Eshâb-ı kirâmdan. Ensârın yâni Medîneli Müslümanların ileri gelenlerindendir. İsmi, Hanzala bin Âmir bin Sâfi bin Mâlik’tir. Tâkî ve Gâsil-ül-Melâike lakaplarıyla meşhurdur. Medîne’deki büyük kabîlelerden Evs kabîlesine mensuptur. Doğum târihi bilinmemektedir. 624 (H.3) senesinde Uhud’da şehid oldu. Hanzala “radıyallahü anh”, Peygamber efendimize, peygamberlik bildirilmeden önce de îmân sâhibi olup, Allah’ın birliğine inanır, putlara tapmazdı. Hanîf yâni İbrâhim aleyhisselâmın dînindeydi. Peyamber efendimizin dâveti üzerine hemen Müslüman oldu. Bedir Savaşında bulunup, büyük kahramanlıklar gösterdi. Bedir Savaşından bir müddet sonra, Abdullah bin Übey’in kızı Cemile ile nikâhlandı. Ertesi gün de Kureyş müşrikleriyle savaş yapacaktı.…
Read MoreKategori: İslâm Tarihi
Halîme Hâtun
Peygamber efendimizin süt annesi. Mekke civârında yaşayan Benî Sâ’d Kabîlesindendir. Aynı kabîleden hâris’in zevcesi (hanımı) idi. Peygamber efendimiz dört yaşına kadar süt annesi Halîme Hâtun’un yanında kalmıştır. O zamanlar Mekke halkı âdet olarak çocuklarını bir süt anneye verirlerdi. Havası iyi ve suyu tatlı olan civârdaki yaylalara gönderirlerdi. Buna Mekke’nin sıcak havası sebeb oluyordu. Her sene bu maksatla civâr kabîlelerden pekçok hanım gelir, emzirmek için birer çocuk alıp giderlerdi. Çocukları büyütüp teslim edince de pekçok ücret ve hediyeler alırlardı. Âdet olduğu üzere Peygamber efendimiz de Benî Sâ’d kabîlesinden Hâris’in hanımı Halîme…
Read MoreHâlid bin Velîd
Eshâb-ı kirâmın ve İslâm kumandanlarının büyüklerinden. İsmi Hâlid, künyesi Ebü’l-Velîd ve Ebû Süleymân’dır. Nesebi Hâlid bin Velîd bin Mugîre bin Abdullah bin Amr bin Mahzûn’dur. Annesi Lübâbe, Resûlullah efendimizin hanımı Meymûne’nin kız kardeşidir. Hazret-i Hâlid bin Velîd’in soyu, Mürre bin Kâb’da Peygamber efendimizinki ile birleşir. Kureyş’in ileri gelenlerinden ve kumandanlarındandır. Bütün Arap kabîleleri tarafından tanınır ve sevilirdi. Bedr ve Uhud savaşlarında henüz Müslüman olmadığından düşman birliklerinden birinin kumandanıydı. Hudeybiye’de düşman tarafında bulundu. Peygamber efendimiz umre yapmak için Mekke’ye geldiğinde Hâlid saklandı. Peygamber efendimize görünmedi. Peygamber efendimiz Hâlid’in Müslüman olan kardeşi…
Read MoreHâlid bin Sa’îd
Eshâb-ı kirâmdan. Peygamber efendimizin kâtiblerinden olup, Eshâb-ı kirâm arasında “Sâbikûn-ı evvelîn” denilen ilk Müslümanlardandır. İsmi, Hâlid bin Sa’îd bin Âs bin Ümeyye’dir. Annesi Ümmü Hâlid binti Habbâb es-Sekafî’dir. Doğum târihi kesin olarak bilinmemekte olup, 634 (H.13) senesinde Yermük Harbinde şehid düştü. Hâlid bin Sa’îd, Peygamber efendimizin insanları İslâm dînine dâvet ettiği ilk zamanlarda Müslüman oldu. Hanımı Ümeyye ve kardeşi Ömer onun teşvîki ile Müslüman oldu. Şiddetli bir İslâm düşmanı olan babası Ebû Uhayha, Müslüman olmadığı gibi, Müslümanlığı kabul ettiği için oğlu Hâlid’e çok eziyet etti. Onu evinin mahzenine hapsettirip günlerce…
Read MoreHala Sultan
Kadın sahâbîlerden. İsmi bilinmemekte olup Ümmü Hırâm künyesi ile meşhurdur. Türkler tarafından Hala Sultan diye bilinmektedir. Babası Milhân bin Hâlid, annesi Mülkiyye binti Mâlik’tir. Hazrec kabîlesinin Neccâroğulları koluna mensuptur. Ensârın (Medîneli Müslümanların) büyüklerinden olan Enes bin Mâlik’in (radıyallahü anh) teyzesidir. Resûlullah efendimizin de teyzeleri tarafından akrabâsı olup süt teyzesidir. Bi’setten (Peygamberimize peygamberliği bildirilmeden) önceMedîne’de doğdu. 647 (H. 28) senesinde Kıbrıs’ta şehid oldu. İslâmiyetten önce Amr bin Kays ile evlendi. Ondan Kays ve Abdullah adlı iki oğlu oldu. Peygamber efendimiz, İslâmiyeti anlatmaya başlayınca Müslüman oldu. Kocası îmân etmeyince ayrıldılar. Daha sonra…
Read MoreHafsa binti Ömer
Resûlullah efendimizin “aleyhisselâm” mübârek hanımlarından. Hazret-i Ömer’in kızı olup, annesinin ismi Zeyneb binti Maz’ûn’dur. Bi’set’ten yâni Peygamber efendimize peygamberliğin bildirilmesinden beş sene önce doğdu. 665 (H.45) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. Hazret-i Hafsâ, babası hazret-i Ömer, İslâmiyeti kabul edince, Müslüman oldu. Huneys bin Huzâfe ile evlendi. Huneys ile önce Habeşistan’a sonra Medîne’ye hicret etti. Huneys, Bedr ve Uhud gazvelerine katıldı. Uhud’da yaralanıp, Medîne’de şehid olunca, hazret-i Hafsâ genç yaşta dul kaldı. Hicretin üçüncü yılında Peygamber efendimiz ile nikâhlanmakla şereflendi. Peygamber efendimiz kendisine hitâben; “Ey Hafsa! Sakın çok konuşma! Allahü teâlâyı…
Read MoreHadîce-tül Kübrâ
Peygamber efendimizin “aleyhisselâm” ilk hanımı, ilk îmân eden hür kadın ve Müslümanların annesi. Kureyş Kabîlesinin kibar ve asil bir âilesine mensuptur. Babasının adı Hüveylid, annesininki Fâtıma’dır. Nesebi Hadîce binti Hüveylid bin Esad bin Abdü’l-uzzâ bin Kuseyy bin Kilâb bin Mürre bin Ka’b bin Lüey bin Gâlib idi. Nesebi, Peygamber efendimiz ile baba tarafından Kuseyy, anne tarafından Lüey Sülâlesiyle birleşmektedir. Câhiliye devrindeki lakabı Tâhire idi. Doğum târihi kesin bilinmemektedir. 619’da hicretten üç sene önce altmış beş yaşında Mekke’de vefât etti. Hazret-i Hadîce’nin “radıyallahü anha” nesebi, güzelliği, ilmi, malı, şerefi, iffeti ve…
Read MoreHabbâb bin Eret
Resûlullah efendimize îmân etmekle şereflenen ilk sahâbîlerden. İsmi Habbâb, künyesi Ebû Abdullah’tır. 586 senesinde Mekke’de doğdu. 657 (H.37)de Kûfe’de vefât etti. Resûlullah efendimiz, Zeyd bin Erkâm’ın evinde bulunduğu bir sırada Müslüman oldu. İlk Müslüman olan erkeklerin altıncısıydı. İslâmın ilk günlerinde, inanmayanların kin ve intikamla baktığı bir zamanda Müslüman olmak, hattâ Müslüman olduğunu açıklamak çok zordu. Buna cesâret etmek; can, mal, îtibâr, kısaca her şeyini göze almak demekti. Müslüman olduğu için, müşrikler, inanmayanlar tarafıdan çok işkence yapıldı. Başı sıcak demirle dağlandı. Ümmü Enmâr isimli bir kadının âzâdlı kölesi olan hazret-i Habbâb,…
Read MoreFâtımat-üz-Zehrâ
Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhive selem”, hazret-i Hadîce vâlidemizden “radıyallahü anha” olan en küçük ve en sevdiği kızı. Hazret-i Ali’nin zevcesi ve hazret-i Ömer’in kayın vâlidesidir. Fâtıma vâlidemiz; aklı, zekâsı, hüsn ü cemâli (güzelliği), zühdü (dünyâya düşkün olmaması), takvâsı (haramlardan kaçınması) ve güzel ahlâkı ile bütün insanlara çok güzel bir örnektir. Yüzü pek beyaz ve parlak olduğundan “Zehrâ” denildi. Zühd ve dünyâdan kesilmekte en ileri olduğu için, “betül” yâni çok temiz demişlerdir. Hicretten on üç yıl önce 609 senesinde Mekke’de doğdu. Başka târihte doğduğu rivâyeti de vardır. 632 (H.11) senesinde Medîne-i…
Read MoreEnes bin Mâlik
Peygamber efendimize on sene hizmetle şereflenen sahâbî. Ensâr-ı kirâmın, yâni Medîneli ilk Müslümanların büyüklerinden idi. Künyesi, Ebû Hamza’dır. Bu künyeyi kendisine Resûlullah efendimiz vermiştir. Bir gün Hamza denilen baklayı toplarken, Resûl-i ekrem efendimiz onu görmüş, Ebû Hamza diye iltifât buyurmuşlardır. Lakabı Hâdimü Resûlillah (Resûlulah’ın Hizmetçisi)tır. Kendisine böyle söylenince çok sevinir ve memnun olur, bununla iftihâr ederdi. 612’de hicretten on sene önce Medîne’de doğmuştur. 712 (H.93) senesinde vefât etmiştir. Resûlullah efendimiz, Medîne-i münevvereye gelişlerinde hazret-i Enes 9-10 yaşlarındaydı. Annesi Ümmü Süleym kendisini alıp, Resûlullah efendimizin huzûr-ı saâdetlerine getirdi ve; “Anam, babam…
Read MoreCüveyriyye
Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mübârek hanımlarından. Câhiliye devrindeki adı Berre idi. Resûlullah efendimizle evlendikten sonra Cüveyriyye oldu. Benî Mustalak kabîlesi reîsi Hâris’in kızıdır. Doğum târihi kesin bilinmemekle berâber, 675 (H.56) senesinde Medîne’de vefât etti. 626 (H. 5) senesinde yapılan Müreysî (Benî Mustalak) Savaşında alınan esirler arasında bulunan hazret-i Cüveyriyye’nin bu savaşta amcasının oğlu olan kocası öldürülmüştü. Kabîlesinden esir alının 500 kişiyle birlikte Medîne’ye getirildi. Esirler taksim edilirken hazret-i Cüveyriyye Sâbit bin Kays’a düştü. Sâbit bin Kays onu satmak isteyince, bir rivâyete göre babası Hâris satın almak istedi. Bu…
Read MoreHamza bin Abdülmuttalib
Peygamber efendimizin amcası. İlk Müslümanlardandır. Künyesi, Ebû Ammâre (Umâre) ve Ebû Ya’lâ olup, lakabı Esedullah (Allah’ın Arslanı)dır. Aynı zamanda Peygamber efendimizin süt kardeşidir. Annesi Hâle, Peygamberimizin annesi hazret-i Âmine’nin amcasının kızıdır. Resûlullah efendimizden iki veya dört sene önce doğdu. Hicretten yedi sene önce 615’te Müslüman oldu. 626 (H.4) senesinde şehid edildi. Bir gün Peygamber efendimiz Safâ Tepesinde Mekkeli müşrikleri (inanmıyanları) İslâmiyete dâvet ettiği sırada onlardan hakâret gördü. Başta Ebû Cehil olmak üzere müşrikler Peygamber efendimize saldırdılar. Mübârek saçları darmadağın oldu. Mübârek yüzü kana boyandı. Bu olanları orada bulunan bir hizmetçi…
Read MoreRukayye (radıyallahü anha)
Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin kızı. Peygamber efendimiz otuz üç yaşındayken, hazret-i Zeyneb’den sonra ikinci kızı olarak hazret-i Hadîce vâlidemizden dünyâya gelmiştir. Çok güzel idi. Vahy ile hazret-i Osman’a nikâh edildi. Onunla birlikte iki kere Habeşistan’a hicret ettiler. Yirmi iki yaşındayken Bedr Gazâsında hasta oldu. Hazret-i Osman’a, Bedr’e gelmeyip zevcesine hizmet etmesi emrolundu. Bedr Zaferinin müjdesi Medîne’ye geldiği gün vefât etti ve orada defnolundu. Resûlullah efendimize, peygamberliği bildirilmeden önce hazret-i Rukayye, Ebû Leheb’in oğlu Utbe’ye, Ümmü Gülsüm de Uteybe’ye nikâh edilmiş, fakat evlilik gerçekleşmemişti. Fahr-i âlem efendimize, peygamberliği bildirilip,…
Read MoreZehebî
Fıkıh, hadis ve târih âlimi. İsmi, Muhammed bin Ahmed bin Osman bin Kaymâz bin Abdullah et-Türkmânî el-Mısrî, künyesi Ebû Abdullah, lakabı ise Şemsüddîn’dir. Babası Şihâbüddîn Ahmed’in kuyumculuk sanatındaki mahâretinden dolayı, Zehebî, yâni “kuyumcu” diye meşhur oldu. Zehebî, aslen Türkmâniyye âilesinden olup, dedesi Diyârbekir’e bağlı Meyyâfârikîn şehrindendi. Dedesi Fahrüddîn Ebû Ahmed Osman, ticâret ve sanatla meşgul olurdu. Fakat mârifet ve hüsn-ül-yakîn sâhibiydi. 1274 (H.673) senesi Rebîülâhir ayında Şam’da doğdu. 1348 (H.748) senesi Zilkâde ayının üçünde, Mısır’da vefât etti. Bâbüssagîr denilen yere defnedildi. Çocukluğu, dînine bağlı olan âilesinin himâyesinde geçti. Çocuk terbiyesini…
Read MoreYûsuf-ı Nebhânî
Son devirde yetişen İslâm âlimlerinin büyüklerinden. İsmi; Yûsuf bin İsmâil’dir. Mensup olduğu Nebhânoğulları kabîlesine nispetle Nebhânî diye meşhur olmuştur. Filistin’in kuzeyinde bulunan Hayfa’ya bağlı Eczim köyünde 1849 (H.1265) senesinde doğdu. 1932 (H.1350) senesi Ramazan ayında Beyrut’ta vefât etti. Mısır’a giderek Câmi-ül-Ezher Medresesini bitirdi. Aklî ve naklî ilimlerde yetiştikten sonra çok kıymetli kitaplar yazdı. İstanbul’a gelerek El-Cevâib Gazetesi’nin hazırlanmasında, tashihinde ve basımında çalıştı. Daha sonra Şam’a döndü. Şam’da kâdılık yaptı. Beyrut hukuk mahkemesi reisliğine yükseldi. Beyrut’ta yirmi seneden fazla kaldı. Beyrut’ta vazîfeli olduğu sırada, Beyrut vâlisi bir takım sebepler ileri sürerek…
Read MoreYermük Savaşı
Hâlid bin Velîd komutasındaki İslâm ordusunun Yermük’te Bizanslılarla yaptığı muhârebe. Hazret-i Ebû Bekr, Hâlid bin Velîd’i Irak’ın fethiyle görevlendirdikten sonra, Şam ve civârı için de ayrı bir ordu hazırlığına başladı. Hicretin 12. yılının sonlarına doğru Amr bin Âs, Yezid bin Ebî Süfyan, Ebû Ubeyde bin Cerrah ve Şurabbil bin Hasene gibi dört büyük komutan seçti. Bu komutanların her biri savaş alanına istedikleri yoldan gidecekti. Bizans İmparatoru Heraklius, İslâm ordusunun Şam’a yürüdüğünü haber alınca Humus’a gelerek savaş hazırlığına başladı. İslâm ordularını dört komutanın idâre edeceğini öğrenince onlarla ayrı ayrı savaşacağını düşünerek…
Read MoreYahyâ Muammer Mezûrî İmâdî
On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda Bağdat’ta yaşayan evliyâdan ve fıkıh âlimlerinden. Büyük evliyâ Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin büyüklerindendir. Doğum ve vefât târihi kesin olarak belli değildir. 1834 (H.1250)te yüz yaşlarında vefât edip Bağdat’ta Abdülkâdir-i Geylânî’nin kabri yakınlarına defnedildi. Küçük yaştan îtibâren ilim tahsiline başlayan Yahyâ Mezûrî, Bağdat’ta Seyyid Âsım Hayderî ve Sâlih Hayderî gibi âlimlerden âlet ilimlerini ve din ilimlerini öğrendi. Zamânının ilimlerinde söz sâhibi oldu. Bilhassa fıkıh ilminde pek yüksek ihtisas sâhibi oldu Müctehid âlimlerin ictihadları arasında tercih yapabilecek ilmî dereceye ulaştı. Irak bölgesindeki âlimler suâllerini ve…
Read MoreVeysel Karânî
Tâbiînin büyüklerinden. İsmi, Üveys bin Âmir’dir. Yemen’in Karn köyünde doğduğu için Karnî ismiyle de bilinir. Memleketimizde Veysel Karânî diye meşhur olmuştur. Doğum târihi belli değildir. 657 (H.37)de Sıffîn Muhârebesinde şehit edildi. Yemen’in Karn beldesinde doğup büyüyen Üveys-i Karnî, Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) sağlığında Müslüman olmasına rağmen onu göremediği için Sahâbî olamadı. Peygamber efendimizin medhine mazhar olup, Tâbiînin büyüklerinden olduğu hadîs-i şerîfle bildirildi. Peygamber efendimizin zamânında Medîne-i münevvereye gelmedi. Yazılan evliyâ tezkirelerinde ekseriyâ Câfer-i Sâdık’tan (rahmetullahi aleyh) sonra ikinci olarak zikredilir. Sevgili Peygamberimizin risâletini duyan Üveys-i Karnî Müslüman oldu.…
Read MoreVekî’ bin Cerrâh
Hanefî mezhebi âlimlerinden. İsmi Vekî’ künyesi Ebû Süfyan’dır. Babası Kûfe beytülmâl nâzırı el-Cerrâh idi. Aslen Nişaburlu veya Sindli olup Ruvar kabîlesine mensuptur. 744 (H.127) senesinde Kûfe’nin Feyd köyünde doğdu. 812 (H.197)de hacdan döndükten sonra aynı köyde vefât etti İmâm-ı A’zam’ın talebelerinin ileri gelenlerinden olup, fıkıh ilmini ondan öğrendi. Ayrıca İmâm-ı A’zam’ın yüksek talebelerinden olan İmâm-ı Ebû Yûsuf ve İmâm-ı Züfer’den de ilim öğrenmiştir. Hişam ibni Urve, Süfyan bin Uyeyne, Süfyan-ı Sevrî, Evzâi, Şu’be bin el-Hâlid gibi hadis âlimlerinden hadîs-i şerîf dinlemiştir. İlmi geniş, hâfızası fevkalâde kuvvetli olduğundan işitmiş olduğu hiçbir…
Read MoreVehb bin Münebbih
Tâbiîn devrinde yetişmiş meşhur hadis âlimlerinden. İsmi; Vehb bin Münebbih, künyesi Ebû Abdullah’tır. Yemen’e sonradan yerleşmiş olan İranlılardandır. Hemmâm bin Münebbih’in kardeşidir. 645(H. 24) senesinde Yemen’in San’a şehrinde doğdu. 741 (H.124) senesinde yine burada vefât etti. Doğru sözlü bir kimse olan Vehb bin Münebbih çok kitap okudu. Geçmiş ümmetlere, peygamberlere aleyhimüsselâm ve hükümdârlara dâir çok bilgisi vardı. Ebû Hureyre, İbn-i Abbas, İbn-i Ömer, Abdullah bin Amr bin Âs, Hemmâm bin Münebbih (radıyallahü anhüm) ve başkalarından hadîs-i şerîf rivâyet etti. İki oğlu Abdullah ve Abdurrahmân, kardeşinin iki oğlu Abdüssamed ve Akil,…
Read MoreVedâ Hutbesi
Peygamber efendimizin Vedâ Haccında 124.000’den fazla Müslümana yaptıkları vâz ve nasîhatlar. Peygamberimizin Allahü teâlâ tarafından insanlara, doğru yolu göstermek için görevlendirilmelerinden sonra mübârek ağızlarından çıkan her söz, mânâ ve hakîkatler yönünden beşeriyete birer rehberdir. Bunlardan “Vedâ Hutbesi” olarak bilinen son haclarında buyurdukları hususların ise ayrı bir ehemmiyeti vardır. “Vedâ Hutbesi” değişmez prensip, kânun ve nizamlar olarak on dört asırdır, bütün insanlığa ulaşabildiği seviyenin çok üstünde bir insan hakları anlayışı getirmiştir. Peygamberimiz Vedâ Hutbesinde buyurdular ki: “Hamd, Allahü teâlâya mahsûstur. O’na hamd eder, O’ndan yarlıganmak diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin…
Read MoreVedâ Haccı
Peygamber efendimizin en son yaptığı hac. Haccet-ül-Vedâ, Haccet-ül İslâm, Haccet-ül-Belağ, Haccet-üt Temâm adı da verilir. Peygamber efendimiz 632 (H.10) yılı Zilkâde ayında son haccı için Medîne’de hazırlıklarını tamamlayıp 25. günü öğle namazından sonra gusl edip, mübârek saçlarını tarayıp, güzel kokular sürünmüş olarak Eshâb-ı kirâmla birlikte yola çıktılar. Zülhuleyfe’de Eshâb-ı kirâmın sayısı kırk bin kişiyi aştı. Kurbanlık develeri de berâberinde götürdüler. Peygamber efendimiz Kusva adlı deveyle ihrâmlı halde Mekke’ye geldiler. Yolda katılanlarla Eshâb-ı kirâmın sayısı 124.000’e ulaştı. Zilhicce ayının dördüncü günü Peygamber efendimiz Kâbe’yi görünce doğruca Hacer-ül-esvede varıp selâm verdiler ve…
Read MoreVâkîdî (Muhammed bin Ömer)
Sekizinci ve dokuzuncu yüzyıllarda yetişmiş târih, fıkıh, hadis, kırâat, tefsir ve edebiyât âlimi. Künyesi Ebû Abdullah, ismi Muhammed bin Ömer bin Vâkıd’dır. Dedesi Vâkıd’e nispetle Vâkıdî, Medîneli olduğu için de el-Medenî nisbet edildi. 747 (H. 130) yılında Medîne’de doğan Vâkıdî, 822 (H.207) senesinde Bağdat’ta vefât etti. İlim tahsiline babası Ömer bin Vâkıd’den aldığı derslerle başlayan Muhammed bin Ömer el-Vâkıdî; İmâm-ı Mâlik, Süfyân-ı Sevrî, Ma’mer bin Râşid, Sevr bin Yezîd, İbn-i Cüreyc (rahmetullahi aleyhim) ve daha birçok âlimden hadis, fıkıh ve diğer ilimleri tahsil edip, hadîs-i şerîf rivâyet etmekle şereflendi. Kıraat…
Read More