Vahşî radıyallahü anh

Mekke’nin fethinden sonra Müslüman olan eshâbdan. Adı, Vahşî bin Harb Habeşî’dir. Hazret-i Hamza’nın “radıyallahü anh” Bedir Gazâsında öldürdüğü Tu’ayme’nin kardeşinin oğlu olan Cübeyr bin Mut’im’in kölesiydi. Habeşli olduğu için, el ile ok (harbe) atmada ustaydı. Uhud Gazâsında, Cübeyr buna; “Hamza’yı öldürürsen âzâd ol!” demişti. Hind de, babasının ve amcasının intikâmı için, Vahşî’ye mükâfat vâd etmişti. Uhud Savaşında Vahşî, taş arkasına saklanıp hazret-i Hamza’ya ok atarak ağır yaraladı ve kılıcıyla şehit etti. (Bkz. Hamza bin Abdülmuttalib) Uhud Savaşında Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” birkaç kâfire bedduâ etmişti. Vahşî’ye niçin lânet etmiyorsun…

Read More

Üsâme bin Zeyd

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin; “Üsâme bana herkesten daha yakındır.” hadîs-i şerîfine mazhar ve Resulullah’ın sevgilisi diye meşhur olan sahâbî. Babası Peygamber efendimizin âzâdlılarından Zeyd bin Hârise, annesi Ümmü Eymen’dir (radıyallahü anhâ). Künyesi Ebû Muhammed nesebi, Üsâme bin Zeyd bin Hârise bin Şerâhbil’dir. Doğum târihi kesin olarak bilinmemekte olup, 673 (H. 54) veya 678 (H. 59) senesinde Medîne’de vefât etti. Mekke’ye giderken Resûlullah’ın devesinde, arkasında oturmuş ve birlikte Kâbe’ye girmişti. Huneyn Gazâsında kahramanca çarpıştı. Çok cesûrdu. On sekiz yaşındayken Resûlullah efendimiz tarafından İslâm ordusuna kumandan tâyin edildi. 673 (H.…

Read More

Ümmü Ümâre Nesîbe binti Ka’b

Gazâlarda gösterdiği cesâret ve kahramanlıklarıyla meşhur kadın sahâbî. Hazrec kabîlesine mensup Medîne’nin ileri gelen âilelerinden Mâzin bin Neccâr evlâdındandır. Annesi, Rebâb binti Abdullah’tır. Tahminen mîlâdî 573 yılında doğdu. İkinci Akabe bîatında hazır olup zevciyle birlikte Müslüman oldu. İlk Müslüman olan Medîneli iki kadından biridir. Zevci Ensârdan Zeyd bin Âsım’dır (radıyallahü anh). Abdullah ve Habib isminde Bedr Savaşına katılan iki oğlu vardı. Diğer gazâların hepsine birlikte iştirâk ettiler. Ümmü Ümâre radıyallahü anhâ, kocası hazret-i Zeyd’in vefâtından sonra Guzeyye ibni Amr’la evlendi. Bu zâttan Temim adlı bir oğlu ile kızı Havle dünyâya…

Read More

Ümmü Süleym (Rumeysâ)

Hanım Sahâbîlerin meşhurlarından. Peygamber efendimize on yıl devamlı hizmet etmekle şereflenen Enes bin Mâlik’in (radıyallahü anh) annesi ve Peygamber efendimizin süt teyzesiydi. Eshâb-ı kirâmın meşhurlarından hazret-i Ebû Talhâ’nın hanımıdır. Esas adının Sehle, Rümeysâ, Gumeyrâ, Rumeyle, Uneyfe veya Rumeyse isimlerinden birinin olduğu bildirilmektedir. Ümmü Süleym künyesiyle meşhurdur. Medîne’deki Hazrec kabîlesinin Necrânoğullarından Milhan bin Hâlid’in kızıdır. Annesinin adı Melike binti Mâlik’tir. Peygamberimizin uğrunda şehit olan meşhur sahâbî Hirâm bin Milhan (radıyallahü anh), onun erkek kardeşi ve Kıbrıs Adasının fethi sırasında şehit olan Ümmü Hırâm da kız kardeşiydi. Medîne’de doğmuştur. Doğum ve ölüm…

Read More

Ümmü Seleme

Peygamberimizin mübârek hanımlarından. İsmi Hind’dir. Ümmü Seleme künyesiyle meşhurdur. Babası Ebû Umeyye Süheyl bin Mugîre bin Abdullah bin Ömer bin Mahzum; annesi Âtike binti Âmir’dir. Mekke’de bi’setten on beş sene kadar önce doğduğu tahmin edilmektedir. Medîne’de 667 (H.57) senesinde vefât etti. İlk önce, halasının oğlu Ebû Seleme bin Abdülesed ile evlendi. Kocasıyla berâber İslâmiyeti ilk kabul edenlerdendir. Mekke’deki kâfirlerin, Müslümanlara eziyet ve zararları dayanılmayacak bir hâl alınca, Habeşistan’a hicret etti. Habeşistan’da Zeynep, Seleme, Ömer ve Dürre isimlerinde dört çocuğu doğdu. Mekke’ye tekrar geldilerse de, kâfirlerin Müslümanlara zulümleri netîcesinde bi’setin on…

Read More

Ümmü Hânî

Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” amcası Ebû Tâlib’in kızı ve hazret-i Ali’nin kızkardeşi. Asıl adı Fakite idi. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” onun evinde bulunduğu bir gecede Mîrâc’a çıkarıldı. Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” hicretten bir yıl önce Tâif’e gidip, Tâif halkına bir ay nasîhat edip, onları îmân etmeye dâvet etmişti. Taif halkından hiç kimsenin îmân etmemesi ve işkence yapmaları üzerine Mekke’ye dönmüştü. Çok üzgündü ve her taraf düşman doluydu. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” bir gece Mekke’de Ümmü Hâni’nin Ebû Tâlip mahallesinde bulunan evine geldi. Ümmü Hâni, o…

Read More

Ümmü Habîbe

Resûlullah’ın mübârek hanımlarından. İsmi Remle’dir. Babası Ebû Süfyân bin Harb bin Ümeyye, annesi Hind’dir. Hazret-i Muâviye’nin kız kardeşidir. Bi’setten on yedi sene önce Mekke’de doğdu. Medîne’de 664 (H.44) senesinde vefât etti. Hazret-i Ümmü Habîbe, önce Resûlullah’ın halasının oğluUbeydullah bin Cahş ile evlendi. Kocasıyla İslâmiyeti kabul ederek ilk Müslümanlardan oldu. Mekke’deki kâfirlerin, Müslümanlara eziyet ve zararları dayanılmayacak bir dereceye geldiğinde Habeşistan’a hicret etti. Kızı Habîbe, Habeşistan’da doğduğu için, kendisi de “Ümmü Habîbe= Habîbe’nin annesi” künyesiyle meşhur oldu. Kocası Ubeydullah bin Cahş, papasların propagandalarına aldanıp, fakirlikten kurtularak, dünyâ malına kavuşmak için dîninden…

Read More

Ümmü Gülsüm

Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) kızı. İslâmiyet gelmeden önce doğdu. Annesi hazret-i Hadîce’dir. Ümmü Gülsüm İslâmiyet gelmeden önce Ebû Leheb’in ikinci oğlu Uteybe ile nişanlanmıştı. İslâmiyet gelince Ebû Leheb îmân etmedi ve İslâmiyetin çok azgın bir düşmanı oldu. Onun hakkında (Tebbet) sûresi nâzil olunca oğluna Ümmü Gülsüm’ü boşamasını söyledi. O da babasını dinliyerek boşadı ve Peygamberimize “sallallahü aleyhi ve sellem” üzücü sözler söyledi. Peygamber efendimiz; “Yâ Rabbî, buna canavarlarından birini musallat et!” diye bedduâ eyledi. Uteybe Şam yolculuğu sırasında arkadaşlarının arasında uyurken bir arslan gelip, koklayarak onu buldu ve parçalayıp…

Read More

Ümmü Eymen

Kadın sahâbîlerden. Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) “Annemden sonra annemdir.” buyurduğu Ümmü Eymen, Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) babası Abdullah’ın kölesiydi. Esas adı Bereke olup, Ümmü Eymen künyesidir. Ümmü Eymen “radıyallahü anhâ”, Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) doğuşuna şâhit olup, küçük yaşta O’na hizmet etmiştir. Peygamberimiz altı yaşındayken annesi Âmine Hâtunla Medîne’ye gittiklerinde Ümmü Eymen de yanlarında idi. Medîne’den Mekke’ye dönüşleri sırasında Ebvâ denilen yerde hazret-i Âmine vefât edince, Ümmü Eymen o sırada altı yaşında bulunan Peygamberimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) Mekke’ye getirip dedesi Abdulmuttalib’in yanına bırakmıştır. Bundan sonra da…

Read More

Züşşimâleyn bin Abd-i Amr

Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden. Muhâcirlerden olup, Bedr Savaşında şehit olan Eshâb-ı kirâmdandır. Asıl adı Umeyr, künyesi; Ebû Muhammed olup, İslâm târihinde Züşşimâleyn lakabıyla tanınmaktadır. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. Ölüm târihi için ise, Bedr’de şehit olduğu 624 (H.2) târihi kabul edilir. Hazret-i Züşşimâleyn, Hicret-i Nebeviyye’den önce İslâm dînini kabul ederek îmân etmiştir. Daha sonra bütün Müslümanlar gibi Medîne’ye hicret etti. Orada Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” tarafından Muhâcir ile Ensâr arasında yapılan kardeşlik anlaşmasında Yezid bin Hâris “radıyallahü  anh” ile din kardeşi yapıldı. Hakkında çok az şey bilinen Züşşimâleyn “radıyallahü anh”,…

Read More

Zührî

Tâbiîn devrinde yetişmiş hadis ve fıkıh âlimlerinden. İsmi Muhammed bin Müslim, künyesi Ebû Bekir’dir Kureyş’in Zühreoğulları kabîlesine mensup olmasından dolayı Zührî diye meşhur olmuştur. Bâzan büyük dedesine nispetle İbn-i Şihâb ez-Zührî diye de söylenir. Kendisi Medîneli olup 672 (H.52) senesinde doğmuştur. 742 (H. 124) senesinde Şam civârında “Şegbedâ” denilen köyde vefât etmiştir. Aslen Medîneli olup Şam’da yerleşmiş olan Zührî, zamânının âlimlerinden ilim tahsil etti. Eshâb-ı kirâmdan on kişi ile görüştü. Abdullah bin Hattab, Abdullah bin Câfer, Rebîa bin Ubbâd, Misver bin Mahreme, Abdurrahman bin Ezher ve başka sahâbîlerden hadîs-i şerîf…

Read More

Zeyneddîn Hâfî

On dördüncü ve on beşinci asırlarda yaşamış evliyânın büyüklerinden ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. Halvetiyye yolunun kollarından olan Zeyniyye yolunun kurucusudur. İsmi, Muhammed bin Muhammed bin Muhammed bin Ali’dir. Künyesi, Ebû Bekir, lakâbı, Zeyneddîn’dir. Hâfî ve Hirevî nisbeleriyle bilinir. Daha çok Zeyneddîn Hâfî diye meşhurdur. 1356 (H.757) senesinde Horasan’ın Hâf (veya Havâf) kasabasında doğdu. 1435 (H.838) senesinde Hirat’ta vefât etti. Küçük yaştan îtibâren ilim tahsiline başlayan Zeyneddîn Hâfî, bu maksatla çok seyahat yaptı. Memleketi olan Horasan’dan başka, Mâverâünnehr, Irak, Âzerbaycan, Şam, Mısır ve Hicaz’a gitti. Gittiği beldelerin büyük âlimlerinin sohbetlerinde…

Read More

Zeynelâbidîn

Tâbiînin büyüklerinden ve oniki imâmın dördüncüsü. İsmi, Ali bin Hüseyin bin Ali bin Ebî Tâlib’dir. Künyesi, Ebû Muhammed ve Ebü’l-Hasan, lakabı, Seccâd ve Zeynelâbidîn’dir. Hazret-i Hüseyin’in oğludur. Annesi, Acem pâdişâhının kızı Şehr-i Bânû Gazâle’dir. 666 (H.46) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 713 (H.94) yılı Muharrem ayının on sekizinde doğum yerinde şehit edildi. Bakî Kabristanında amcası hazret-i Hasan’ın yanına defnedildi. İmâmlığı, yâni tasavvufta insanlara feyz vermesi, doğru yola kavuşturması otuz dört sene sürmüştür. Hadis, fıkıh ve tasavvuf ilminde âlimdir. Eshâb-ı kirâmın çoğunu görmüştür. Abdullah ibni Abbâs, Ebû Hüreyre radıyallahü anhüm, hazret-i Âişe,…

Read More

Zeynî Dahlân

On dokuzuncu yüzyılda Haremeyn’de (Mekke ve Medîne) yetişen âlimlerden. İsmi Ahmed bin Seyyid Zeynî Dahlân’dır. 1816 (H.1231) senesinde Mekke-i mükerremede doğdu, 1886 (H.1304) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. Zamânın âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. İlimde yüksek dereceye ulaştı. 1871 (H. 1288) senesinde Mekke-i mükerreme Şâfiî müftîsi oldu ve Şeyh-ül-ulemâ (Mekke ulemâsının reisi) ünvânını kazandı. Harem-i şerîfte ders okutup talebe yetiştirdi. Etrâfına ilim ve irfan nurları saçarak Müslüman sapık ve bid’at fırkalarına karşı uyandırdı. Ehl-i sünnetin savunuculuğunu yaparak yazdığı kıymetli kitap ve risâlelerle Ehl-i sünnet îtikâdı dışında olan kimselere…

Read More

Zeyneb binti Resûlullah

Resûlullah efendimizin dört kızından birincisi. Bi’set-i Nebevî yâni Resûlullah efendimize Peygamber olduğunun bildirilmesinden on sene önce Mekke’de doğdu. Hicretin sekizinci yılında otuz bir yaşında Medîne’de vefât etti. Hazret-i Zeyneb, Resûlullah efendimizin sevgi ve şefkatinde büyüdü. Nübüvvetten önce, annesi hazret-i Hadîce’nin yeğeni Ebü’l-Âs bin Rebî’ ile evlendi. Hazret-i Zeyneb, Resûlullah efendimize Peygamber olduğu bildirildiğinde îmân etti. Kocası Ebü’l-Âs îmân etmediğinden Kureyş’ten bâzı kimseler Ebü’l-Âs’ı zorlayıp hazret-i Zeyneb-i boşamasını istediler. Zeyneb’i boşadığı takdirde Kureyş’ten istediği kızı verebileceklerini söylediler. Ebü’l-Âs buna yanaşmadı. Hazret-i Zeyneb ile aralarındaki samîmi ve asîlâne âile münâsebetleri devâm etti.…

Read More

Zeyneb binti Huzeyme

Resûlullah’ın hanımlarından. Nesebi, Zeyneb binti Huzeyme bin Abdillah bin Amr bin Abdimenaf bin Hilâl bin Âmir bin Sa’saa el-Hilâliyye’dir. Lakabı Ümmü’l-Mesâkin’dir. Müminlerin annesi hazret-i Zeyneb, önce hazret-i Abdullah bin Cahş ile evliydi. Abdullah, Resûlullah’ın halası Ümeyme’nin oğlu idi. Uhud Savaşında şehit oldu. Diğer rivâyete göre, ilk önce Tufeyl bin Hâris’in hanımı idi. Tufeyl boşayınca onun kardeşi Ubeyde bin Hâris ile evlendi. O da Bedr Savaşında şehit oldu. Peygamber efendimiz, hazret-i Hafsa’dan sonra hicretin üçüncü senesi Ramazan ayında hazret-i Zeyneb ile evlendi. Kendisine dört yüz dirhem mehr verdi. Hazret-i Zeyneb, İslâmiyetten…

Read More

Zeyneb binti Cahş

Peygamber efendimizin mübârek hanımlarından. İsmi Zeyneb, künyesi Ümmü Hakem’dir. Benî Es’ad kabîlesinden Burre’nin kızı olup, annesi Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellemin” halası Ümeyme’dir. Burre, îmân etmediği için Cahş denildi. Bi’setten yirmi sene önce Mekke’de doğdu ve 640 (H.20) yılında Medîne’de vefât etti. Zeyneb “radıyallahü anhâ”, ilk îmân edenlerdendi. Mekke’den Medîne’ye hicret ettiği zaman bekârdı. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellemin” âzâdlı kölesi olan Zeyd bin Hârise’ye “radıyallahü anh “623 (H.2) yılında nikâhlandı. Bir yıl sonra, hicretin üçüncü senesinde ayrıldılar. Zeyneb (radıyallahü anhâ), Zeyd’den (radıyallahü anh) ayrıldıktan sonra geçen birkaç ay içinde,…

Read More

Zeyd bin Zeynelâbidin

Tâbiînden fıkıh âlimi. Hazret-i Hüseyin’in torunu ve İmâm-ı Zeynelâbidîn’in oğludur. Yâni, Zeyd bin Zeynelâbidîn Ali bin Hüseyin bin Ali bin Ebî Tâlib’dir (radıyallahü anhüm). Künyesi Ebü’l-Hüseyin olup, Hâşimî ve Kureşî nisbetleri verildi. Medîne’de 698 (H.79) yılında doğdu. Emevî halîfesiHişâm bin Abdülmelik zamânında, kendisine taraftar gözüken münâfıkların kışkırtması netîcesinde, halîfenin askerleriyle yaptığı savaşta şehit oldu. Şehâdeti, 740 (H.122) yılında olmuş, cesedi Kûfe’ye, başı Mısır’a defnedilmiştir. İlk önce babası Ali Zeynelâbidîn bin Hüseyin’den ders almaya başlayan Zeyd bin Ali Zeynelâbidîn, ağabeyi Muhammed Bâkır, Ebân bin Osman, Urve bin Zübeyr, Abdullah bin Hasan,…

Read More

Zeyd bin Sâbit

Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden. 610 yılında Medîne’de doğdu. 665 (H.45) veya 674 (H.55)te aynı yerde vefât etti. Nesebi; Zeyd bin Sâbit bin Dahhâk bin Zeyd bin Lûzân bin Amr bin Abdiaf bin Ganm bin Mâlik bin Neccâr el-Ensâriyyi’l-Hazrecî, Benî Neccâr’dır. Annesi, Nevvâr binti Mâlik bin Muâviye bin Adî’dir. Künyesi, Ebû Sa’îd veya Ebû Sâbit’tir. Ayrıca Ebû Hârice veya Ebû Abdurrahmân da denilmektedir. Lakabı ise el-Kârî’ veya el-Mukrî veya el-Farzî yâhut da Kâtib-ül-Vahy, Hibr-ül-Ümme’dir. Babası Sâbit hicretten önce Evs ile Hazrec kabîleleri arasında (Yevm-ül-Buâs) adıyla bilinen bir muhârebede ölmüştü. Babası öldüğünde çocuk…

Read More

Zeyd bin Hârise

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin âzâdlı kölesi. Yemenli olup, tahmînen mîlâdî 575 yılında doğmuştur. Künyesi, oğluna nispetle, Ebû Üsâme’dir. Yemen’in muhterem ve şerefli bilinen Kudâs kabîlesine mensuptur. Annesi ise Tay kabîlesi kollarından Maanoğullarına mensup Su’da binti Sa’lebe’dir. 629 (H.8) senesinde Mûte Gazâsında şehit oldu. Zeyd bin Hârise “radıyallahü anh” çocuk yaşlarında annesi ile akrabâlarını ziyârete giderken başka bir kabîlenin baskınına uğradı. Esir alınan Zeyd, Mekke’ye Sûk-ı Ukâz denilen panayıra getirilerek satılığa çıkarıldı. Hâkim bin Hizâm, Zeyd’i 400 dirheme satın aldı ve halası hazret-i Hadîce’ye hediye etti. O da Peygamber…

Read More

Zerkânî

On yedinci ve on sekizinci asırlarda Mısır’da yaşamış hadis, siyer ve Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi, Muhammed bin Abdülbâkî’dir. Künyesi, Ebû Abdullah’tır. Babası gibi Zerkânî nisbesiyle meşhur oldu. 1645 senesinde Mısır’da Zerkan köyünde doğdu. 1710’da Kâhire’de vefât etti. Muhammed Zerkânî ilk önce âlim olan babasından ilim öğrendi. Sonra da zamânın büyük âlimleri, Nûreddîn Ali Şebrâmelîsi, Şeyh Yâsîn Hımsî, Şeyh Muhammed Bâbilî, Muhammed bin Halîl, Aclûnî, Cemâleddîn Abdullah Şibrâvî gibi zâtlardan ilim tahsil etti. Fıkıh, hadis ve diğer Arabî ilimlerde üstün dereceye yükseldi. Bütün hocalarından icâzet (diploma) aldı. Ezher Üniversitesinde ders…

Read More

Muhammed Bâkır

On iki imâmın beşincisi. Hazret-i Hüseyin’in torunu ve İmâm-ı Zeynelâbidîn’in oğlu olup, Tâbiîndendir. 676 (H. 57) senesinde Medîne’de doğdu. 731 (H. 113)’de orada vefât etti. Medîne’deki Bâkî kabristanında babasının yanına defnedildi. Câfer-i Sâdık’ın babasıdır. Künyesi Ebû Câfer’dir. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Câbir ve hazret-i Enes ile görüşüp onlardan, ayrıca Tâbiînden olan büyük zâtlardan hadîs-i şerîf rivâyet etti. Muhammed Bâkır “rahmetullahi aleyh”, Medîne’nin büyük fıkıh âlimlerindendir. Zamânında, bütün dünyâdaki evliyânın feyz kaynağı oldu. Evliyâlık yolunda olanlara feyz, onun vâsıtası ile verilirdi. İmâmlığı on dokuz sene sürdü. Bütün ilimlere vâkıf olduğu için kendisine,…

Read More

Akabe Biatları

Medineli ilk Müslümanların, Peygamber efendimiz ile yaptığı itaat ve bağlılık sözleşmeleri. Peygamberimize ilk vahyin gelmesinin on birinci senesinde, birer sene ara ile Mekke ile Medine arasında yer alan Akabe mevkıinde yapıldı. Birinci Akabe Biatı: Peygamberliğin bildirilmesinin on birinci senesinde Medine’den Mekke’ye Kabe’yi ziyarete gelen Hazrec kabilesinden altı kişi Peygamber efendimizin daveti üzerine müslüman oldu. Peygamber efendimizle görüşüp müslüman olan Hazrecli altı kişi bir sene sonra hac mevsiminde tekrar Mekke’ye geldiler. O sene, müşrikler, Müslümanlara daha çok eziyet ettiler. Peygamber efendimizi, takip edip, O’nunla konuşan, iman eden herkese işkence yaptılar. Bu…

Read More