana gelmiş oval, küre şeklinde, sarı-yeşil renkli ve tüylüdür.Tohumları oval, köşeli ve esmer kırmızımtrak…

Read More

Aysberg (Buzdağı)

Alm. Eisberg (m), Fr. Iceberg, İng. Iceberg. Kuzey ve güney kutub denizlerinde bulunan büyük deniz buzulu. Devamlı soğuk olan bölgelerde karın üst üste yığılması, kardan bir dağ ve sonra da bir buz katmanı teşekkül ettirir. Bu katman zamanla kıyıya doğru kayar ve denizde parçalanır. Böylece muazzam buz dağları meydana gelir. Uzunlukları birkaç kilometreyi ve kalınlıkları 300 metreyi bulur. Deniz üstünde sallanmadan dururlar. Birer ikişer tane olmayıp çokturlar. Her yıl güney kutbu Antarktika, her boydan binlerce buz dağı teşkiline sebeb olur. Kuzey kutbundaki Grönland Adasının iki milyon km2ye yaklaşan yüzeyi tamamen…

Read More

Ayrıkotu (Agropyron Repens)

Alm. Gemeine Qecke, Fr. Chiendent commun, İng. Common Couch Grass, Scutch, Twitch. Familyası: Buğdaygiller (Gramineae). Türkiye’de yetiştiği yerler: İstanbul, Trakya, Muğla, Anadolu. Temmuz-ağustos ayları arasında yeşil veya morumsu-yeşil renkli başaklar veren, 30-100 cm boyunda, çok senelik otsu bir bitki. Toprak altında çok fazla yayılmış olan ana kökleri bulunur. Bilhassa kumlu toprakları sever. Gövdeleri dik, tüysüz ve içi boştur. Yaprakları dar, uzun, ince, paralel damarlı, sivri uçlu, koyu yeşil renklidir. Çiçekler gövdenin ucunda ve yassı bir başak durumunda toplanmışlardır. Meyve sarımsı renkli uzuncadır. Kullanıldığı yerler: Kullanılan kısımları kökleridir. Köklerinde triticin, uçucu…

Read More

Hasan Ayni

Osmanlı şairlerinden. Asıl ismi Hasan’dır. 1766’da Gaziantep’te doğdu. 1837’de İstanbul’da öldü. Çocukluğunda yemenici çıraklığı yapardı. Sık sık çıkan ayaklanmalar ve kargaşalar sebebiyle Gaziantep’ten ayrılıp Darende, Elbistan ve Kahramanmaraş’ta bir kaç sene kaldı. Sonra İstanbul’a gitti. Yirmi yaşında medresede tahsile başladı. İstanbul’da vezir konaklarına devam ederek, kendisini devrin ileri gelenlerine tanıttı. Bilhassa sadaret kaymakamı Tayyar Mahmud ve Kaptan-ı derya Abdullah Ramiz Paşa tarafından çok yardım yapıldı. 1831’de Babıali’ye Arabi ve Farisi muallimliğine tayin oldu. Ayni, yazdığı şiirlerle Üçüncü Selim Han ile İkinci Mahmud Hanın birçok iltifatlarına kavuştu. Divan’ındaki  kasidelerinde bunu  belirtmiştir.…

Read More

Mahmud Ayni

On dördüncü ve 15. yüzyıllarda Mısır’da yetişen fıkıh, hadis alimi ve tarihçi. İsmi Mahmud, lakabı Bedreddin, künyesi Ebu Muhammed’dir. Babası Ahmed de büyük fıkıh alimi idi. Ayni 1360 senesinde Gaziantep’te doğdu. Burada doğduğu için Ayni (Ayıntepli) diye şöhret buldu. 1451 (H. 855) senesi Zilhicce ayının dördüncü günü 91 yaşında Kahire’de vefat etti. Aslen Türk ve bir alim ailesine mensup olan Ayni, küçük yaşından itibaren çeşitli şehir ve memleketlerdeki alimlerden ilim tahsil edip kendisini yetiştirdi. Kahire muhtesipliği Evkaf Nazırlığı (bakanlığı) yaptı ve Mahmudiye Medresesinde fıkıh (İslam Hukuku) okuttu. Melik-ül-Müeyyed’in Kudüs Seferine…

Read More

Ayna

Alm. Spiegel (m), Fr. Miroir, İng. Mirror. Işığın % 100’e yakın bir kısmını düzgün olarak yansıtan cilalı yüzey. Metal yüzeylerin parlatılmasıyla ilk ayna elde edilmiştir. Daha sonraları ise, cam levhaların bir yüzeyleri civa amalgamaları ile kaplanarak, ayna elde edilmiştir. Günümüzde ise, umumiyetle cam levhaların bir yüzü, ince bir gümüş tabakası ile sırlanarak elde edilir. Bazan gümüş yerine alüminyum, altın, hatta platin dahi kullanılır. Alüminyum sırlı aynalar, dalga boyu 0,4 mikrondan küçük  olan morötesi ışınları da yansıtırlar. Aynalar; düzlem, küresel ve parabolik diye üç gruba ayrılırlar. Düz aynalar: Bir cismin veya…

Read More