Alm. NATO (f), Fr. O.T. A.N. (f), İng. N. A.T.O. (North Atlantic Treaty Organization). İkinci Dünyâ Harbinden sonra, kendisiyle işbirliği yapan devletlerin yardımları ile harpten güçlü çıkan komünist emperyalizminin muhtemel saldırılarına karşı, hür milletlerin, istiklâl ve toprak bütünlüğünü savunmak niyetiyle dayanışmaları neticesinde, 4 Nisan 1949’da kurulan savunma teşkilâtı. KuzeyAtlantik Antlaşması Teşkilâtı anlamına gelen İngilizce (North Atlantic Treaty Organization) kelimelerinin baş harfleridir. NATO’nun kuruluş gâyesi ve işleyiş şekli, antlaşmanın beşinci maddesinde; “Üyelerden birine yapılan saldırı, bütün üyelere yapılmış kabul edilmektedir. NATO; hürriyetleri ve hukukun üstünlüğünü tanıyan milletlerin, medeniyetlerini, barış ve güvenliğini…
Read MoreAy: Mayıs 2021
Oruç
Alm. Fasten (n), Fr. Jeûne (m), İng. fast. İslâmın beş şartından biri. Diğerleri; kelime-i şehâdet getirmek, namaz kılmak, zekât vermek ve hacca gitmektir. İslâmın beş şartından dördüncüsü, mübârek ramazan ayında, her gün oruç tutmaktır. Oruç, Hicretten on sekiz ay sonra, şâban ayının onuncu günü, Bedir Gazâsından bir ay evvel farz oldu. “Ramazan”, yanmak demektir. Çünkü, bu ayda oruç tutan ve tövbe edenlerin günâhları yanar, yok olur (Bkz. Ramazan). Oruca Arapçada savm denir. Oruç tutmaya ve orucun başladığı vakte “imsak”, orucu açmaya da iftar adı verilir (Bkz. İftar). Oruç tutmak için…
Read MoreRamazan ayı
İslâmiyette oruç tutulan ay. Mübârek üç ayların üçüncüsüdür. Kamerî aylar arasında dokuzuncu sıradadır. Ramazan, lügatta “yanmak” demektir. Çünkü bu ayda oruç tutan ve tövbe edenlerin günahları yanar, yok olur. Ramazan, oruç ayıdır. Bu aya yetişen akıllı ve bâliğ (ergen, evlenecek yaşa gelmiş olan) Müslümanlara oruç tutmak emredilmiştir. Bakara sûresi 185. âyet-i kerîmesinde meâlen; “O sayılı günler Ramazan ayıdır ki, Kur’ân-ı kerîm o ay içinde indirilmiştir. O Kur’ân-ı kerîm, insanları Hakk’a ulaştırır, helâl ve haramda ve din hükümlerinde hakkı bâtıldan ayırır. Sizden her kim Ramazan ayına erişirse (hazır olur, hasta ve…
Read MoreBeyaz Salkım (Robinia pseudoacacia)
Alm. Akazienrabinie, Scheinakazie, Fr. Robinier, İng. Locust tree, False acacia. Familyası: Baklagiller (Leguminosae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Türkiye’nin her yerinde. Özellikle park ve bahçelerde çok rastlanır. Vatanı, Kuzey ve Orta Amerika olan ve özellikle süs bitkisi olarak yetiştirilen bir bitki. Ağaç, parmak şekilli yapraklardan, beyaz, pembe ve erguvan renkli salkımlardan ibarettir. En çok tanınanı Robinia pseudacacia, siyah veya sarı renkli olanlarıdır. Yalancı akasya olarak da bilinir. Gösterişli olan ağaç 25 metreye kadar yükselir. Koyu gri görünümünde dikkat çekici kabarık bir kabuğu vardır. Lezzetli beyaz çiçeklerini, bütün kış üzerinde kalan tohum zarfları…
Read MoreAspir (Carthamus inctorius)
Alm. Förber safflor, Fr. Carthame, İng. False saffron, safflower. Familyası: Bileşikgiller (Compositae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Orta ve Güney Anadolu. Temmuz-eylül ayları arasında turuncu renkte çiçekler veren, 60 cm kadar yükseklikte, 1-2 senelik, tüysüz bir bitki. Yapraklar mızraksı, sapsız, gövdeyi sarıcı, kenarları dişli ve dişlerin uçları dikenlidir. Çiçeklerin hepsi tüp şeklinde ve erdişil (erkek ve dişi)dir. Meyveler 6-7 mm uzunluğunda koni şeklindedir. Vatanı Arabistan olan bir kültür bitkisidir. Orta ve Güney Anadolu’da yetiştirilmektedir. Anadolu’da yetişen yabani türleri de vardır. Yalancı Safran olarak da bilinir. Kullanıldığı yerler: Aspir çiçekleri “yalancı safran” ismi…
Read MoreKedi (Felis)
Alm. Katze (f), Fr. Chat (m), chatte (f), İng. Cat. Familyası: Kedigiller (Felidae). Yaşadığı yerler: Madagaskar hâriç, Eski ve Yeni Dünyâ kıtalarında evcil ve yabânî olarak. Özellikleri: Etçil bir memeli. Ön ayakları beş, arka ayakları dört parmaklıdır. Pençelerini içeri çekebilme özelliğine sâhiptir. Sıçrayıcı, tırmanıcı ve yüzücüdür. Ömrü: 20-22 yıl. Çeşitleri: Avrupa yaban kedisi (Felis silvetris), Afrika yaban kedisi (Felis chaus), Manx kedisi, Pers kedisi, Van kedisi, Siyam kedisi en meşhurlarıdır. Kedigiller familyasından, evcil ve yabânileri olan etçil bir memeli. İlk defâ Mısırlılar tarafından evcilleştirildiği sanılmaktadır. Çok yaygın olan kısa tüylü…
Read MoreY Harfi
Türk alfabesinin yirmi sekizinci harfi ve Türkçede bu harfin işâret ettiği ses. Bir ön damak ünlüsü olan “y”, bâzı benzerlikleri düşünülerek yarım ünlü kabul edilir. Y, ana Türkçe döneminden beri Türk dilinde kullanılan bir sestir. Göktürk alfabesinde “Y” sesini göstermek için iki özel işâret vardı. Uygur alfabesinde “Y” için tek işâret kullanılmıştır. Arap alfabesine dayalı Osmanlı yazı sisteminde de “Y” sesi için yalnız bir harf vardı. Y, Türkçenin asıl sesleri arasında yer almaktadır. Türkçe kelimelerin başında, içinde ve sonunda bulunabilir.
Read MoreBaldırıkara
Alm. Venushaar, Frauenhaar, Fr. Capillaire, İng. Maidenhair Fern. Familyası: Eğreltiotları (Polypodiaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi, Karadeniz, Ege, Akdeniz bölgelerinde yetişir. Rutubetli ve serin yerlerde, akarsu kenarlarında, kuyu duvarlarında ve mağara ağızlarında tesadüf edilen 20-40 cm yüksekliğinde otsu bir bitki. Venüssaçı da denilmektedir. Yaprakları uzun, ince, parlak, siyah veya kırmızımtrak-siyah saplıdır. Yaprak parçaları açık yeşil renkli ve böbrek şeklinde olup, uç tarafları loplara ayrılmıştır. Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları yapraklarıdır. Yapraklar bütün yaz esnasında toplanır, taze olarak veya gölgede kurutulduktan sonra kullanılır. Tıpta çok eskiden beri yumuşatıcı ve balgam söktürücü…
Read MoreNormanlar
Alm. die Normannen (pl), Fr. les Normands (pl), İng. The Normans. Vikingler olarak da tanınan Avrupalı eski bir kavim. Kuzey insanları, mânâsındadır. İskandinavya bölgesinde yaşarlardı. Sekizinci yüzyılda Avrupa kıtasını istilâ etmek istemeleriyle, târih sahnesine çıktılar. Denizci bir kavim olup yağmacılıklarıyla tanınırlar. Normanlar, Danimarka, İsveç, Norveç ülkelerinin bulunduğu İskandinavya’da, sekizinci yüzyıla kadar oturdular. Bu yüzyılda, iklim şartları, nüfusun artması, siyasî ve iktisadî sebeplerle güneye açıldılar. Denizci bir kavim olduklarından, devirlerine göre üstün bir gemi yapma tekniğine sâhiptiler. Okyanusa da açıldılar. İzlanda Adasını keşf edip, Grönland’da sömürge kolonileri kurdular. Avrupa kıtasına açılan…
Read MoreV Harfi
Türk alfabesinin yirmi yedinci harfi ve Türkçe’de bu harfin işâret ettiği ses. V, ses olarak bir diş-dudak sessizidir. V, eski Türkçe döneminden beri Türk dilinde kullanılan bir sestir. Göktürk alfabesinde “V” sessizini göstermek için özel bir işâret bulunmazken Uygur alfabesinde “O” ve “U” seslerini göstermek için kullanılan işâret “V” için de kullanılırdı. Arap alfabesine dayalı Osmanlı ve diğer Türk yazı sistemlerinde “V” sesini göstermek için “vav” kullanılmıştır. “V”, ana Türkçe’de kelime başında kullanılmaz. Günümüzdeki Türk diyalektlerinde, başında “V” bulunan kelimelerin hemen hepsi yabancı dillerdendir: Vapur, vagon, vida, virgül, vinç, viran,…
Read MoreNazım Şekilleri
Alm. Dichtungsform (f), Fr. Forme (f) de versification, İng. Versification forms. Bir şiiri meydana getiren mısraların kendi aralarında toplanış ve kâfiyeleniş düzeni. Şiir, belli bir vezin ve kâfiye düzenine bağlı anlatım yoludur. Şiir, Arapça olan “nazm” kelimesiyle birlikte veya birbirlerinin yerine de kullanılır. Nazım, lügatte “dizme, sıralama ve düzene koyma” anlamındadır. Şiir ise, edebî değeri olan nazımlı sözdür. Bir şiirin, nazmın ahenkli ve tesirli söylenmesi için vezin, kâfiye ve nazım şekli gibi üç ana dış unsura ihtiyaç vardır. Vezinli (ölçülü) mısraların, belli bir kâfiye düzeni ile kümelendiği (toplandığı, dizildiği, örüldüğü)…
Read MoreGemi (Şilep, vapur, tekne, sefîne)
Alm. Sehiff, Fr. Navire, bateau, İng. Ship, vessel. Deniz, nehir ve göllerde yük ve yolcu taşımak maksadıyla kullanılan araçlar. Suda yüzebilen teknelerin, ilk defa ne zaman yapıldığına dâir târihî araştırmalar kesin bir bilgi vermemekle berâber M.Ö. 3000 yıllarında yapıldığı sanılmaktadır. Gemi ve gemi yapımından Kur’ân-ı kerîmde de bahsedilmektedir. Mü’minûn sûresi 27’nci âyetinde: “Biz ona (hazret-i Nûh’a) şöyle vahy ettik: Bizim nezâretimiz altında ve emrimizce gemiyi yap. Sonra azap emrimiz gelip de tandırdan su kaynayıp fışkırınca (veya kazan kaynayınca) hemen ona her canlıdan birer çift erkek ve dişi, bir de üzerine…
Read MoreEdebî Akımlar
Belirli bir çağda, ortak bir estetik, düşünce ve sanat gâyesi etrâfında toplanan yazar ve şâirlerin üslûp, duygu ve fikir bakımlarından birbirlerine benzeyen eserler vermeleriyle ortaya çıkan edebî anlayışlar. Edebiyât mektepleri, edebî cereyanlar, edebî ekoller veya edebî meslekler adıyla da anılırlar. Bir edebî akım, çok defâ biraz yeni çeşni getirmek ve değişiklik ihtiyaç ve arzusundan doğar.Sonradan gelen nesillerin duygu, düşünce ve isteklerinin değiştiği tezi, üslûp ve estetikteki bu değişikliklere sebep olarak gösterilir.Ayrıca bir zaman bölümünde hayranlık uyandıran eserlerin daha sonraları beğenilmemesi veya bıkkınlık vermesinin yanısıra yeni yetişen sanatkârların taklitten kaçınmak ve…
Read MoreNükleer Enerji
NÜKLEER ENERJİ Alm. Atomenergie (f), Fr. Energie (f) nucléaire, İng. Nuclear energy. Atom çekirdeğinin değişimiyle ortaya çıkan enerji. Çekirdek değişimi başlıca fisyon veya füzyon olarak ortaya çıkar. Bir ağır elementin çekirdeğinin daha küçük iki çekirdeğe ayrılması, olayına “nükleer fisyon” denir. Buna karşılık hafif elementlerin iki çekirdeğinin, daha büyük bir çekirdek ortaya çıkarmak için kaynaşmasına “nükleer füzyon” denir. Nükleer fisyon ilk defa İkinci Dünyâ Savaşında kullanılmış ve daha sonra pekçok nükleer reaktörün çalışmasını sağlamıştır. Günümüzde bilim ve endüstride pekçok uygulaması mevcuttur. Kontrolsüz nükleer füzyon, bir atom bombasının başlattığı hidrojen bombasında ortaya…
Read MoreHac
İslâmın beş şartından birisi. Diğerleri kelime-i şehâdet getirmek, namaz, oruç ve zekâttır. Lügatte hac, “Kastetmek, yapmak, istemek” mânâsına gelir. İslâm dîninde hac; belli bir zamanda, belli şeyleri yaparak Kâbe-i muazzama ve yakınındaki hac ile ilgili mübârek yerleri ziyâret etmek demektir. Bu belli şeylere “menâsik”, menâsiklerden herbirine de “nüsük” denir. Nüsük, ibâdet demektir. Hac ve örmeye de nüsük denir. Zengin olan hür, âkıl bâliğ (ergenlik ve evlenecek yaşa gelmiş olan) Müslümanın ömründe bir kerre Kâbe-i muazzamaya gitmesi farzdır. İkinci ve daha sonra yapılan haclar nâfile olur. Haccın farz olduğu Kur’ân-ı kerîm…
Read Moreİncir Ağacı (Ficus carica)
Alm. Feigenbaum (m), Fr. figuier, İng. fig tree. Familyası: Dutgiller (Moraceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Ege veAkdeniz bölgesi. Mart-nisan aylarında çiçek açan, 1,5-6 m yüksekliğinde, süt taşıyan iki evcikli bir ağaç. Yabanî olarak bulunursa da, daha çok yetiştirilir. Yemiş olarak da bilinir. Erkek bitkiler Ficus carica varyete caprificus (baba incir), dişi bitkiler Ficus carica varyete domestica (yenen incir) ismini alırlar. Çiçekler, çukurlaşarak armut biçimini almış ve etlenmiş olan çiçek tablasının iç çeperinde toplu bir hâlde çiçek durumlarını teşkil ederler. Baba incirin çiçek durumunda çiçek tablasının ağıza yakın kısımda erkek çiçekler, daha…
Read MoreAlıç (Crataegus)
Alm. Eingriffliger Weissdorn (m), Fr. Aubépine, İng. Quick, Hawborn, Black thorn. Familyası: Gülgiller (Roseceae), Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Orta ve Doğu Anadolu Bölgeleri. Halk arasında yemişen olarak da bilinen bir meyve. Bitkisi 3-4 m yükseklikte, nisan, mayıs aylarında çiçek açan ağacımsı bir bitkidir. Yaygın olanı Comonogyna türüdür. Yaprakları ters yumurta şeklinde olup, dibe kadar 3-5 parçalıdır. Yaprak kenarları düzgün olmayıp, testere dişi gibidir. Çiçekleri pembemsi beyaz ve kuvvetli kokuludur. Meyveleri yumurta biçiminde, dışı kırmızı, içi sarı ve tek çekirdeklidir. Unsu bir tada sahib olan bu meyveler çanak yapraklarıyla çevrilmiştir.…
Read MoreBirleşik Arap Cumhuriyeti
DEVLETİN ADI Birleşik Yemen Arap Cumhuriyeti BAŞŞEHRİ Aden NÜFUSU 12.000.000 YÜZÖLÇÜMÜ 531.869 km2 RESMİ DİLİ Arapça DİNİ İslamiyet PARA BİRİMİ Yemen Riyali Arap Yarımadasının batı ucunda yer alan bir devlet. Batısında Kızıldeniz, kuzeyinde Suudi Arabistan, doğusunda Umman, güneyinde Aden Körfezi ile çevrilidir. Tarihi Yemen, M.Ö. 10. yüzyıldan ikinci yüzyıla kadar Saba devletinin hakimiyeti altındaydı. Bundan sonra Yemen birçok krallıklar tarafından idare edildi. Son krallık, Hıristiyan Etiyopyalılar tarafından M.S. 6. asırda yıkıldı. Yedinci asırda Eshab-ı kiram (ilk iman eden Müslümanlar) kuzeyden gelerek ülkede İslamiyeti yaydılar. On birinci yüzyıla kadar halifeliğe bağlı…
Read MoreMüseylemet-ül Kezzâb
Yalancı peygamberlerden biri. Peygamber efendimizin sağlığında Yemâme’de ortaya çıkıp, peygamberlik iddiâsında bulundu. Önce Medîne’ye gelerek Müslüman olmuştu. Sonra peygamberlik iddiâsında bulunarak dinden çıktı, mürted oldu. Müseyleme Peygamberimize (sallallahü aleyhi ve sellem); “Senden sonra yerine beni seçersen sana tâbi olurum.” deyince, Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem; elinde bulunan hurma dalını göstererek; “Bu hurma dalını istesen vermem. Allahü teâlânın takdir ettiği şey, elbette meydana gelir. Benden sonra kalırsan, Hak teâlâ seni helâk eder. Zannederim, bana, (rüyâda) gösterdikleri sensin.” buyurdu. Yemâme’de ortaya çıkıp hokkabazlık ve sihirbazlık yaparak, birçok kimseyi aldatarak etrâfında toplamıştı. Müseyleme’ye…
Read MoreFlorya (Chloris chloris)
Alm. Grünling (m), Fr. Verdier (d’Europe) (m), İng. Greenfinch. Familyası: İspinozgiller (Fringillidae). Yaşadığı yerler: Avrupa, Asya ve Afrika’nın ılıman bölgelerinin bağ, fundalık ve seyrek ağaçlı tarla ve çayırlarında. Türkiye’de de vardır. Özellikleri: Konik gagalı, ötücü bir kuş. Tüyleri kirli yeşil ve sarı renklidir. Ömrü: 25-35 yıl. Çeşitleri: Yurdumuzda 4 çeşidi vardır. Serçe iriliğinde, güzel ötücü bir kuş. Sesi için kafeste de beslenir. “Yelvekuşu” olarak da bilinir. Kısa konik gagalı, hafif çatal kuyrukludur. Hâkim renk, zeytin sarısı-yeşildir. Kanat ve kuyruk uçları parlak sarı beneklidir. Karnı limon sarısıdır. Dişilerin rengi kahvemsi griye…
Read MoreMaltaeriği (Eriobotrya japonica)
Alm. Wollmispel (f), Fr. Nèflier (m) de Malte, İng. Loquat. Familyası: Gülgiller (Rosaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz sâhil şeridi (Batı ve Güney Anadolu). Kışın yapraklarını dökmeyen, yaprakları ve çiçek durumları kırmızımtrak-esmer olan 10 m boyundaki ağaç. Çiçekleri sonbaharda açar. Meyveler kış süresince olgunlaşarak ilkbaharda turfanda olarak toplanabilir. Meyveleri 3-5 cm uzunlukta, yuvarlak veya uzunca şekilde sarı renkli ve tatlı lezzetlidir. İçerisinde büyük, kahverengi ve parlak çekirdekleri bulunur. Çekirdeğin az olması makbuldür. Yenidünyâ adıyle de bilinir. Vatanı Çin’dir. Yenidünyâ, kış esnâsında sıcaklığın sıfırın altına düştüğü yerlerde yetişmez. Killi-tınlı, derin yapılı, kireci…
Read MoreSekreter Kuşu (Serpentarius secretarius)
Alm. Sekretär (m), Fr. Serpentaire (m), İng. Secretary-bird. Familyası: Yılanakbabasıgiller (Serpentariidae). Yaşadığı yerler: Afrika’nın alçak otlarla kaplı alanlarında. Özellikleri: Uzun bacaklı, usta yılan avcısı bir kuş. Çoğunlukla yerde gezer. Yılanları ayak darbeleriyle öldürerek yer. Çeşitleri: Tek türdür. Yılanakbabasıgiller familyasından, Afrika’da Büyük Sahra’nın güneyindeki topraklarda yaşayan, gündüz yırtıcılarından, uzun bacaklı bir kuş. Yüksekliği 120 cm’ye ulaşır. Uzunluğu 125 cm kadardır. Gövdesinin çoğu külrengindedir. Kanat uçları ve bacakların tüylü kısmı siyah renklidir. Kuyruğunun uzun orta tüyleri beyaz olup, uçları siyahla biter. Başının arkasından siyah uçlu tüyler çıkar. Tepesindeki bu tüyler, kâtiplerin kulak…
Read MoreSes
Alm. Klang, Laut, Ton, Schall (m), Fr. Son (m), İng. Sound. Esnek bir ortamda mekanik titreşimler hâlinde yayılan boyuna dalgalar. Esnek madde ortamı katı, sıvı veya gaz olabilir. Ses ancak madde ortamında yayılabilir. Elektromanyetik dalgalar gibi boşlukta yayılamazlar. Madde ortamında atom veya moleküllerin boyuna titreşimleri, küresel olarak yayılınca ses meydana gelir. Sesin havada yayılması şöyle olmaktadır: Bir ses kaynağının titreşimleri hava moleküllerine çarpınca, molekülleri titreştirir. Bu titreşimler de yanlarındaki hava moleküllerini titreştirerek, ses dalgaları yayılır. Ses iletilirken, hava moleküllerinin kendisi gitmez, titreşimi iletmiş olur. Elektrik telleri ve elektromanyetik dalgalarla haberleşmede…
Read More