Molla Halil Si’ridî

On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda Doğu Anadolu’da yetişmiş olan Şâfiî mezhebinin fıkıh, tefsir, hadis âlimlerinden ve evliyâdan. İsmi, Halil bin Hüseyin Es-Si’ridî’dir. 1754 (H.1167) senesinde Bitlis yakınlarındaki Hizan’da doğdu. 1843 (H.1259) senesinde Siirt’te vefât etti. Babası Molla Hüseyin tarafından, küçük yaşta büyük âlim ve velî Erzurumlu İbrâhim Hakkı hazretlerinin huzûruna götürüldü. Onun duâ ve teveccühlerine kavuşan Halil Si’ridî, yaşadığı bölgenin âlimlerinden ilim öğrendi. En meşhur hocası Molla Mahmûd Behdînî’dir. Babasının ilminden de istifâde etti. Âlim ve velîlerin ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulunarak ilimde ve tasavvufî derecelerde ilerledi. Pekçok kerâmetleri…

Read More

Molla Câmî

Din ve fen bilgilerinde âlim, velî, şâir. İsmi, Abdurrahmân bin Nizâmeddîn Ahmed, lakabı Nûreddîn’dir. Câmî ve Mevlânâ nisbetleriyle meşhûr oldu. Anadolu’da Molla Câmî diye tanındı. 1414 (H.817) senesinde İran’ın Câm kasabasında doğdu. İmâm-ı Muhammed Şeybânî hazretlerinin neslindendir. Beş yaşında Muhammed Pârisâ hazretlerinin huzûruna götürülüp, teveccühüne mazhâr oldu. İlim ve takvâ sâhibi olan babası Nizâmeddîn Ahmed, oğlunun ilim ehli olmasını istiyordu. Daha bülûğ çağına gelmeden onu Semerkand’daki Nizâmiyye Medresesine götürdü. Câmî, henüz küçük olmasına rağmen; zekâsı, meseleleri anlamaktaki fevkalâde kavrayışı ile dikkat çekti. Böylece hocaları ve arkadaşları üzerinde büyük bir tesir…

Read More

Tirmizî

Büyük hadis âlimlerinden. Kütüb-i Sitte denilen meşhur altı hadis kitabından olan Sünen-i Tirmizî adıyla meşhur hadis kitabının yazarıdır. İsmi, Muhammed bin Îsâ Tirmizî, künyesi Ebû Îsâ’dır. 824 (H.209) senesinde, Buhârâ’nın güneyinde bulunan Ceyhun Nehri kıyısındaki Tirmiz kasabasında doğdu. 893 (H.279)te Boğ şehrinde, Receb ayının on üçüncü günü Pazartesi gecesi vefât etti. Ömrünün son yıllarında gözleri görmez olmuştu. Hadis ilminde meşhur ve sika, yâni güvenilir bir âlim olduğu ittifâkla bildirilmiştir. Bu ilmi öğrenmek için seyâhatler yapmış, Hicaz, Irak, Horasan civarlarını dolaşmış, Kuteybe bin Saîd, Ebû Mus’ab, Mahmûd bin Geylan, Muhammed bin…

Read More

Temîm-i Dârî “radıyallahü anh”

Eshâb-ı kirâmın meşhûrlarından. İsmi Temîm bin Evs, künyesi Ebû Rukayye’dir. Doğum ve vefât târihi bilinmemektedir. Lahm kabîlesinin bir boyu olan Benü’d-dârâ mensup olduğu için Dârî diye tanınmıştır. Önce Nasrâni (Hıristiyan) âlimlerindendi. Hicretin dokuzuncu senesinde Müslüman oldu. Temîm-i Dârî “radıyallahü anh”, Medîne’de yerleşti. Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz Filistin’deki Hebran, yâni Halîlürrahmân idâresini ona vermişti. Temîm-i Dârî “radıyallahü anh”, Peygamber efendimize: “Yâ Resûlallah! Filistin’de benim komşularım ve kabîlem var. Onların Ceyrûn ve Avnûn adlı iki köyleri mevcut. Allahü teâlâ Şam’ın fethini nasip ederse, bu iki köyü bana verir misiniz?” deyince…

Read More

Ayasofya Camii

İstanbul’un fethine kadar hıristiyan aleminin en büyük kilisesi, bu tarihten 1934’e kadar İslam aleminin en büyük camilerinden biri idi. 1935’ten sonra ise müze olarak kullanılmaktadır. Ayasofya (Sainte Sophie) Camii, İstanbul’da Topkapı Sarayı yanındadır. Miladın 325. senesinde, Büyük Konstantin tarafından ahşap olarak yapıldı. Aryüs mezhebinde olup, 408’de vefat eden Arkadyus zamanında yandı. Bunun oğlu Teodosyus yeniden yaptırdı. Jüstinyanus zamanındaki ihtilalde yine yandı. Bunun tarafından şimdiki bina yaptırıldı. Jüstinyanus, 565’te ölmüştür. Bunun zamanında, zelzelede kubbesi yıkılmış, şimdiki kubbe 548’de yapılmıştır. Doğudan batıya 81, kuzeyden güneye 73, yüksekliği 57 metredir. Makedonyalı Valis (Balis-I)…

Read More

Uhud Harbi (3/625)

İslâm târihinde Müslümanların, İslâm dînini kabul etmeyen Mekkeli müşriklerle yaptıkları ikinci büyük savaş. Hicretin üçüncü yılında (M. 625) Medîne’ye bir saat uzaklıkta Uhud Dağının eteklerinde yapıldı. Mekkeli müşrikler Bedr Harbinde büyük bir bozguna uğradıklarından bunun acısını unutamıyorlardı. Kureyşliler, ileri gelenlerinden bir çoğunu bu savaşta kaybetmişlerdi. Ayrıca kendileri için çok önemli olan Şam ticâret yolunun, Müslümanların kontrolüne geçmesi kendilerini çileden çıkarıyordu. Ebû Süfyan’ın idâresindeki ticâret kervanı Mekke’ye yüzde yüz kârla dönmüştü. Sermâyeye iştirak edenlerin çoğu Bedr Savaşında öldüğünden kervanın kârı Dâr-ün-Nedve (Kureyşli müşriklerin başkanlarının toplandığı hükûmet binâsı)de toplanmıştı. Bu kervan, Müslümanlar…

Read More

Bedir Harbi (2/624)

Hicretin ikinci yılında Ramazan ayında sevgili Peygamberimizin, Mekkeli müşriklerle yaptığı ilk savaş. Mekke ile Medine arasında Bedir kuyularının bulunduğu mahalde vuku bulduğu için, Bedir Savaşı olarak anılır. Peygamber efendimizi gören ve sohbetinde bulunan ilk Müslümanlar (Eshab-ı kiram) içinde Bedir Savaşına katılan 313 sahabinin ayrı bir yeri ve derecesi vardır. Hicretin ikinci yılı (M.624) Ramazan ayında Ebu Süfyan reisliğindeki büyük bir Kureyş kervanının Şam’dan Mekke’ye dönmekte olduğunun haber alınması üzerine, Peygamberimiz Muhammed “aleyhisselam” bu kervandaki malları ganimet olarak almak için bir ordu toplayarak Safra denilen yere kadar geldi. Bu orduda, çeşitli vazifelerle…

Read More

Ebû Mûsâ El-Eş’ari

Sevgili Peygamberimizin “aleyhisselam” ileri gelen eshâbından ve vâlilerindendir. İsmi Abdullah olup, künyesi Ebû Mûsâ’dır. Babası Kays, Yemen’in Eş’ar; annesi Tayyibe de Ak kabîlesine mensuptur. Nesebi, Abdullah bin Kays bin Süleym bin Hadar bin Harb bin Âmir bin Ahter bin Bekr bin Âmir bin Abd bin Vâil bin Nâciye bin el-Cemâhir bin el-Eş’ar’dır. Bi’setten önce Yemen’in Zebid bölgesinde doğduğu bilinmekteyse de târihi belli değildir. 663 (H.42) yılında Kûfe, diğer bir rivâyette Mekke-i mükerremede vefât etti. Müslümanların Habeşistan’a hicret ettikleri sırada elli kişiden fazla bir toplulukla Yemen’den Habeşistan’a gelerek orada Müslüman oldu. Câfer bin Ebû Tâlib ve…

Read More

Ebu Lübâbe

Eshâb-ı kirâmın meşhurlarındandır. İsmi, Rifâ’a bin Abdülmünzir’dir. Adının Beşir olduğu da söylenir. Künyesi, Ebû Lübâbe’dir. Hazret-i Ali’nin “radıyallahü anh” hilâfeti zamânında vefât ettiği bildirilmektedir. Annesi Zeyneb binti Hizâm’dır. Sâib ve Abdurrahmân isminde iki oğlu vardı. İkinci Akabe Bîatında, Medîneliler arasında hazret-i Ebû Lübâbe de “radıyallahü anh” vardı. Resûlullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, bu bîatta bulunanlardan on iki kişiyi kendi kavimlerine nakîb, yâni temsilci seçti. Bu on iki kişi arasında bulunan Ebû Lübâbe “radıyallahü anh”, Peygamber efendimizin birçok gazâlarına katıldı. Bunların ilki olan Bedr Gazâsında büyük kahramanlıklar gösterdi. Hazret-i Ebû…

Read More

Ebû Katâde

Eshâb-ı kirâmdan ve Peygamber efendimizin süvârîlerindendir. İsmi Hâris, künyesi Ebû Katâde, lakabı Fâris-i Resûlullah (Resûlullah’ın binicisi)tır. Hazrec kabîlesindendir. Babası Reb’î bin Beldehe, annesi Kebşe binti Mazhar’dır. Yaklaşık 602 senesinde Medîne’de doğdu, 665 (H.45)te Medîne’de veya Kûfe’de vefât etti. İkinci Akabe Bîatından sonra Müslüman olan Ebû Katâde’nin Bedr Savaşına katılıp katılmadığı ihtilâflıdır. Bedr’den sonraki Peygamber efendimizin gazâlarında (savaşlarında) bulundu. Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem” onun hakkında; “Bütün atlılarımızın en hayırlısı, Ebû Katâde idi.” buyurdu. Ebû Katâde birçok seriyyelere (küçük süvârî birliği harekâtı) katıldı. Bunların bir kısmında kumandanlık yaptı. 630 senesinde on beş…

Read More

Ebû Hureyre

Eshâb-ı kirâm arasında en çok hadîs-i şerîf rivâyet edenlerden. İsmi hakkında değişik rivâyetler vardır. En meşhuru, Abdurrahmân bin Sahr olduğudur. Yemen’in Devs kabîlesindendir. Künyesi Ebû Hureyre’dir. Bu künyenin verilişi hakkında kendisi şöyle demiştir. “Bir gün kaftanımın içinde küçük bir kedi taşıyordum. Resûlullah efendimiz beni o hâlimle gördü. «Nedir bu?» buyurdu. Ben de; “Kedicik!” dedim. Bunun üzerine Resûlullah bana; “Ey Ebû Hureyre (Ey Kedicik Babası)!” buyurdu. Ebû Hureyre’nin gençliği fakirlik ve sıkıntı içinde geçti. Yemen’deki Devs kabîlesinin ileri gelenlerinden ve meşhur şâir olan Tufeyl bin Amr’ın İslâma dâvet etmesiyle Müslüman oldu. Hicret’in yedinci yılında, Tufeyl bin Amr ve diğer îmân edenlerle birlikte, Hayber’in fethi esnâsında,…

Read More

Ebû Eyyûb-i Ensârî

Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden. Peygamber efendimizin “aleyhisselam” mihmândârı, yâni Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye hicret ettiği zaman, evinde misâfir eden sahâbîdir. İsmi, Hâlid bin Zeyd olup, künyesi Ebû Eyyûb’dur. Medîneli Müslümanlardan olduğu için Ensârî nisbesiyle meşhur olmuştur. Türkiye’de Eyyûb Sultân diye bilinir. Babasının adı Zeyd, Annesinin ismi Hind binti Rebîa’dır. Doğum târihi bilinmemektedir. 670 (H.50) senesinde İstanbul’da şehid oldu. Peygamber efendimiz, Mekke’den Medîne’ye hicret etmeden önce bi’setin, yâni peygamberliğin bildirilmesinin on birinci senesinde Müslüman oldu. İkinci Akabe bîatinde bulunarak Resûlullah efendimizin sohbetiyle şereflendi. Böylece Eshâb-ı kirâm ve Ensâr-ı kirâmdan oldu. Hanımı Ümmü Eyyûb da Müslüman olup, Peygamber efendimize hizmetle şereflendi. Eyyûb, Abdurrahmân, Hâlid isminde…

Read More

Ebû Dücâne

Eshâb-ı kirâmdan. Ensârın yâni Medîneli Müslümanların ileri gelenlerinden. İsmi, Semmâk (veya Simâk) bin Hareşe olup, İslâm târihinde Ebû Dücâne künyesiyle meşhur olmuştur. Medîne’nin Hazrec kabîlesinden olup, doğum târihi belli değildir. 632 (H.11) senesinde Yemâme Savaşlarında şehid oldu. Peygamber efendimizin Mekke’den Medîne’ye hicret etmesinden önce Müslüman oldu. Hicretten sonra Peygamber efendimiz onu Muhâcirlerden, yâni Mekkeli Müslümanlardan Utbe bin Gavân ile din kardeşi yapmıştı. Ebû Dücâne, Bedr, Uhud, Hendek, Benî Nâdir, Benî Kureyzâ gazâlarında (savaşlarında) ve Mekke’nin fethinde bulundu. Uhud Savaşında çok kahramanlıklar gösterdi. Peygamberimiz, elinde tuttuğu ve üzerinde; “Korkaklıkta ar, ilerlemekte şeref ve îtibâr var. İnsan…

Read More

Dıhye-i Kelbi

Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden ve sîmâ olarak en güzellerinden. İsmi, Dıhye bin Halîfe olup, Dıhye-i Kelbî diye meşhur olmuştur. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 670 (H.50) senesinde Şam’da vefât etti. Dıhye-i Kelbî çok zengindi. Bir kabîlenin de reisiydi. Müslüman olmadan önce de Resûlullah “sallallahü teala aleyhi ve sellem” efendimizi severdi. Ticâret için Medîne’den ayrılıp, her dönüşünde Peygamber efendimizi ziyâret eder ve hediyeler getirirdi. Fakat Sevgili Peygamberimiz bunlara kıymet vermez; “Yâ Dıhye! Eğer beni memnun etmek istiyorsan îmân et. Cehennem ateşinden kurtul!” buyururdu. Dıhye ise, zamânı olduğunu söylerdi. Bedr Savaşından sonra, bir gün Cebrâil “aleyhisselâm” gelip Dıhye’nin îmân…

Read More

Câfer-i Tayyâr

Peygamber efendimizin “aleyhisselam” amcasının oğlu ve ilk Müslüman olanların otuz ikincisi. Ebû Tâlib’in oğlu, hazret-i Ali’nin ağabeyidir. Müslüman olduktan sonra, Kureyşlilerin eziyetlerinden kurtulmak üzere bâzı Eshâb-ı kirâmla birlikte, Habeşistan’a göç etti. Burada Necâşî’nin huzûrunda yaptığı konuşma, devletler husûsî hukûkunun temelini teşkil etmiştir. Hayber’in fethi günü 628 (H.7) Habeşistân’dan geri döndü. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellemin”; “Hayber’in fethine mi, yoksa Câfer’in gelmesine mi sevineyim?” şeklinde buyurmaları meşhûrdur. Hazret-i Câfer “radıyallahü anh”, 629 senesinde Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” tarafından Zeyd bin Hârise “radıyallahü anh” kumandasındaki üç bin kişilik bir orduyla Rumlara karşı gönderildi.…

Read More

Cabir bin Abdullah

Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden. İsmi Câbir, künyesi Ebû Abdurrahmân ve Ebû Abdullah’tır. Babasının ismi Abdullah, annesinin ismi Nesîbe Hâtundur. Babası Abdullah, Selemeoğullarının reisi idi ve Câbir’le berâber İkinci Akabe Bîatinde bulunup Medîne’ye döndüklerinde, âilesinin ve kabîlesinin Müslüman olmakla şereflenmelerine sebeb oldular. Câbir bin Abdullah, 601 senesinde (Hicretten 21 sene önce) Medîne’de doğdu. 693 (H. 74) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. Genç yaşta Müslüman olan Câbir bin Abdullah, bizzat Peygamber efendimizden ilim öğrendi. Tefsir ilminde Eshâb-ı kirâmın ileri gelenlerindendi. Bedir ve Uhud savaşı hâriç, Resûlullah efendimizin bütün savaşlarına katıldı. 627 senesinde Hendek Savaşında bulunan…

Read More

Bilal-i Habeşi

Eshab-ı kiramdan, Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” ilk müezzini. İlk Müslümanlardandır. İsmi Bilal bin Rebah Habeşi olup, künyesi Ebu Abdullah, annesinin ismi Hamame‘dir. Aslen Habeşistanlı olan ailesi Mekke’de Beni Cumha kabilesinin kölesiydi. 581 senesinde Mekke’de doğdu, 641 (H. 20) senesinde Şam’da vefat etti. Bab-üs-Sagir Kabristanında defnedildi. Peygamber efendimize ilk iman eden ve müşriklere karşı Müslüman olduğunu açıkça ilan eden yedi sahabiden biri olan Bilal-i Habeşi, Ümeyye bin Halef’in kölesiydi. Sahibi, Bilal-i Habeşi’ye Müslüman olduğu için çok eziyet ederdi. Boynuna ip takıp çocukların ellerine verir, Mekke sokaklarında dolaştırırdı. Müşrikler de…

Read More

Amr ibni As

Eshab-ı kiramın meşhurlarından. Büyük kumandan. İsmi Amr bin As, künyesi Ebu Abdullah ve Ebu Muhammed’dir. Annesi Nabiga binti Harmele’dir. Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” doğumundan bir kaç sene sonra Mekke’de doğdu. 664 (H. 43)te Mısır’da vefat etti. 630 (H. 8)da Mekke’nin fethinden altı ay önce Halid bin Velid “radıyallahü anh” ile Medine’ye gelerek Müslüman oldu. Hazret-i Ebu Bekir ve hazret-i Ömer’in “radıyallahü anhüm ecmain” de yer aldığı üç yüz kişilik ordunun başında kumandan olarak Zat-üs-Selasil Gazasına gönderildi. Mekke fethinde ve Huneyn gazasında bulundu. Peygamber efendimiz tarafından Umman valiliğine tayin edildi. Hiç azlolunmadı. Hazret-i…

Read More

Ammar bin Yaser

Eshab-ı kiramın büyüklerinden. Anne ve babası ilk İslam şehididir. Babası Yaser, aslen Yemenlidir. Mekke’ye gelip yerleşti. Sümeyye “radıyallahü anha” ile evlendi. Bu evlilikten Ammar dünyaya geldi. Doğum tarihi kesin bilinmemektedir. Fakat kendisi; “Ben yaşça Resulullah efendimizin akranı idim.” demiştir. 657 (H. 37)de Kufe’de vefat etti. Ammar “radıyallahü anh” ilk Müslümanların otuzuncusudur. Mekke’de Müslüman olduğunu ilk açıklayanlardandır. Babası Yaser, oğlu Abdullah ve Annesi Sümeyye, müşrikler tarafından görülmedik şiddetli işkence ile şehid edildiler. Ammar “radıyallahü anh” kafirlerin dediğini kalbiyle tasdik etmeyip diliyle söyledi. Kafirlerin elinden kurtulup, Resulullah’ın “sallallahü aleyhi ve sellem” yanına geldi. Kafirlerin eza ve cefasından…

Read More

Adi bin Hâtim-i Tâi

Eshab-ı kiramdan. Cömertliği ile meşhur bir şair olan Hatim-i Tai’nin oğludur. Ebu Ta’rif ismiyle de bilinir. Tebük’ün doğusunda yaşayan Tay kabilesinin reisi idi. 630 (H. 9) senesinde müslüman oldu. Hazret-i Ebu Bekr “radıyallahü anh” zamanında kavminin mürted olmasına (dinden dönmesine) mani oldu. Hazret-i Ömer “radıyallahü anh” zamanında Irak seferinde bulundu. Hazret-i Ali’nin “radıyallahü anh” sancaktarlığını yaptı. Cesareti ve cömertliğiyle meşhur oldu. Kufe’de yaşadı. 686 (H. 67) senesinde 120 yaşındayken Kufe’de vefat etti. Kabri oradadır. Peygamber efendimizden 66 hadis-i şerif rivayet etti. Onun rivayet ettiği hadis-i şeriflerden Sahih-i Buhari’de 7, Sahih-i Müslim’de 5 tane vardır. Tamamı, Ahmed bin…

Read More

Abdullah bin Zübeyr

Eshab-ı kiramdandır. 624 (H. 2) senesinde Medine’de doğdu. 692 (H. 73)de Mekke-i mükerremede vefat etti. Aşere-i mübeşşereden, yani dünyadayken Cennet’le müjdelenen on Sahabi’den biri olan Zübeyr bin Avvam‘ın “radıyallahü anh” oğludur. Annesi, hazret-i Ebu Bekr‘in “radıyallahü anh” kızı Esma‘dır. Hicretten sonra doğan ilk çocuktur. Adını Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” koydu.  Yedi yaşındayken babası tarafından Peygamber efendimize getirilen Abdullah bin Zübeyr “radıyallahü anh”, O’na biat etti. Henüz çocuk denecek yaşta babası ile birlikte Suriye’nin fethine katıldı ve Yermük Muharebesinde bulundu. 639 (H. 19)da Mısır’ın fethine katıldı. Hazret-i Osman’ın “radıyallahü anh” halifeliği zamanında Afrıkiyye…

Read More

Abdullah bin Zeyd

Ezan-ı Muhammediyyenin okunuşunu rüyasında görüp, Peygamber efendimize haber veren ve Sahib-ül-ezan lakabı ile meşhur olan sahabi. İsmi, Abdullah bin Zeyd bin Abd-i Rabbih’tir. Künyesi Ebu Muhammed, annesinin ismi Sade binti Küleyb bin Yesaf bin İnebe bin Amr’dır. Medine’nin ileri gelen kabilelerinden Hazrec’e mensup olduğu için Hazreci, Medineli ilk Müslümanlardan olduğu için Ensari nisbeleriyle bilinir. Miladi 591 senesinde Medine’de doğdu. 652 (H.32)de 64 yaşındayken Medine-i münevverede vefat etti. Kabri Cennet-ül Baki Kabristanındadır. İslamiyetten önceki Araplar arasında okuma ve yazmayı bilen az kimselerden biri olan Abdullah bin Zeyd “radıyallahü anh”, sevgili Peygamberimizin Mekke-i mükerremeden…

Read More

Abdullah bin Ümmi Mektum

Eshab-ı kiramın ilk iman edenlerinden. Resulullah’ın “sallallahü aleyhi ve sellem” ikinci müezzini ve Medine valisidir. İsmi, önceden Husayn iken, Peygamber efendimiz “Abdullah” olarak değiştirdi. İsminin Amr olduğu da rivayet edilir. Annesi Ümmü Mektum Atike binti Abdullah el-Mahzumiyye’dir. Mekke’de ilk vahyin gelmesinden önce doğdu. 636 (H. 15) senesinde vefat etti. İlk Müslümanlardan olan Abdullah bin Ümm-i Mektum “radıyallahü anh”, Mekke’de kafirlerin zulüm ve eziyetleri dayanılmaz hale gelince, Medineli Müslümanlara dini esasları öğretmek için Medine-i münevvereye hicret etti. Ama olup, sesi çok gürdü. Sabah namazında, önce hazret-i Bilal “radıyallahü anh”, sonra İbn-i Ümmi…

Read More