Alm. Friedensvertrag (m), Von Sévres, Fr. Traité (m) de Sévres, İng. The Sévres Treaty. Birinci Dünyâ Harbi sonrasındaki antlaşmalardan. Osmanlı Devletiyle İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan arasında 10 Ağustos 1920 târihinde Fransa’nın başşehri Paris’in Sevres kasabasında imzâlandı. Osmanlı Sultanı Vahideddîn Han (1918-1922) ile İngiliz, Fransız ve İtalyan parlamentoları tarafından tasdik edilmediğinden hükümsüz kalmıştır. Yunanistan tek taraflı kabul edip, yürürlüğe koymak istediyse de, ordusu 9 Eylül 1922’de İzmir’den Ege Denizine dökülünce, arzusundan vazgeçmek zorunda kaldı. Sevr Antlaşması, 10 Nisan 1915 târihinde Londra’da Rusya-İngiltere-Fransa Gizli antlaşmasına göre, Türkiye’nin paylaşılması esâsına dayanıyordu (Bkz.…
Read MoreKategori: Yakın Tarih
BALKAN SAVAŞLARI
Osmanlı Devletinin Balkanlar’daki dört devlete karşı yaptığı savaşlar. Birinci Balkan Savaşı: 1789 Fransız İhtilalinin dünyaya yaydığı milliyetçilik akımı neticesinde, imparatorluklar dahilinde bulunan milletler, bağımsızlık için harekete geçmişler ve bazı devletlerin destek ve yardımları ile ayaklanmışlardı. Osmanlı tarihinde 19. yüzyıl, bu tür ayaklanmalar dönemidir. Balkan Yarımadasında çok çeşitli millet yaşadığı için, milliyetçi ayaklanmalar en fazla burada görüldü. Balkanlarda çıkan ayaklanmaları daha çok 17. yüzyılda gelişmeye başlayan ve en büyük gayesi, Baltık Denizine ve özellikle Akdeniz’e çıkmak olan Rusya kışkırtıyordu. Akdeniz’e inmek için önce Karadeniz’i sonra İstanbul ve Çanakkale boğazlarını ele geçirmesi…
Read MoreŞeyh Saîd Olayı
Doğu Anadolu’da 13 Şubat-15 Nisan 1925 târihleri arasında merkezî idâreye karşı ortaya çıkan muhâlefet hareketi. Cumhûriyetin ilk yıllarında uygulanan politikalar, Anadolu’nun değişik yerlerinde olduğu gibi, Doğu Anadolu’da da çeşitli muhâlefet hareketlerine sebep oldu. Bu hareketlerden birisi de Diyarbakır’ın Eğil ilçesine bağlı Piran köyünde başlayıp bölgeye yayılan harekettir. Bu hareketin ortaya çıkışını Van eski Milletvekili İbrâhim Arvas Bey hâtıratında şöyle bildirmektedir: “Recep Peker’in Dâhiliye Vekilliği (İçişleri Bakanlığı) zamânındaki isyânın sebeb-i hakîkisi şuydu: Şeyh Saîd’in evinde düğüne dâvetli kalabalık bir grup vardı. On beş kişilik bir müfreze, bir küçük zâbit kumandasında, mahkeme…
Read MoreLozan Antlaşması
Yeni Türkiye’nin, milletlerarası plânda resmen tanındığı antlaşma. 24 Temmuz 1924 târihinde İsviçre’nin Lausanne (Lozan) şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, Rusya, Yugoslavya temsilcileri tarafından Lozan Üniversitesi salonunda imzâlandı. Osmanlı Devletini yıkıp, topraklarının paylaşılması için çıkartılan Birinci Dünyâ Harbi (1914-1918) sonunda başlatılan Türk İstiklâl Harbinden sonra, işgalci devletler ile 11 Ekim 1922 târihinde Mudanya Mütârekesi (ateşkesi) imzâlanmıştı (Bkz. İstiklâl Harbi). İşgalci devletler ile kesin bir antlaşma yapılması için, Türkiye, 4 Ekim 1922 târihindeki notasıyla görüşmelerin İzmir’de başlatılmasını istedi. İşgalci devletler, İzmir’de Yunan…
Read MoreMîsâk-i Millî
İstiklâl Harbi yıllarında toplanan son Osmanlı Mebuslar Meclisinin aldığı kararlar, “Ahd-i Millî” ve “Mîsâk-ı Millî” adı altında altı maddeden meydana gelir. Meclis 28 Ocak 1920’de toplandı. Osmanlı Sultanı Vahideddîn Han rahatsız olduğundan, Meclisin açış konuşmasını İçişleri Bakanı Dâmâd Şerîf Paşa okudu. “Felâh-ı Vatan” yâni vatanın kurtuluşu istendi. Mecliste, Erzurum Mebusu Celâleddîn Ârif Beyin başkanlık ettiği Felâh-ı Vatan grubundaki milletvekillerince Mîsâk-ı Millî hazırlandı. Erzurum ve Sivas kongrelerindeki beyannâmeler kabul edildi. Millî Kurtuluş Programı hazırlandı ve millî hudutlarımız tespit edilerek, hukuk ve siyâset anlayışı esaslarına göre ortaya kondu. Altı madde hâlinde yazılıp,…
Read Moreİstiklâl Harbi
Türk Kurtuluş Savaşı da denilen Millî Mücâdele harekâtının adı. Birinci Dünyâ Harbi (1914-1918) sonunda İttifak Devletlerinin yenilmesiyle, yedi cephede şan ve şerefle çarpışmasına rağmen Osmanlı Devleti mağlup sayılarak, 30 Ekim 1918’de İngilizlerle Mondros Mütârekesini imzâlamak zorunda kaldı. Yirmi beş maddelik, kayıtsız şartsız teslim olma vesikasından sonra, 15 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlılarca işgâl edilmesi ve Mustafa Kemâl Paşanın 19 Mayısta Samsun’a çıkmasıyla başlayan Hey’et-i Temsiliye devri, savaşlarla 1922’ye, siyâsî bakımdan da 24 Temmuz 1923’te imzâlanan Lozan Antlaşmasına kadar devâm etti. On dokuzuncu yüzyılın Avrupa ve dünyânın diğer bölgelerine getirdiği meseleleri halletmek…
Read MoreJön Türkler
Alm. Jungen Turken, Fr. Jeunes Turcs, İng. Young Turks. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devletinde batı tarzı idâre ve fikirlerin gelişip yayılması için çalışanlara verilen isim. “Yeni Osmanlılar” ve “Genç Türkler” de denilen bu grup mensupları, Avrupalıların verdikleri Fransızca “Jeunes Turcs” adıyla meşhur olmuşlardır. Bu tâbir umûmî olarak o yıllarda Avrupa’da politika, fikir ve edebiyâtta aşırılık taraftârı gençlere (Jeunes France/Genç Fransızlar gibi) veriliyordu. Yeni Osmanlılar için ise, ilk defâ Mustafa Fâzıl Paşanın yayınladığı bir mektupta Yeni Osmanlılar karşılığı olarak kullanılmıştır. Daha sonraları Namık Kemâl ve Ali Süâvî tarafından da…
Read MoreMondros Mütârekesi
Birinci Dünyâ Savaşı sonunda Osmanlı Devletiyle Îtilâf Devletleri arasında imzâlanan mütâreke (30 Ekim 1918). Eylül 1918’e gelindiğinde savaşın Türkiye ve müttefikleri için kaybedildiği kesin olarak anlaşılmıştı. Nitekim Bulgaristan 29 Eylülde ve Almanya da 4 Ekimde ABD’ye başvurarak barış istediler. Bu durumda Osmanlı Devletinin de yapacağı başka birşey kalmamıştı. Güneyde İngiliz kuvvetleri Anadolu sınırına dayanmış, batıda Bulgaristan’ın çekilmesiyle Makedonya cephesi çökmüş ve İstanbul doğrudan İtilaf Devletlerinin tehdidi altına girmişti. Bu şartlar altında Türkiye de 5 Ekimde mütâreke için ABD Başkanı Wilson’a başvurdu. Türkleri tarihinin en büyük felâketine götüren Talat Paşa başkanlığındaki…
Read MoreYirmiyedi Mayıs İhtilâli
27 Mayıs 1960’ta Demokrat Parti iktidarına karşı yapılan ve bu iktidara son veren askerî ihtilâl. 7 Ocak 1946’da kurulan, 1946 seçimlerinde 62 milletvekilliği kazanarak TBMM’deki tek parti uygulamasına son veren Demokrat Parti 1950 seçimlerinden büyük bir zaferle çıktı. 393 milletvekili çıkararak, senelerdir milletin inancı ve yaşayışı üzerine baskı uygulayan Cumhûriyet Halk Partisi (CHP) iktidarına son verdi. Türkiye’nin iç ve dış politikasında önemli adımlar attı. Şehirlerin îmar edilmesi, tarımın makinalaşması, yol, baraj ve modern fabrikaların yapılması, üniversite ve teknik okulların açılması, okullara din derslerinin konulması, ezan yasağının kaldırılarak Arapça aslına uygun…
Read MoreYıldız Mahkemesi
Otuz ikinci Osmanlı Pâdişâhı Abdülazîz Hanın tahttan indirilerek şehit edilmesine sebep olanları yargılamak için kurulan mahkeme. Yıldız Sarayı yakınındaki Malta Karakolunun yanında kurulan bir çadırda görüldüğü için bu ad verilmiştir. Sultan Abdülazîz Han; Sadrâzam Mütercim Rüşdî Paşa, Serasker Hüseyin Avni Paşa, Şeyhülislâm Hayrullah Efendi ve Midhat Paşanın gizli çalışmaları neticesinde 30 Mayıs 1876’da tahttan indirildi. Hüseyin Avni Paşanın ayda yüz altın lira maaşla Fer’iyye Sarayına bahçıvan adıyla aldığı Cezayirli Mustafa, Yozgatlı Mustafa Çavuş ve Boyabatlı Hacı Mehmed adlı pehlivanlar tarafından 4 Haziran 1876’da şehit edildi. Fakat intihar süsü verilerek olayın…
Read MoreMenemen Olayı
İzmir İline bağlı Menemen ilçesinde 23 Aralık 1930 tarihinde Derviş Mehmed ve arkadaşları tarafından girişilen hareket ve sonrasında meydana gelen hâdiseler. Serbest Cumhûriyet Fırkasının feshedilmesinden yaklaşık bir ay kadar sonra meydana gelen olay Örfî idâre (Sıkıyönetim) Mahkemesi savcısının belirttiği gibi bir esrarkeş olan Derviş Mehmed ve arkadaşları tarafından tertip edilmiştir. Aslen Giritli olup İslâmiyet hakkında bilgisi olmayan, her türlü teşvik ve tahrike kapılabilecek özellikte câhil bir kimse olan Derviş Mehmed, etrafına topladığı Sütçü Mehmed, Şamdan Mehmed, Nalıncı Hasan ve Zekî Mehmed adlı kişileri kendisinin Mehdî olduğuna inandırdı. Mehdî olduğunu kabul…
Read MoreAli Süavi
Osmanlı Devletinin son zamanlarında yetişen yazar ve ihtilalci. 1839 senesinde İstanbul’un Cerrahpaşa semtinde doğdu. Babası Çankırı’nın Çay köyünden olup, İstanbul’da yerleşmiş kağıt mühreciliği (parlatmacılığı) yapan Hüseyin Ağadır. Davutpaşa İskele Rüşdiyesinde bir kaç sene okuyan Süavi, medrese tahsili görmemiş olup, cami dersleriyle kalmıştı. Bu sebeple daha sonraları cami vaizliği yaptığı dönemlerde halkın diliyle ve çok kere de mantıkiyle konuşurdu. Süavi, Sami Paşanın maarif nazırlığı sırasında girdiği imtihanda başarı göstererek, Bursa Rüşdiyesine muallim-i evvel tayin edildi. Ancak ahlaki düşüklüğü dolayısıyla hakkında yapılan şikayetler artınca, bir sene sonra Bursa’dan ayrılmak mecburiyetinde kaldı. Bir…
Read More