Sadrâzam

Alm. Grosswesir (m), Fr. Grand Vizir (m), İng. Grand Vizier. Osmanlı devlet teşkilâtında pâdişâhtan sonra devletin en yüksek rütbeli idârecisi. Sadrâzam, “vezîriâzam” diye de bilinir ve pâdişâhın mutlak vekîli olarak devlet işlerini idâre ederdi. Sadrâzamlara ayrıca “sadr-ı âlî, vekil-i mutlak, sâhib-i devlet, zât-ı âsafî” gibi ünvanlar da verilirdi. Osmanlı Devletinin kuruluş devresinde, sadrâzama sâdece vezir denilirdi. Devletin ilk vezirleri hep ilmiye sınıfına mensup devlet adamları arasından seçilirdi. Orhan Gâzi devrindeki Vezir Alâeddîn Paşa, Ahmed Paşa bin Mahmûd, Hacı Paşa ve Sinâneddîn Yûsuf Paşa ilmiye sınıfından vezirliğe getirilmişler; aynı şekilde Çandarlı…

Read More

Harem

Yabancının girmesine izin verilmeyen yer. Müslümanların evlerinde kadınlara ayrılan kısım. Osmanlı sarayında, pâdişâhın annesinin nezâretinde, sarayın hanım, çocuk ve hizmetçilerinin kaldığı bölüm. İslâmiyetin tesettür emriyle sistemleşen harem, Müslümanların evlerinin en ferah ve güzel bölümlerini işgâl etmiş, erkekler için de selâmlık kısmı inşâ edilmişti. Bütün Müslüman devlet başkanlarının evlerinde bulunan harem, Resûlullah efendimiz ve Hulefâ-i Râşidîn devirlerinden sonra Emevîler, Abbâsîler, Selçuklular ile diğer İslâm devletleri ve nihâyet Osmanlı saraylarında daha teferruâtlı ve teşkîlatlı bir hâle geldi. Osmanlılarda pâdişâh haremine “Harem-i Hümâyûn” adı verilmişti. Osmanlı Devletinin gelişmesine paralel olarak, pâdişâhların oturduğu saraylar…

Read More

Tepedelenli Ali Paşa

Osmanlı vâlilerinden. 1744 yılında Yanya’da doğdu. Dedeleri Arnavutluk’ta muhtelif vazifelerde tanınmış olup, babası Tepedelen mütesellimi Veli Paşadır. Küçük yaşta babası öldüğünden gençliği mücâdelelerle geçti. Kurd Ahmed ve Kaplan Paşalara hizmet edip, himâyelerine girdi. Kaplan Paşaya dâmât oldu. Yanya, Delvina ve Tırhala mutasarrıflıklarıyla Derbentler-Başbuğluğu gibi vazifelerde kendini tanıttı. Oğulları Muhtar, Veli Veliyüddîn ve Sâlih Paşalar çeşitli vazifelerle Kuzey Arnavutluk’la Yunanistan’a hâkim olunca buralar Tepedelenli âilesinin mâlikânesi hâline geldi. Osmanlı-Rusya-Avusturya Savaşında 1787’de Avusturya cephesinde PançovaHarekâtına katıldı. Sırbistan’da çıkan isyânı bastırmada hizmetleri oldu. Rus cephesinde de savaştı. Rütbesi 1795’te mirmiranlığa yükseldi. Yanya bölgesindeki…

Read More

Barbaros Hayreddin Paşa

Büyük Osmanlı kapdan-ı deryası (amirali). 1466’da bir rivayette de 1483 yılında doğdu. Asıl adı Hızır‘dı. Din ve devlet yolunda yaptığı büyük işlerden dolayı Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından, dine hayrı dokunan manasına gelen Hayreddin ismi verildi. Doğu Akdeniz kıyılarındaki kavimler tarafından kızıl sakallı manasına gelmek üzere Barbarossa diye tanınmaktadır. Midilli’nin Osmanlılarca fethinden sonra, kale muhafızı olarak buraya gelmiş, aslen Vardar Yenicesi’nden Yakub Ağanın dört oğlundan biriydi. Hızır’ın, İshak ve Oruç adında iki ağabeyi ve İlyas adında bir kardeşi vardı. İshak Midilli’de çalışıyor, Oruç ve Hızır deniz ticareti yapıyorlardı. Üç kardeş…

Read More

Abdülhamid Han – II

Osmanlı padişahlarının otuz dördüncüsü ve İslam halifelerinin doksan dokuzuncusu. Sultan Abdülmecid’in ikinci oğlu olup 1842’de Tir-i Müjgan Sultandan doğdu. On yaşında iken annesini kaybeden şehzade Abdülhamid, babasının emriyle Perestu Kadın Efendinin himayesine verildi. Özel hocalar tayin edilerek iyi bir eğitime tabi tutuldu. Arapçayı, Ferid ve Şerif efendilerden, Farsçayı kazasker Ali Mahvi Efendi ve Sadrazam Safvet Paşadan; tefsir, hadis, fıkıh ilimlerini Gümüşhanevi Ömer Hulusi Efendiden; Fransızcayı Gardet, Edhem ve Kemal paşalardan ve diğer din ve fen ilimlerini de sahasında üstad olan hocalardan öğrendi. Tahsilinden artan zamanlarını; ata binmek, silah kullanmak ve…

Read More

Preveze Zaferi

Kaptan-ı deryâ Barbaros Hayreddîn Paşanın, Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması ile yaptığı deniz savaşı. 27 Eylül 1538’de Adriyatik Denizinin Arta Körfezi kıyısında Preveze Kalesi önündeki açık sularda yapılan savaş. Osmanlı donanmasının zaferiyle sonuçlanmıştır. Başlangıçta Osmanlı Devletinin emrinde olmayan Barbaros Hayreddîn ve arkadaşlarının, Akdeniz hâkimiyetinde rolü çok büyüktür. Bu kahraman Türk denizcileri, Cezâyir ve Tunus’ta yerleşmeye çalışan Avrupalıları oralardan söktüler ve denizlerin arslanı oldular. Yavuz Sultan Selim, bu kahramanlara asker ve top göndererek yardım etti. Kânûnî Sultan Süleymân Macaristan’da zaferler kazanırken, onlar da aynı yılda, yâni 1525’teAkdeniz’in kuzey sâhillerini vuruyor, Hıristiyan…

Read More

Molla Fenâri

Osmanlı Devletinin ilk şeyhülislâmı. Adı Muhammed, lakabı Şemseddîn olup, babasının ismi Hamza’dır. 1350 (H. 751) senesi Safer ayında Fenâr köyünde dünyâya geldi. 1431 (H.834) senesi Receb ayında Bursa’da vefât etti. Fenâr adlı köyde doğduğundan veya babasının fenercilik sanatıyla meşgûl olmasından fenârî nisbesiyle meşhûr oldu. Ömrünü dînine ve devletine hizmetle geçirip, Kabr-i şerîfi Bursa’da, Keşiş Dağı eteğindeki Maksem adı verilen semtte yaptırdığı mescidin yanındadır. Câminin yanında bir medresesi ve pekçok hayır eseri vardır. Molla Fenârî, aklî ve naklî ilimlerde zamânın bir tânesiydi. Alâeddîn-i Esved’den, Cemâleddin Aksarâyî’den ve Mısır’da Ekmeleddîn-i Bâbertî’den ilim…

Read More

Emir Sultan

Osmanlıların kuruluş devrini yaşamış olan büyük âlim ve evliyâ. Yıldırım Bâyezîd Hanın dâmâdıdır. Nesebi (soyu) hazret-i Hüseyin’e dayanır. İsmi, Muhammed bin Ali, lakabı Şemsüddîn’dir. 1368 (H.770) târihinde Buhârâ’da doğdu. 1430 (H. 833) târihinde Bursa’da taûn hastalığından vefât etti. Kendi ismiyle anılan câmi yanındaki türbesinde medfûndur. Ziyâret edenler mübârek rûhundan feyz almaktadır. Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ’da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevvverede ilim tahsil etti. Medîne-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına…

Read More

Nakîbüleşrâf

İslâm devletlerinde seyyidlerin ve şerîflerin doğum ve vefât kayıtlarını tutan ve işleriyle ilgilenen müessesenin idârecisi. Hazret-i Fâtımâ ile hazret-i Ali’nin evlâdından hazret-i Hüseyin’in soyundan gelenlere seyyid; hazret-i Hasan’ın soyundan gelenlere şerîf denir. Evlâd-ı Resûl olan bu kıymetli insanlara Abbâsîler, Memlûkler gibi İslâm devletlerinde hürmet gösterilirdi. Osmanlı Devletinde de gösterilen hürmetin yanında, onlara âit işleri görmek için vazîfeli memur tâyin edilmiştir. Nakîbüleşrâf adı verilen ve sâdâttan (seyid ve şerîflerden) seçilen bu memûr, Peygamber efendimizin torunlarının işlerine bakar, neseplerini kayd ve zapteder, doğumlarını ve vefâtlarını deftere geçirir, onları âdî işlere ve şânlarına…

Read More

Mukaddes Emanetler

Alm. Heilige reliquen (f.pl.), Fr. reliques (f.pl.) benies, İng. Sacred Relics. İslâm dîni ve târihi bakımından büyük önem taşıyan, Peygamber efendimiz “aleyhisselâm” ve diğer din büyüklerine âit bâzı mübârek şahsî eşyâ ile hâtıralara verilen ad. İslâm târihinde, mukaddes emânetlerin toplanması ve muhâfazası Peygamber efendimiz zamânında başladı. Eshâb-ı kirâm ihtimâm ve hürmetle Resûlullah efendimize âit hâtıraları muhâfaza ettiler. Dört büyük halîfe devrinden sonra Emevî, sonra da Abbâsî halîfeleri; Peygamber efendimizden, ümmehât-ı müslimînden (Peygamber efendimizin mübârek hanımlarından) ve Eshâb-ı kirâmdan kalan her çeşit eşyâ ve hâtıraların toplanmasına ve saklanmasına çok îtinâ gösterdiler.…

Read More

Yeşil Türbe

Bursa’da Sultan Çelebi Mehmed’in kabrinin bulunduğu meşhur türbe. Sekizgen plânlı ve kubbeli bir yapı olan türbede, Çelebi Sultan Mehmed’den başka kızı Selçuk Hâtun, kardeşleri Hafsa Hâtun, Ayşe Hâtun, Mahmûd, Yûsuf, Mustafa, ebesi Daya Hatun’un sandukaları mevcuttur. Türbenin bahçesinde ise; Hoca Sâdeddîn Efendinin babası Hasan Can ile Aziz Ahmed Paşa medfundur. Türbeye dışarıya taşan portaldeki kapıdan girilir. Girişin iki yanında çiçekli çinilerin süslediği iki mihrap vardır. Ceviz ağacından ve hendesi tezyinatla süslü kapıyı Tebrizli Ali bin Hacı Ahmed isimli bir usta yapmıştır. Yeşil Türbenin iç duvarları, yerden üç metreye kadar yükselen,…

Read More

Kırım Savaşı

Alm. Krimkrieg (m), Fr. Guerre (f), de Crimee, İng. Crimean War. Osmanlı Devleti ve müttefikleri İngiltere Fransa ve Piemento ile Rusya arasında 1853-1856 yıllarında yapılan savaş. 1800’lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan’daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya’daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan’ın hazînelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında…

Read More

Vakıf

Mükellef kimsenin; kendi mülkü olan belli ve dayanıklı malının menfaatini bir şarta bağlamadan Müslüman veya zımmî fakirlere bırakması. Vakıf; lügatte habs ve men etmek, alıkoymak mânâlarına gelir. Vakf yapana vâkıf, vakf edilen şeye mevkûf denir.Vakfı idâre edene mütevellî, mütevellîyi kontrol edene nâzır, vakıf şartlarının yazılı olduğu belgeye de vakfiye denir. Vakfedilen mal, sâhibinin mülkünden çıkar. Satılmaz, bağışlanmaz, mîras bırakılmaz. Vakıf, dünyâda insanlara ihsân ve ikrâm etmek gâyesiyle kurulur. Vakıf, ibâdet değil kurbettir. Yâni sevâb kazanmak için yapılan bir iştir. Vakıfların çok eski bir târihi olup, Peygamber efendimizden önceki peygamberler zamanlarında…

Read More

Zitvatoruk Antlaşması

1593-1606 Osmanlı-Avusturya savaşlarına son veren sulh antlaşması (11 Kasım 1606). 1593’te başlayan Osmanlı-Avusturya savaşı başlangıçta Osmanlılar aleyhine cereyan etti. Orta Macaristan ve Romanya’nın bir bölümü Avusturyalıların eline geçti. Ancak Eflak, Boğdan ve Erdel’de vaziyetini düzelten ve isyanları bastıran Osmanlılar kısa sürede duruma hâkim oldular.Vezir-i âzam Mehmed Paşa 1605’teEstergon’u fethetti. Bu zafer Avusturya’nın ümitlerini kırdı ve onları barış istemeye mecbur bıraktı Estergon ile Komaron arasında Zitva Çayını Tuna’ya döküldüğü yerde başlayan müzâkereler üç hafta sürdü. Nihâyet 11 Kasım 1606’da 20 sene müddetle 17 maddelik antlaşma imzâ edildi. Antlaşmanın önemli maddeleri şunlardı:…

Read More

Ziştovi Antlaşması

Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında 1788-1791 savaşlarına son veren ve Ziştovi’de imzâlanan barış antlaşması. 1787’de başlayan Osmanlı-Rus Harbi devam ederken 1788’de Avusturya Rusya’nın yanında Osmanlı Devletine harp îlân etti. Buna karşılık İsveç de Rusya’ya karşıOsmanlı Devletinin yanında savaşa girdi. Ayrıca Osmanlı Devleti, iki cephe ile karşı karşıya gelince savaş hâlinde bulunduğu Prusya ile 1790 yılında antlaşma imzâladı ve Avusturya sınırına yeni kuvvetler gönderdi. 8 Haziran 1790’da Yergöği’de Avusturya kuvvetleri büyük bir bozguna uğratıldı. Bu mağlubiyet üzerine Avusturya imparatoruİkinci Leopold barış istedi. Prusya’nın da delâletiyle 18 Eylül 1790’da Yergöği’de dokuz aylık…

Read More

Târih

Alm. Geschicte (f), Fr. Histoire, İng. History. Sosyal ilimlerden. Târih, Arapça bir kelimedir. “Anılmaya değer hâdiselerin hikâyesi” mânâsına gelir. Batı dillerindeki karşılığı “İstorya” olup, “araştırılmış haber” mânâsındadır. Kelime mânâsı dardır. Geniş mânâda ise, herhangi bir nesnenin geçmişini kucaklayan bir bütün demektir. Sosyal ilimlerden olan târihin çeşitli târifleri yapılmıştır. Bunlardan bâzıları: Târih, hâdiselerin ilmidir. Târih, netîceleri sebeplere bağlayan ilimdir. Târih, insanlığın hakîkî romanıdır. Târih, insanlığın topyekûn tecrübesidir. Târih, ibretler hazînesidir. Târih, milletlerin hâfızasıdır. Târih, vesikalar vâsıtasıyla, mâziyi tesis teşebbüsüdür. Târih, geçmişteki insan münâsebetlerinin incelenmesidir. Târih, mâzideki hâdiselerden, istikbâl için dersler, netîceler…

Read More