Ömer bin Hattâb

Eshâb-ı kirâmın en büyüklerinden ve Peygamberimizin ikinci halîfesidir. Hulefâ-i Râşidînden ve Aşere-i mübeşşereden yâni Cennetle müjdelenen on kişiden biridir. Hicretten kırk sene önce Mekke’de doğdu. Dokuzuncu dedesi olan Ka’b’da soyu Peygamberimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” soyu ile birleşir. Babası Hattâb Kureyş kabîlesinin ileri gelenlerinden, annesi Hanteme binti Hişam Ebû Cehl’in kızkardeşiydi. Dâimâ re’yi isâbet ettiği, doğru söylediği veya hakkı bâtıldan ayırdığı için “Fârûk” ismi verildi. Künyesi Ebû Hafs’tır. İslâmdan önceki Mekke toplumunda doğup büyüyen hazret-i Ömer, soy kütüğü ilmini (ilmi neseb) iyi bilirdi. Gençliğinde ata biner ve güreş yapardı. Hicaz bölgesinin o zaman en meşhur ve büyük…

Read More

Ebû Bekr-i Sıddîk

Peygamber efendimizin “sallallahü aleyhi ve sellem” ilk halîfesi, daha hayattayken Cennet ile müjdelenen, peygamberlerden sonra bütün insanların en üstünü olan sahâbîdir. Fil Vak’asından sonra 573 yılında Mekke’de doğdu.  634 (H.13) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. Asıl adı Abdullah bin Ebû Kuhâfe bin Âmir bin Amr bin Ka’b bin Sa’d bin Teym bin Mürre’dir. Babasının adı Osman olup, Ebû Kuhâfe künyesi ile meşhurdur. Annesi Ümmül-Hayr lakabıyla tanınan Selmâ binti Sahr’dır. Hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü anh” Peygamber efendimizden “aleyhisselam” 2 yıl 3 ay küçüktür. Müslüman olmadan önce adı, Abdüluzzâ veya Abdülka’be idi. Sevgili…

Read More

Selmân-ı Fârisî

Resûlullah efendimizin “sallahü aleyhi ve sellem” arkadaşlarının ileri gelenlerinden. Silsile-i aliyye adıyla bilinen velîler silsilesinin ikinci halkasını teşkil eder. Aslen İranlı olup, İsfehan yakınlarında Cey köyünde doğdu. Önce mecûsî, daha sonra Hıristiyan, sonra da Müslüman oldu. Mabeh bin Buzahşah olan ismini, Resûlullah efendimiz, Selmân olarak değiştirdiler. “Fârisî (İranlı)” nisbesiyle birlikte Selman-ı Fârisî adıyla anıldı. Selmânü’l-Hayr lakabı ve Ebû Abdullah künyesiyle tanındı. 655 (H.35) senesinde vefât etti. Yaşı hakkında çeşitli rivâyetler vardır. Selmân-ı Fârisî “radıyallahü anh”, Cey köyünün en zengini olan Buzahşah bin Mursilan’ın biricik çocuğuydu. Ona çok düşkün olan babası,…

Read More

Amidi

İslam alimlerinin büyüklerinden. İsmi, Ali bin Muhammed bin Salim es-Sa’lebi’dir. Künyesi, Ebü’l-Hasan veya Ebü’l- Kasım, lakabı Seyfüddin’dir. Amidi nisbesiyle meşhur olmuştur. 1156 (H. 551) senesinde Amid’de (Diyarbakır) doğdu. 9 Kasım 1233 (4 Safer 631) senesinde Şam’da vefat etti. İlk tahsilini kendi memleketinde yaptı. Önce Kur’an-ı kerim okumayı öğrendi. Kıraat ilmini memleketindeki meşhur kıraat alimlerinden okudu. Tahsilini tamamlamak üzere Bağdat’a gitti ve Hanbeli mezhebi alimlerinden İbnü’l-Menni’den fıkıh, cedel ve münazara ilimlerini okudu. O devrin büyük hadis alimi İbn-i Şatil’in derslerini dinledi. Şafii mezhebi fıkıh alimlerinden Şeyh Ebü’l-Kasım bin Fudlan’dan Şafii mezhebi…

Read More

Ameş

Tabiin (Peygamber efendimizin Eshabını görenler) devrinin büyük hadis, fıkıh ve kıraat imamlarından. İsmi, Süleyman bin Mihran el-Kahili el-Esedi el-Kufi’dir. Gözlerinden çok yaş aktığı ve görmesi zayıfladığı için Ameş lakabı ile meşhur olmuştur. 680 (H. 61)de başka bir rivayette hazret-i Hüseyin’in şehid olduğu gün Kufe’de doğdu. 765 (H. 148)de vefat etti. Kufe’ye hicret edip yerleşmiş olan Ameş, burada en son vefat eden Sahabi Abdullah bin Ebi Evfa ve Enes bin Malik’le görüşüp hadis-i şerif rivayet etti. İmam-ı A’zam Ebu Hanife’nin ilim meclisinde bulunup ondan pekçok mesele sorup öğrendi. Tabiinden, İbrahim en-Nehai,…

Read More

Ebû Süfyân bin Harb

Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden ve Resûlullah efendimizin kayınpederi. İsmi, Sahr bin Harb’dır. Annesinin adı Safiyye’dir. Künyesi Ebû Süfyân ve Ebû Hanzala’dır. Hazret-i Muâviye’nin ve Peygamber efendimizin mübârek zevceleri olan Ümm-i Habîbe’nin “radıyallahü anhâ” babasıdır. Dedesi, Ümeyye bin Abd-i Şems bin Abd-i Menâf’tır. 565 (H.Ö. 58) senesinde Mekke’de doğdu. 651 (H. 31) senesinde Medîne’de vefât etti. Müslüman olmadan önce, Resûlullah efendimizin büyük düşmanıydı. Uhud ve Hendek muhârebelerinde Müslümanlara karşı müşriklerin başkumandanlığını yaptı. Hudeybiye Sulhnâmesi’ni yenilemek üzere Medîne’ye gitti. Ebû Süfyân, Resûlullah efendimizin huzûruna varıp sulhu yenilemesini arz edince, sevgili Peygamberimiz reddettiler. Ebû…

Read More

Muhammed Şeybânî

İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe’nin talebelerinin en büyüklerinden ve müctehid âlimlerden. İsmi, Muhammed bin Hasan bin Abdullah bin Tâvûs bin Hürmüz’dür. Künyesi, Ebû Abdullah olup, Benî Şeybân’ın âzâdlısı olduğu için Şeybânî nisbesiyle meşhûrdur. 752 (H.135)’de Vâsıt şehrinde doğdu. 805 (H.189)’da Rey’de vefât etti. İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe ile aynı soydan gelen Muhammed Şeybânî, küçük yaşta Kur’ân-ı kerîm okumayı öğrenip, bir kısmını ezberledi. Zamânının ilim merkezlerinden olan Kûfe’ye giderek Süfyân-ı Sevrî, Abdurrahmân el-Evzâî gibi hadis âlimlerinden ders okudu. Daha sonra İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe’nin ders halkasına katıldı. Ondaki ihlâsı ve samîmiyeti gören hocası, duâ ederek Kur’ân-ı kerîm’in hepsini…

Read More

Ebû Hafs-ı Kebîr

Dokuzuncu yüzyılda Buhârâ’da yetişen büyük İslâm âlimlerinden. İsmi, Ahmed bin Hafs’tır. Ebû Hafs-ı Kebîr künyesiyle meşhurdur. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Hicrî üçüncü asırda yaşamıştır. Ebû Hafs-ı Kebîr, gençliğinde evlenmek istedi. İlim ve iffet sâhibi sâlihâ bir kızla kendisini evlendirdiler. Evliliğinin birinci gecesi kız buna; “Kadınların âdet hâlleri ile ilgili hayz ilmini öğrendin mi?” dedi. “Hayır!” diye cevap verince kız; “Allahü teâlâ Tahrîm sûresi 6. âyet-i kerîmesinde meâlen; «Kendinizi ve emrinizde olanları, Cehennem ateşinden koruyunuz.» buyuruyor. Câhil kişi nasıl koruyabilir?” dedi. Bu söz Ahmed bin Hafs’a çok hoş geldi. Hanımını…

Read More

Ebû Yûsuf

İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe’nin talebelerinin en büyüğü. İsmi; Ya’kûb bin İbrâhim olup, Ebû Yûsuf künyesiyle meşhur oldu. 731 (H. 113) senesinde Kufe’de doğdu. 798 (H.182)de Bağdat’ta vefât etti. Hanefî mezhebinde yetişen müctehit imâmlardandır. Eshâb-ı kirâmdan Sa’d bin Hâtem el-Ensârî’nin soyundandır. Fakir bir âilenin evlâdı olan Ebû Yûsuf rahmetullahi aleyh, çocukluğundan îtibâren ilim tahsîline yöneldi. Önceleri bir müddet Ebû İshak Şeybânî, Süleymân Temîmî, Yahyâ bin Sa’d el-Ensârî, Süleymân bin Mihrân el-A’meş ve Hişâm bin Urve gibi büyük fakîh ve muhaddislerin derslerine devâm etti. Muhammed bin Abdurrahmân bin Ebû Leylâ’dan da ilim tahsil etti. Onun bâzı müşkil meselelerde İmâm-ı A’zam’a başvurduğu ve onun talebelerinin ilimde…

Read More

İmâm-ı Şâfi’î

Ehl-i sünnetin dört mezhebinden biri olan Şâfiî mezhebinin imâmı. Adı, Muhammed bin İdris bin Abbâs bin Osman bin Şâfiî bin Sâib Kureyşî’dir. Künyesi Ebû Abdullah’tır. Anne ve baba tarafından soyu Peygamber efendimizle birleşmektedir. Dördüncü dedesi Şâfiî’nin ismine nisbetle ona da Şâfiî denildiği için bu isimle meşhur olmuştur. 767 (H.150)’de Gazze’de doğdu. 820 (H.204)de Mısır’da vefât etti. Daha beşikteyken, babasının vefât etmesi üzerine annesi onu Mekke’ye götürmüştür. Dokuz yaşındayken Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Sonra ilim tahsiline başlayıp, Mekke’de bulunan büyük hadis âlimlerinden yazmak ve ezberlemek suretiyle hadis öğrendi. Bu hususta çok gayret göstermiştir. Henüz…

Read More

İmâm-ı Mâlik

Ehl-i sünnetin dört mezhebinden biri olan Mâlikî mezhebinin imâmı. Adı Mâlik bin Enes, künyesi Ebû Abdullah’tır. 711 veya 713 (H. 93 veya 95) yılında Medîne’de doğdu. 795 (H. 179) de Medîne’de vefât etti. İmâm-ı Mâlik, ilim ve hadis rivâyetiyle meşgul olan bir âilede ve çevrede yetişmiştir. Dedesi Mâlik, babası Enes ve amcası Süheyl, hadîs rivâyeti yapmışlardır. Dedelerinden biri Medîne’ye yerleşmiş, Eshâb-ı kirâmdan Ebû Amr’dır. Yaşadığı muhit, Peygamberimizin yaşamış olduğu ve İslâmın hükümlerinin vaz edildiği, Ebû Bekr, Ömer ve Osman (radıyallahü anhüm) zamanlarında İslâmın merkezi olan ve çok ilim ehlinin bulunduğu Medîne idi. Önce Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Kendisinin isteği ve âilesinin yardım…

Read More

İmâm-ı Ahmed bin Hanbel

Ehl-i sünnetin amelde dört hak mezhebinden biri olan Hanbeli mezhebinin kurucusu. Künyesi, Ebu Abdullah’tır. Babası Mervli olup, ismi Muhammed bin Hanbel’dir. 780 (H. 164)de Bağdat’ta doğdu, 855 (H. 241)te aynı yerde vefat etti ve Bab-ı Harb Kabristanına defnedildi. Ailesi Merv’den gelerek Bağdat’a yerleşen Ahmed bin Hanbel, küçük yaştan itibaren ilim tahsiline başladı. Bu sırada önemli bir ilim merkezi olan Bağdat’ta birçok alimden lügat, hadis, fıkıh, tefsir ve kıraat ilimlerini tahsil etti. Eshab-ı kiram ve Tabiinden gelen rivayetleri öğrendi. 15-16 yaşlarındayken akranları arasında ciddiyeti, çalışkanlığı, haramlardan kaçması, sabrı ve güzel ahlakı ile üstün oldu.…

Read More

Ebül Hasan-ı Eş’ari

Ehl-i sünnetin îtikattaki iki imâmından biri. İsmi, Ali bin İsmâil’dir. Künyesi Ebü’l-Hasan olup, Eş’arî nisbesiyle meşhur olmuştur. Soyu, Eshâb-ı kirâmdan Ebû Mûsâ el-Eş’arî’ye “radıyallahü anh” dayanmaktadır. 941 (H.330)de vefât etti. Küçük yaştan îtibâren ilim tahsiline yönelen Ebü’l-Hasan-ı Eş’arî; tefsir, hadis, fıkıh ilimlerini zamânının meşhur âlimlerinden olan Zekeriyyâ bin Yahyâ es-Sâcî, Ebû Halîfe el-Cümeyhî, Sehl bin Serh, Muhammed bin Yâkûb el-Mukrî, Abdurrahmân bin Halef ed-Dâbî’den öğrendi. Ebû İshâk Mervezî’nin hadis derslerine devâm etti. Üvey babası ve Mûtezile kelâmcılarından olan Ebû Ali el-Cübbâî’den kelâm ilmini öğrendi. Kırk yaşına kadar Mûtezile bozuk yolu üzerinde bulundu. Bu fırkanın meşhurları arasındaydı.…

Read More

İmam-ı Matüridi

Ehl-i sünnetin iki îtikat imâmından biri. İsmi, Muhammed bin Muhammed’dir. Künyesi Ebû Mansûr olup, Mâtürîdî ismiyle meşhur olmuştur. Doğum târihi kesin bilinmemekte olup, Semerkand’ın Mâtürid kasabasında 852 (H.238) de doğduğu tahmin edilmektedir. 944 (H.333) te Semerkand’da vefât etti. Ebû Mansûr Mâtürîdî’nin soyunun Eshâb-ı kirâmdan Ebû Eyyûb Hâlid bin Zeyd el-Ensârî’ye “radıyallahü anh”ulaştığı rivâyet edilmektedir. Küçük yaşta ilim tahsiline yönelen, Ebû Mansûr Muhammed Mâtürîdî, İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe’nin naklen bildirdiği fıkıh ve kelâm bilgilerini, kelâm ilminde müctehid olan Ebû Nasr-ı İyâd’dan öğrendi. Diğer aklî ve naklî ilimleri de zamânının âlimlerinden tahsil etti. Abbâsî devletinin zayıflamaya başladığı ve yeni İslâm…

Read More

İmâm-ı Züfer

Hanefî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerinden. Hadîs ilminde de meşhur bir âlim olup, İmâm-ı A’zamın önde gelen talebelerindendir. Künyesi, Ebû Hüzeyl’dir. Aslen İsfehanlıdır. 728 (H.110) senesinde doğdu. 775 (H.158) te Basra’da 48 yaşındayken vefât etti. Babası Basra vâlisi olan Züfer bin Hüzeyl, ilim öğrenmeye bu şehirde başladı. Önce hadis ilmini öğrendi. Sonra Kûfe’ye gidip İmâm-ı A’zamın derslerine devâm etti ve fıkıh ilmini ondan öğrendi. Bu ilimde zamânının meşhur âlimlerinden oldu. Bütün ömrünü ilim öğrenmek ve öğretmekle geçirdi. Hanefî mezhebi imâmlarından ve fukahânın ikinci tabakasından olup, mezhepte müctehiddir. İmâm-ı A’zam; “Talebelerimin en mükemmelidir.” Buyurarak kendisini meth etmiştir.…

Read More

İmâm-ı A’zam Ebu Hanife

Ehl-i sünnetin dört büyük imâmından birincisi. Hanefî Mezhebinin kurucusu ve Ehl-i sünnetin reisi. Kendisine İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe denilmiştir. Asıl adı Nûman’dır. 699 (H. 80) yılında Kûfe’de doğdu. Babasının adı, Sâbit’tir. Acemistan’ın (İran’ın) ileri gelenlerinden bir zâtın soyundan olup, Fârisoğullarındandır. Dedesi Zûta, İslâm dînini kabul etmiş ve hazret-i Ali’ye ikramda bulunmuştu. İlim sâhibi sâlih ve kıymetli bir zât olan babası Sâbit, hazret-i Ali ile görüşmüş, kendisi, evlâdı ve zürriyeti için duâsını almıştır. Tahsili: İmâm-ı A’zam Kûfe’de doğup büyüdü ve orada yetişti. Âilesinden çok üstün bir terbiye ve din bilgisi aldı.…

Read More

İbrâhim bin Edhem

Tâbiînin meşhur âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden. İsmi, İbrâhim bin Edhem bin Mansûr olup, künyesi Ebû İshâk’tır. Nesebi hazret-i Ömer’e “radıyallahü anh” dayanır. Babası Edhem, Belh şehrinin hükümdârıydı. 714 (H.96)te Belh şehrinde doğdu. 779 (H. 162)da Şam’da vefât etti. Burada büyük türbesi, câmii ve pekçok vakfı vardır. Fudayl bin İyâd’dan feyz aldı. İmrân bin Mûsâ bin Zeyd Râî ve Şeyh Mansûr Selâmî’nin sohbetinde bulunmuş, Veysel Karânî hazretlerinin rûhâniyetinden istifâde etmiştir. Bağdat, Şam veHicaz’da meşhur oldu. Üç kıtanın âlimlerinin çoğundan ilim öğrendi. İmâm-ı A’zam’ın sohbetleriyle olgunlaştı. İmâm-ı A’zam hazretleri onu medh edip;…

Read More

Câfer-i Sâdık

On iki imâmın altıncısı ve İslâm âlimlerinin büyüklerinden. Eshâb-ı kirâmı görmekle şereflenen Tâbiîn devrinin ve evliyânın yükseklerinden. Kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlimlerin dördüncüsüdür. Künyesi, Ebû Abdullah’tır. Tâhir, Fâdıl gibi lakabları vardır. En meşhûru Sâdık’tır. Babası Muhammed Bâkır, onun babası İmâm-ı Zeynelâbidîn, onun babası hazret-i Hüseyin ve onun babası da hazret-i Ali’dir. Annesi Ümmü Ferve olup, hazret-i Ebû Bekr’in neslindendir. 702 (H.83)de Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H. 148) senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri, Cennet-ül-Bakî’de olup, babası ve dedesi yanındadır.  İmâm-ı Câfer, ilmi, babası Muhammed Bâkır’dan öğrendi. İlim ve fâzîlette…

Read More

Übeyy bin Ka’b

Eshâb-ı kirâmdan. Hazrec kabîlesinin Hudeyle kolundandır. Doğum târihi bilinmemektedir. 656 (H. 35) senesinde Medîne’de vefât etti. Annesi Neccâr hânedânından Süheyl’dir. Hazret-i Übeyy, İslâmiyet’in Medîne taraflarında yayıldığı sıralarda İkinci Akabe bîatından önce Müslüman oldu. Daha sonra yetmiş kişiyle Akabe’ye gelerek Müslümanlığını ve Resûlullah’a olan bağlılığını kuvvetlendirdi. Hicretten sonra, Resûlullah efendimiz onu Aşere-i mübeşşereden (Cennetle müjdelenen) Sa’îd bin Zeyd “radıyallahü anhla” kardeş yaptı. Peygamberimizle birlikte bütün gazâlara iştirak etti. Büyük kahramanlıklar gösterdi. Kur’ân-ı kerîmi güzel okuduğu için, Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; “Kur’ân-ı kerîmi en iyi okuyanınız Übeyy bin Ka’b’dır.” buyurmuştur.…

Read More

Sümeyye Hâtun

İslâm târihinde ilk şehit olan kadın sahâbî. Meşhur sahâbî Ammâr bin Yâsir’in (radıyallahü anh) annesidir. Hazret-i Sümeyye, Ebû Cehl’in amcası Ebû Huzeyfe bin Mugîre’nin câriyesiydi. Ebû Huzeyfe, yanında çalışan Yâsir bin Âmir ile onu evlendirdi. Bu evlilikten Ammâr radıyallahü anh doğdu. Bunun üzerine Ebû Huzeyfe, hazret-i Sümeyye’yi âzâd etti. İlk Müslüman kadınlardan olan Sümeyye radıyallahü anhâ, kocası Yâsir ile birlikte, îmânlarından vazgeçmedikleri için, başta Mahzumoğulları olmak üzere, Kureyş müşriklerinin en ağır işkencelerine uğradılar. Fakat onlar îmânlarından aslâ vazgeçmediler. Bütün bu sıkıntı ve işkencelere metânetle sabrettiler. Müşrikler onlara demir zırh giydirip…

Read More

Huzeyfe-tül Yemânî

Eshâb-ı kirâmdan. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin sırdaşı olup, künyesi Ebû Abdullah’tır. Babasının ismi Huseyl olup, Yemânî lakabı ile meşhurdur. 656 (H.36) senesinde hazret-i Osman’ın şehid edilmesinden kırk gün sonra vefât etti. Huzeyfe-tül-Yemânî, Hayber ile Teyme arasında yaşayan ve İran Kisrâsı Nûşirevân zamânında Hıristiyanlığı kabul eden Benî Abs Kabîlesindendi. Hicretten sonra çok yaşlanmış olan babasını da yanına alarak Medîne’ye gelip, Müslüman oldu. Ensâr’dan sayıldı. Müslüman olduktan sonra, ilk olarak Uhud Savaşına katıldı. Huzeyfe, Hendek Savaşından sonra yapılan bütün savaşlar ile Benî Kureyzâ Gazvesinde, Hayber’in ve Mekke’nin fethinde, Huneyn Gazvesinde,…

Read More

Sevde binti Zem’a

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin muhterem hanımlarından. Nesebi; Sevde binti Zem’a bin Kays bin Abdişems’tir. Annesi, Şemnûn binti Kays ibni Zeyd ibni Amr ibni Âmiriye’dir. Doğum târihi belli değildir. Vefâtı hazret-i Ömer’in halîfeliğinin son yıllarına rastlamaktadır. Sevde “radıyallahü anhâ”, ilk defâ amcasının oğlu Sekrân ibni Âmir ile evlenmişti. İslâmiyetin geldiği ilk yıllarda, kocası Sekran ibni Amr ile îmân ederek Müslüman oldular. Bu sırada Mekkeli müşriklerin Müslümanlara yaptıkları dayanılmaz ezâ ve cefâlar, akıllara durgunluk verecek derecedeydi. Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz Müslümanların Habeşistan’a hicretine izin verdiler. Hazret-i Sevde, kocası Sekrân “radıyallahü…

Read More

Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe

Eshâb-ı kirâmın meşhurlarından. Kur’ân-ı kerîmi en güzel okuyan ve tamâmını hıfz edenlerdendir. İsmi, Sâlim bin Ma’kıl Mevlâ Ebû Huzeyfe bin Utbe bin Rebîa bin Abdişems, künyesi, Ebû Abdullah’tır. Aslen İran asıllı olup, köleydi. Sübeyte, kölesi Sâlim’i kocası Ebû Huzeyfe’ye bıraktı. Ebû Huzeyfe “radıyallahü anh” îmân edince Sâlim de îmân etti ve ilk Müslümanlardan olma şerefine kavuştu. Bunun üzerine Ebû Huzeyfe “”radıyallahü anh, onu âzâd etti. İstediği yere gitmek husûsunda serbest bıraktı. Fakat Sâlim “radıyallahü anh” ondan ayrılmayınca, evlad edindi. Bunun üzerine, kendisine “Ebû Huzeyfe’nin oğlu” denilmeye başlandı ve öyle tanındı.…

Read More