Tâbiînden, yâni Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” Eshâbını gören büyüklerden. Medîne’de bulunan ve kendilerine Fukahâ-i Seb’a adı verilen yedi büyük âlimden biridir. İsmi, Urve bin Zübeyr, künyesi Ebû Abdullah’tır. Babası Zübeyr bin Avvâm “radıyallahü anh” Cennet’le müjdelenen on kişiden birisidir. Annesi, hazret-i Ebû Bekr’in “radıyallahü anh” kızı Esmâ’dır. 642 (H. 22) senesinde doğdu. 712 (H. 94) târihinde vefât etti. Urve bin Zübeyr, Busra ve Mısır’a gitti. Mısır’da evlendi ve orada yerleşti. Yedi sene orada kaldı. Şam’da Velîd bin Abdülmelik’in yanındayken bir ayağında yara çıkıp kangren oldu. Ameliyat olup ayağının…
Read MoreGün: 21 Ağustos 2024
Şakîk-i Belhî
Evliyânın ve Tebe-i tâbiînin büyüklerinden. Künyesi Ebû Ali olup, babasının ismi İbrâhim’dir. İbrâhim Edhem’in (rahmetullahi aleyh) talebesi, Hâtim-i Esâm’ın (rahmetullahi aleyh) hocasıdır. Dünyâya gönül bağlamayıp, haramlardan ve şüphelilerden şiddetle kaçardı. Şüpheli korkusuyla mübâhların çoğuna yaklaşmadı. Ticâretle uğraşırdı. 790 (H.174) senesinde vefât etti. Hazret-i Şakîk’in tövbe etmesine Türkistan’daki bir putperest sebep oldu. Ticâret için Türkistan’a gittiği sırada samîmî bir tövbeyle âhirete yöneldi. Allahü teâlâya olan tevekkülü son derece fazlalaştı. Hac vazifesini yerine getirmek için giderken Bistam’a uğradı. O sırada henüz çocuk olan Bâyezîd-i Bistâmî’yi görüp, Onun büyük bir zât olacağını müjdeledi.…
Read MoreSaîd bin Müseyyib
Tâbiîn devrinde Medîne’de yetişen yedi büyük fıkıh âliminden biri. İsmi, Saîd bin Müseyyib’dir. Annesi, Ümm-i Saîd binti Hakîm olup, künyesi Ebû Muhammed Medenî’dir. Kureyş kabîlesinin Mahzum kolundan olduğu için, El-Kureşî ve El-Mahzûmî diye de tanınmıştır. Babası Müseyyib ile dedesi Hazn, Eshâb-ı kirâmdandır. 636 (H.15) yılında hazret-i Ömer’in hilâfetinden iki sene sonra doğdu. Hazret-iOsman’ın hilâfeti zamânı gençlik yıllarıydı. 710 (H. 91) yılında, yetmiş yaşını aşkın olarak Medîne’de vefât etti. Vefât târihi için başka rivâyetler de vardır. Saîd bin Müseyyib “rahmetullahi aleyh”, her işin Allah rızâsı için yapıldığı, her sözün Allah rızâsı…
Read MoreSaîd bin Cübeyr
Tâbiîn devrinde Kûfe’de yetişen müctehid imâmların büyüklerinden. İsmi, Saîd bin Cübeyr bin Hişam el-Esedî’dir. Künyesi, Ebû Muhammed’dir. Ebû Abdullah-ı Kûfî de denilmektedir. Esed bin Huzeymeoğullarından Vâbile bin Hârisoğullarının âzâdlı kölesiydi. Doğum târihi bilinmemektedir. Aslen Kûfeli olup, bir müddet İsfehan’da kaldı. Sonra Irak’ın Sünbülân köyüne çekildi. 713 (H.95) senesinde 49 yaşında iken Vâsıt şehrinde vefât etti. Şehir dışındaki kabri, ziyâret yeridir. Abdullah ibni Abbâs, Abdullah bin Zübeyr, Abdullah bin Ömer, Ebû Saîd-i Hudrî, Ebû Hüreyre ile Ebû Mûsâ el-Eş’arî ve diğer Eshâb-ı kirâmın bir çoğundan ilim öğrenmiş; onların ders halkalarında yetişmiş,…
Read MoreMücâhid bin Cebr
Tâbîinin yâni Eshâb-ı kirâmı gören büyüklerin en meşhûr âlimlerinden. İsmi, Mücâhid bin Cebr, künyesi Ebü’l-Haccac’dır. Mahzûm kabilesine mensup olduğu için Mahzûmî nisbesiyle bilinir. 645 (H. 24) senesinde doğdu. 723 (H.104) senesinde namaz kıldığı bir sırada secdede iken Mekke’de vefât etti. Oraya defnedildi. Tefsir, hadis, fıkıh ve kırâat ilimlerinde zamânının ileri gelen âlimlerinden olan Mücâhid bin Cebr’in en başta gelen hocası Eshâb-ı kirâmdan Abdullah bin Abbâs’tır. Tefsir İlminde yüksek derece sâhibi olan ve tefsirde imâm olarak bilinen Mücâhid bin Cebr; Abdullah bin Abbas’tan tefsir, kırâat ve hadis ilmini öğrendi. Kırâat ilmini…
Read MoreMûsâ Kâzım
On iki imâmın yedincisi. Eshâb-ı kirâmın sohbetinde bulunmakla şereflenen Tâbiîn devrinin yüksek âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Câfer-i Sâdık’ın oğlu, İmâm-ı Ali Rızâ’nın babasıdır. Annesinin ismi Humeyde-i Berberiyye’dir. Resûlullah efendimizin torunu olup, hazret-i Ali ile hazret-i Fâtıma’nın neslindendir. Hazret-i Hüseyin’in çocuklarından olduğu için seyyiddir. Asıl adı, Mûsâ bin Câfer-i Sâdık bin Muhammed Bâkır bin Ali Zeynelâbidîn bin Hüseyin bin Ali bin Ebî Tâlib’dir. Künyesi, “Ebü’l-Hasan” ve “Ebû İbrâhim”dir. Kâzım, Sâbır, Sâlih, Emîn gibi lakapları da vardır. En meşhuru Kâzım’dır. Hilminin (yumuşaklığının) çokluğundan, kötülük yapanlara kızmayıp bağışladığından ve gazabına hâkim olduğundan kendisine…
Read MoreMûsâ bin Nusayr
Kuzey-Batı Afrika ve İspanya’yı fetheden İslâm kumandanı. 640 yılında Şam’da doğdu. Babası Nusayr, hazret-i Mâviye’nin “radıyallahü anh” yakınlarındandı. İyi bir tahsil gören Mûsâ bin Nusayr, Tâbiînden olmakla şereflendi. Eshâb-ı kirâmdan Temîm-i Dârî’den (radıyallahü anh) hadîs-i şerîf rivâyet etti. Kendisinden de Yezîd bin Mesruk el-Yahsubî hadîs-i şerîf rivâyet etti. Hazret-i Muâviye zamânında yapılan Kıbrıs Seferine komutan olarak katıldı. Basra âmilliğinde bulundu. Mısır’a gitti. Halîfenin kardeşi ve Mısır Vâlisi Abdülazîz bin Mervan tarafından Kuzey-Batı Afrika Vâliliğine tâyin edildi. 705 yılında Afrikiyye’ye doğru yola çıktı. Kayrevân şehrini merkez yaptı. Berberîleri itâata alıp onlar…
Read Moreİmâm-ı Kisâî
Meşhur yedi kırâat (Kur’ân-ı kerîmi okuma ilmi) imâmından yedincisi. Tebe-i tâbiînden, yâni Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” Eshâbını gören büyükleri görenlerdendir. İsmi, Ali bin Hamza’dır. Ebû Hasan, Ebû Abdullah ve Ebû Feth künyeleriyle bilinir. Kilim elbise içerisinde ihrâma girip, Kâbe’yi tavâf ettiği veya Hamzâ Zeyyâd’ın meclisinde dizinin üzerine kilim koyduğu için, el-Kisâî denilmiş ve bu nisbe ile meşhur olmuştur. Kendisine İmâm-ül-Kurra, Şeyh-ül-Kırâat ve’n-Nahv, el-İmâm lakabları verilmiştir. Kûfe’de nahiv ilminin kurucusudur. Kırâat ilminde işareti Ra harfidir. Doğum yeri ve doğum tarihi bilinmemektedir. 805 (H.189) târihinde yetmiş yaşlarındayken Rey’de vefât etti.…
Read MoreKâ’b-ül-Ahbâr
Hazret-i Ömer “radıyallahü anh” zamânında Müslüman olmuş ve onun hilâfeti sırasında Medîne-i münevvereye gelmiştir. Daha sonra Humus’a yerleşmiş ve hazret-i Osmân “radıyallahü anh” zamânında 652 (H.32) yılında vefât etmiştir. Vefâtı hakkında başka târihler de bildirilmiştir. Tâbiînin tanınmışlarından. Yemen’de doğdu. Müslüman olmadan önce, Yahûdî âlimlerinin büyüklerindendi. Künyesi Ebû İshâk’tır. Resûlullah’ın zamânına yetişti. Ancak bu sırada Müslüman olma nîmetine kavuşamadı. Bir rivâyete göre, İslâmiyetle şereflenmek üzere Resûlullah’ın huzûruna çıkmak için hazırlanmıştı. Fakat Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemin vefâtını ve bâzı Arapların irtidâdını, yâni dinden çıkışlarını duyunca geri döndü. Kâ’b-ül-Ahbâr buyuruyor ki: “Allahü…
Read Moreİbrâhim Nehâî
Tâbiînden, yâni Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” Eshâbını gören büyüklerden. Kûfe’de yetişen en büyük fıkıh ve hadis âlimlerindendir. İsmi, İbrâhim bin Yezîd’dir. Künyesi Ebû İmrân’dır. Kendisi Kûfeli olduğu hâlde aslen Yemen’deki Nehâ Kabîlesine mensub olduğundan, Nehâî nisbesiyle meşhur olmuştur. 668 (H.47)de Kûfe’de doğdu, 715 (H. 96) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Âişe, Ebû Sa’îd-i Hudrî ve başkalarıyla görüşüp, hadîs-i şerîf rivâyet etti. Fıkıh ilmini hazret-i Ali, Abdullah bin Mes’ûd ve hazret-i Ömer’den öğrendi. Abdurrahmân ibni Yezîd, Mesrûk, Alkame, Kâdi Şüreyh gibi zamânının meşhur âlimlerinden ilim öğrendi ve…
Read Moreİbn-i Sîrîn
Tâbiînden, yâni Peygamber efendimizin Eshâb-ı kirâmını gören büyüklerden. Meşhur hadis, fıkıh, tefsir âlimi ve rüyâ tâbircisi. İsmi; Muhammed bin Sîrîn, künyesi Ebû Bekr’dir. Babası, Eshâb-ı kirâmdan Enes bin Mâlik’in âzâdlı kölesidir. Aslen Basralı olan İbn-i Sîrîn, 653 (H.33) senesinde doğdu, 729 (H.110) senesinde vefât etti. Güzel bir terbiyeyle yetiştirilip büyütülen İbn-i Sîrîn, Eshâb-ı kirâmdan otuz kişiyle görüştü. Onların sohbetinde bulunarak, hazret-i Âişe, Enes bin Mâlik, Zeyd bin Sâbit, Ebû Hureyre, Abdullah bin Abbâs, Ebû Sa’îd-i Hudrî ve Ebü’dderdâ radıyallahü anhüm, gibi büyüklerden hadîs-i şerîf rivâyet etti. Hadis ilminde imâmlık (300.000’den…
Read Moreİbn-i Kesîr
Mekke-i mükerremede yetişen meşhur kırâat âlimlerinden. Tâbiînden yâni Peygamber efendimizin arkadaşlarını görenlerdendi. Kur’ân-ı kerîmin kırâatini (okuyuşunu) Peygamber efendimizin okuduğu gibi bildiren âlimlerin ikincisidir. İsmi, Abdullah bin Kesir bin Muttalib’dir. Künyesi ise Ebû Said veya Ebû Muhammed’dir. Ayrıca Ebû Bekr veya Ebü’s-Salt künyeleri de vardır. Abdullah bin Kesir, 665 (H. 45) yılında Mekke’de dünyâya gelmiştir. Âilesi aslen İranlıdır. Babaları, Kisrâ tarafından gemilerle Yemen’in San’a şehrine gönderilmiş ve Habeşlilerin de kendilerini buradan çıkarmaları üzerine Mekke’ye göç etmişlerdir. İbn-i Kesir, Eshâb-ı kirâmdan Abdullah bin Zübeyr, Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûbi Ensârî, Enes bin…
Read MoreHasan-ı Basrî
Tâbiînin büyüklerinden. İsmi, Hasan bin Ebil-Hasan Yesâr olup, Basrî nisbetiyle şöhret bulmuştur. Babası, Eshâb-ı kirâmdan Zeyd bin Sâbit el-Ensârî’nin “radıyallahü anh” kölesi, annesi ise, sevgili Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” temiz zevcelerinden, Ümmü Seleme’nin “radıyallahü anha” câriyesiydi. 641 (H. 21) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 728 (H. 110) de Basra’da vefât etti. Hazret-i Ömer’in “radıyallahü anh” halîfeliği zamânında dünyâya gelen Hasan-ı Basrî’nin annesi ve babası, oğulları doğunca âzâd edildiler. Annesi hizmetini görmeye gittiğinde, Ümmü Seleme vâlidemiz, onu kucağına alarak bağrına basıp, duâ etti. Çocukluğu Medîne-i münevverede geçen Hasan-ı Basrî, Arap lisânını…
Read MoreHammâd bin Ebî Süleymân
Tâbiîn’in büyüklerinden. Meşhur fıkıh âlimi. İsmi, Hammâd bin Ebî Süleymân olup, künyesi Ebû İsmâil’dir. Doğum târihi belli değildir. Kûfe’de yaşamış ve 737 (H. 120) de vefât etmiştir. İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe’nin hocası olan Hammâd bin Ebî Süleymân; Enes bin Mâlik, Zeyd bin Vehb, Sa’îd bin Müseyyib, Sa’îd bin Cübeyr, İkrime, Ebû Vâil ve İbrâhim Nehâî gibi zâtlardan hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etti. Fıkıh ilmini, Enes bin Mâlik ile İbrâhim Nehâî’den öğrendi. İbrâhim Nehâî de Alkame bin Kays’tan, Alkame de Abdullah bin Mes’ûd’dan ilim tahsil etti. Bu da Resûlullah “sallallahü aleyhi…
Read MoreAsım bin Behdele
Tabiin (Peygamber efendimizin Eshabını görenler) devrinde yetişen, Kur’an-ı kerimin kıraatini, yani okunuşunu bildiren meşhur yedi kıraat imamından beşincisi. Asıl adı Asım bin Behdele Ebu Necud el-Esedi el-Kufi, künyesi Ebu Bekr’dir. Babasının adı Abdullah, künyesi Ebu Necud olup, İmam-ı Asım diye meşhurdur. Kufe’de doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Vefat tarihi hakkında çeşitli rivayetler vardır. 744 (H. 127) tarihinde vefat ettiği bildirilmektedir. Zamanın önemli İslam ilim merkezlerinden biri olan Kufe’de yetişen Asım bin Behdele, Eshab-ı kiramdan Abdullah bin Mes’ud, Ammar bin Yasir, Huzeyfet-ül-Yemani, Ebu Musa el-Eş’ari, Selman-ı Farisi, Zeyd bin Erkam…
Read MoreAli bin Abdullah bin Abbas
Abbasi hilafetinin kurucuları Seffah ve Mansur’un dedesi. Kaynaklarda Ebu Muhammed, Ebu Abdullah ve Ebü’l-Fadl ve el-Medeni künyelerinin olduğu bildirilmiştir. Rivayete göre, 660 (H.40) senesi Ramazan-ı şerif ayında doğup, Şam mıntıkasında Medine-i münevvere yolu üzerinde Şerad denilen yerde 736 (H.118) tarihinde vefat etti. Resulullah “sallallahü aleyhi ve sellemin” amcası hazret-i Abbas’ın, oğlu Abdullah’tan torunudur. Annesi Kınde kabilesinden, Zür’a binti Müşerrih bin Ma’dikerib’dir. Tabiinin büyüklerindendir. Ali “radıyallahü anh” bir gün Abdullah bin Abbas’ı öğle namazında göremeyince, yanındakilere; “İbn-i Abbas niçin gelmedi?” diye sordu. Onlar da bir çocuğunun olduğunu söylediler. Ali “radıyallahü anh”…
Read More