Sadrâzam

Alm. Grosswesir (m), Fr. Grand Vizir (m), İng. Grand Vizier. Osmanlı devlet teşkilâtında pâdişâhtan sonra devletin en yüksek rütbeli idârecisi. Sadrâzam, “vezîriâzam” diye de bilinir ve pâdişâhın mutlak vekîli olarak devlet işlerini idâre ederdi. Sadrâzamlara ayrıca “sadr-ı âlî, vekil-i mutlak, sâhib-i devlet, zât-ı âsafî” gibi ünvanlar da verilirdi. Osmanlı Devletinin kuruluş devresinde, sadrâzama sâdece vezir denilirdi. Devletin ilk vezirleri hep ilmiye sınıfına mensup devlet adamları arasından seçilirdi. Orhan Gâzi devrindeki Vezir Alâeddîn Paşa, Ahmed Paşa bin Mahmûd, Hacı Paşa ve Sinâneddîn Yûsuf Paşa ilmiye sınıfından vezirliğe getirilmişler; aynı şekilde Çandarlı…

Read More

Cağalazâde Sinan Paşa

Kânûnî Sultan Süleymân Han devrinin sadrâzam ve büyük devlet adamlarından. Aslen İtalyan olup, Temmuz 1560 Cerbe Deniz Harbinde babasıyla birlikte Kaptân-ı Deryâ Piyâle Paşaya esir düşerek İstanbul’a getirildi. Müslüman olup ilim tahsil eden Sinan Paşa, Yûsuf Sinan adını aldı.  Önceleri Kapıcıbaşılık ve Silahtarlık hizmetlerinde bulundu. 1575’te Yeniçeri Ağalığı vazîfesiyle saraydan ayrıldı. Bu arada Mihrimah Sultânın torunu ile evlenerek hânedâna intisab etti. Sultan İkinci Selim ve Sultan Üçüncü Murad Han devirlerinde Erzurum, Bağdat, Van vesâir eyâletlerin vâliliklerinde bulundu.  17 Eylül 1583’te Revan muhâfızı oldu. Özdemiroğlu Osman Paşa ile birlikte İran muhârebelerine…

Read More

Tâcîzâde Câfer Çelebi

On beşinci asır divan edebiyâtı şâir ve yazarlarından ve bu asrın meşhûr âlimlerinden. Tâcîzâde Câfer Çelebi adıyla tanınır. Doğum târihi ve yeri belli değildir. 1515 yılında bir iftirâya kurban giderek hayâtından olmuştur.  Daha ziyâde nesirleriyle tanınan Tâcizâde Câfer Çelebi, Türkçe, Farsça kasîde ve gazeller de söylemiştir. Ayrıca 15. asrın kuvvetli bir mesnevî şâiridir. İkinci Bâyezîd ve Yavuz Sultan Selîm zamanlarında Nişancılık ve Kazaskerlik vazîfeleri görmüş, Yavuz’un Şah İsmâil’e gönderdiği mektup ve Çaldıran Fetihnâmesi bunun tarafından kaleme alınmıştır. İlmine çok hürmet ve iltifât eden Yavuz Sultan Selim, onu sohbet meclislerinde bulundurduğu…

Read More

Câbir bin Hayyân

Modern kimyânın kurucusu meşhûr İslâm âlimi. Tebe-i tâbiîndendir. İsmi Câbir bin Hayyân Abdullah el-Ezdî olup, künyesi Ebû Abdullah’tır. Horasanlı, Tuslu, Harrânlı ve Kûfeli olduğu söylenen Câbir’in âilesi hakkında çok az bilgi vardır. İslâm âleminde Sûfi, Avrupa’da Al-Geber ismiyle şöhret buldu. Doğum târihi kesin olarak bilinmemekte ve yaklaşık 815 (H. 200) yılında vefat ettiği kabul edilmektedir. Aslen Türk olan Câbir bin Hayyan, Abbâsî Halîfesi Hârûn Reşîd’in sarayında yaşadı. Vezir Yahyâ bin Hâlid el- Bermekî’den himâye gördü. Asrının fen âlimiydi. Bütün İslâm âlimleri gibi, fen ilmini, İslâmî ilimlerle berâber okudu. Tıp, astronomi,…

Read More

Câbir bin Eflah

Endülüs’te yetişen büyük Müslüman astronomi ve matematik âlimi. Künyesi Ebû Muhammed olup, Avrupa’da Geber ismiyle şöhret buldu. Bu zât, kimyâcı Câbir bin Hayyân es-Sûfî ve Muhammed bin Câbir Bettânî ile ekseriyâ karıştırılmaktadır. Câbir bin Eflah, Endülüs’te, Sevilla’da doğmuştur. Doğum târihi ve yaşadığı târih kesin bilinmemesine rağmen, 12. asrın ortalarında vefât ettiği tahmin edilmektedir.  Câbir bin Eflah, Batlamyüs’ün bâzı görüşlerini tenkid etti. Özellikle güneşe takrîben 3 dakikalık bir ihtilâf-ı manzar (dünyâ üzerinde duran bir gözlemcinin gözünden herhangi bir yıldıza giden hat arasındaki açı, paralaks) kabul ettiği hâlde, dünyâya güneşten daha yakın…

Read More

Ca’ber Kalesi

Sûriye’nin kuzeyinde, Fırat Nehrinin sol kıyısında eski bir kale. Bugün harâbe hâlinde olan bu kale, Rakka şehrinde Balis’e giden yol üzerinde, Rakka’nın 50 km batısında, Halep şehrinin 110 km doğusunda yer almaktadır.  İslâmiyetten önceki devirde ve İslâmiyetin başlangıcı sırasında buranın ismi Davsara idi. Müslüman coğrafya âlimleri burası için “Davsen” adını kullandılar. Hicri 5. asırda Benî Kuşeyrli Ca’ber tarafından zaptedildiği için bu isimle şöhret bulmuştur. Bu kale 1087’de Sultan Celâleddîn Melikşah tarafından zaptedilmiş ve Halep’teki Ukaylilerin sonuncusu Sâlim’e verilmiştir. 1146’da Musul Emîri Atabeg Zengi tarafından kuşatılmış ise de, ölümü üzerine zaptedilememişti.…

Read More

Cezzâr Ahmed Paşa

Fransız Kralı Napolyon’a karşı Akka Kalesini başarı ile savunan büyük Türk kumandanı. Bosnalı olup doğum târihi bilinmemektedir. İstanbul’a gelerek Sadrâzam Hekimoğlu Ali Paşanın hizmetine girmiştir. Ali Paşa ikinci Mısır vâliliğinden azl edilince, Mısır’da kalarak meşhur Ali Beyin kölesi Abdullah Beyin hizmetine girdi. Bahire kâşifliğine atanan Ahmed, orada Bedevîlere karşı olan muhârebelerde gâlip gelmiş ve çok kan dökmüş olduğundan, kasap anlamına gelen “Cezzâr” lakabı verilmişti. Fakat bir müddet sonra Ali Beyin öc almasından korkarak, İstanbul’a kaçtı. Sonra da Şam Vâlisi Osman Paşanın hizmetine girerek Tâhir Ömer, Zeydan ve Şahab âileleriyle yapılan…

Read More