Resulullah efendimizin “aleyhisselâm” mübarek hanımlarından. Hazret-i Ebu Bekr’in “radıyallahü anh” kızıdır. Annesi, Ümmü Ruman binti Amir’dir. Sıddika lakabıyla meşhurdur. Ümm-ül-Mü’minin ve Ümmü Abdullah künyeleriyle de bilinir. Hicretten sekiz sene önce 614’te Mekke-i mükerremede doğdu. Doğum tarihi için başka tarihler de bildirilmiştir. 677 (H. 57)de Medine-i münevverede vefat etti. Vasiyyeti üzerine Cennetü’l-Baki Kabristanına defnedildi. Küçük yaştayken okuma-yazma öğrenmiş olan Aişe-i Sıddika “radıyallahü anha” çok zeki ve kabiliyetliydi. Öğrendiği ve ezberlediği bir hususu katiyyen unutmazdı. Bu sebeple Eshab-ı kiram birçok şeyleri ondan sorup öğrenirlerdi. Resulullah efendimiz hazret-i Hadice’nin vefatından sonra Aişe-i Sıddika…
Read MoreKategori: İslâm Tarihi
Ahnef bin Kays
Tabiinin (Peygamber efendimizin arkadaşlarını görenlerin) büyüklerinden ve Horasan’ın fatihi ve hadis alimi. İsmi, Dehhak bin Husayn et-Tamimi es-Sa’di‘dir. Künyesi Ebu Bahr, lakabı Ahnef‘tir. Ayağı eğik veya ayaklarının arkası üzerine basarak yürümesinden dolayı Ahnef denilmiş ve bu lakabı ile şöhret bulmuştur. Bazı kaynaklarda isminin Sahr olduğu kayıtlıdır. Annesi, bir rivayete göre Amr bin Sa’lebe‘nin kızıdır. Basra’da doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. Ahnef bin Kays “rahmetullahi aleyh”, Resulullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” zamanında müslüman olduğu halde, mübarek yüzlerini görüp, sahabe olamadı. Kavminin önde geleni ve çok hilim sahibiydi. Resulullah efendimizin davetçisi gelip,…
Read MoreAhmed-i Bedevi
İslam alimlerinin ve evliyanın büyüklerinden. Babasının ismi Ali, annesinin ismi, Fatıma’dır. Kendisi, hem seyyid hem de şeriftir. Yani Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” torunları Hasan ve Hüseyin’in “radıyallahü anhüma” soyundandır. Künyesi, Ebü’l-Fityan ve Ebü’l-Abbas olup, lakabı Şihabüddin‘dir. Seyyid Bedevi diye tanınır. 1200 (H. 596) senesinde Fas’ta doğdu, 1276 (H. 675) senesinde Mısır’ın Tanta şehrinde vefat etti. Kabri orada olup, herkes tarafından ziyaret edilmektedir. Mısır’ın en büyük velilerindendir. Dedeleri 692 (H. 73)de Arabistan’da çıkan kargaşalıklar üzerine Fas’a hicret ederek yerleşmiş olan Seyyid Ahmed-i Bedevi küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Kur’an-ı…
Read MoreAhmed Yekdest Cüryani
Evliyanın büyüklerinden. İsmi Ahmed’dir. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1707 (H. 1119) senesinde Mekke’de vefat etti. Ahmed Cüryani, 1658 (H. 1069) senesinde Cüryan’dan Hindistan’a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun taun (salgın veba) hastalığından vefat ettikleri haberini aldı. Bu acı haberden sonra yolda eşkiya kafileyi basıp, yanındaki mallarını aldılar ve sol elini bileğinden kestiler. Bu yüzden ona tek elli manasına “Yekdest” denildi. Ahmed Yekdest Cüryani çok üzgün bir halde Hindistan’ın Serhend şehrine gitti. Orada İmam-ı Rabbani hazretlerinin oğlu Muhammed Masum-i Faruki hazretlerini tanıyıp talebesi oldu. Sohbetlerinde ve derslerinde bulunup, tasavvufta yetişti. On bir sene hocasının…
Read MoreAhmed Said Faruki
Hindistan’da yetişen evliyanın büyüklerinden. İsmi Ahmed Said bin Safi’dir. İmam-ı Rabbani hazretlerinin “rahmetullahi aleyh” torunlarından ve Seyyid Abdullah-ı Dehlevi hazretlerinin talebelerinin üstünlerindendir. Künyesi Ebü’l-Mekarim, lakabı “Sirac-ül-Evliya (Evliyanın Işığı)”dır. Hazret-i Ömer’in “radıyallahü anh” soyundan olduğu için, “Faruki”, İmam-ı Rabbani’nin yolunda olduğu için “Müceddidi” ve “Serhendi” diye meşhur olmuştur. 1802 (H. 1217) senesinde Hindistan’ın Rampur şehrine bağlı Mustafa-abad şehrinde doğdu. 1861 (H. 1277) senesinde Medine-i münevverede vefat etti ve Cennet-ül-Baki Kabristanına defnedildi. Ahmed Said-i Faruki, küçük yaşta ilim tahsiline yönelip, Kur’an-ı kerimi ezberledi. Seyyid Abdullah-ı Dehlevi’nin sohbet ve hizmetlerinde bulundu. Hocasının yanında…
Read MoreAhmed Rıfai
Evliyanın büyüklerinden. Rifaiyye yolunun reisi. İsmi, Ahmed bin Ali bin Yahya’dır. Peygamber efendimizin “aleyhisselâm” soyundan olup, seyyiddir. Beni Rifae kabilesine mensup olması sebebiyle Rifai denilmiştir. Baba tarafından İmam-ı Musa Kazım’a, anne tarafından Halid bin Zeyd Ebu Eyyub el-Ensari’ye dayandığı için “Zül-Alemeyn = yani İki sancak sahibi” lakabı verilmiştir. 1118 (H. 512)de Basra civarında doğdu. 1182 (H. 578)de aynı yerde vefat etti. Ahmed Rifai yedi yaşındayken babası vefat etti. Dayısı Mensur Betaihi onu ihtimam ile büyüttü. Önce Kur’an-ı kerimi ezberledi. Daha sonra büyük alimlerden ilim öğrenmek için Vasıt şehrine gitti. Oradaki…
Read MoreAhmed Gazali
İslam alimlerin ve evliyanın büyüklerinden. Büyük İslam âlimi İmam-ı Gazali hazretlerinin kardeşidir. İsmi, Ahmed bin Muhammed bin Muhammed bin Ahmed et-Tusi’dir. Künyesi, Ebü’l-Feth veya Ebü’l-Fütuh; lakabı Mecdüddin’dir. Gazali nisbesiyle bilinir. Tus’ta doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. 1126 (H.520) senesinde Kazvin’de vefat etti. İlk tahsilini memleketi olan Tus’ta yaptı. Zamanının alimlerinin pekçoğu ile görüşüp onların ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Şafii fıkhını tahsil etti. Birçok memleketler dolaşıp akli ve nakli ilimleri öğrendi. İlim ve fazilette üstün derecelere ulaştı. Irak’a gittiği zaman insanlar ilim ve fazileti sebebiyle ona aşık olup, vaz…
Read Moreİmâm-ı Rabbânî
Hindistan’da yetişen büyük İslâm âlimi ve büyük velî. Adı, Ahmed bin Abdülehad’dir. 1563 (H. 971) senesinde aşûre günü Hindistan’ın Serhend şehrinde doğdu. 1624 (H. 1034) te doğduğu yerde vefât etti. İnsanların, îtikad, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenmelerini, öğrendikleri ile amel etmelerini sağlayan, insanları Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen İslâm âlimlerinin yirmi üçüncü halkasıdır. Hazret-i Ömer’in “radıyallahü anh” soyundan olup babası ve dedelerinin hepsi, zamanlarının büyük âlimi, salih, faziletli kimseleriydi. İmâm-ı Rabbânî hazretleri doğduktan bir müddet sonra hastalanınca babası onu kendi hocası Şah…
Read MoreAhmed Namıki Cami
Horasan’da yetişen evliyanın büyüklerinden ve şeyhülislam. İsmi, Ahmed bin Ali Namıki Cami olup, künyesi Ebü’l – Hasan’dır. Eshab-ı kiramdan Cerir bin Abdullah’ın “radıyallahü anh” soyundandır. Horasan’ın Cam kasabasından olduğu için, Cami diye meşhur olmuştur. 1049 (H. 441)da doğdu, 1142 (H. 536)de vefat etti. Kabri, Meşhed ile Herat arasındaki yolun tam ortasında Türbe-i Cami bahçesindedir. Ümmi yani okula gitmediği halde ilim sahibi olan Ahmed Namıki Cami, yirmi iki yaşında Allahü tealanın razı olduğu yola girdi. Tövbesini Sirac-üs-Sairin kitabında şöyle anlatır: “Yirmi iki yaşındaydım. Allahü teala bana tövbe etmeyi nasib etti. Arkadaşlarla…
Read MoreAhmed Bican
On beşinci yüzyıl Türk alim, edib ve tasavvuf büyüklerinden. Gelibolu’ da yaşadı ve orada vefat etti. Babası Salih, katiplik yaptığından, oğulları Muhammediyye kitabının yazarı Mehmed ve Ahmed Bican “Yazıcıoğlu” diye şöhret buldular. Ahmed Bican, hocası Hacı Bayram-ı Veli’nin ”Bayramiye” yoluna mensub olup, dinine çok bağlı idi. Mensubu olduğu yolun icabı çok riyazet çekti. Vücudu çok zayıf olduğu için “Bican=cansız” lakabı takıldı. En meşhur eseri, Envar’ül-Aşıkin‘dir. Bu eseri, kardeşi Muhammed’in Arabi olarak yazdığı Megarib-üz-Zeman kitabının tercümesidir. Türklerin en çok okuduğu eserlerdendir. İstanbul’da, Kazan’da, Mısır’da ve daha birçok yerde tekrar tekrar basılmıştır.…
Read MoreAhmed Asım (Mütercim)
Lügat, kelam, hadis ve Hanefi mezhebi fıkıh alimi. Gaziantep’te 1755 (H. 1169)te doğdu. 1820 (H. 1236)de İstanbul’da vefat etti. Antep Mahkemesi Başkatibi Cenani Efendinin oğlu olup, seyyidlerdendir. Tahsiline Antep’te başladı. Abdullah Necib ve şair Kilisli Mustafa Ruhi gibi hocalardan Arapça, Farsça ve İslami ilimleri okudu. Antep mahkeme katipliğinde bir müddet çalıştı. Daha sonra 1789 yılında İstanbul’a geldi. Hayli para sıkıntısı çekti. Tercüme ettiği Burhan-ı Katı’ lügat kitabını Padişah Üçüncü Selim’e takdim etti. Böylece Padişahın ihsanına kavuştu. Molla Gürani Medresesinde ders vermeye başladı. Tuhfe-i Asım adlı eseri yazdı ve İbrahim Halebi’nin…
Read MoreAhi Evren
Anadolu’da Ahilik adlı esnaf teşkilatının kurucusu olan alim ve veli. İsmi, Mahmud bin Ahmed el-Hoyi, künyesi Ebü’l-Hakayık, lakabı Nasirüddin’dir. 1171 (H. 567) senesinde İran’ın batı Azerbaycan taraflarında bulunan Hoy kasabasında doğdu. 1262 (H. 660)de Kırşehir’de şehid edildi. Zamanın en büyük alimlerinden olan Fahreddin-i Razi’nin derslerine devam ederek akli (fen) ve nakli (din) ilimleri öğrendi. Ahmed Yesevi hazretlerinin talebelerinin sohbetlerine devam ederek tasavvuf yolunda yüksek derecelere kavuştu. Şihabüddin-i Sühreverdi hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Bir hac yolculuğu esnasında evliyadan Evhadüddin Hamid Kirmani ile tanışıp, onun talebeleri arasına katıldı ve vefatına kadar yanından ayrılmadı.…
Read MoreŞihâbüddîn Sühreverdî
Evliyânın büyüklerinden ve fıkıh âlimi. İsmi, Ömer bin Muhammed bin Abdullah bin Muhammed es-Sühreverdî, künyesi Ebû Abdullah’tır. Ebû Nasr ve Ebü’l-Kâsım Sûfî de denildi. Nesebi Ebû Bekr-i Sıddîk’a (radıyallahü anh) ulaşır. Şeyh Ebü’n-Necîb’in kardeşinin oğludur. 1144 (H.539) senesinde Sühreverd’de doğdu. 1234 (H.632) senesi Muharrem ayında vefât etti. Şihâbüddîn Sühreverdî, ilim öğrenmek için Bağdat’a gitti. Amcası büyük âlim Ebü’n-Necîb Abdülkâhir’in sohbetlerinde yetişerek tasavvuf ilimlerini öğrendi. Aynı zamanda Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetlerinde de bulundu. Basra’da da Ebû Muhammed bin Abdullah’ın sohbetlerine devâm etti. Ebû Hafs Sühreverdî; amcasından, Ebû Muhammed Hibetullah bin Şiblî,…
Read MoreSüheyb-i Rûmî
“Bir kimse, Allah’a ve âhiret gününe inanıyorsa, bir ananın evlâdını sevmesi gibi Süheyb’i sevsin.” hadîs-i şerîfiyle medh olunan, büyük sahâbî. İsmi Süheyb-i Rûmî; künyesi Ebû Yahyâ; nesebi Süheyb bin Sinân bin Mâlik’tir. Annesinin ismi, Selmâ binti Kuayd’dır. Babasının veya dedesinin vazîfesi dolayısıyla bulunduğu Basra’da Übülle denilen yerde doğdu. Übülle, fevkalâde güzel, bağlık bahçelik bir yerdi. Bizanslılar buraya bir baskın yapıp, her tarafı yağma ettiler. Bu sırada, çocuk yaşta bulunan Süheyb bin Sinân, Bizanslıların eline esir düşenler arasındaydı. Âilesi kendisini çok aradıysa da bulamadı. Uzun müddet Bizanslıların elinde kaldıktan sonra, Benî…
Read MoreSüfyân-ı Sevrî
İslâm âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Süfyân bin Saîd bin Mesrûk el-Kûfî; künyesi Ebû Muhammed veya Ebû Abdullah’tır. 713 (H.95) senesinde Kûfe’de doğdu. 778 (H.161)de Basra’da vefât etti. Tebe-i tâbiînin büyüklerindendir. İlmini, zamânındaki büyük âlimlerden öğrendi. Hadis ve fıkıh ilminde yüksek derecede olup müctehiddi. Mezhebi zamanla unutuldu. Cüneyd-i Bağdâdî, Hamdûn Kassar bunun mezhebindeydiler. Hadis, fıkıh, tefsir ve tasavvuf gibi ilimlerde zamânın eşsizlerinden; haramlardan kaçıp, şüpheli şeyleri yapmamakta bile son derece dikkatliydi. Edep ve tevâzuda, alçak gönüllülükte benzeri azdı. Câmi-ul-Kebîr, Câmi-us-Sagîr ve Ferâiz isimli kitapları meşhûrdur. Mekke-i mükerremeye gittiği zaman halk başına toplanır,…
Read MoreSüfyân bin Uyeyne
Tebe-i tâbiînin büyüklerinden. Fıkıh ve hadîs âlimi. İsmi, Süfyân bin Uyeyne bin Meymûn el-Hilâlî el-Kûfî; künyesi Ebû Muhammed’dir. 725’te Kûfe’de doğdu. 813’te Mekke-i mükerremede vefât etti. Yetmiş kere hacca gitti. İmâm-ı A’zam ve İmâm-ı Şâfiî ile görüştü. Hadis ve tefsir ilimlerine dâir kitapları vardır. Babası tarafından Mekke’ye götürüldü ve orada yerleşti. Dört yaşında Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Yedi yaşındayken hadîs-i şerîf yazmaya başladı. Zührî, Şa’bi Amr ibni Dinâr, Abdullah ibni Dinâr gibi büyük âlimlerden hadîs-i şerîf rivâyet etti. Kendisinden de; İmâm-ı A’meş, Süfyân-ı Sevrî, İbn-i Mübârek, İmâm-ı Şâfiî, Ahmed ibni Hanbel…
Read MoreSırrî-yi Sekatî
Evliyânın büyüklerinden ve meşhûrlarından. İsmi, Sırrî bin Muğlis es-Sekatî olup, künyesi Ebü’l-Hasan’dır. Bağdat’ta doğdu. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. 865 (H.251) senesi Ramazân-ı şerîf ayında Bağdat’ta vefât etti. Kabri, evliyânın ve sâlih kimselerin bulunduğu Şûnizî Kabristanına defnedildi. Evliyânın üstünlerinden Mâruf-i Kerhî’den ilim ve feyz aldı. Hüşeym bin Beşîr, Ebû Bekr bin Iyâş, Ali bin Garâb, Yahyâ bin Yemân, Yezîd bin Hârûn ve birçok âlimden ilim öğrendi. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin dayısı ve hocasıdır. Tasavvuf ilminde çok yükseldi. Bilhassa Bağdat halkı ondan çok istifâde etti. Tasavvufta ve takvâda asrının bir tânesiydi. Hâris-i…
Read MoreTebük Seferi
Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin 630 (H.9) senesinde Bizans İmparatoruna karşı çıktığı sefer. Tebük, Hacer ile Şam arasında bir yerin adıdır. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Medîne’ye hicret ettikten sonra, çeşitli devletlere elçiler gönderip onların hükümdarlarını İslâmiyete dâvet eyledi. Umman, Bahreyn hükümdârları tebeasıyla Müslüman oldular. Ayrıca birçok kabîlelerden heyetler gelerek Peygamber efendimize tâbi olduklarını bildirdiler ve saâdete kavuştular. Daha sonra Mûte’de Bizanslılara karşı büyük bir zafer kazanan İslâm ordusu Hevâzin ve Sakif kabilelerini de hezimete uğrattı. Bu durum üzerine İslâmiyetin ve İslâm devletinin büyümesini engellemek isteyen Bizans İmparatoru Herakliüs…
Read MoreTakıyyüddîn Sübkî
On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Mısır’da yetişmiş olan, fıkıh, tefsir, hadis, kırâat, lügat ve dil âlimlerinden. İsmi Ali bin Abd-ül-kâfî; künyesi Ebü’l-Hasan’dır. Lakabı Takıyyüddîn’dir. Mısır’ın Sübk köyünde doğduğu için, Sübkî diye de meşhur olmuştur. 1284 (H.683) senesinde doğdu. 1355 (H.756) senesinde Kâhire yakınlarında vefât etti. Bâbü’n-Nasr denilen yerde defnedildi. İlk tahsilini babasından gördü. Zamânının âlimlerinden de ilim öğrenip, yüksek seviyeye ulaştı. Daha sonra Kâhire’ye gidip zamânının en büyük Şâfiî fıkıh âlimi Necmüddîn ibni Rıfâ’dan, usûl ve diğer aklî ilimleri Alâeddîn Bâcî’den, tefsir ilmini Alâmeddîn Irakî’den, kırâat ilmini Takıyyüddîn ibni…
Read MoreTaflâtî
On sekizinci yüzyılda Kuzey Afrika’da yetişen hadis ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi Muhammed bin Tayyib’dir. Taflâtî diye de tanınmıştır. Fas taraflarında doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1777 (H.1119) senesinde Kudüs’te vefât etti. Küçük yaştan îtibâren ilim öğrenmeye başlayan Muhammed Taflâtî sekiz yaşındayken Kur’ân-ı kerîmi ve muhtelif ilimlere dâir metinleri babasının yanında ezberledi. Ecrümiye adlı kırâat kitabını okudu. Şeyh Muhammed Sa’dî Cezâirî’den Sünûsiyye isimli kitabı okudu. Daha sonra ilim tahsili için Trablusgarb’a gitti. Oradan da deniz yoluyla Mısır’a geçti. Burada iki sene dokuz ay kadar kalıp ilimle meşgul oldu. Mısır’ın ileri…
Read MoreTâcüddîn Sübkî
Hadis, usûl, edebiyât, târih ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi, Abdülvehhâb bin Ali bin Abdülkavî bin Ali bin Temmâm bin Yûsuf el-Ensârî eş-Şâfiî es-Sübkî’dir. Künyesi Ebû Nasr, lakabı Tâcüddîn’dir. 1327 (H.727) senesinde Kâhire’de doğdu. 1370 (H.771) Zilhicce ayında tâûn hastalığından vefât etti. Kâsiyûn eteğindeki Sübkiye Kabristanına defnedildi. (Suriye Şam’da) Küçük yaşta Kur’ân-ı kerîmi ezberleyen Tâcüddîn Sübkî ilk tahsiline babasından Arapça temel bilgilerle, îtikâdî bilgileri öğrenmekle başladı. Ayrıca asrın meşhur hocalarından ders aldı. Kısa süre sonra İbn-i Şihne ve Yûnus ed-Debbûsî gibi âlimlerden icâzet (diploma) aldı. Yahyâ bin Mısrî, Abdülmuhsin es-Sâbûnî,…
Read MoreTâc-ül Ârifîn (Ebü’l-Vefâ)
Evliyânın büyüklerinden. Künyesi Ebü’l-Vefâ; ismi Muhammed bin Muhammed bin Muhammed bin Zeyd bin Hasan el-Ârif bin Zeyd bin İmâm-ı Zeynel’âbidîn bin İmâm-ı Hüseyin bin Aliyy-ül-Murtezâ bin Ebî Tâlib’dir (radıyallahü anhüm). Lakabı Tâc-ül-Ârifîn olup, Kakis diye de anılır. 1026 (H.417) senesinde Irak’ın Kuşende mevkiinde doğdu. 1107 (H.501) senesinde vefât etti. Ebü’l-Vefâ hazretlerinin babası Seyyid Muhammed Ârızî zamânının büyük evliyâsındandı. Benî Nercis kabîlesinin reisi Ömer bin Şirküre bin Ebî Ammar Nercî’nin kızıyla evlendi. Bu evlilikten Seyyid Ebü’l-Vefâ doğdu. Seyyid Ebü’l-Vefâ hazretleri, babasının vefâtından iki ay sonra doğdu. Daha bebekken oruç tutmaya başladı.…
Read MoreTaberî
Tefsir, kırâat, hadis, târih, edebiyat, nahiv, matematik, tıp ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi Muhammed bin Cerîr; künyesi Ebû Câfer’dir. Memleketine nispetle Taberî denildi. İbn-i Cerîr ve Taberî diye meşhurdur. 839 (H.224)da Taberistan’ın Amul şehrinde doğdu. 923 (H.310)te Bağdat’ta vefât etti. Eshâb-ı kirâm düşmanı Muhammed bin Cerîr bin Rüstem Taberî ve yine Eshâb-ı kirâm düşmanı Muhammed bin Ebi’l-Kâsım Taberî başka olup, bunlarla karıştırılmamalıdır. Yine Eshâb-ı kirâm düşmanı İmâmiyye fırkasına mensup olup, yazdığı Mecma’ul-Beyân adındaki bozuk Tabersî Tefsîri ile meşhur olan Fadl bin Hasan Taberî’nin de, İbn-i Cerîr Taberî hazretleriyle hiçbir…
Read More