Urve bin Zübeyr

Tâbiînden, yâni Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” Eshâbını gören büyüklerden. Medîne’de bulunan ve kendilerine Fukahâ-i Seb’a adı verilen yedi büyük âlimden biridir. İsmi, Urve bin Zübeyr, künyesi Ebû Abdullah’tır. Babası Zübeyr bin Avvâm “radıyallahü anh” Cennet’le müjdelenen on kişiden birisidir. Annesi, hazret-i Ebû Bekr’in “radıyallahü anh” kızı Esmâ’dır. 642 (H. 22) senesinde doğdu. 712 (H. 94) târihinde vefât etti. Urve bin Zübeyr, Busra ve Mısır’a gitti. Mısır’da evlendi ve orada yerleşti. Yedi sene orada kaldı. Şam’da Velîd bin Abdülmelik’in yanındayken bir ayağında yara çıkıp kangren oldu. Ameliyat olup ayağının…

Read More

Umur Bey

Aydınoğulları Beyliği hükümdarlarından. Babası Aydınoğlu Mehmed Beydir. Lâkabı Bahâüddîn’dir. Genç yaşında babası tarafından İzmir Emiri tâyin edildi. Bu sırada deniz seferlerinde gösterdiği cesâreti, kumandanlık ve adâletiyle meşhur oldu. 1328-1329’da Bozcaada’ya kardeşi İbrâhim’le birlikte bir akın harekâtında bulundu. Sakız Adasına da bir sefer tertip etti. 1332 yılında Gelibolu, Semendre; 1333 yılında Yunanistan ve Ege adalarına tertip ettiği sefer neticesinde, buraları haraca bağladı. Umur Bey, bu deniz seferlerinden birçok ganîmet elde etti. 1334 yılında babasının vefâtı üzerine yirmi beş yaşında Aydınoğulları Beyi oldu. 1334-1335’te Yunanistan ve Mora’ya sefer tertip etti. 1335’te Alaşehir’i…

Read More

Uluğ Bey

On beşinci yüzyılda yetişmiş Müslüman-Türk astronomi âlimi, Semerkant sultânı. İsmi, Muhammed Taragay bin Muinüddîn Şahruh Bahadır Mirza’dır. Güney Âzerbaycan’daki Sultaniyye şehrinde 22 Mart 1394 târihinde doğdu. Emir Tîmûr‘un torunudur. Sarayda iyi bir öğrenim gördü. On bir yaşında Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Arapçayı mükemmel bir şekilde öğrendi. Bursalı Kâdızâde-i Rûmî’den ders aldı. Genç yaşında önemli ve ağır sorumluluklar yüklendi. 1413’te on dokuz yaşında Horasan ve Mâverâünnehr eyâletine hâkan nâibi gönderildi. Kendisine başşehir seçtiği Semerkant’ta, idârî serbestliğe sâhip, müstakil bir hükümdâr gibi hareket etti. Bu görevindeyken babasının verdiği her emri itâatle yerine getirirdi. Ona karşı olan saygı…

Read More

Tentürdiyot

Alm. Jod (-tinktur f), (n), Fr. Teinture (f) d’iode, İng. Tincture (of iodine). Bakteri öldürücü olarak kullanılan iyodun alkoldeki çözeltisi. Yapılışı: 7 g iyot ve 3 g potasyum iyodür (KI) karıştırılıp, 90 g saf etilalkolde (ispirtoda) çözülür. Tentürdiyot; tıpta çok önemli kullanım alanına giren mühim bir antiseptiktir. Yeni kesilmiş tâze yaraların etrafını iyice temizlemede kullanılır. Yara bununla temizlendikten sonra cildi tahriş etmemesi için alkolle temizlenir ve arkasından da alkol, temiz, mikrobu kırılmış (steril) bir gazlı bezle silinir. Ameliyattan önce, ameliyat sahası önce, kıllıysa kıllardan temizlenir. Çünkü, kıl dipleri mikropları kolaylıkla…

Read More

Teleks

Alm. Telex (m), Fr. Telex (m), İng. Telex. Teledaktilolarla birbirine bağlanan abonelere kendi aralarında telgraf muhâberesi yaptırılabilen bir servis. Avrupa’da 1930’ların başında görülmeye başlayan teleks, kısa zaman sonra milletlerarası haberleşme için kullanılmaya başlandı. Özellikle hızla yayılan teleks sistemi, günümüzde hemen hemen her ülkede mevcuttur. Teleks servisi, telefon sistemine benzer, ancak konuşmanın yerini burada makina tarafından basılmış mesajlar alır. Basılmış belgeler, özellikle teleksin iş dünyâsında yaygın kullanılmasını sağlamaktadır. Ayrıca diğer bir husus telekste mesajın karşı tarafa makinenin başında herhangi bir kimse olmadan da iletilebilmesidir. Bu bilhassa aralarında zaman farkı olan yerlerin…

Read More

Tektit

Alm. Tectite, Fr. Tectite, İng. Tectite. Dünyânın belirli bölgelerinde rastlanan, küçük tabiî camsı cisimlerin ortak adı. Büyüklükleri milimikronla 10 cm arasında değişir. Büyük olanları silisçe (SiO2) zengindir. Başlıca dört tip tektit vardır: Mikrotektitler: Çapları 2 mm’den daha küçüktür. Çoğu küresel olmakla birlikte çubuk biçiminde veya gözyaşı damlası gibi olanları da vardır. Muong-Nong tipi tektitler: En büyük olan tektitlerdir. İlk defâ Vietnam’da bulunmuşlardır. Tip olarak tablete benzerler. Avustralitler: Daha ziyâde Avustralya’da bulunurlar. Tipleri merceğe benzer. Damla tipi tektitler: Mikrotektitlere benzerler, ama onlardan oldukça büyüktürler. Tektitlerin bileşiminde % 56 ile 98 arasında…

Read More

Teksir

Alm. Vervielfältigung (f), Fr. Multiplication; reproduction; polycopie (f), İng. Multiplication reproduction. Bir belgeyi çoğaltma işlemi. Teksir için belgenin orijinali veya orijinal yardımıyla elde edilen bir aracı (negatif) kullanılır. Bu işlem, teksir makinalarında gerçekleştirilir. Teksir; işletmelerde, okullarda, endüstride ve diğer alanlarda çok yaygın olarak kullanılan bir çoğaltma usûlüdür. Başlıca ispirtolu, mumlu kâğıtlı ve ofset olmak üzere üç çeşit teksir makinası vardır. İspirtolu teksir makinaları: En çok kullanılan ve en eski teksir âletlerindendir. Çoğaltılacak esas nüsha, altına alkol emici yağlı karbonu hâiz bir kopye kâğıdı konulan kuşe kâğıda daktilo veya elle yazılıp…

Read More

Tekparmaklılar

Alm. Unpaarhufer, Perissodactyla (pl.), Fr. Périssodactyles (pl.), İng. Perissodactyla. Omurgalı hayvanların memeliler (Mammalia) sınıfının, etenliler (Placentalia) bölümünün, toynaklılar (Ungulata) üst takımına giren bir takımı. Tektırnaklılar da denir. Atgiller (Equidae), Gergedangiller (Rhinocerotidae) ve Tapirgiller (Tapiridae) olmak üzere üç familyası vardır. Tekparmaklıların ortak özelliği; orta parmağın (üçüncü parmak) gelişmiş olup, vücûdun dayanağı olmasıdır. Diğer önemli özellik de, parmak sayılarının tek olmasıdır. Fakat bu ikinci özellik arka ayaklar için kesindir. Ön ayaklarda parmaklar çift olabilir. Tapirlerin ön ayakları dört, arka ayakları üç parmaklıdır. Gergedanlar üçer parmaklıdır. Atgillerde üçüncü parmak geniş bir tırnakla çevrilmiş…

Read More

Teknokrasi

Alm. Technokratie (f), Fr. Technocratie (f), İng. Technocracy. ABD’de 1930’lu yıllarda ileri sürülen ve ekonominin yönetiminde bankaların, tâcirlerin ve sanâyicilerin başarısız olduklarını ileri süren görüş. Teknokratların görüşüne göre başlıca gâyesi kâr peşinde koşmak olan işadamları, sanâyide kullanılan makina ve tesislerin teknik özelliklerini dikkate almadan daha fazla üretim için bunları zorlamakta, stokları arttırmakta, bundan da toplum zarara uğramaktadır. Teknokratların görüşüne göre, bu sebeple işletmelerin ve ekonominin yönetiminin, teknik bilgileri olan makina mühendislerine bırakılması gerekir.

Read More

Teknesyum

Alm. Ecnetium (m), Fr. Technétium (m), İng. Technetium. Periyodik tablonun VII B grubunda bulunan bir element. Tabiatta bulunmaz. İlk defâ 1937 yılında Perrier ve Serge tarafından sun’î yoldan elde edilmiştir. Molibdenin, siklotronda hızlandırılan döteryum çekirdekleriyle bombardıman edilmesiyle elde edilir. Atom numarası 43, atom ağırlığı 99’dur. Elektron düzeni: (Kr) 4d55s2 olup, oksidasyon sayısı da 7+’dır. Erime noktası 2200°C olarak bulunmuştur. Kimyevî yönden mangana benzeyen teknesyumun, radyoaktif bozunma özelliği vardır.

Read More

Tembel Hayvan

Alm. Faultier (n), Fr. Bradype (m), İng. Sloth. Familyası: Tembelhayvangiller (Bradypodidae). Yaşadığı yerler: Orta Amerika’dan Arjantin’e kadar olan bölgenin ormanlarında. Özellikleri: Ağaçlarda yaşayan, ayakları kancalı yavaş hareket eden bir memeli. Boyu, 50-60 cm kadardır. Dallarda başaşağı gezer. Tomurcuk, çiçek meyve ve yaprak yer. Ömrü: 12, 15 yıl kadar. Çeşitleri: Üç parmaklı tembel hayvanlar (Bradypus) ve iki parmaklı tembel hayvanlar (Choloepus) olmak üzere iki cinsi vardır. Orta ve Güney Amerika’nın en sıcak ormanlarında yaşayan bir memeli. Başı ufak ve yuvarlak, ön ayakları arka ayaklarından daha uzun, tırnakları büyük ve çengellidir. Kılları…

Read More

Teleemprimör

Alm. Fernschreiber (m), Fr. Téléimprimeur (m), İng. Teleprinter. Basılı mesajlar almakta ve göndermekte kullanılan elektromekanik bir düzen. Kısaca telem veya teleprinter de denir. Telem tâbiri daha çok askerî haberleşmede kullanılır. Herbiri teleemprimör cihazına sâhip abonelerin bağlandığı telefon benzeri haberleşme servisine teleks sistemi denir (Bkz. Teleks). Telefon sisteminden farkı bu haberleşme ağında konuşmaların değil, yazılı metinlerin nakledilmesidir. Teleprinter cihazı 1900’lerin başlarında ortaya çıktı ve Morse telgraf cihazının yerini almaya başladı. Sterling, Morton ve Krum gibi araştırıcılar bu hususta ilk çalışanlardandır. Bu makina, bir daktilo makinesinin mekanik fonksiyonlarıyla telgraf anahtarının elektrikî fonksiyonlarını…

Read More

Tekeoğulları Beyliği

1321-1423 yılları arasında merkezi Antalya olan Teke-elinde, Hamidoğulları beyliğinin bir kolu olarak hüküm süren bir Türkmen hânedanı. Hamidoğlu Dündar Beyin Antalya’yı fethettikten sonra idâresini Yunus Beye bırakmasıyla Tekeoğulları Beyliği kurulmuş oldu (1321). Saltanatı çok kısa süren Yunus Bey döneminde Anadolu’da Moğol vâlilerinin nüfuzları devam ediyordu. Bu sebeple Yunus Bey, saltanatını onlara bağlı olarak devam ettirdi. Yunuz Beyin ölümü üzerine yerine oğlu Mahmûd Bey geçti. Mahmûd Bey, kardeşi Sinânüddîn Hızır Beyle Korkudeli emiriydi. Bu dönemde Anadolu beylikleri arasında İlhanlılara karşı genel bir hoşnutsuzluk vardı. Bu sebeple 1324’te İlhanlıların Anadolu umûmî vâlisi…

Read More

Teflon

Alm. Teflon, Fr. Teflon, İng. Teflon. Isıya, kimyevî maddelere, neme, elektrik atlamasına, sürtünmeye dayanıklı bir polimerin ticârî adı. Teflonun monomerinin kimyevî ismi tetrafluoroetilen (TFE) olup, Du Pont firmasından başka diğer firmalar tarafından da değişik isimlerde üretilmektedir. 1944 yılında piyasaya sürüldü. Teflon, flor atomlarıyla doymuş uzun ve düz bir karbon zincirinden meydana gelmiş moleküler yapıya sâhiptir. Karbon ve fluor atomları arasındaki çok kuvvetli kimyevî bağlar sebebiyle, başka hiçbir polimerde bir arada bulunmayan üstün özelliklere sâhiptir. Teflon, -260°C ile +327°C arasındaki sıcaklıklara dayanıklıdır. Hiçbir maddeye yapışmaz, sürtünme katsayısı bütün katı cisimlerinkinden küçüktür.…

Read More

Terkos Gölü

İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan göllerden. Marmara Bölgesinin Trakya kesiminde İstanbul’un 50 km kuzeybatısında, Karaburun’un gerisinde bulunmaktadır. Göle, Durusu Gölü de denilmektedir. Kenarları girintili çıkıntılı olan gölün yüzölçümü 25 km2, en derin yeri on bir metredir. Su toplama alanı 619 km2dir. Deniz seviyesinden 2.75 m yüksek olmasına rağmen bugün Karadeniz’e akıntısı yoktur. Eskiden Boğazdere adı verilen bir akıntıyla suları denize boşalıyordu. Bu akıntıyı sağlayan yerin gölle birleştiği yere küçük bir set yapılınca suları denize gitmediğinden su seviyesinde bir yükselme oldu. Göl görünüş îtibârıyle eskiden buranın bir koy olup, zamanla denizin istilâsına…

Read More

Tutkal

Alm. Leim (m), Fr. Colle (f), (forte), İng. Glue. Hayvan kemiği ve derisinden yapılan, koyu mor, kahverengi renk tonunda, suda çözdükten sonra kullanılan jelatinsi bir yapıştırıcı. Umumiyetle granül şeklinde satışa arz edilir. Kullanılmaya başlanmadan evvel sıcak suda çözülür. Sıcak olarak iki yüzeye sürülerek sıkıştırılıp suyunun uçması ve kuruması beklenir. Hayvanlardan elde edilen bu tür tutkallardan balık tutkalı soğuk olarak da kullanılır. Tutkal hayvanların kemik, deri gibi bol miktarda jelatin türü protein ihtivâ eden kısımlarından hidroliz yoluyla elde edilir. Tutkal suda çözündüğü vakit sıvı hâle gelir ve sürüldüğü iki yüzeyde kuruyarak…

Read More

Telgraf

Alm. Telegraph (m), Fr. Télégraphe (m), İng. Telegraph. Çeşitli kodlar kullanılmak sûretiyle mesâfeler arasında elektrik sinyâlleriyle yazılı bilgi gönderilmesini sağlayan bir cihaz. Modern telgraf sistemlerine benzer ilk çalışmalar 1794 senesinde Fransa’da Claude Choppe tarafından yapılmıştır. Amerikalı ressam Morse ve arkadaşı Chamberlain 1837’de bir pil, elle kullanılan bir anahtar, mâdenî tel ve elektromekanik bir röle kullanmak sûretiyle ilk elektrikli telgraf cihazını gerçekleştirdiler. Ancak Morse bu buluşunu pekçok Avrupalı hükûmetlere teklif etmişse de bir ilgi göremedi. Bunun üzerine Chamberlain âleti yanına alarak İstanbul’a geldi. Yalnız âlet henüz kusursuz bir hâlde değildi. Yapılan…

Read More

Televizyon

Alm. Fernsehen (n), Fr. Télévision (f), İng. Television. Görüntünün ve görüntüyle alâkalı seslerin aynı anda elektromanyetik dalgalar hâlinde yayılması prensibine dayanan en mükemmel haberleşme sistemlerinden biri. Televizyonun temel prensibi ışık enerjisinin elektrik enerjisine çevrildikten sonra yayınlanması ve alınan elektromanyetik sinyâllerin tekrar ışık enerjisine çevrilmesidir. Işık enerjisinin elektrik enerjisine çevrilmesi fikri 1873 senesinde Selenyum üzerine ışık düşürüldüğünde elektrik direncinin değiştiğinin keşfedilmesiyle başlamıştır. Bu prensibe göre selenyum üzerine parlak ışık düşerse; sinyâl kuvvetli, soluk ışık düşerse sinyal zayıf olacaktır. Genliği değişen bu sinyâl radyo dalgaları gibi yayınlanıp alıcıda ters işlem yapılınca ekranda…

Read More

Titanik Fâciası

İngiliz White Star Line denizcilik şirketine ait lüks donanımlı Titanic yolcu gemisinin 14-15 Nisan 1912 tarihinde Atlas Okyanusunda batması neticesinde meydana gelen fâcia. Devrinin en büyük ve lüks yolcu gemisi olan Titanic’in, uzunluğu 271 m, genişliği 28 m, derinliği 29 metre, deplasmanı 60.000 tondu. Çift tabanlı tekne gövdesi 16 su geçirmez bölmeden meydana gelmişti. İçi son derece süslü olan geminin her tarafı pırıl pırıldı. Bir seferde 500 kişi alan yemek salonundan başka kabul salonları, sigara ve kahve salonları, okuma salonları, geniş karyolalı yatak odaları, asansörleri, banyoları, alaturka hamamlarına kadar her…

Read More

Tiryâki Hasan Paşa

Kanije savunmasıyla meşhur, mücâhid Osmanlı kumandanı. 1530 senesinde doğdu. Enderunda yetiştikten sonra, Sultan Üçüncü Murâd’ın şehzâdeliğinde Manisa’ya gönderildi. Onun baş muhasipliğini yaptı. Sultan Üçüncü Murâd Han, Osmanlı tahtına çıkınca rikabdar oldu. Saraydan çıktıktan sonra İzvornik sancakbeyliğine tâyin edildi. Bu vazifedeyken Mekemorya, Kanar ve Meçud kalelerini fethetti. 1583’te Göle, 1587’de Pojega sancakbeyi oldu. Kısa bir süre sonra beylerbeyilikle Zigetvar’a gönderildi. 1594’te Bosna beylerbeyi oldu. 1595 yılı Ekim ayında vukû bulan Vaç Seferine katıldı. Osmanlı Avusturya savaşları sırasındaEflak ve Boğdan cephesinde bulunan Hasan Paşa, Osmanlı birliklerinin yenilmesi üzerine yalnız kalmış, tek başına…

Read More

Tirsi Balığı

Alm. Alse, Maifisch (f), Fr. Alose (f), İng. Shad. Familyası: Hamsigiller (Clupeidae). Yaşadığı yerler: Avrupa kıyılarındaki denizlerde. Özellikleri: 60 cm uzunlukta, 1,5-2,5 kg ağırlıktadır. Yumurtlamak için nehirlere geçer. Çeşitleri: Tirsi (A.alosa), dişli tirsi (A.finta) meşhurlarıdır. Hamsigiller âilesinden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında yaşayan bir balık. Boyu 60 cm ve ağırlığı 1,5-2,5 kg kadardır. Derinlerde yaşar. Sırtı mavimtrak, yanları sarımtrak ve tek tük yeşil lekelidir. Yumurtlamak için nehirlere geçer. Yumurtalardan çıkan yavrularıyla sürü hâlinde tekrar denize döner ve burada beslenerek büyürler. Akrabâsı olan “dişli tirsi” ondan daha küçüktür. 45 cm…

Read More

Tiroid Bezi

Alm. Schildrüse (f), Fr. (Glande) tyroide (f), İng. Thyroid (gland). Gırtlağın ön ve alt kısmında, îmân tahtasının hemen üstünde yer alan bir iç salgı bezi. Tiroid bezinin anatomik şekli “U” veya “H” harfine benzer. Tiroid bezi, ağırlığına oranla vücutta en çok kan alan organdır. Kılcal damarları oldukça fazladır. Tiroid bezindeki bölümleri dolduran kolloid adlı sıvı içinde, tiroid hücrelerinin salgıladığı “tiroglobulin” denen protein bulunur. Tiroid hormonu olan tiroksin, tiroglobulin bünyesinde tirozin adlı aminoaside dört iyot atomunun eklenmesiyle meydana gelir (tetraiyodotronin = T4). Tiroksinden başka, tirozine üç iyot atomunun eklenmesiyle meydana gelen…

Read More

Tirmizî

Büyük hadis âlimlerinden. Kütüb-i Sitte denilen meşhur altı hadis kitabından olan Sünen-i Tirmizî adıyla meşhur hadis kitabının yazarıdır. İsmi, Muhammed bin Îsâ Tirmizî, künyesi Ebû Îsâ’dır. 824 (H.209) senesinde, Buhârâ’nın güneyinde bulunan Ceyhun Nehri kıyısındaki Tirmiz kasabasında doğdu. 893 (H.279)te Boğ şehrinde, Receb ayının on üçüncü günü Pazartesi gecesi vefât etti. Ömrünün son yıllarında gözleri görmez olmuştu. Hadis ilminde meşhur ve sika, yâni güvenilir bir âlim olduğu ittifâkla bildirilmiştir. Bu ilmi öğrenmek için seyâhatler yapmış, Hicaz, Irak, Horasan civarlarını dolaşmış, Kuteybe bin Saîd, Ebû Mus’ab, Mahmûd bin Geylan, Muhammed bin…

Read More