Ayvansarayi Hüseyin Efendi

On sekizinci asır Osmanlı tarih ve biyografi alimi. İsmi, Hüseyin olup, babası Hacı İsmail Ağadır. İstanbul, Fatih’te Ayvansaray civarındaki Toklu Dede Mahallesinde doğdu. Bu sebeple Ayvansarayi diye meşhur oldu. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1786 (H.1200) senesinde İstanbul’da vefat etti.  Eyyub’de bulunan Zal Mahmud Paşa Camii avlusuna defnedildi. Küçük yaştan itibaren ilim öğrenmeye başlayan Hüseyin Efendi, Toklu Dede Camii imamı Şeyhü’l-kurra Halil Efendiden Kur’an-ı kerim kıraatini öğrendi. Kur’an-ı kerimi ezberlediği için küçük yaştan itibaren Hafız lakabı verildi. Ahmed Karamani ve Mehmed Emin Tokadi gibi büyük zatları görmekle şereflendi. Yeniçeri Ocağına girip, Baltacılar…

Read More

Aziz Ali Efendi

Şair ve yazar. Girit’te doğdu. 1798 (H. 1213)de Berlin’de öldü. Girit Defterdar-ı Tarihçisi  Mehmed Efendinin oğludur. Tahsilini Girit’te yaptı. Babası zengin olduğu için pekçok mal miras kaldı. Bu serveti harcayıp tükettikten sonra İstanbul’a gitti. Hassa silahşörleri arasına katıldı. Valide kethüdası olan hemşerisi Yusuf Ağaya bağlandı ve onun yardımı ile Sakız Adasına muhassıl tayin edildi. Bir müddet sonra da Belgrad’a gönderildi. İki sene orada kalıp emlak satışlarına nezaret etti. Buradaki vazifesinin zor olmasına rağmen başarılı çalışma yaptı. Bu başarısı sebebiyle mir-i miranlık payesi ile Berlin’e elçi tayin edildi. İki sene çalıştıktan…

Read More

Azeri İbrahim Çelebi

On altıncı asır meşhur Osmanlı alim ve şairlerinden. Bursa’da doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. Yavuz Sultan Selim Han devrinin büyük alimlerinden. Muallimzade lakabıyla meşhur Mevlana Ahmed bin Muslihiddin Efendinin küçük oğludur. 1585 (H. 993) tarihinde Hama şehri kadılığında iken Humma (sıtma)dan vefat etti. Kabri oradadır. Mesnevi şairlerinden Cinani vefatına “İntikal eyledikte tarihin, dediler; “Geçdi Azeri Çelebi.” beytiyle tarih düşürmüştür (993). İbrahim Efendi, önce fazilet sahibi olan babasından ilim öğrendi. İyi bir tahsil gördü. Daha sonra meşhur alim ve veli Şeyhülislam Ebüssü’ud Efendinin derslerine devam etti. Ona mülazim (asistan) oldu. 1576 (H.…

Read More

Aztekler

Alm. Azteken, Fr. Azteques, İng. Aztecs. On beşinci yüzyıl ile on altıncı yüzyıl başları arasında, bugünkü Meksika’nın orta ve güney kesimlerinde büyük bir imparatorluk kurmuş olan kavim. Tolteklerin güçlerini kaybettiği ve güneye, Guetemala’daki Mayan bölgesine ve Yukatan’a göç ettiği bir zamanda, Aztekler yaklaşık 1168’de kuzeyden Meksika Vadisine gelerek, muhtemelen Texcoca Gölündeki iki adaya yerleşmişlerdir. Aztekler, tarihleri boyunca başlıca merkezleri olan Tenochtitlan’ı 1325 yılında kurdular. İtacoat döneminde (1428-1440) komşu Texcoco ve Tlacopen devletleri ile ittifak kuran Aztekler, Orta Meksika’da hakim güç durumuna geldiler.  Bu durumda imparatorluk, doğuda Puebla ve Veracruz’a, güneyde…

Read More

Azrail

Dört büyük melekten biri. Ruhları almakla vazifeli olup, Kur’an-ı kerimde “Melek-ül-mevt” yani ölüm meleği olarak zikredilmiştir. Bu büyük meleğin emrinde yardımcı melekler de vardır. İslam dininde canlıları öldüren, ölüleri dirilten, sağlamları hasta yapan, hastaları iyi eden yalnız Allahü tealadır. Azrail aleyhisselam ölüm hususunda bir sebeptir, vasıtadır. Azrail aleyhisselam kıyamete kadar bütün canlıların canını almaya ya bizzat kendisi veya emrindeki meleklerle devam eder. Dinimiz, Azrail aleyhisselamın salih ve temiz Müslümanların ruhunu (canını) alırken onlara çok güzel şekliyle görünüp müjdeler verdiğini ve acı duymayacak şekilde ruhlarını cesetlerinden ayırdığını bildirmektedir. Günahkarların canı, acı…

Read More

Azot

Alm. Stickstoff, Fr. Azote, İng. Nitrogen. Dünya etrafındaki atmosferde oksijen ile karışım halinde bulunan renksiz gaz. Atmosferin hacim olarak % 78.09’u azot, % 20.95’i oksijendir. Kimyada (N) sembolü ile gösterilir. Serbest halde bulunan azot, iki atomlu moleküller halinde bulunur. Bu yüzden kimya reaksiyon denklemlerinde azot, N2 halinde yazılır. Kabul edilen atom ağırlığı 14.008 olup, iki tane kararlı izotopu vardır. Azot elde edildiği zaman % 99.635 N14, % 0.365 N15 izotoplarını ihtiva eder ki, bunların ortalaması yukardaki atom ağırlığını verir. Üretilebilen dört tane radyoaktif izotopu vardır. Bunlar N12, N13, N16 ve N17dir. Atom…

Read More

Aziziye Müdafaası

Doksanüç Harbi diye tarihe geçen 1877-1878 Osmanlı-Rus Muharebesinde, Erzurum’daki Aziziye Tabyasında Ruslara karşı gerçekleştirilen müdafaa. 24 Nisan 1877’de Ruslar, Osmanlı Devletine savaş ilan etmişler, batıda Tuna boyundan ve doğuda Kars cihetinden saldırıya geçmişlerdi. Doğu cephesinde ordumuzun başkumandanlığını Gazi Ahmed Muhtar Paşa yapıyordu. Kabiliyetli ve cesur bir asker olan Ahmed Muhtar Paşa, Kars’ı alan Rus ordusu karşısında askerini muhafaza ederek programlı bir şekilde Erzurum’a çekilmişti. Bu çekilme sırasında yaptığı Halyaz, Zivin, Gedikler ve Yahniler meydan savaşlarında zafer kazanmış, hatta Sultan İkinci Abdülhamid Han tarafından taltif görerek “Gazi” ünvanını almıştı. Askerimiz kuvvet…

Read More

Aziz Mahmud Hüdai

Osmanlı Devleti, zamanında Anadolu’da yetişen evliyanın büyüklerinden. İsmi; Mahmud, babasının ismi Fadlullah‘tır. 1541 (H. 948) senesinde Şereflikoçhisar’da doğdu. 1628 (H. 1038) senesinde İstanbul’da vefat etti. Kabri Üsküdar’dadır. Çok zeki olup, bir defa okuduğunu zihninde tutan, tekrar kitaba bakma ihtiyacı hissetmeyen Aziz Mahmud Hüdai ilk tahsiline Sivrihisar’da başladı. İlmini ilerletmek için İstanbul’a geldi. Genç yaşta tefsir, hadis, fıkıh ve zamanının fen ilimlerinde büyük alim oldu. Hocası Nazırzade Ramazan Efendi onu, yanına yardımcı aldı. Aziz Mahmud Hüdai bir taraftan hocasına yardım ederken, bir yandan da Halvetiyye yolu ileri gelenlerinden Muslihiddin Efendinin sohbetlerine…

Read More

Avrupa

Okyanusya kıtasından sonra dünyadaki kıtaların en küçüğü. Avrupa sınırlarının, nereden başladığına dair, kesin bir sınır birliğine varılamamıştır. Ancak Hazar Denizinden Kuzey Buz Denizine kadar uzanan Ural Dağları Avrupa’dan sayılmaktadır. Avrupa; güneydoğuda Kafkas Dağları, Karadeniz, Marmara Denizi, Boğazlarla Asya kıtasından ayrılır. Güneybatıda ise Akdenizle sınırlanır. Kuzeyinde Kuzey Buz Denizi, batı ve kuzeybatısında Atlas Okyanusu vardır. 10.600.000 km2lik yüzölçümü ile toplam kara alanlarının % 15’ini kaplar. Tarihi Avrupa’ya ilk gelenler muhtemelen Asya’dan gelip yerleşmişlerdir. Bilinen ilk Avrupa medeniyeti M.Ö. 8. yüzyılda Yunanistan’da başlar. Yunanlılar M.Ö. 5. yüzyılda en parlak devirlerini yaşamışlar ve…

Read More

Avni (Yenişehirli)

On dokuzuncu yüzyıl divan şairi. 1826’da bugün Yunanistan sınırlarında kalan Yenişehir’de (Larissa) doğdu. Asıl adı Hüseyin’dir. Fenarlı Sıdkı Ebu Bekr Paşanın oğludur. Tahsil durumu hakkında bilgi yoktur. Fakat Arabi, Farisi ve Rumcayı biliyordu. Vidin valiliği sırasında Abdurrahman Sami Paşaya katiplik yaptı (1853). Daha sonra İstanbul’a geldi. Beşiktaş Mevlevihanesi Şeyhi Nazif Dede’ye damad oldu. Mustafa Nuri Paşanın Bağdat valiliği ve Irak müşirliği sırasında onunla birlikteydi. İstanbul’a döndükten sonra, bir ara Gelibolu’ya gitti. Tekrar İstanbul’a döndü. Ömrünün son zamanlarını Üsküdar Bidayet mahkemesi azası olarak geçirdi. Eşi ve oğlunun arka arkaya ölmeleri üzerine…

Read More

Avcılık

Alm. Jagerei, Fr. Chasse, İng. Hunting, stalking, shooting. Spor yapmak gayesiyle avlanan, avlanmayı seven veya bunu kendine iş edinen kimselerin yaptığı iş. Avcılar, insanlar tarafından evcil olarak beslenmeyen, vahşi veya yabani hayvan ve kuşları beslemek, deri ve etlerinden istifade etmek, zararlarından kurtulmak veya hayvanat bahçelerinde beslemek üzere avlar, yahud da tuzak kurarak yakalarlar. Bu işi, iz takib ederek, avın sesini dinleyerek gerekli yerlerde tuzak kurarak yaparlar. Avcılık; kara ve su avcılığı olarak ikiye ayrılır. Yurdumuzda yürürlükteki kanunlara ve kurallara uyularak yapılır. Milyonlarca meraklısı olan bu iş için avcılık kulüpleri kurulmuştur.…

Read More

Avarlar

Üçüncü ve dokuzuncu yüzyıllar arasında Orta Asya ve Avrupa’da önemli rol oynamış ve devlet kurmuş eski bir Türk boyu. Asya’da Hun İmparatorluğu çöktükten sonra 5. yüzyıl başlarında Avarlar İrtiş Irmağından Kore Yarımadasına kadar uzanan sahada büyük bir devlet kurdular. Ancak 458 yılında Çinlilere yenilerek kuzeye doğru çekildiler. 552 yılında da Büyük Türk Hakanlığı tahtını Bumin Kağan idaresinde Çinlilere karşı ayaklanan Göktürklere kaptırdılar. Bu durumda Göktürklere boyun eğmek istemeyen Avarlar, batıya göç ettiler ve 558 senesinde Volga Nehrinin doğusuna gelip yerleştiler. Güney Rusya Türklerini biraraya topladılar. 568’de Orta Avrupa’ya gittikleri zaman…

Read More

Attila (Atilla)

Beşinci asırda Avrupa’da yaşamış Hun hükamdarı. 395 yılında bugünkü Macaristan’da doğdu. Babası Avrupa Hun Devletinin kurucusu olan Muncuk’tur. Çocukluğu ve gençliğinin bir kısmı barış rehinesi olarak Roma’da geçti. Amcası Ruga’nın ölümü üzerine (434) ağabeyi Bleda ile birlikte doğuda Hazar Denizi kıyılarından batıda Alpler ve Baltık Denizine kadar uzanan bir imparatorluğun başına geçti. Kurnaz bir savaşçıydı, hileyi çok severdi. Acımasız ve çok gururluydu. Bir takım göçebe kavimleri, Türkleri, Moğolları, Rusya ve Avrupa’nın diğer kavimlerini çevresinde toplayarak büyük bir savaş devleti kurdu. Dünyanın tek hakimi olmak istiyordu. İlk iş olarak imparatorluğun batı…

Read More

Attar (Aktar)

Alm. Kraemer, drogist, Fr. Droguiste, herboriste, İng. Herbalist. Baharat, güzel koku, şifalı ve sağlığa faydalı bitkileri hazırlayıp satan kişi. Attarlar, günümüzde olduğu gibi eczanelerin bulunmadığı zamanlarda sadece güzel koku satmazlar, ilaç yapımında kullanılan hayvani ve nebati bitkileri de satarlardı. Attarlar; ilaçları alıcının şikayetine göre bulundukları dükkanlarda kendileri hazırlardı. Bazan da alıcı yapacağı ilacın hammaddesini kendisi attardan alır, ilacını yapardı. Attarlar bugünkü modern eczacılığın çekirdeğini teşkil etmektedir. Bugün attarların sattığı maddelerin çoğu halk hekimliğinde bulunmadığı gibi, eczacılıkta ve kozmetik sanayiinde kullanılmaktadır. Attarlık babadan oğula geçen bir ocak mesleğidir. Günümüzde attarlık, kökçülük…

Read More

Atropin

Alm. Atropin, Fr. Atropine, İng. Atropine. Tıpta kullanılan, zehirli ve kristal şeklinde bir alkolait. Atropin maddesini tabiatta Atropa belladonna adlı, Türkiye’de “itüzümü” veya “güzelavrat otu” denilen bitki grubu ihtiva etmektedir. Fazla alındığı zaman öldürücü bir zehir olan atropin, tıbbi tedavide sık kullanılan bir maddedir. Atropin ihtiva eden Atropa belladonna bitkisinin hülasasını, Venezuelalı kadınlar göz bebeklerini büyütüp güzel görünmek için kullanırlardı. Orta Avrupa’da Atropa belladonna bitkisi “çıldırtan kiraz” adıyla tanınmaktadır. Enfes bir kiraz gibi görünen bu bitkiyi genellikle çocuklar yanlışlıkla yiyerek zehirlenirler. Bu bitkiye “Çıldırtan kiraz” denmesinin sebebi; güzel bir kiraz…

Read More

Atom Saati

Alm. Atomische Uhr, Fr. Horloge Atomique, İng. Atomic clock. Atom veya moleküllerin titreşimlerini kullanarak zamanı büyük bir hassasiyetle ölçen alet. Zaman ölçümünde temel birim saniyedir. Saniye güneş gününün uzunluğuna bağlı olarak tarif edilmiştir. Ancak ilmi çalışmalar için daha ileri  bir hassasiyet gerekmektedir. Atom saatinin esasını, atom ve moleküllerinin belirli frekanslarda enerji emerek veya yayarak, enerji alıp verebilecek duruma gelebilmeleri teşkil etmektedir. Bir atom veya molekül sisteminden  yüksek frekansta kararlı elektromanyetik dalgalar üreten ve maser adı verilen bu cihazlar üzerindeki çalışmalar 1940 yılında başlamıştır. 1949’da ABD’nin Milli  Standartlar Bürosu, amonyak molekülünün…

Read More

Atom Bombası

Alm. Atombombe, Fr. Bombe atomique, İng. Atomic bomb. Kararsız atomların çekirdeğindeki zincirleme bölünme reaksiyonunun bir anda ve patlama şeklinde olmasıyla ortaya çıkan enerji. Eğer zincirleme bölünme reaksiyonu, kontrollu bir şekilde devam ettirilirse atom pili veya nükleer santral meydana getirilir. Atom bombasının yapımı çalışmaları: Bazı atom çekirdeklerinin büyük birer enerji deposu olduğu, 1896’da Fransız fizikçisi Henri Becquerel’in radyoaktifliği keşfetmesiyle anlaşılmıştır. 1919’da İngiliz fizikçisi Rutherford azot gazı çekirdeğini, radyoaktif cisimlerin yaydığı alfa tanecikleri ile bombardıman ederek azot çekirdeğini oksijen çekirdeğine dönüştürmüştür: 7N14+2He4  ®  8017 + 1H1 Bu buluştan sonra çekirdek reaksiyonu üzerindeki çalışmalar…

Read More

Atom

Alm. Atom, Fr. Atome, İng. Atom. Maddenin en küçük ve temel yapı taşı. Atom, içinde organize tanecikler bulunan ve bunlara bölünebilen yine de maddenin temel yapı taşı olarak bilinen bir birimdir. Bütün maddeleri meydana getiren (madde, boşlukta yer kaplayan ve ağırlığı olan varlık demektir.) 105 çeşit element bilinmektedir. Element, kendisinden başka özellikte maddeler çıkarılmayan saf madde demektir. İşte bu elementlerin her birini meydana getiren en küçük yapı taşları atomlardır. Aynı cins atomlar elementi meydana getirir. Mesela hidrojen ve demir birer elementtir. Çünkü yapılarında birer çeşit atom vardır. Farklı atomların bir…

Read More

Atmosfer

Alm. Atmosphäre, Fr. Atmosphére, İng. Atmosphere. Bazı gök cisimlerinin etrafını saran gaz tabakasına verilen ad. Bu gaz tabakası, o gök cisminin çekim kuvveti sebebiyle uzaya yayılmaz. Dünya atmosferi (Hava): Atmosfer, yeryüzünden başlar ve takriben 3200 km yüksekliğe sahiptir. Üst seviyesi kesin olarak sınırlandırılamamaktadır. Bir hava deryası altında yaşamaktayız. Havanın yoğunluğu ilk 100 kilometrede daha fazladır. Yukarılarda ise hafif gaz tabakaları vardır. Havanın yoğunluğunun yükseklikle değiştiğini ilk defa keşfeden, İslam alimlerinden İbn-i Heysem‘dir (965-1038). Atmosfer, canlıların yaşaması için lüzumlu oksijen, karbondioksit ve azot kaynaklarını geniş ölçüde sağlar. Hayatın mevcudiyeti için suyu…

Read More

Atmaca (Accipiter nisus)

Alm. Sperber, Fr. Epervier d’Europe, İng. Sparrow hawk. Familyası: Kartalgiller (Falconidae). Yaşadığı yerler: Asya ve Avrupa’nın ılıman bölgelerindeki bodur ağaçlıklı ormanlar. Özellikleri: 30- 35 cm boyunda, güvercinden biraz irice. Ömrü: 80-100 sene. Çeşitleri: En meşhurları çakırkuşu ile Avrupa atmacasıdır. Kartalgiller ailesinden bir kuş türü. Koyu kurşuni ve kahverengi tüylü olup, göğsü beyaz kahverengi çizgilidir. Kısa, yuvarlanmış kanatlı, yelpaze gibi açılan uzun kuyruklu olduğundan ağaçlar arasında rahatlıkla manevra yaparak avını takip eder. Kıvrık, kısa gagalı olup, ince, uzun, yırtıcı pençeleri ile fare, kuş ve sincapları kapar. Bodur ağaçlıklı ormanlarda barınır. Çit…

Read More

Atletizm

Alm. Leichtathletik, Fr. Athlétisme, İng. Atletic. İnsanın tabii hareketlerinden olan koşu, atlama, atma ve yürüyüşe dayanan, fiziki performansı devam ettirme ve geliştirme gayesini güden beden çalışmalarının bütünü. Atletizm diğer spor dallarında olduğu gibi, insanın mükemmel yaratılış özellikleri ile var olmuştur. Bu ekonomik, anatomik yapı sayesinde atletizm dünyanın en popüler branşlarından biri olma özelliğini elde etmiştir. Zaman, mesafe ve yükseklik gibi unsurlar atletizmi diğer spor dallarından ayırmıştır. Sınırlayıcı faktörler günden güne aşıldıkça, daha kısa zamanda daha uzağa ve daha fazla yüksekliğe ulaşdıkça, yeni rekorlar kırılmakta ve atletizm dünyada daha cazip ve…

Read More

Atlaskemiği

Alm. Atlas-Knochen. Fr. Atlas, İng. Atlas. Boyun omurlarının birincisi. Başı, üzerinde taşıyan kemik. Bu kemiğin iki yan çıkıntısı vardır. Bu çıkıntılar, üstten artkafa kemiği, alttan da ikinci boyun omuru ile eklemleşmiştir. Yan çıkıntılarının her birinde birer delik vardır. Bu geçitlerden omurga atardamarları geçer. Yan çıkıntılar iki kemerle birbirine bitişmiştir. Ön kemer ikinci boyun omurunun çıkıntısı ile eklemleşmiştir. Başın yana dönmesini bu eklem sağlar. Yaradılışındaki özelliklerinden dolayı vücudun en önemli iş yapan kemiklerinden biridir.

Read More

Atlasçiçeği (Zygocactus)

Alm. Stutzblattkaktus, Fr. Epiphylle, İng. Crab castus. Familyası: Kaktüsgiller (Cactaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Tabii olarak yetişmez. Ancak süs bitkisi olarak yetiştirilir. Türkiye’de süs bitkisi olarak yetiştirilen kaktüsgillerden bir bitki. Yassılaşmış etli gövdesi yaprak şeklindedir. Sıcak ve kurak yerlerde yetişen bir bitkidir. Güzel pembe çiçekleri kışın (kasım-ocak) ve yapraklarının uçlarında açarlar. Epiphyllumaya da atlasçiçeği denilmektedir. Genel yayılış alanları Amerika’nın çöl ve yarı çöl bölgeleridir. Kullanıldığı yerler: Evlerde, güzel çiçeklerinden dolayı süs bitkisi olarak yetiştirilir. Sıcak ve kurağa oldukça dayanıklı olduğundan sık sık sulanmamalıdır. Üretilmesi ya tohumla veya dipten ayrılan sürgünlerle olur.

Read More