Ebû Bekr-i Sıddîk

Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” ilk halîfesi, daha hayattayken Cennet ile müjdelenen, peygamberlerden sonra bütün insanların en üstünü olan sahâbîdir. Fil Vak’asından sonra 573 yılında Mekke’de doğdu.  634 (H.13) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. Asıl adı Abdullah bin Ebû Kuhâfe bin Âmir bin Amr bin Ka’b bin Sa’d bin Teym bin Mürre’dir. Babasının adı Osman olup, Ebû Kuhâfe künyesi ile meşhurdur. Annesi Ümmül-Hayr lakabıyla tanınan Selmâ binti Sahr’dır. Hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü anh” Peygamber efendimizden “aleyhisselam” 2 yıl 3 ay küçüktür. Müslüman olmadan önce adı, Abdüluzzâ veya Abdülka’be idi. Sevgili…

Read More

Selmân-ı Fârisî

Resûlullah efendimizin “sallahü aleyhi ve sellem” arkadaşlarının ileri gelenlerinden. Silsile-i aliyye adıyla bilinen velîler silsilesinin ikinci halkasını teşkil eder. Aslen İranlı olup, İsfehan yakınlarında Cey köyünde doğdu. Önce mecûsî, daha sonra Hıristiyan, sonra da Müslüman oldu. Mabeh bin Buzahşah olan ismini, Resûlullah efendimiz, Selmân olarak değiştirdiler. “Fârisî (İranlı)” nisbesiyle birlikte Selman-ı Fârisî adıyla anıldı. Selmânü’l-Hayr lakabı ve Ebû Abdullah künyesiyle tanındı. 655 (H.35) senesinde vefât etti. Yaşı hakkında çeşitli rivâyetler vardır. Selmân-ı Fârisî “radıyallahü anh”, Cey köyünün en zengini olan Buzahşah bin Mursilan’ın biricik çocuğuydu. Ona çok düşkün olan babası,…

Read More

Abdülhakim Arvasî

Son devir tasavvuf âlimlerinden. Es-Seyyid Abdülhakîm bin Mustafa el-Arvasî, 1281 (m. 1865) senesinde o zaman Hakkâri Sancağı’na, bugün Van’a bağlı Başkale kasabasında doğdu. 1362 (m. 1943) senesinde Ankara’da vefat etti. Kabri Ankara’da Bağlum kasabasındadır. Hazret-i Peygamber’in “aleyhisselâm” 43. kuşaktan torunudur. İmam Ali Rıza‘nın soyundandır. Bu sebeple seyyid unvanıyla anılır. Ataları Bağdad’dan bugün Van’ın Müküs (Bahçesaray) kasabasına bağlı Arvas (Doğanyayla) köyüne yerleştiği için Arvasî nisbetiyle tanınır. Büyük dedesi Seyyid Muhammed Sultan II. Mahmud Han zamanında tedrisat vesilesiyle Arvas’tan Başkale’ye yerleşmişti. Bunun babası olan Seyyid Abdurrahman, Seyyid Fehîm Arvasî’nin de dedesidir. Abdülhakîm Efendi’nin…

Read More

Mahmûd-ı İncirfagnevî

İslâm âlimlerinin büyüklerinden. İnsanları Hakka dâvet eden, onlara doğru yolu gösterip, hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin on birincisidir. Mâverâünnehr bölgesinin Tûr-i Sînâ gibi mukaddes bir yer olmasına vesîle olan, orayı nûrlandıran büyük âlim ve velîlerden olan Mahmûd-i İncirfagnevî, Buhârâ’nın Fagne köyünde doğdu ve Akbenî nâhiyesinde yerleşti. Doğum târihi bilinmemektedir. 1315 (H.715) senesinde vefât etti. Mîmârlıkla geçinirdi. Zamânın meşhûr velîsi Hâce Ârif-i Rîvegerî hazretlerinin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip, kemâle geldi. Maddî ve mânevî ilimlerde zamânının en büyük âlimlerinden oldu. İnsanları irşâd edip, saâdet yolunu…

Read More

Câfer-i Sâdık

On iki imâmın altıncısı ve İslâm âlimlerinin büyüklerinden. Eshâb-ı kirâmı görmekle şereflenen Tâbiîn devrinin ve evliyânın yükseklerinden. Kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlimlerin dördüncüsüdür. Künyesi, Ebû Abdullah’tır. Tâhir, Fâdıl gibi lakabları vardır. En meşhûru Sâdık’tır. Babası Muhammed Bâkır, onun babası İmâm-ı Zeynelâbidîn, onun babası hazret-i Hüseyin ve onun babası da hazret-i Ali’dir. Annesi Ümmü Ferve olup, hazret-i Ebû Bekr’in neslindendir. 702 (H.83)de Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H. 148) senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri, Cennet-ül-Bakî’de olup, babası ve dedesi yanındadır.  İmâm-ı Câfer, ilmi, babası Muhammed Bâkır’dan öğrendi. İlim ve fâzîlette…

Read More

Bayezid-i Bistami

Evliyanın büyüklerinden. Silsile-i aliyye adı verilen büyük alimler silsilesinin beşincisi. İsmi Tayfur, babasının ismi İsa, künyesi Ebu Yezid olup, lakabı Sultanü’l-arifin‘dir. Bayezid-i Bistami diye meşhur olmuştur. 776 (H. 160) veya 803 (H. 188) senesinde Hazar denizinin güney sahillerindeki İran, Bistam şehrinde doğdu. 846 (H. 231) veya 875 (H. 261) senesinde aynı yerde vefat etti. Küçük yaşta ilim tahsiline başlayan Bayezid-i Bistami, bir gün Kur’an-ı kerim okumak için gittiği mektepte okuduğu bir ayet-i kerime üzerine erkenden eve döndü. Annesi niçin erken eve döndün diye sorduğunda; “Bir ayet-i kerime okudum. Allahü teala…

Read More

Ebü’l-Hasan-ı Harkânî

Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakk’a dâvet eden ve kendilerine Silsile-i aliyye adı verilen büyük âlim ve velîlerin altıncısıdır. İsmi Ali bin Câfer, künyesi Ebü’l-Hasan’dır. Harkânî diye de meşhur olmuştur. İran’ın Horasan bölgesindeki Bistam’ın bir kasabası olan Harkan’da doğdu. 1034 (H.425) senesinde Harkan’da vefât etti. Büyük İslâm âlimi Bâyezîd-i Bistâmî’nin rûhâniyetinden istifâde eden Ebü’l-Hasan-ı Harkânî on iki sene Harkan’dan Bistam’a hocasının kabrini ziyâret için gitti. Her ziyâret yolculuğunda Kur’ân-ı kerîmi bir defâ hatmederdi. Her defâsında, ziyâret ile ilgili vazîfelerini yaptıktan sonra; “Yâ Rabbî! Hocam Bâyezîd’e ihsân ettiğin sana âit ilimlerden, büyüklüğünün hakkı…

Read More

Ubeydullah-ı Ahrâr

Evliyânın büyüklerinden. İnsanların îtikâd, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenip yapmalarını sağlayan, Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen İslâm âlimlerinin on sekizincisidir. İsmi, Ubeydullah bin Mahmûd bin Şihâbüddîn’dir. 1403 (H.806)’da Taşkent’te doğdu. 1490 (H.895) senesinde Semerkant’ta vefât etti. Babası, o zamânın büyük âlimlerinden velî bir zâttı. Soyu, annesi tarafından hazret-i Ömer’e dayanır. Çocukken yüzünde parlayan nûru görenler hayrân kalıp, ona duâ ederlerdi. Dilinden Allahü teâlânın ismi hiç düşmez, devamlı zikirle meşgul olurdu. Dedesi Hâce Şihâbüddîn, âlim ve evliyâ bir zâttı. Vefât edeceği sırada, torunlarını…

Read More

Sıbgatullah Arvâsî

Osmanlılar zamânında Anadolu’da yaşayan en büyük velîlerden. Gavs-ül-a’zam ve Gavs lakablarıyla meşhurdur. Seyyid olup, Abdurrahmân Kutb hazretlerinin torunudur. Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin otuz birincisi olan, Seyyid Tâhâ-i Hakkârî hazretlerinin talebesidir. 1870 (H.1287) senesinde vefât etti. Babası Seyyid Lütfî, onun da babası Seyyid Abdürrahmân Kutb hazretleridir. Mübârek babası Lütfî Efendi, Seyyid Sıbgatullah’a küçük yaştan îtibâren ilim öğretmeye başladı. Çok zekî olan Seyyid Sıbgatullah, zâhirî ilimleri kısa zamanda öğrendi. Zamânın fen bilgilerinde de mütehassıs oldu. Tefsir, hadis, fıkıh gibi ilimlerde âlim olan Sıbgatullah Efendi, tasavvufta da yetişip veliy-yi kâmil…

Read More

Seyfeddîn-i Fârûkî

Evliyânın büyüklerinden. İnsanların îtikâd, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenmelerini ve öğrendikleri bilgilerle amel etmelerini sağlayan ve onları Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen İslâm âlimlerinin yirmi beşincisidir. İkinci bin yılının müceddidi İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin torunu, Urvet-ül-vüskâ Muhammed Ma’sûm-i Fârûkî’nin beşinci oğludur. Muhyissünne, yâni “sünneti diriltip yayan” ismiyle şöhret buldu. 1639 yılında Serhend’te doğdu; 1696’da burada vefât etti. Uzun boylu, esmer, heybetli, gözleri büyükçe ve sakalının iki tarafı seyrekçeydi. İlim, irfân kaynağı ve kerâmetler sâhibi Seyfeddîn-i Fârûkî hazretleri, küçük yaşından îtibâren ilme yönelip ders…

Read More

Seyyid Sâlih

Osmanlılar zamânında Anadolu’da yaşayan evliyânın büyüklerinden. İnsanların; îtikâd, amel, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenmeleri ve yapmaları, böylece Allahü teâlânın rızâsına kavuşmaları için onlara rehberlik edip, buna kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen İslâm âlimlerinin otuz ikincisidir. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin on birinci torunu ve Tâhâ-i Hakkârî hazretlerinin kardeşi olup, Molla Ahmed’in oğludur. Seyyid Sâlih, küçük yaşta Kur’ân-ı kerîm okumayı öğrendi ve ezberledi. Medreseye giderek tefsir, hadis, fıkıh gibi zâhirî ilimlerle, zamânın fen ve edebiyât bilgilerini öğrenerek büyük bir âlim oldu. Tasavvufta da yetişerek, kalp ilimlerinde mârifet sâhibi olmak için, ağabeyi…

Read More

Seyyid Nûr Muhammed Bedâyûnî

Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakk’a dâvet eden, doğru yolu gösterip hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin yirmi altıncısıdır. Hindistan’ın Berillî şehrine yakın Bedâyûn şehrindendir. Doğum târihi bilinmemekte olup, 1722 (H.1135) senesinde Delhi’de vefât etti. Türbesi Nizâmüddîn-i Evliyâ’nın türbesinin batısında olup ziyâretgâhtır. Seyyid Nûr Muhammed Bedâyûnî hazretleri, ilmini ve feyzini İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin torunu, büyük âlim ve mürşid-i kâmil Muhammed Seyfeddîn-i Fârûkî’den aldı. AyrıcaMirzâ Hâfız Muhsin’den de ilim öğrendi. Sarf, nahiv, mantık, meânî, tefsir, hadis ve tasavvuf ilimlerinde yetişti. Zamânının bir tânesi oldu. Seyfeddîn-i Fârûkî hazretlerinin…

Read More

Seyyid Abdullah-ı Şemdînî

Anadolu’da yetişen büyük velîlerden. Kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîler silsilesinin otuzuncusudur. Ahlâkı, hazret-i Osman’ın güzel ahlâkını hatırlatan çok yüksek bir velî idi. Şâfiî mezhebi âlimlerindendir. Hakkârî vilâyetinin Şemdînân (veya Şemzînân, şimdiki adıyla Şemdinli) kasabasındandır. Doğum târihi bilinmemektedir. 1813 (H.1228) senesinde vefât etti. Şemdînân’a bağlı Nehrî kasabasında medfundur. Seyyid Abdullah, Irak’ta Süleymâniye beldesindeki medresede ilim tahsil ederken Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî ile medrese arkadaşı oldu. Nihâyet Mevlânâ Hâlid hazretleri Hindistan’a giderek, Şâh Gulâm Ali Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin huzûr ve sohbetleriyle şereflenip, lâyık ve müstehak olduğu fazîlet ve kemâlâtı aldı.…

Read More

Muhammed Ma’sûm Fârûkî

Evliyânın meşhurlarından, büyük İslâm âlimi. Hicrî ikinci bin yılının müceddidi İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu. İnsanları Hakk’a dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin yirmi dördüncüsüdür. Lakabı Mecdüddîn olup, Urvet-ül-vüskâ ismiyle meşhurdur. Urvet-ül-vüskâ; sağlam ip, kendisine uyulan büyük âlim demektir. 1599 (H.1007) senesinde Hindistan’ın Serhend şehrine iki mil uzakta bulunan Mülk-i Haydar mevkiinde doğdu. 1668 (H.1079) senesinde Rebîul-evvel ayının dokuzuncu günü öğle vakti Serhend’de vefât etti. Muhammed Ma’sûm hazretleri, bu ümmette gelmiş olan en yüksek evliyâdandır. O doğduğu zaman babası; “Muhammed…

Read More

Mazhar-ı Cân-ı Cânân

Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakk’a dâvet eden, doğru yolu göstererek hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen âlim ve velîlerin yirmi yedincisidir. İsmi, Şemseddîn Habîbullah’tır. Hazret-i Ali’nin neslinden olup, seyyiddir. Yirmi sekiz batında hazret-i Ali’ye ulaşır. Babası Mirzâ Cân’dır. Bu isme izâfeten Cân-ı Cânân denilmiştir. 1699 (H.1111) veyâ 1701 senesinde Ramazân-ı şerîfin on birinde Cumâ günü doğdu ve 1781 (H. 1195) senesinde yine bir Cumâ günü Delhi’de şehit edildi. Kabri, Şâh Cihân Câmii yakınındaki Dergâh Câmiinde bulunan dört kabirden biridir. Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretleri, küçük yaşta ilim ve mârifet öğrenmeye…

Read More

Kâsım bin Muhammed

Tâbiînin büyüklerinden. Medîne-i münevveredeki yedi büyük âlimden biri. İnsanları Hakk’a dâvet eden, onlara doğru yolu gösterip hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin üçüncüsüdür. Adı, Kâsım bin Muhammed bin Ebû Bekr-i Sıddîk et-Teymî’dir. Babası Muhammed, hazret-i Ebû Bekr’in oğludur. Annesi Sevde, son Sâsânî hükümdârı Yezdücürd’ün kızı olduğundan, İmâm-ı Zeynelâbidîn ile teyze çocuklarıdır. Hazret-i Osmân’ın hilâfeti zamânında 651 (H.31) yılında doğdu. Babası Mısır’da şehid edilip küçük yaşta yetim kalınca, halası ve Peygamberimizin mübârek hanımı hazret-i Âişe’nin yanında büyüdü. 719 (H. 101) veya 725 yılında Mekke ile…

Read More

Kâdı Muhammed Zâhid

On beşinci ve on altıncı yüzyıllarda Semerkand’da yetişen evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakk’a dâvet eden ve Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin on dokuzuncusudur. Silsile-i aliyye büyüklerinden Ya’kûb-i Çerhî’nin kızının oğludur. Semerkandlı olup, doğum târihi bilinmemektedir. 1529 (H. 936) senesinde Semerkand’a bağlı Hisâr’ın Vahş köyünde vefât etti. Kabri oradadır. İlk tahsilini Semerkand’da yapıp, o beldenin âlimlerinden ilim öğrendi. Daha fazla ilim öğrenmek için Semerkand’dan Hirât’a giderken büyük evliyâ Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleriyle karşılaşıp, talebesi oldu. On iki sene müddetle sohbetinde ve hizmetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ondan feyz alarak olgunlaştı. Asrındaki âlimlerin…

Read More

Hâcegî Muhammed Emkenegî

Evliyânın büyüklerinden. Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin yirmi birincisidir. 1512 (H.918) de Buhârâ’nın Emkene (İmkene) kasabasında doğdu. 1599 (H.1008) senesinde doksan yaşındayken Emkene’de vefât etti. Evliyânın büyüklerinden Dervîş Muhammed hazretlerinin oğlu ve Muhammed Bâkî-billâh hazretlerinin hocasıdır. Din ve fen ilimlerini babasından öğrendi. Yine babasından feyz alarak tasavvufta yetişip kemâle erdi. Ruh ilimlerinin mütehassısı idi. Bütün ömrü; İslâmiyete hizmetle ve Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem), güzel ahlâkını insanlara duyurmakla ve öğretmekle geçti. Hâcegî Emkenegî (İmkenegî) hazretleri, dünyevî sıkıntıları çok olduğu zamanlarda bile, talebeleri yetiştirmekle meşgul olurdu. Bir gün talebeleri…

Read More

Emîr Külâl

Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakk’a dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i aliyye” denilen âlim ve velîlerin on dördüncüsüdür. Hazret-i Hüseyin’in “radıyallahü anh”soyundan olup, seyyiddir. Çömlekçilik yaptığı için “külâl” lakabı ile meşhûr olmuştur. Babası Seyyid Hamzâ Medîne’den gelip, Buhârâ’nın Efşene köyüne yerleşmiş, sâlih bir zâttı. Evliyânın meşhurlarından Muhammed Bâbâ Semmâsî’nin talebesi ve Behâeddîn-i Buhârî Nakşîbend hazretlerinin hocasıdır. Buhârâ’nın Sühârî kasabasında doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1370 (H.772) senesinde Sühârî’de vefât etti. Kabri oradadır. Annesi Emîr Külâl’e hâmileyken, şüpheli bir lokma yese, karın ağrısına tutulur, o lokması mîdesinden geri çıkmadıkça,…

Read More

Ebû Ali Fârmedî

On birinci yüzyılda Horasan’da yetişen İslâm âlimlerinin ve evliyânın büyüklerinden. Kendilerine Silsile-i Aliyye adı verilen büyük âlimlerden yedincisidir. İsmi, Fadl bin Muhammed’dir. Künyesi, Ebû Ali’dir. Ebû Ali Fârmedî diye meşhur olmuştur. 1042 (H. 434) senesinde doğdu. 1085 (H. 477) senesinde vefât etti. Zamânındaki âlimler arasında bir tâne olan Ebû Ali Fârmedî, zâhirî din ilimlerini, Ebü’l-Kâsım Kuşeyrî’den öğrendi. Ayrıca, Ebû Abdullah Muhammed bin Muhammed Şîrâzî, Ebû Mensûr Temîmî, Ebû Abdurrahmân Neylî, Ebû Osman Sabûnî ve daha başka âlimlerden de ilim tahsil etti. Sözü ve nasîhatları pek tesirliydi. Tasavvuf ilminde yüksek derecelere…

Read More

Derviş Muhammed

Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakk’a dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin yirmincisidir. Doğum târihi bilinmemekte olup, 1562 (H. 970) senesinde vefât etti. Rûh ilimlerinde mütehassıs idi. Büyük âlim ve kâmil bir velî olan dayısı Kâdı Muhammed Zâhid’den ders alarak yetişti. Dayısına talebe olmadan önce, on beş sene nefsinin isteklerinden kurtulmak için mücâdele etmiş ve insanlardan uzak yaşamıştı. Birgün ellerini açıp, âcizliğini ve çâresizliğini Allahü teâlâya yalvararak arz etmişti. Âniden Hızır aleyhisselâm gelip; “Eğer sabır ve kanâat istiyorsan, Muhammed Zâhid’in hizmet ve…

Read More

Yûsuf-ı Hemedânî

On birinci ve on ikinci yüzyıllarda yetişen evliyânın büyüklerinden. İsmi Yûsuf bin Eyyub, künyesi Ebû Yâkub’dur. İnsanları Hakk’a dâvet eden, onlara doğru yolu gösterip, hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin sekizincisidir. 1048 (H.440) senesinde Hemedan’da doğdu. 1141 (H.535)de Herat’tan Merv’e giderken yolda vefât etti. Merv’de bulunan kabri ziyâret yeridir. On sekiz yaşında Bağdat’a gelip fıkıh ilmini Ebû İshâk-ı Şirâzî’den öğrendi. Yaşı küçük olmasına rağmen, Ebû İshak rahmetullahi aleyh kendisine husûsî ihtimâm gösterirdi. Bunun ve diğer fıkıh âlimlerinin derslerine devâm etmekle, Hanefî mezhebinde fıkıh ve…

Read More

Yâkûb-ı Çerhi

Evliyânın büyüklerinden. İnsanların îtikâd, amel, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenip yapmalarını sağlayan ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik edenve kendilerine Silsile-i aliyye denilen İslâm âlimlerinin on yedincisidir. İsmi, Yâkûb bin Osman bin Mahmûd’dur. Gazne’nin Çerh köyünde doğdu. Doğum târihi belli değildir. 1447 (H.851) senesinde Hülfetû’da vefât etti. Burası, sınır köylerinden bir köy olup, kabri oradadır. Derin âlim, veliyy-i kâmil idi. Yâkûb-i Çerhî, önce Hirat’a gidip, bir müddet ilim tahsil ettikten sonra Mısır’a gitti. Orada Zeynüddîn-i Hâfî ile birlikte, zamânının büyük âlimi Mevlânâ Şihâbüddîn Şirvânî’den ve diğer âlimlerden aklî…

Read More