Gümrük Târifeleri ve Ticâret Genel Anlaşması (GATT)

İngilizce (General Agreement Trade and Tariff) kelimelerinin baş harfleriyle tanınan milletlerarası bir kuruluş.

Milletlerarası ticâretin dünyâ ölçüsünde düzenlenmesi ve dış ticâret politikalarında himâyeciliğin kaldırılarak, liberalleşmenin temini gâyesiyle, batılı ülkeler İkinci Dünyâ Savaşından sonra, milletlerarası kuruluşların teşkili için hummalı bir çalışma içine girdiler. Bu maksatla Birleşmiş Milletler içinde öncelikle bir “Hazırlık Komitesi” kuruldu.

Hazırlık Komitesinin yaptığı çalışmalar sonucu, 1947 yılında Cenevre’de GATT anlaşması imzâlanarak geçici uygulama protokolü ile birlikte 10 Ocak 1948’de yürürlüğe konuldu.

GATT çok taraflı bir anlaşma olup, 1973 yılı îtibâriyle 79 devlet bu anlaşmaya katıldı. Bu sayı bugün 90’ın üzerinde olup kuruluşun ilkelerini benimseyen ülkelerin sayısı ise 120’den fazladır. Türkiye bu anlaşmayı resmen 1953 yılında imzâladı.

GATT anlaşması, milletlerarası ticâretin düzenlenmesi ve geliştirilmesiyle alâkalı hemen hemen bütün konuları içine almıştır: En çok müsâadeye mazhar millet kâidesi, iç vergiler, transit serbestliği, damping ve karşılayıcı vergiler, gümrük kıymeti, ithâlât ve ihrâcât formaliteleri, menşe alâmetleri, miktar kısıtlamalarının kaldırılması, farksız muâmele, sübvansiyonlar, târife müzâkereleri, katılma, ticâret ve gelişme gibi.

Bu kadar geniş bir çalışma konusu olan anlaşma metninin şu noktalarda ağırlık kazandığı görülmektedir:

1) Milletlerarası ticâretin gelişmesini engelleyen yüksek gümrük vergilerinin indirilmesi, 2) Gümrük târifeleri dışında ticâreti engelleyen unsurların kaldırılması, 3) Üye ülkeler arasındaki ticârî münâsebetlerde farklı muâmelelerin kaldırılması, 4) Üyeler arasındaki ticârî anlaşmazlıklarda GATT’ın arabuluculuğuna baş vurulması.

Anlaşma metninde ise şu hedeflere varılmak istendiği belirtilmektedir: 1) Ülkelerin ve milletlerin hayat seviyelerinin yükseltilmesi, 2) Tam istihdamın sağlanması, 3) Dünyâ kaynaklarından karşılıklı ve tam olarak faydalanılması, 4) Mal üretim ve alış verişlerinin gelişmesi, 5) Ekonomik kalkınmaların desteklenmesi ve sağlanması.

Ancak, yapılan toplantılarda gerek az gelişmiş ülkelerle gelişmiş ülkeler arasında, gerekse gelişmiş ülkelerin kendi aralarında ortaya çıkan menfaat çatışmaları, öngörülen hedeflere varmayı güçleştirmektedir.

GATT çalışmaları, akit taraflar konseyi tarafından “Târife Müzâkereleri Komitesi”, “Ticâret ve Kalkınma Komitesi”, “Sınâî Mallar Komitesi” ve “Tarım Ürünleri Komitesi” gibi organlar ile yürütülmektedir.

Tarım ürünleri ticâreti çoğunlukla GATT görüşmelerinin dışında bırakılmıştır. Tarımsal destekleme politikaları uygulayan ülkelerin bu alanda koruyucu tedbirler almalarına izin verilmektedir. Gerek çeşitli hizmet işlemleri ve gerekse çok uluslu şirketlere bağlı şûbeler arasında yapılan ticâret GATT ilkelerinin dışında tutulmuştur.

Giderek yaygınlaşan bir görüşe göre GATT bugünkü himâyeci ortamda milletlerarası ticâreti serbestleştirme ihtiyâcına cevap verememektedir. Müeyyide yetkisi olmayan bir kuruluş olarak başarısı, üye ülkelerin ne ölçüde istekli davrandıklarına bağlıdır. Gelişmekte olan ülkeler, GATT’ın dayandığı serbest ticâret ilkelerini çoğu kez kalkınma çabalarıyla çelişkili bulmuşlardır. 

Related posts

Leave a Comment