Alm. Konsultieren, Beratung, Fr. Consultation. İng. Advice, Consulting. Yapılacak bir işte, tecrübeli, emin ve bilgili kimselerle her yönden konuşmak, meşveret etmek, onlara danışmak, sormak. İstişârenin cemiyette de mühim bir yeri vardır. Durum devlet işlerinden şahsî duruma kadar insanları ilgilendirir. Eski Türk devletlerinde istişâre yerinde kullanılan Kingeç Cemiyetlerine yer verilmiştir. İslâmiyette de istişârenin önemi büyüktür. Peygamberimiz bile yapılacak bir işte sahâbenin fikrine baş vurmuştur. Allahü teâlâ; “Yapacağın işi önce meşveret et!” buyuruyor. Yavuz Sultan Selim’e, “Muvaffakiyetinin sırrı nedir?” diye sorulunca, şu meâldeki âyet-i kerîmeye uydum muvaffak oldum, dedi: “(Ey Peygamberim!) İş…
Read MoreKabir
Alm. Grab (mal) (m), Gabstätte (f), Fr. Tombeau, sépulcre (m), İng. Tomb, grave. Mezar; ölenin toprağa gömüldüğü yer. Derin kazılmış çukur bir yerin adı. Kabir kelimesinin çoğulu “Kubûr”dur. Birçok kabrin bulunduğu yere “kabristan” veya “mezarlık” denir. İnsanlık târihinde ilk ölen ve toprağa gömülen hazret-i Âdem’in oğullarından Hâbil’dir. Hâbil, kardeşi Kâbil tarafından öldürülmüştür. Bu ölüyü ne yapacağını bilemeyip şaşıran Kâbil, o esnâda bir kuşun ölü bir kuşu toprakla örterek gömdüğüne bakarak Hâbil’i gömmüştür (Bkz. Hâbil ve Kâbil). İlk insan ve ilk peygamber olan hazret-i Âdem vefât edince Allahü teâlânın emri üzere…
Read MoreAkaid
Alm. Glaube (n.), Fr. Croyance (f.), İng Belief, creed. İnanılacak şeyler, iman bilgileri. İbadeti değil, itikadı esas alan İslami kaideler. Akide kelimesinin çoğuludur. Akide kelimesinin kökü akd, yani düğümlemek demek olup gönül bağlamak anlamında kullanılır. Allahü tealanın bildirdiği her din iki kısımdan meydana gelmiştir: 1) İtikadi (inanç) esaslar, 2) Ameli esaslar (emir ve yasaklar). İtikadi esaslardan bahseden ilme, “akaid ilmi” denir. Bu ilme önceleri “fıkh-ı ekber”, “ilm-i tevhid” daha sonra “ilm-i kelam” denmiştir (Bkz. Kelam). Kelime-i şehadet ve Kelime-i tevhid ile bunlara bağlı olan ve “Amentü” denilen imanın altı şartı, imanla ilgili bilgilerdir. Allahü tealanın zatı ve sıfatları,…
Read MoreTürkler
Dünyânın en eski, asîl büyük devletler kurup, pekçok meşhur şahsiyetler yetiştiren medenî milletlerinden. Türkler, Nûh aleyhisselâmın oğullarından Yâfes’in Türk adlı oğlunun neslindendir. Târihî şahıs, boy ve millet adlarının teşekkülüne göre Türk kelimesinin aslı türümek fiilinden gelmektedir. Bu fiilden yaratılmış kişi ve insan mânâsına türük ve nihâyet hece düşmesiyle Türk kelimesi ortaya çıkmıştır. Nitekim Anadolu’da bir kısım göçebeler de yürümekten “yürük” adını almışlardır. Türk kelimesi ayrıca çeşitli kaynaklarda; “töreli, töre sâhibi, olgun kimse, güçlü, kuvvetli, terk edilmiş, usta demirci ve deniz kıyısında oturan adam” mânâlarında kullanılmaktadır. Coğrafi ad olarak Türkhia (Türkiye)…
Read MoreTürk Edebiyatı
Alm. Türkische Literatur (f), Fr. Littérature (f), turque, İng. Turkish Literature. Türk milletinin târih içinde ortaya koyduğu edebiyat. İslâmiyetten önce ve sonra olmak üzere iki ana devreye ayrılan Türk Edebiyatı, İslâmî devir içinde gerek coğrafya, gerekse bâzı medeniyetlere katılma bakımından başka şekillerde de sınıflandırılmıştır. Fakat asıl sınıflandırma yukarda ele aldığımız şekilde olup, İslâmî devrin içinde Türk Edebiyatının Batı medeniyetine yönelmesiyle (Lâle devriyle) başlayan fakat, eserlerini Tanzimâttan sonra veren, gazete ve tiyatro ile cemiyete açılan Yeni Türk Edebiyatı, bu devir içinde başlı başına bir mevkiye sâhiptir. Bu durum diğer sahalardaki Türk…
Read MoreTürk Dili
Alm. Türkische Sprache (f), Fr. Langue (f) turque, İng. Turkish Language. Türk milletinin konuştuğu dil. Türk dili Ural-Altay dil grubuna dâhil olup, Moğol, Tunguz, Kore ve Japon dillerinin de aynı âilede yer aldığı Altay dilleri âilesi veya Altay dilleri topluluğuna mensuptur. Yapı bakımından Altay dilleri âilesine giren bütün dillerde olduğu gibi, Türkçe de eklemeli (mülâsık= yapışkan) dillerdendir. İlk devreleri karanlık olmakla birlikte elde bulunan vesîkalar ve Çin kaynaklarının verdiği bilgiler Türk dilinin geçmişinin târih öncesine gittiğini göstermektedir. Ancak, Türkçe derli toplu metinler, Yenisey-Orhun mezar taşları ile ele geçmiştir. Bilhassa Orhun…
Read Moreİslâmi Edebiyât
Alm. İslamiche Letaratur, Fr. Littérature İslamique, İng. Islamic literature. İslâmiyetten sonra Araplarda ve sonraları Müslüman ülkelerde gelişen edebiyât. Her milletin bir edebiyâtı olduğu gibi İslâmiyetten önce Arapların da kendilerine mahsûs bir edebiyâtı vardı. Daha çok şifâhî (sözlü) olan bu edebiyâtta hicâ (yergi), risâ (mersiye) ve hamâse (yiğitlik ve kahramanlık) üzerine şiirler söylenir, şâirler duygu ve düşüncelerini dile getirirlerdi. Şiire pek fazla önem verildiğinden her kabîlenin şâirleri vardı ve bunların cemiyetteki yeri pek üstündü. Eski Türklerde olduğu gibi, Araplarda da şâirlerin fevkalâde bir kaynağa bağlı olduğu inancı hâkimdi. Şâir, aynı zamanda…
Read MoreTürkiye
DEVLETİN ADI Türkiye Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ Ankara YÜZÖLÇÜMÜ 783.562 km2 NÜFÛSU 79,81 Milyon (2017) RESMÎ DİLİ Türkçe DÎNİ İslâm PARA BİRİMİ Lira Kuzey yarım kürede, kuzey kutup ile ekvator arasında ortaya yakın bir yerde, 36°-42° kuzey enlemleri ve 26°-45° doğu boylamları arasında, eski dünyâyı meydana getiren üç kıtanın birbirine en çok yaklaştığı geometrik merkezde, Asya ve Avrupa kıtalarının birleştiği yerde yer alan ülkemiz. Târihi Türkiye; çok eski devirlerden beri bilinen bir memlekettir. Dâimâ göçlere istilâlara uğramıştır. Doğu ve batı, Asya ve Avrupa kıtalarının köprüsü mâhiyetinde olduğundan çeşitli kavim, devlet, kültür ve…
Read MoreGüney Doğu Anadolu Bölgesi
Türkiye’nin yedi coğrafî bölgesinden biri. Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgeleri ile komşu olan Güneydoğu Anadolu, yüzölçümü bakımından en küçük bölgedir. Yüzölçümü 57.000 km2 olup, Türkiye’nin % 7,5’ini kaplar. Suriye ve Irak’la sınırı vardır. Doğu Anadolu bölgesiyle olan sınırını, bir yay gibi uzanan Güneydoğu Torosların güney etekleri meydana getirir. Bölge, Akdeniz bölgesinden Gaziantep Platosu ile ayrılır. Suriye sınırı Kilis’in hemen güneydoğusundan başlayıp demiryolu hattı boyunca Dicle’ye kadar devam eder. Dicle’ye doğudan katılan Habur Suyu, Irak sınırını meydana getirir. Diğer bölgelerde olduğu gibi Güneydoğu Anadolu bölgesinde de il sınırları ile bölge sınırları…
Read MoreDoğu Anadolu Bölgesi
Coğrafi bölgelerimizin en büyüğü. 163.000 km2lik yüzölçümü ile Türkiye’nin % 21’ini kaplar. Yüzölçümü Yunanistan ve Bulgaristan’ın her birinden daha fazla, Sûriye’nin alanına yakındır. Türkiye’nin en seyrek nüfuslanmış bölgesidir. Nüfûsumuzun ancak % 12’si burada yaşar. Kuzeyde ve güneyde dağlarla çevrelenmiştir. Kuzeyde, Kuzey Anadolu Dağlarının iç sıralarından güney yamaçlarına kadar uzanır. Güneyde ise Güneydoğu Toros Dağlarının dış eteklerinde sona erer. Doğu Anadolu’nun tenhalığı ve ekonomik geriliğinde bölgenin çok çetin tabiî şartları, iklimi, olumsuz rol oynamıştır. Türkiye’nin en yüksek, en dağlık, iklimi en soğuk bölgesidir. Bölgenin 3/4’ü 1500-2000 m yükseltiler arasındadır. Ovalar bile…
Read Moreİç Anadolu Bölgesi
Anadolu’nun orta kısmını teşkil eden coğrafî bölge. Kuzey Anadolu, Toros Dağları ve İçbatı Anadolu eşiği tarafından kuşatılmış yüksek düzlükler alanıdır. Birinci Türk Coğrafya Kongresine (1941) göre çizilen sınırları içinde yüzölçümü 151.275 km2dir. Türkiye’nin yüzde 19,5’i kadar yer tutar. Doğu Anadolu bölgesinden sonra alan bakımından ikinci gelir. Türkiye nüfusunun % 15,5’i kadarı bu bölgede yaşar. İç Anadolu bölgesi dört bölüme ayrılır: a) Kuzeydoğuda Yukarı Kızılırmak bölümü, b) Bunun batısında Orta Kızılırmak bölümü, c) Kuzey batıda Orta Sakarya bölümü, d) Güneyde Konya bölümü. İç Anadolu bölgesi içinde Nevşehir ve Kırşehir’in tamâmı, Eskişehir,…
Read MoreKaradeniz Bölgesi
Yurdumuzun kuzey kısımlarını kaplayan coğrafî bölge. Batıda, Sakarya Ovasından başlayıp, Sovyetler Birliği sınırına kadar uzanır. Genişliği değişik olup bâzı yerlerde 100 km, yer yer de 200 km’yi bulur. Zonguldak, Kastamonu, Sinop, Tokat, Amasya, Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhâne, Trabzon, Rize, Artvin illerinin tamâmı bu bölgenin içindedir. Ayrıca Erzurum, Erzincan, Sivas, Çorum, Yozgat, Çankırı, Ankara, Eskişehir, Bilecik illerinin bâzı ilçeleri de Karadeniz bölgesinin içinde kalır. Bölgenin yüzölçümü 141.155 km2dir. Bölge nüfûsu yaklaşık yedi milyon civârındadır. Fizikî Yapı Karadeniz bölgesinde, Kuzey Anadolu Dağları, baştan başa hâkimiyetini gösteren en önemli coğrafî şekildir. Bu dağlar…
Read MoreKaradeniz
Alm. Schwarzes Meer (n), Fr. Mer Noire (f), İng. Black Sea. 41° ile 45° kuzey enlemleri arasında bulunan, kıtalararası büyük bir iç deniz. Avrupa’nın güney doğusundaki Balkan ve Anadolu yarımadaları ile, Doğu Avrupa ovaları ve Kafkasya arasında, doğu-batı doğrultusunda uzanır. Batı kısmında kuzey bölgesi Odessa civârında 47° kuzey enlemine kadar çıkar. Kuzeyinde Rusya; batısında, Romanya, Bulgaristan, Türkiye; güneyinde, Türkiye; doğusunda, Kafkasya (Rusya) yer alır. Yüzölçümü 424.000 km2dir. Karadeniz, kabaca bir yumurtaya benzetilir. En uzun ekseni, Burgaz (Bulgaristan) ile Poti (Rusya) arasında, 1170 km’dir. Genişliği ise doğudan batıya doğru gidildikçe artar…
Read MoreMarmara Denizi
Alm. Marmarameer (n), Fr. La mer de Marmara, İng. Sea of Marmara. Karadeniz ile Ege Denizi arasında, doğu-batı istikâmetinde uzanan, 11.352 km2 yüzölçümünde bir iç deniz. İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e, Çanakkale Boğazı ile Ege Denizine birleşir. Marmara Denizinin güney kıyılarının derinliği daha az olup, 100 m’yi geçmez. Normal derinlik ise 200 m civârındadır. İzmit Körfezi doğrultusunda, derinliği bin metreyi geçen üç çukur yer vardır. Bu üç çukurun en derini, Büyükada’nın güneyine rastlıyan bir yerdedir (1229 m). Marmara Denizinde iki akıntı görülür. Yüzeydeki, Karadeniz’den Ege’ye, alttaki ise ters yönlü dip akıntısıdır. Karadeniz…
Read MoreMarmara Bölgesi
Adını Marmara Denizinden alan bölge. Anadolu’nun kuzeybatı köşesi ile Trakya’yı içine alır. İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Edirne, Kırklareli illerinin tamâmı ile Bursa, Bilecik, Balıkesir’in büyük bir kısmı bu bölgenin sınırları içine girer. Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinin çok küçük bir kısmı Ege bölgesine dâhil olup, diğer yerlerin hepsi Marmara bölgesine âittir. Bölgenin sınırları içinde bulunan yerlerin toplam yüzölçümü, yaklaşık olarak 67.306 km2dir. Avrupa ile Asya’yı birleştiren boğazların bu bölgede bulunması, Avrupa yolunun bölgeden geçmesi, târih boyunca önemli hâdiselerin vukû bulmasına sebep olmuştur. M.Ö. 3000 yıllarında kurulan Truva’nın harâbeleri, Bizanstan kalan kalıntılar, Selçuklu ve…
Read MoreAkdeniz
Alm. Mittelmeer (m), Fr. Méditerranee, İng. Mediterranean sea. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya’nın yer aldığı dünyanın en büyük iç denizi. Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizine buradan İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz’e, dolayısıyla Hind Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 2.971.000 kilometrekaredir. Batıdan doğuya uzunluğu 3755 km, kuzeyden güneye genişliği 741 kilometredir. Düzgün bir derinliğe sahip olup, ortalama derinliği 1400 metredir. En derin yeri Mora Yarımadasının Matapan Burnu civarındaki bölgedir ve derinliği 4400 metredir. En dar yeri Sicilya ile Tunus arasındadır. Buradan itibaren Doğu ve…
Read MoreEge Denizi
Alm. Agäsche Meer, Fr. La mer Egée (f), İng. Aegean Sea. Akdeniz’in bir kolu. Kuzeyinde Trakya, doğusunda Anadolu, güneyinde Girit Adası ve Akdeniz, batısında BalkanYarımadası ile kuşatılmıştır. Yüzölçümü 214.000 km2 dir. Büyüklü küçüklü pekçok ada topluluklarının bulunması sebebiyle önceleri Adalar Denizi (Arşipelago) olarak adlandırılmıştır.Güneybatı Anadolu’ya uzanan bir deniz dibi eşiği ile Akdeniz’den ayrılmıştır. Çanakkale Boğazı ile Marmara’ya, buradan da İstanbul Boğazı yoluyla, Karadeniz’e bağlantısı vardır. Ege Denizinin kuzey uzunluğu 600 km’den fazla, eni ortalama 300 km kadardır. 41°-35° kuzey enlemleri ile 23°-27/28° doğu boylamları arasında yer alır. Ege Denizi, Kyklades…
Read MoreEge Bölgesi
Türkiye’nin yedi iklim bölgesinden biri. Ege bölgesi, Anadolu Yarımadasının batısında Ege Denizi sâhili ile bu deniz ikliminin hissedildiği iç kısımlardan meydana gelir. Bölge, Ege Denizi kıyı kesimi ve İçbatı Anadolu olarak ikiye ayrılır. Yüzölçümü yaklaşık 85.000 km2 olup, Türkiye topraklarının % 11’ini kaplar.İzmir, Manisa, Aydın, Uşak, Kütahya illerinin tamamı, Muğla, Denizli, Afyon illerinin büyük kısmı ile Balıkesir, Bursa illerinin bâzı bölümleri bu bölge içerisindedir. Fizikî Yapı Ege Denizi kıyı şeridi, kuzeyden güneye girintiler, çıkıntılar hâlinde, sayısız koylar ve burunların tabiî güzellikleriyle süslü eşsiz bir sâhildir. Bu bölgede dağlar denize dik geldiğinden…
Read MoreSüleymâniye Kütüphânesi
İstanbul Süleymâniye Câmii Külliyesinin bir bölümünde yer alan yazma ve basma eserler araştırma ve ihtisas kütüphânesi. Süleymâniye Câmii Külliyesinin, Evvel ve Sânî medreseleriyle Sıbyan Mektebi olarak yapılmış binâlarda yer alır. Sânî Medresesi 1918’den bu yana, Evvel Medresesi ve Sıbyan Mektebi ise 1957’den îtibâren kütüphâne olarak kullanılmaya başlanmıştır. Sıbyan Mektebinde Süleymâniye Çocuk Kütüphânesi hizmet vermektedir. 16. yüzyıl mîmârîsinin güzel örneklerini üzerinde taşıyan Süleymâniye Külliyesinin bir bölümü olan Süleymâniye Kütüphânesi; uzun yıllar devrinin öğretim müessesesi olarak kültürümüze hizmet etmiştir. Günümüzde de bünyesinde bulunan kıymetli yazma ve basma eserleriyle ülke ve dünyâ çapında…
Read MoreTopkapı Sarayı
İstanbul’da Sarayburnu sırtlarında yaklaşık 400 yıl Osmanlı Devletinin idâre merkezi olan saray. Sultanahmed ile Haliç ve Boğaz sâhilini kaplıyordu. Asıl alanı 700.000 m2 kadardı. İnşâsına Fâtih Sultan Mehmed Han (1451-1481) zamânında 1465 yılında başlandı. Osmanlı teşrifâtında ilk adı “Saray-ı Cedîd-i Âmire” olup, “Yeni saray” demekti. Fâtih, sarayın tek binâdan değil, birçok köşk ve dâirelerden meydana gelmesini istiyordu. Saray inşâatına bu istek üzerine başlandı. Osmanlılar devrinde devâmlı ilâve ve tâdilât yapılıp, genişletilerek, ihtiyaca cevap verilecek hâle getirildi. Sultan İkinci Mahmûd Han zamânında, 1825 yılında ahşap olarak “Topkapı Sarayı” adıyla yeni bir…
Read MoreYıldız Sarayı
Meşhur Osmanlı saraylarından. İstanbul’da, Beşiktaş ile Ortaköy arasındaki tepededir. Burada Yıldız Sarayından başka pekçok köşk ve kasır vardır. Bütün bu yapılar Beşiktaş’a oradan da Ortaköy’e kadar uzanan beş yüz bin metre karelik bir sahayı kaplar. Kânûnî Sultan Süleyman Han zamânında bir av yeri olan bu saha üzerinde ilk inşâ edilen saray, Sultan Üçüncü Selim Han zamânında annesi Mihrimâh Vâlide Sultan için yapıldı. Babası için de şimdi sarayın has bahçesinde bulunan bir çeşme inşâ edilmişti. Sultan İkinci Mahmûd Han bilhassa yaz aylarında Yıldız tepelerine giderek Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye ordusunun orada yaptığı…
Read MoreBeylerbeyi Sarayı
İstanbul Boğazında, Beylerbeyi’nde yaptırılan muhteşem saray. Sarayın bulunduğu yerde daha önceleri Birinci Ahmed Handan kalma bir ahşap saray vardı. Harab olan bu sarayın yerine, İkinci Mahmud Han yeni bir saray yaptırdı. Bu saray çıkan bir yangında tamamen yok olduğundan, yerine Sultan Abdülaziz tarafından yeni bir saray yaptırıldı. Baştanbaşa beyaz mermerden olan bu sarayı 1865 yılında Mimar Serkiz (Balyan) kalfa yaptı. Abdülaziz Han Beylerbeyi Camiinde Cuma namazını kıldıktan sonra merasimle buraya girmişti. Sarayın boğaza bakan tarafı çok sade, iç kısımlar ise akıllara durgunluk verecek şekilde süslüdür. Saray, Rönesans ve Barok üslubuna…
Read MoreDolmabahçe Sarayı
İstanbul’da Dolmabahçe semtinde, deniz kıyısında, Abdülmecîd Hanın 1853-56 yılları arasında Mîmâr Garabet Balyan’a yaptırdığı saray. Vaktiyle Boğaziçi’nin bir parçası olan deniz, 1614’te Sultan Birinci Ahmed’in emriyle Kaptan-ı Deryâ Dâmâd Halil Paşa tarafından doldurularak geniş bir arâzi meydana getirildi ve pâdişâhın Has Bahçesine ilâve edildi. Bu iş İkinci Osman zamânında bitirilebildi. Has Bahçenin içinde bir de pâdişâha âit Kasır yapıldı. 1719’da Sultan Üçüncü Ahmed, sonra Birinci Abdülhamîd Han (1774-1789) tarafından bu kasra çok güzel çiniler döşettirildi. Sultan İkinci Mahmud (1808-1839) bu kasrın yerine büyük bir saray yaptırdı. “Eski Dolmabahçe Sarayı Hümâyûnu”…
Read More