Hadîs-i şerîfle medhedilen üç nesilden üçüncüsü. İlki Eshâb-ı kirâmdır (radıyallahü teâlâ anhüm). İkincisi bu büyükleri görenlerdir. Bunlara Tâbiîn denir. Hadîs-i şerîfte buyruldu ki: İnsanların en iyisi benim asrımda bulunan Müslümanlardır (Eshâb-ı kirâm). Onlardan sonra en iyileri, onlardan sonra gelenlerdir (Tâbiîn). Onlardan sonra en iyileri, onlardan sonra gelenlerdir (Tebe-i tâbiîn). Onlardan sonra gelenlerde yalan yayılır. Bunların sözlerine ve işlerine inanmayınız. Tebe-i tâbiîn devrinde, Eshâb-ı kirâmdan Tâbiînin naklettiği hadîs-i şerîfler tasnif edilmiştir. Ayrıca Eshâb-ı kirâmın ve Tâbiînin îzahları ve fetvâları da toplanmış kitaplara geçmiştir. Tebe-i tâbiînin en meşhûr âlimleri şu zâtlardır: Mâlikî…
Read MoreEtiket: Tebe-i Tabiin
Tâbiîn
Eshâb-ı kirâmı gören Müslümanlar, Peygamber efendimizi görmemiş, fakat Eshâb-ı kirâmın sohbetine kavuşan, onlarla görüşüp konuşanlar. Peygamber efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde; “İnsanların en hayırlısı, benim asrımda olan Müslümanlardır (yâni Eshâb-ı kirâmdır). Onlardan sonra en iyileri, onlardan sonra gelenlerdir (yâni Tâbiîndir). Onlardan sonra en iyileri, onlardan sonra gelenlerdir. Onlardan sonra gelenlerde yalan yayılır. Bunların sözlerine ve işlerine inanmayınız.” buyurdular. Bu hadîs-i şerîfte Tâbiînin büyüklüğü, kıymeti bildirilmekte, âhiretteki üstün dereceleri müjdelenmektedir. Tâbiînin içinden pek büyük âlimler çıkmış, bütün insanlığa kıyâmet kopuncaya kadar yol gösterecek, ışık tutacak eserler bırakmışlardır. Çünkü onlar, Peygamber efendimizin mübârek…
Read More